|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
26 Mayıs 2008 Pazartesi
14:51:03
|
|
|
işte yine benliğimdeki sessizlik anlamak veya anlatamamak hatboyu mücadele edeceğim gibi gözüküyo,soruların yanıtını bulmak için çabalıyışm yanıtıtn içinde hüznlü günler ama bildiğim tek şey olumsuz yanıtlardan bir gün gerçeğe ulaşacağımdır ve işte ozaman benliğimdeki sessizlik çığlığım olacak
GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI BAŞAR...
|
|
|
26 Mayıs 2008 Pazartesi
15:04:56
|
|
|
Yürek Yanarsa Titrer,Gül Üşürse Git gide kirletiyorlar gökyüzünü ersin Umutlarıda tüketiyorlar hep beraber / sevgileri de dillerinde en ince yalanlar, süslü ve sisli yüzleriyle soğuk yüreklerinde ne acıma ne sevgi kimin eli kimin cebinde kimin eli kimin neresinde belli değil. ersindendir bense öyle acemi ve şaşkın boş kalan ellerimi bir ömür nereye koyacağımı bilemedim. bilemedim, hangi yalanla kimi nasıl soyacağımı. buz üstünde yürümeyi seçtim kendi hesabıma maske diye bir not düşürmedim yüzüme bukalemuna çalan rengimde olmadı ersindendir tuttuğum her insanın elinde/ ellerim kirlendi gözlerim kirlendi/ baktığım her insanın gözlerinde yüreğimi sarktım umut kuyularına her defasında her defasında yangın çektim su yerine, acı çektim ne bir gün ışığı aktı içime, ne de bir yağmur damlası. ersindendir rezil bir dünyanın orta yerinde hüzün ben oldum düşen her yaprakta her savaşta vurulan ben yıkıldı hayalleri çocukların gözlerimde yüreğimde yandı son ümitleri ıstırabın en derin okyanusuna gömüldüm bu nasıl bir dünya ersin suskunum, susuzum, yaralıyım gözlerim, ruhum, bedenim yorgun. ersindendir durmadan kirletiliyor/ kanıyor zaman /kimse aldırmıyor kimse yanmıyor /sevincini ateşe döken gelincik çiçeklerine dönüp bakmıyor çığlıklarına çocukların kapkara bir nehir gibi acı akıyor yüzünde yoksulların her akşam tüm çabalarımıza ragmen, temiz tutamadık güzelliklerimizi herşeyin kirletildiği bir dünyada hep vurgun kaldı bir yanımız bir yanımız aşka acıya ayarlı. ersindendir dumanlar yürüyor her akşam ersin beton yığınlarıyla örtülü / sevgisiz kentler üstüne zifiri karanlıklar kimse kimsenin yasını tutmuyor/ bölüşmüyor acısını bu nasıl bir dünya ersin bu nasıl bir dünya ersindendir Sarılki, kokun sinsin tenime /sevgin işlesin yüreğime bu yalancı dünyada kimim varki, başka gözlerimden öpecek içimi ısıtacak bu karanlık soğuk kış gecelerinde Sarılki, serinlensin ateşler içindeki alnım yorgunum/ beynim, tenim, ellerim yorgun kendime sürgün yaşamaktan sevgiye tanımlar aramaktan tüm bu oldu bittilere insanın kayıtsızlığından ersin yorgun ersindendir yoruldum ağrılarım sızılarım yorgun ihanetler yedi umudumu, sevgimi, düşlerimi her gece yalnızlıklar sürüyorum/ kanayan yerlerime ellerime çaresizlikler yüklüyorum üşüyorum bu karanlık soğuk gecelerde sarıl bana ersindendir oysa hiç dönmedim sırtımı insan emeğine öpmedim namerdin elini/ eğilmedim zalimin önünde ama ezildim bir çaresizin bakışından bir annenın yakarışından bir babanın haykırışından utandı ersin dünyayı kirli bahçesine çevirenlerden aç insanların kederinden utandım bombalanan şehirlerden, yalvaran gözlerden insanların kayıtsızlığından tüm bu oldu bittilere insanlığımdan utandım insanlığımdan. ersindendir heyhatki, bizi ağlatan acılar güldürüyor başkalarını yürek yanarsa titrer, gül üşürse kaç insan soyundan ihanet görmüş, kaç gül dikeninden mademki ihanet var, öz elleriyle boğsun gül emen çocuklarını anneler ve ihanet etsin şairler bir daha yazmasın gül yüzlü sevgililerine şiirler her mısrası kurşun olup saplansın yüreklerine ....ersindendir Ve ben bunca kalabalıkların, bunca mekanların içinde her defasında yarası kanayan şiirler damlarken içime yüreğimdeki yağmurlarla, herkesin bildiği bu dünyada adresi olmayan yitik mektuplar gibi yorgun yavru bir kedi gibi yalnız ve sahipsiz bu ersin işte öyle mi? vayyy.anam vay
.........ersindendir.. ben nazlı bir yaprağım dalından düşmüş alın beni üşüdüğüm yerden kaldırın beni düştüğüm yerden kalbinizin üstüne tutun pul pul vicdanınızın üstüne aynı soydanım sizinle ersindendir yok başka bir umarım alın beni üşüdüğüm yerden yok başka kimsem kiminle konuşsam bilmiyorum sizin elleriniz var soyan, evleriniz var kocaman sokaklarda gecekondularda yatmadınız karda kışta bir dilim ekmeğe avuç açmadınız utanan biz olduk yoksulluğumuzdan utanan anam oldu, babam, bacım, gardaşım ersin şaşdı kaldı ben nazlı bir yaprağım dalından düşmüş alın beni üşüdüğüm yerden kaldırın düştüğüm yerden kalbinizin üstüne tutun pul pul vicdanınızın üstüne aynı soydanım sizinle
|
|
|
27 Mayıs 2008 Salı
12:54:22
|
|
|
|
|
|
28 Mayıs 2008 Çarşamba
16:12:53
|
|
|
Silindi rüyalarimı susleyen renkler Ne kar tanelerini tutuyor ellerim Ne de melekler teselli ediyor beni Düslerim kapkara artık, düslerimde bile yalnizim Birden çalsan diyorum kapimi, ansizin uyandirsan beni Kurtarsan bu kabustan, kurtulsam bu mahpustan Günesi getirsen bana yani sen gelsen diyorum Ellerim aciyor, ellerim bagli simdi, ellerim tutsak Ellerim sakli, ellerim kayboldu karanliginda gecelerin Ellerime yoklugun kelepçesi vurduldu Sana çiçek veremem gülüm Ellerim aciyor, ellerim bagli simdi, ellerim tutsak Resmin puslu vaktine düstü düslerimin Mezar olacak bana bu dört duvar Yoklugun kadar gerçek bu ecel Yoklugun kadar büyük içimde aci Azar azar ölüyorum sen bunu bilmiyorsun Mezar olacak bana bu dört duvar Resmin puslu vaktine düstü düslerimin
Simdi ben yokluguna tutsagim Ölüm içiririm sensiz her güne Iste bu ben senin hakir saiirin Gökyüzüne sekil veren o ressamim ben Bundan gayri okuna sela Eshedü en La ilahe illallah ve Eshedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü
Bir sen yoksun, görünmüyorsun Gökyüzünde döner durur bir kartal Ben yaraliyim vurgun yedim gözlerimden Terliyim Ateşliyim yaniyorum Bir yudum su olsan diyorum çatlayan dudaklarima Yüregim kurak topraklar gibi, gözlerim karanlik kuyu gibi
|
|
içimde sakladığım sessizliğim!
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|