|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
23 Aralık 2008 Salı
03:06:58
|
|
|
Bazen işittiklerimiz, yeter sanırız...bildiklerimiz gerçek sanırız Ve bunlar mutlu etmez bizi..... Çünkü mutluluk ; duyamadıklarımızda, gidemediklerimizde , fark edemediklerimizdedir.... Oysa, görebildiklerimizden, daha fazlasıdır gerçekler........ Günlük döngüler içinde , Sevdiklerimizle ve kendimizle paylaşabileceğimiz şeylerden uzak kalarak yaşıyoruz hayatlarımızı maalesef..... Hayat bu olmamalı.. İşler hiç bir zaman durulmayacaktır ki, hep yoğun, hep çok olacaktır...... Ama sular bile durulur. Durulur ve durulanır o zaman su ; sedeflenir, sakinliğin, dinginliğin tatlı huzuru , derinliği aks olur kumsallarda..... Bu hayattır işte.. Hayat oradadır... Dinlerken, beklerken, izlerken, durulanırken..Hayat orada yaşanır gerçek anlamda.. Oysa bizler mekanik ve elektronik bir dünyaya hapis vaziyette şuursuz yaşıyoruz, "hayat, bu" diye..... Yaşamımızı, hayata ve kendimize endeksleyebilmeliyiz... Gerçekle, doğru arasındaki farkı görebilmeliyiz...... Hepimiz .... Gerçekten mutlu olmak, sadece yüreğin işidir... Yüreklerimize fırsat vermeliyiz..... Her yeni güne başlarken, hangi deniz kabuğuna dokunarak, bilinmedik hangi yaşama katılacağımız şansına gülümseyerek, umutla uyanmalıyız...... Var olmanın güzelliği bu olsa gerek... Acaba, bugüne kadar, yüreğinizde kaç deniz kabuğu biriktirmişsinizdir ? Sen..., bugün hangi deniz kabuğunu dinledin, ve bugün kaç deniz kabuğu topladın? İnsanın yüreği, belki de, deniz kabuklarından örülü olmalı. Her yürek, bir kumsal olmalı belki de...... Kumsal gibi sonsuz olmalı..... Kum tanelerinin kristallerinde, nice deniz çiçekleri, sedefleri açtırmalı her gün için.. Ve, her mevsimde ebruli olmalı o kumsal, her koşulda kumsalda olmalı varlığımız. Mesela, yazı, kumsal mevsimi biliriz sadece. Fakat, kışın da, oradayızdır.. İnsanlar nedense, kumsalları, sadece yazın fark ederler...... Ne talihsizlik.! Tıpkı , yüreklerimizi de, aynı talihsizliklerle fark edemediğimiz gibi Belki de, MAVİ yi görmek değildir önemli olan.. Belki, bakışlarımız gökyüzüne yöneldiğinde, Önce, uçurtmayı görebilmeli gözlerimiz.. Önce uçurtmayı görebilirsek, MAVİ leri de yakalarız zaten...... Uçurtma, MAVİ dedir nihayetinde.... Eğer her gün, yeni bir var olma çiçeği açıyorsa gözlerimizde ve Yüreğimizin ebruli kumsallarından, yepyeni deniz kabukları, sedefler toplayabiliyorsak, Yokluk yok demektir, değil mi? VE, her sabah ya da akşam üstleri , Sulanmalı mutlak o var oluş çiçeklerimiz....... Güne ya da akşama başlarken Yürek su ister......Çiy ister... Şebnem ister......Menekşeler ister…… İnsanın en yalnız olduğu zaman dilimleridir, sabahın eri ve akşamüstleri....... İnsanın en çok kendi olduğu, kendinde ve kendiyle olduğu vakitlerdir onlar.Doğrularımızdan, gerçeğe yönelik yolculuğun başladığı vakitlerdir. Sonsuza uzanan, uzanması gereken yürek yollarını çiçeklendirme ve deniz kabuklarını sevgilendirme vakitleridir. Kendinizi yakalayın. Sonsuzluğu, kendinizden esirgemeyin. Bakın, dinleyin, dokunun, deniz kabuklarının size söyleyecekleri var..
Yüreğinizin, ebruli kumsalından ayrılmayın....
|
|
|
24 Aralık 2008 Çarşamba
15:07:27
|
|
|
Merhaba .... yazın çok güzel ilk akla gelen duyguların yansıması hislerin kar yağışı altındaki belli belirsiz dokunuşu sanki...var olmanın güzelliği.., sadece yürek işi olan mutluluğu yakalamayabilmek için fırsat verilecek o yüreğin haykırışı ..dostluğun kumsal gibi sonsuz olması dileğinin güzel bir ifadesi..yokluğu yok etmenin yürek yollarını çiçeklendirmenin heyacanı deniz kabuklarının dinlemenin verdiği huzuru yansıtıyor.. yazmak dolup taşan duygu enerjisinin akıtılması gibi bir şey bence..
melankoli den insan hiç bir fayda göremeyecektir ..hayat akışı içerisinde sevgi ve hoş görüyü unutmayacak bir insansın..kötü kötülüğünü yapar ve asla unutulmaz her akla gelişinde lanet edilir..sen boş ver varsa hayatındaki kötüleri onlar da anlayacaklar bir gün hatalarını ancak yeterki sen hep iyi ve hep temiz kal..ki her zaman güzelliğin yansısın yüreklere..
sevgiyle mutlu kal ve yürek yolun bir olsun
|
|
|
24 Aralık 2008 Çarşamba
15:30:26
|
|
|
güzel yorum , kaleminize yüreğinize sağlık hocam,
hayatın akışına takılı kalmış tüm yapraklara dokunabilmemiz dileğimle...
hoşgelmişsiniz..
Sevgilerimle..
|
|
|
24 Aralık 2008 Çarşamba
15:35:56
|
|
|

|
|
|
24 Aralık 2008 Çarşamba
16:19:27
|
|
|
Teşekkür ediyorum ..huzur ve güven duygusunun pırıl pırıl ışığını yansıtan ..sözlerinizin verdiği mutluluk için..
içimde öyle bir his varki..değerli bir insan güzel bir dost olmaktan ötedesiniz.
Yüreğinizde taşıdığınız duyguların kaynağı olan değerlerin hiç unutulmaması dileklerimle..
paylaşımlarınız için duyduğum mutluluğu ifade edemeyişin ezikliği içerisindeyim..
sevgiyle kal mutlu.. hep mutlu ol
|
|
|
24 Aralık 2008 Çarşamba
16:46:43
|
|
|
Dağların Sırrı Neydi acaba bu dağların sırrı, İçinde bir gizem vardı ama çözülemiyordu, Keşke dilleri olsa da konuşsa bu dağlar Yıllar yılı çözümlenemeyen bir gizem var, Encok buralarda yaşandı büyük sevdalar ve kahramanlıklar. Her acıyı yaşadı bu dağlar, kan gördü, isyan gördü, feryat işitti. Ne olurdu yani konuşsalardı, anlatsalardı mem u zıni bana.
Ey yücelerin yücesi dağlar yetmez mi bu kadar zulüm? Sökün artik dilinizdeki kelepçeleri Ve haykırın halkımın özgürlüğünü Haykırın ki bitsin bütün acılar Haykırın ki kardeşçe yaşayıp gidelim Haykırın ki bölünmesin uykularımız ortasında gecenin, ağlamasın analarımız, Haykırın ki küskün bakmasın Çocuklarımızın gözleri dünya ya........
|
|
|
24 Aralık 2008 Çarşamba
17:23:24
|
|
|
Dağlar var, batının yangınında kor...
Dağlar var; adları Nemrut, Balahor...
Kayışdağ kim, alemdağ kim oluyor?
Lakin ufukları görünce yoksul
Dağ yerine kubbe yapmış İstanbul;
Kurşun şamdanlarda mumlar fildişi...
Ki pırıltıları sularda pul pul.
ARİF NİHAT ASYA
|
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
17:33:27
|
|
|
|
|
|
12 Ocak 2009 Pazartesi
17:36:32
|
|
|
Bu acımasız hayat karşısında belki komik sayılabilecek düzeyde hayalperestim… İyi ki de öyleyim. J Ve ne kadar güzel ki dünyayı reddettikçe başka dünyalar kazanıyorum… Çok uzun zaman önce rehber bir cümle edinmiştim kendime ne demişti, herkes bilir bunu, ‘‘GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI İSTE!...’’ İşte anahtar cümle bu… Garip bir giz var bu cümlede… İçine girince tırmanmaya başlarsın, sen tırmandıkça zirve uzaklaşır… Her mola ayrı tadı olan bir durak olur, yeni bir soluk alır devam edersin… O molada aldıklarının garip bir tadı, içini patlacak kadar güzel bir heyecanı vardır…Sıcacık bir umut akar içinde her seferinde… fikrin hür, vijdanın hür kendin yoksul olsan da…
Hangimiz herkesin istediğini istedik ki bu sözü duyunca… Ve en çok da kahraman olmayı mı hayal ettik acaba… Ve ince bir konu, sevgili olmayan bir sevgili istedik bu söz doğrultusunda…Çünkü uzaktan sevmeyi çok severdik…Bu bizi ilerde yalnızlığımızla baş başa bıraksa da… Neler yapmadık ki bu uğurda o seminer senin bu panel benim dolaştık yalayıp yuttuk kitapları belki devirdik ansiklopedileri…Konserler, sinemalar, tiyatrolar… Dinlediğimiz ezgilerle, sığdıramayız bu sayfalara…
Ancak ölçü değişti artık biz tüketmedik ama birileri tüketti onları…Ama ben en çok neyimi seviyorum bilirmisiniz… Hala o söz doğrultusunda tırmanırken verdiğim molalarımı, bitmek bilmez umudumu. Bir gün hepsi gelir geçer yaşamdan belki, o molaları hep vereceğim çünkü hala tırmanıyorum ve zirveyi göremedim…Gerçekçi olmuş imkansızı istemişim bir kere…İşte benim hayalperestliğim…İYİ OLANA DAİMA AÇIK OLACAĞIM..
|
|
|
31 Ocak 2009 Cumartesi
20:35:49
|
|
|
http://null/show.asp?t=sabri altinel
 uyu canım sevdiğim yıldızlar alınca yolunu bir dağ elmasına düşte uzat sıcak elini
sok ayaklarını sularına yaşamın güne düşünce mavi bir ışık zaman bizim artık aşklar çocukların sevinci bembeyaz sabahlarda yenilgilerin ve yiğitliklerin unutulduğu sabahlarda

seni görüyorum düşümde yepyeni güneşler içinde ölmezlik ve sevinç ateşten kar sokaklarda bir beyaz papatya gibi sessizlikler otlar arasında
seni görüyorum düşümde ey iyiliğin açık yüzü topla bir denizi uğul uğul sabahların içinde
|
|
|
2 Şubat 2009 Pazartesi
12:41:57
|
|
|
 Ne mutlu bir penceresi olana Ne mutlu penceresinde gülleri açana Hayat bu... kimi güler kimi ağlar Uzaklardaki sevdalısını anımsar,düşünür Oysaki acılı dünya da Sevda tutsak,sevda gurbet... Sevda yürekde ... kanamakta için, için Ne gülleri bilir,ne güneşin ışığından haberi var Kavuşma ateşi yakar,yok edercesine Yağmur yağdıkca kapanır yollar...azar coşar çaresizlik
Mutluluk ah..o mutluluk..seninle ve sen dolu Mutluluk kartalların kanatlarında bağlı engin denizlerin ortalarında.erişilmezcesine uzakta ve. Sevda yürekde ... kanamakta için, için yürekse bedende beden..çaresiz.acılı.öksüz unutma.sen demiştin.yüreksiz yaşanmaz yarınlar tertemiz.yarınlar sevgi dolu yarınların içerisinde yüreği canlı yüreği temiz,sevdalılar dolu... vdt
|
|
|
2 Şubat 2009 Pazartesi
16:05:59
|
|
|
Ay ışığında Gecenin karasında Oturmuş seni düşünuyorum Gozlerim dalıyor uzaklara ta uzaklara Seni soluyorum her bir nefeste Hissediyorum Gözlerimde damlasın Akmaya çalışan firari damla Seni kelepceledim gözlerime inatla kapatıyorum gözlerimi Damla, damla akıyorsun yüreğime Biliyormusun? Gururum var ya Karşımda dikilmis kabadayı gibi duran Daglardan daha heybetli Bana kafa tutan gururum Ezdim onu Sana olan özlemim galip geldi Sen hasretinle yandıgım sıla içimden söküp atamadığım gurbet Derinlerde, yüregimde yaşattığım sevdam Bende, benden daha büyük olan sevdam Ve ben hala seni bekliyorum Geçmiş olduğun yollarda izlerini arıyorum Yuregimde kopan fırtınada Delice esen rüzgarda kokunu soluyorum Gecesini, gündüzünü bilmez, Firarlardayım Bitmez tükenmez nöbetlerdeyim Biliyormusun? Hala ayaktayım, yıkılmadım Seni bekliyorum.
|
|
|
15 Eylül 2009 Salı
16:32:31
|
|
|
|
Herkese `aynı`değeri vermek, `ayrı` bedenlere biçilen tek model kıyafet gibidir.Kimisine dar gelirken, kimisine bol gelebilir.
|
|
|
18 Ocak 2010 Pazartesi
13:25:00
|
|
|
Gece
              

              Gece yazılır en içli şarkılar Gece yapılır en samimi tövbeler Gece ıslatılır seccadeler Gece kabul görür yakarışlar Gece varılır ulu huzura
              

              
Savaştır gece orduları olmayan Kendi kavgamız gece Kendi sevdamız gece Kendi özlemimiz gece Kendi mazimiz Kendi geleceğimiz
             

              
Bir çığlık Bir çılgınlık Bir karanlık Gülün adı Bülbülün kanı gece
         [img]http://gfx2.hotmail.com/m
|
|
|
9 Haziran 2015 Salı
13:00:07
|
|
|
Olgunlaşır insan; Kelimeleri değil, gözleri okumaya başlayınca...
 https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10205316094114104&set=a.1252414222719.123043.1000420855&type=1
|
|
iyiliğe açık ol
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|