Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.´



Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.´ ile alakadarlar:

Yasmin  (Yasmini)
Yasmin (Yasmini) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Abdullah  (candaş)
Abdullah (candaş) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Sweety love  (sweetylove)
Sweety love (sweetylove) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Nazz  (derfpro)
Nazz (derfpro) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Nur  (tuanatuğna)
Nur (tuanatuğna) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Yeliz   (gulce77)
Yeliz (gulce77) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.´ hakkında ne diyorlar:


Yazan-ÇizenYorum

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Kasım 2008 Salı 03:20:53

´düşünüyorum da,
sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.
Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
Cesaretsizliğimizin anlaşılması,
Korkularımızın paylaşılması
Sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
Kabuklarımızın altında
Kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.
Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.
Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden.
İstiridyeler, deniz minareleri, midyeler.
Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.
Sahi koruyor mu bu çatlamamış sert kabuk?
Kimse incitemiyor mu, duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize.?
Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor gerçek kimliğimizi,
Duyularımızı bastırıyor, elele tutuşmamızı engelliyor mu?
Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.
Ne çıkar ateş böceği sansalar beni.?
Belki en hoyrat yürek bile, ateş böceğinin o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğunu el kaldırmaya kıyamaz?
Güçlü kapıların arkasına kilitlesem kendimi, korkaklığımı, sevgi isteğimi
En insani yönlerimi kayıtsızca sunabilsem, bu sert kabuğun ağırlığından kurtulup, bir kuş gibi uçacağım özgürce.
Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım karşımdakine.
O da çözülecek belki samimi ve güvenliksiz, silahsız biriyle göz göze gelince.
Oysa bir görebilsek bunu, kalmadı böyle insanlar demesek.
Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.
Kırılmaktan korkmasak
İncinsek yaralansak.
Ne olur bir darbe daha alsak.
Yeniden açsak kendimizi, atabilsek o kabuğu
Denesek
Risk alsak
Yanılsak
Farketmez
Tekrar tekrar bıkmadan denesek ve kucaklaşsak yeniden, tıpkı eskisi gibi.
Ne olduğunu anlayamadığımız o onbeş yıldan öncesi gibi.
O zaman farkedeceğiz.
Ne kadar özlediğimizi birbirimizi.
Neler biriktirdiğimizi,
Kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi
Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
Vakit az, paylaşmak, sarılmak için.
Yaşadığımız coğrafya zor, şartları ağır.
Yüreği daha fazla küstürmemek lazım.
Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.
Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.
Sevgiye çok ihtiyacımız var.
Ufukta kar bir kış görünüyor.
Ancak birbirimize sokulursak atlatırız o günleri.
Kırın o sert ağır kabuklarınızı.
Kurtulun bu yükten.
Korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.
Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri.
Hem hepimiz bir yıldızız.
Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.´

TAGORE

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Kasım 2008 Salı 03:24:05






Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Kasım 2008 Salı 03:25:53


Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
25 Kasım 2008 Salı 14:58:41


Ateşböceği Yüreğim

Sen benden uzaktasın.
Ama gözlerin,
gözlerin bana senden de yakın.
Belki yanaklarına dokunamıyorum,
gözlerin,
aah gözlerinn.

Gözlerin gözlerime,
ellerimin ulaşamadığı uzaklardan
sevgi fısıldıyor…

Gözlerin sevgi fısıldıyor,
yürek yangın yeri…

Yüreğim yanıp
kavruluyor.

Gözlerin,
gözlerin yüreğimde!

Zaten
hep böyle olur.

Ne zaman
gözlerin yüreğime deyse,
yüreğim ateşböceği
oluyor.
Yerinde durmuyor.
Ateşböceği yüreğim
ben seni neyleyim?

Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
26 Kasım 2008 Çarşamba 17:12:24

Sevgi; sihirli sözcük yeryüzündeki en anlamlı en gizemli en ilgi çekici ve geniş kapsamlı sözcük.

İnce bir sızı ile bir çarpıntı bir kıpırtı ile sakin, uysal bir yürekte başlar evvela. Ansızın bir damla, bir katre bir zerre gibi başlayan sevgi süratle büyür. Gönül toprağında başlayan ince sızı havasını, suyunu ve gübresini gönül denen derya deniz geniş ortamda bulur ve adeta hormonlanır. Geriye sevgiliyi haberdar etmek kalır, sevgi büyümüş serpilmiş o geniş topraklar dar gelmeye, dışa sızmaya, dışarıya açılmaya hazırlanmıştır. Sevginin üstünü örten gizemli tül yavaş yavaş aralanmış; gözle görülmeye, elle tutulmamaya başlanmış; tam kıvama gelmiştir. İşte o an haberdar etme anı gelmiş geçmektedir. Özlemler, elem ve kederler, acılar başlamıştır. Sevgiliyi görmeden sesini duymadan yaşamak çile ızdırap verir olmuştur. Onun her sözü, her davranışı güzel ve özeldir. O muhteşemdir, o kusursuz, o hatasız, o her şeydir. Candır; damarlar da dolaşan kandır. Yaşam ağacının kökü, tek yaşam sebebi ve yegane gayedir. O manadır, o özdür, o biçimdir seven için sevgili herşeydir.

Sevgi yavaş yavaş gönülden gönüle sızacak akacak bir yol bulur ve kabul görür. Canan canın sunmuş olduğu en güzel ve en özel armağanı nasıl reddedebilir ki? Edemez, alır, kabul eder. Gönül diğer gönülle buluşmuş, koklaşmış, anlaşmıştır. Zaman ve mekan önemli değildir; samanlık seyran olacaktır. Ve öyle olur; gün gelir sevinir, gün gelir ağlaşırlar ama beraberlerdir. Herşey paylaşılır; acılar, sevinçler, hüzünler; herşey paylaşılır. Sevgilinin eline batan bir diken sevenin gönlüne batar, kanatır, yaralar. Izdırabı kelimelerle anlatılamaz. İfade edilemez. Ne olursa işte ondan sonra olur. Olaylar başlar; seven yitinemez, kanmaz ve doymaz. Sevgili tamemen onun olmalıdır. Bu ona verilmiş temel bir haktır. Sevgili aldığı her nefesi, söylediği her sözü onun için söylemeli, ona göre konuşmalı, ona göre davranmalı, ona göre biçimlenmeli ve kılık kıyafetini ona göre düzenlemeli, onun gönlünü hoş etmek, hoş tutmak boynunun borcu olmalıdır.Halka takılmış, kement atılmış, bütün varlığı kelepçelenmiştir. Kalp parsellenmiş, imarı yapılmış, içerisine girip yerleşilmiştir. Gönüle daha önce kendisine sevgisine hayat veren, yetiştiren, geliştiren gönüle ipotek konmuştur.

Sevgi sihirli sözcük,
Sevgi nerede gizemli örtün?
Sevgi yaşamın temeli,
Sevgi en manalı sözcük,
Sevgi nasıl olmalıydın?
Nasıl yola çıkmıştık nerelere ulaştık?

Büyümeli,şartsız kuralsız ve beklentisiz olunabilir miydi?

Yorumu sizlere bırakıyorum......


Şartsız ve kuralsız gerçek sevgilere gerçek sevgililere
seven sevecek olan gönüllereSevgi; sihirli sözcük yeryüzündeki en anlamlı en gizemli en ilgi çekici ve geniş kapsamlı sözcük.

İnce bir sızı ile bir çarpıntı bir kıpırtı ile sakin, uysal bir yürekte başlar evvela. Ansızın bir damla, bir katre bir zerre gibi başlayan sevgi süratle büyür. Gönül toprağında başlayan ince sızı havasını, suyunu ve gübresini gönül denen derya deniz geniş ortamda bulur ve adeta hormonlanır. Geriye sevgiliyi haberdar etmek kalır, sevgi büyümüş serpilmiş o geniş topraklar dar gelmeye, dışa sızmaya, dışarıya açılmaya hazırlanmıştır. Sevginin üstünü örten gizemli tül yavaş yavaş aralanmış; gözle görülmeye, elle tutulmamaya başlanmış; tam kıvama gelmiştir. İşte o an haberdar etme anı gelmiş geçmektedir. Özlemler, elem ve kederler, acılar başlamıştır. Sevgiliyi görmeden sesini duymadan yaşamak çile ızdırap verir olmuştur. Onun her sözü, her davranışı güzel ve özeldir. O muhteşemdir, o kusursuz, o hatasız, o her şeydir. Candır; damarlar da dolaşan kandır. Yaşam ağacının kökü, tek yaşam sebebi ve yegane gayedir. O manadır, o özdür, o biçimdir seven için sevgili herşeydir.

Sevgi yavaş yavaş gönülden gönüle sızacak akacak bir yol bulur ve kabul görür. Canan canın sunmuş olduğu en güzel ve en özel armağanı nasıl reddedebilir ki? Edemez, alır, kabul eder. Gönül diğer gönülle buluşmuş, koklaşmış, anlaşmıştır. Zaman ve mekan önemli değildir; samanlık seyran olacaktır. Ve öyle olur; gün gelir sevinir, gün gelir ağlaşırlar ama beraberlerdir. Herşey paylaşılır; acılar, sevinçler, hüzünler; herşey paylaşılır. Sevgilinin eline batan bir diken sevenin gönlüne batar, kanatır, yaralar. Izdırabı kelimelerle anlatılamaz. İfade edilemez. Ne olursa işte ondan sonra olur. Olaylar başlar; seven yitinemez, kanmaz ve doymaz. Sevgili tamemen onun olmalıdır. Bu ona verilmiş temel bir haktır. Sevgili aldığı her nefesi, söylediği her sözü onun için söylemeli, ona göre konuşmalı, ona göre davranmalı, ona göre biçimlenmeli ve kılık kıyafetini ona göre düzenlemeli, onun gönlünü hoş etmek, hoş tutmak boynunun borcu olmalıdır.Halka takılmış, kement atılmış, bütün varlığı kelepçelenmiştir. Kalp parsellenmiş, imarı yapılmış, içerisine girip yerleşilmiştir. Gönüle daha önce kendisine sevgisine hayat veren, yetiştiren, geliştiren gönüle ipotek konmuştur.

Sevgi sihirli sözcük,
Sevgi nerede gizemli örtün?
Sevgi yaşamın temeli,
Sevgi en manalı sözcük,
Sevgi nasıl olmalıydın?
Nasıl yola çıkmıştık nerelere ulaştık?

Büyümeli,şartsız kuralsız ve beklentisiz olunabilir miydi?

Yorumu sizlere bırakıyorum......


Şartsız ve kuralsız gerçek sevgilere gerçek sevgililere
seven sevecek olan gönüllere selam olsun selam olsun.....
selam olsun selam olsun.

Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.´ ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın: