aşk nedir



aşk nedir ile alakadarlar:

Fulya  (CADI_MELEK_)
Fulya (CADI_MELEK_) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Emre  (NAVIGABLE)
Emre (NAVIGABLE) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Murat   (bıçak)
Murat (bıçak) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

aşk nedir hakkında ne diyorlar:


Yazan-ÇizenYorum

Emre (NAVIGABLE)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2122
26 Ekim 2007 Cuma 19:34:53



söyleyin bana varmı aşkı tanıyan?
varmı mecnun olup çölleri dolaşan?
varmı hasret ateşiyle hergün yanıp tutuşan?
varmı rüya yerine karabasanlar gören?
yok evet yok
her seven kendini mecnun zanneder,
bu can leylaya kurban olsun der,
ferhat gibi dagları delmek ister,
kerem gibi yanmak ister.
yanamassın kardeşim
ne mecnun olabilirsin nede kerem
ugraşma boş yere
karada sandalla boşa kürek sallama
bana aşkı tanıyan ve tanıtan bir insan arıyorum
adresim aşıklar mezarlıgı


Asi (canozum)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2546
30 Ekim 2007 Salı 13:29:18

Aşk denilen şey...
Belki de bir hayalin peşinden yıllarca koşabilmektir, ya da koşmayı düşünebilmektir aşk. Üstelik yitip giden, hızla geçen zamanın sonunda o hayali hiç gerçekleştirememe olasılığına rağmen...

Günleri, geceleri bir odaya kapanarak geçirirken, bir telefon çığlığına, bir kapı ziline ömrün yarısını verebilmeyi düşünmektir... Ya da duyulacak bir sesle, sevgilinin yüzündeki bir gülüşle, gözlerindeki bir ışıltıyla, ömrün üzerine bir ömür daha ekleneceğini hissetmektir aşk...

Her şey çok iyi giderken, mutluluk ormanına her gün yeni fidanlar ekerken, insanların sana ve ona gıpta ile baktığını düşünürken bir anda onsuz, diğer yarınsız, kalabileceğin fikrinin seni deli etmesidir... Tam da ona hayatını bağlamışken, onsuz yapamayacağını, onsuz nefes bile alamayacağını düşünürken, bir gün yapayalnız kalma korkusunun bütün vücudunu titretmesidir aşk...

Terk edildiğinde hayata küseceğini, suçlayacak yüzlerce insan ya da neden bulacağını, kin tutacağını, intikam yeminleri edeceğini bilmektir... Bir özlem şarkısının içini eriten ezgilerinin veya seni bambaşka mekanlara sürükleyen mısraların kulağından girip, yüreğine doğru akmasına sonra gözlerinden damla damla dışarı taşmasına engel olamamak ve zaten engel olmaya güç bulamamaktır aşk...

Aylarca görmediğin, tenine dokunmadığın, kokusunu doyasıya ciğerlerine çekemediğin ve hatta sesini bile duymadığın birisine hala tüm hücrelerinle bağlı kalabilmektir, delicesine özlemektir aşk... Tutkun yüzünden aptallıkla suçlanmayı göze almaktır... Sana aptal diyenlere söylenecek söz bulamazken, başın öne eğilip gözlerinden akan gözyaşlarına rağmen, yüreğinin onu seviyorum diye haykırmasıdır aşk...

Plansız, hesapsız, ölçmeden, biçmeden kaygısızca ama her olumsuzluğu da göz önüne alarak kendini bırakmaktır... Güçtür aşk ve zordur aşkı yaşamak. Her pisliğe, vurdumduymazlığa, kalleşliğe, iki yüzlülüğe karşı kazanılmış bir zaferdir. Yarını hiç düşünmeden sadece içinde bulunduğun anın hazzını bütün benliğinde hissedebilmektir. Sayılarla harflerle belirlenmiş her şeye meydan okuyan bir belirsizliktir... O belirsizliğin içinde savrulurken bir sonraki günü dakikası dakikasına planlamanın ne kadar saçma olduğunu görebilmektir aşk.

Ve aslında hiçbir benzetmenin, hiçbir tarifin aşkı tanımlayamayacağını bile bile, aşk üzerinde yazma, söz söyleme cesareti gösterebilmek, o yazılanları, söylenenleri okuyabilmek, dinleyebilmektir aşk...

aşk nedir ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın: