NADASA ÇEKTİM YORGUN KALBİMİ!!!...



NADASA ÇEKTİM YORGUN KALBİMİ!!!... ile alakadarlar:

Yasmin  (Yasmini)
Yasmin (Yasmini) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Aslah  (baddi)
Aslah (baddi) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Abdullah  (candaş)
Abdullah (candaş) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Sweety love  (sweetylove)
Sweety love (sweetylove) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Nazz  (derfpro)
Nazz (derfpro) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Nur  (tuanatuğna)
Nur (tuanatuğna) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

NADASA ÇEKTİM YORGUN KALBİMİ!!!... hakkında ne diyorlar:


Yazan-ÇizenYorum

Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
13 Aralık 2008 Cumartesi 14:12:20

Ben okyanusum Sevdim mi taşar suyum Taştım mı durmaz olurum Hemi de dost olurum Budur benim huyum Ben okyanusum Seven kalbe zaptolurum Dostluklara zabıt olurum

Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
28 Aralık 2008 Pazar 16:14:12

Dokunulmamış düşlerim vardı benim. Kimseye söylemediğim ve
kimsenin bozmasına izin vermediğim

düşlerim vardı. İçinde sen olan ama senin bile bilmediğin, dokunulmamış,

Cristian (cristian)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
287
30 Aralık 2008 Salı 00:52:06


ki denizde boğuLmak istedim...OLmadı... Bize düşen gözlerinde değiL, yoklugunda  boğulmakmış...

 

Cristian (cristian)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
287
30 Aralık 2008 Salı 00:53:04


Ey aşk!

Gecesindeysem gözlerinin, beni bekleyen uğultulu ve şımarık bu karanlık kime âit.

Solumu acıtan, içinden aşk geçmeyen bu puslu direkler kimindir.

Açım, çıplağım, turkuaz umutlarıma karşı.

Ve aşığım.

Cristian (cristian)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
287
30 Aralık 2008 Salı 00:59:31


gözlerim kapalı seni hayal ediyorum çünkü gözlerin gözlerimde kaldı.

özden

Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
31 Aralık 2008 Çarşamba 12:55:05


.Kaç zamandır kendimizi kandırdık sevgili. Kimi sevenler şarkılarda yaşatır sevdiğini,kimi eski cüzdanındaki eski, soluk bir
resimde, kimi ise hayallerle süslediği sınırlı dünyasında anlatacak çok şeyleri yoktur.Çok olan sadece çektikleri acılardır sınırlı
dünyalarında.Bunu bilirler sevgili,ama kıramazlar zincirleri.
Aşkı,sevmeyi,sevilmeyi kendimizi adamayı o kadar çok özlemişken,aynı zamanda ikiyüzlülükte içimize işlemişti.Kendimden biliyorum,gözümüzde hayatımızın zerre kadar önemi yoktu.Gerektiğinde hayatımızı hiçe sayacak
kadar kahraman ama bir o kadar da yalancı ve riyakardık sevgili.
Patlayıcı bir madde gibi taşırdık sevgileri.Kaygı dolu,ürküntü dolu bir sır gibi taşırdık sevgileri.Okuduğumuz yoksulluk
romanlarında,gözyaşlarıyla seyrettiğimiz filmlerde anlatılan kahramanların hayatlarından daha berbattı hayatımız aslında.Ama kendimize duymadığımız şefkati onlara
duyardık
SEVGİLİ

Bağışlasınlar beni ve unutmasınlar,onlar adına onlardan daha çok acı çektim ben...
Bir tek seni tanıyorum aslında ...Bir tek seni... Dinliyorum anlat hadi...Demek sonsuza dek kaçıyormuş insan
kendisinden.AŞKINI NADASLI TOPRAKLARA GÖMEBİLMİŞSE...............




Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
31 Aralık 2008 Çarşamba 13:08:04


 

yağmur
her damlası yüreğime
her damla siyanür etkisinde

yüzümdeki çizgilerle
en çok hüzün sevdi beni

güneşe yürürken öptüm gözlerinden




 Aşkın Tesellisi Varmıdır Acaba?

 

Çatısında kütüphane olan evimi düşlüyorum ..

Her türlü duygu akışından uzakta sadece

merhaba diyeceğim güneşim ve ben ! ! !

Dostlar arıyorum kendime..

Yalnızlığımın ortasında tutunacağım dallar..

Yaşayan bir ağaç değildim ki dallarımda olsun..

Ben uzadıkça kesiliyordu her biri..
  

Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
8 Ocak 2009 Perşembe 16:37:54



seni arıyorum ben hala

  seni arıyorum ben hala.... kaç yangında kül olsa da yüreğim küllerimi topladım hasretlere süpürdüm ahhh sevgili ahhhh ben seni ilmek ilmek ördüm yine senden email yoktu biraz evvel baktım mesajlarııma, telefonumda çalmadı, arayanım yok yola çıktığımda karşıma çıkacaksın belki başımı kaldırdığımda seni bulurum seni arıyorum ben hala ümitsizliğin içinde küçük kırıntılar umutlar besliyorum yetmesede susun söylemeyin ne olur bırakın kandırayım kendimi gelecek biliyorum bir sigara dumanında bulacağım belki yada yanağımdan düşecek bir damla yaşta kimbilir belkide tebessümümde gizli kahkahamla doğacak senli günler seni arıyorum ben hala.... seni arıyorum yolu bulabilecekmisin bilmiyorum ama ben hala seni bekliyorum

Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
14 Ocak 2009 Çarşamba 17:08:07


Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
16 Ocak 2009 Cuma 10:03:43

Burada şimdi ben sensiz, sessiz,
Aynı dağın rüzgarlarıyla
Uzak diyarlara kaçırılmış
Kır çiçekleri gibiyim
Şimdi sensiz
Şimdi yanlızım ...

Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
17 Ocak 2009 Cumartesi 15:01:49




Tanrı gözlerimden akan yaşLarı alacak ÖLÜMÜ dirilten SEVDAM, aşkınla mahşer günü bedenimde senden kalanı anlatacak..
Ölsemde sevdanla sana yeniden dirilecegim biliyorum 
Kıyamet gelsede ölse seninle.. nadasa çektiğim yorgun kalbim....

Cristian (cristian)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
287
30 Ocak 2009 Cuma 15:09:59




Aklım var oldukça kalbim sende olacak


Bu mektubu şehrin beton arma evlerinin arasına gizlenmiş, çam ağaçlarıyla hayat bulan, yeşil mi yeşil ve bir o kadar da küçük mü küçük bir parktan yazıyorum.
Ne zaman sana kendime dair bir şeyler yazmaya kalksam kelimeler
Beynimde cirit atıyorlar, bir cümle olmama uğruna bir kelime kendini
Tamamlamak isteyen diğer kelimeye küsüyor.
Sana söylemek için bir dünya dolusu kelimeler biriktiriyorum desem
Bilmem abartı olur mu; ama ne zaman elim kaleme, kalem kağıda değse
Yüzün gözlerimin önüne geliyor, elim kaleme kalem kağıda değmekte
Tereddüt ediyor.
Heyecan mı demeliyim bu ana, yoksa kendimi anlatamama korkusu mu bilemiyorum.
Şehir güzel bugün, zaten şehir her zaman güzeldir. Çirkin olan bizleriz
Bir türlü uyum sağlayamıyoruz şehre, bir bütün deseni bozan
Yanlış bir motif olup çıkıveriyoruz.
Şehrin ahengini bozuyoruz yani.
Neyse bunları sende biliyorsun; çünkü sende var olduğun şehrin yerlisisin;
Ama sen farklısın, sen olmasan senin şehrinde gül kokuları, benim
Yüreğimde sevginin heyecanı olmazdı.
Evet sana heyecanım diyorum, ne zaman aklıma düşsen, yüzüme hafif
Bir tebessüm, kalbime hırçın heyecanlar düşüyor, kalbimle
Aklım arasına yerleşiyorsun.
Aşk kalpte mi yoksa akılda mı yaşanır bunu da bilemiyorum, bildiğim tek
Şey: kalbi olmayanın aklı, aklı olmayanın da kalbinin olamayacağı
Evet kaç gündür bunları düşünüyorum
Kalbim var oldukça aklım sende, aklım var oldukçada yine
Kalbim sende olacaktır.
Yeter ki sen var ol güzel sevdiğim

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Ocak 2009 Cuma 16:32:33

Körlüğümü kör eden gece! Ne düşer ki payıma zifir sessizliğinde?




Yâr yardı yüreğimi, ben; sen kanadım...
Ne Leyla`ya Mecnun kalabildim senin varlığında, ne de kendimi atabilecek bir kuyu bulabildim yokluğunda...
Ben ne dağlar delecek kadar aşıktım, ne de uğruna ölünecek kadar maşuk... Kalbimin çöllerini aşamasa da Mecnun,gözlerimin kuytularında boğulsa da aşk ve yalan kadar sadık olamasamda yalan hayata, ben; sen kadar zifir yazgımla bir sana sadık kalabildim bu hayatta birde ölüme...
Züleyha`lığa Mecnun Firavunlar "gayri sadık" damgası vurup kendi hayatımın gözlerinden düşürürken beni; ben senin gözlerinde ne çok büyüdüğümün bilincinde değildim elbet...
Ebedi aşksızlığa müebbet kararı vurulsa da tek celsede boynuma,ben; kendi hükmümü kendim yazdım alnıma...
Yusuf`un gözleriyle dirilmek adına, atıp kendimi kör kuyulara, müebbet suskunluğu urgan yaptım boynuma...
Uzak kentlerin baykuş çığlıklarına gizledim sessizliğimi...
Sen, karanlığını yakan zılgıtlarıma aldırış bile etmezken kör kuyularda körelen susuşlarım sadece kendi gözlerimde yankı buldu...
Sen, seninle körelttiğim gözlerime martı leşleri sundun, günaydınları hiç olmayan sabahlarımı aydınlatmak adına...
Üstelik yâr dedin ölü kuşlarını astığın yalancı sabahlara...
Koynunda yediverenler yeşertmek adına beni martı leşlerine terkettin ve gittin...
Ben yarsız kaldım...
Yani yarasız...
Yani sensiz...


Şimdilerde bana bıraktığın yalancı yarlara yalan yaralar kanatıyorum...
Düş yiyen gözlerimi martı leşlerine çevirip: "Bak yar!" diyorum...
"Bak yar!" Yıldız yıldız söktüm sen yazılı göğümün alfabesini...
Kör sitemler batırdım adını aydınlatan tümcelerime...
Gün yüzü görmeyen yüzüme yar yüzünü haram kıldım...
Kendime açılan kapıları sensizliğe kapadım...
Ve gözlerimin sensizliğe mühürlü kapılarını ceset kokulu yarınlarla açtım... Baykuşları barındırdığım gözlerim o kadar kördü ki; geceyi utandırdı siyahı... Şimdi... Şimdi gözlerim bana kalsın yâr bütün körlüğüyle...!
Sen, gözlerimin bahçelerinde, baykuşları besle gözlerinle...
Al...
Sana gece getirdim ceplerimde...
İhanet kadar karanlık...
Ölüm kadar kusursuz...
Süs diye tak gözlerine...


Bak! Yokluğunla büyüttüm ben bu zifiri yalnızlığı...
Avuçlarımın arasında kalan senle geceyi kararttım...
Gün doğumları hiç olmayan bir kentte, her akşam gün batımıyla tükenen zamanla avuttum yokluğunu...
Hıçkırıklarını boğdum ölümün, karşı yakası hiç olmayan denizlerde...
Yalnızca Azrail`i büyüttüm çocuksu düşlerimde...
Sen bütün sağırlığınla duymazken beni;
gözlerimde yankı bulan suskunluğumu Yusuf duydu sadece...
Oysa ben ne Yusuf kadar aşktım, ne Züleyha kadar aşık...
Yakup kadar kördüm sadece...
Bu yüzden bir tek gece kaldı ömrü delik ceplerimde...
Öyle bir gece ki; yıldızları adınla söndürüp, düşürdüm solgun günceme...
Ayı gözlerinde boğdum...
Ve gelen güneş Yusuf`unu armağan etti Yakub`a, senin gözlerinde...
Ama sen; Yakub`u kör ettin Yusuf yüzlü gidişinle...


Gittin! Beli bükük bıraktın zamanı...
Akrep ölümü vurdu...
Yaktığın bu yangında İbrahim olamadım ben...
Yanmayı seçtim yangına... Önce kalbimin mabedindeki yüzün kadar masum, yüzün kadar hüzün yüzlü putları kırdım...
Bu cinayeti ben işledim...
Bu cesetler benim...
Boynuma urgan yaptım baltasını aşkın...
Ben o büyük putu oynadım putlaşmış insanların dünyasında...
İbrahimi cesetler biriktirdim kalbimin kuytularında...
Ve gidişinle körelttim suçlarını zamanın...
Adın damladı Kabil`in katil gözlerinden damlayan, pişmanlık yüklü kanlı aşka... Habil kadar maktul, Kabil kadar katil olsam da ilk sahnesini hep kaçırdığım bu hayat tiyatrosunda ve yaşamımda kibritçi kız hikayesinin kahramanlığına terkedilip hayatın kaldırım köşesi ıssızlığında unutulsa da ruhum, ve inadına ölümümde uyuyan güzel uykuları çok görülse de bana; ben Habil yüzlü masallar biriktirdim yokluğunda...
Öyle ya...
Ben aşkı KARA TOPRAĞA BIRAKTIM!

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Ocak 2009 Cuma 16:34:51

KADINDI

sıradan değildi.../ kadındı !
terkedildiğinde kafası karışıktı...

../ kelimelere düştükçe , harflere kalıyordu
bazen şakacı gülümsemelerde isyanını saklıyordu ;
anlayan anlıyordu da , onun yaşadıkları başkaydı
en pahalı mücevher ısmarlanmıştı kadınlığına...


-sıradan değildi.../ kadındı !
yarasından bir kadın daha damlıyordu...


...biliyorum , diz çökerse bir kadın
sevgi intihar ederdi...
o yüzden yazmak çok zor / kadınsa
bir şiirde anlatılan / karanlığa tükürmek gibi...
düştüğü yeri görmeden, sesini duymadan...


hüzünlü bir evde ki yitirilmiş anı gibi
ağlarsan , çiçekler intihar eder ;
ağlama olur mu ?..


 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Ocak 2009 Cuma 16:50:03


Çizebilseydim,
Bahar olacaktı yüzün.
Yazabilsem,En uzunu şiirlerin...
Olmadı, beceremedim...
Adını duvarlara yazacak çağım da
Çoktan geçti benim...
Yasak sevdamın
Gözaltı tarafı...
Çaresiz,
Seni yüreğimde erittim.
AMA YİNE DE HOŞGELDİN

ESKİYEN YÜZÜMÜN YENİ GÜLÜMSEYİŞİ
Hoşgeldin...

 
 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
30 Ocak 2009 Cuma 16:56:44


Tuvaldeki öpüş...
 
yokluğun,
bir iç savaştır yüreğimde
sevgilim../..geri çekildim
seni beklemeye gidiyorum

ayrılık değil ki bu
bir uzun hava
çalınacak../..son bulacak
hicran makamında kadehler vurulacak
özlem geceleri kapımıza dayanacak
sevgilim../..susturma bizi
sürç-ü lisan olmasın bu aşk


´..avuçlarımda çocukluğumdan kalma dualar var, gel buyur nasiplen yarim...ninemin telli dolabı gibidir yüreğim, soğutmaz içindekileri...itiraf ediyorum, kayıp bir kent gibiydi sevdam..sen dokundun, çekildi sular, göründü bir zamanlar sobasında odun yanan kapılar...korkma, yaklaş..tenimin tenine diyeceği var...´



uğurladım eski sevdalarımı../..gözlerine ilk baktığım an
çarmıha gerdiğim özlemlerimi azat ettim
huzur kazandım müzayededen ikimiz için
bol köpüklü bir kahve taşıdım bakışlarımla sana
yüreğimi istedin../..verdim

şimdi desem ki bahar
şimdi desen ki yol var
beklemek bir köpek gibi yapışsa da paçalarıma,
sevgilim../...ikimize yetecek kadar sabrım var

´..şarkıların resmini çizebilir misin..?..bana yüreğindeki ritimleri gönder..nasıl?...hayır, izlemedim bu filmi, sahne tanıdık ama...biz mi oynuyoruz..?..bu yüzden bitsin istemiyorum demek ki..daha önce seslendirdiğimiz aşklar nerede peki..?..suflörü sen miydin yüreğimdeki sesin..?...sevgilim, hadi gel mısır patlattım, bizi izleyelim....´

çığlığımı tut../..yere düşmesin
dar gelirli zamanların açlığını doyurmamız lazım
bu hayat bildiğin gibi değil../..diyemem
biliyorsun../..bana da öğret aşkım

korkularımı bir caminin avlusuna bıraktım
acılarım ahşap bir bina../..bir kibrit çakılsa tutuşacak
sevgilim../..sesimi sesinle uyut
bu yekpare gülüşler o zaman can bulacak

´..denizi hiç böyle mavi görmemiştim..pardon, baktığım gözlerin mi...?..gülme, boğulmayacağım, dalgalarında yüzebilirim..bu ekmek kavgasında durduk bir de sevdalandık...tabi ki pişman değilim, olamam..sevgi bir eylemse, ben eyleme geçtim...elimde pankartım, sana yürüyorum..´

düşler../..yalnızlığın tangosu
sen gelene kadar../..sahnede dansım kalsın
sevgilim../..geceyi düşlere boya
ama tuvalde bir öpüş kalsın...

Pelin Onay

Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
4 Şubat 2009 Çarşamba 15:22:07




Gideni kalbimin bir köşesine koyayım dedim, beceremedim. Giden gittiğiyle bitmiştir hep. Bir kaç mutlu anı dışında ne varsa götürmüştür yanında her seferinde. Sanırım eski şeyleri tutmayı sevmediğimden pek; onlar da biliyor huyumu. Zaten kalan oldu mu, hemen başlıyorum temizliğe. Düzen hastası olmak ne fena.Bu hastalık mı bilmem
Şimdi düşünüyorum da.. Sayamıyorum bile gidenleri. Aklımda bir kaç isim ve gözümün önünde bir kaç  yüz var.
...:
Hiç birini küçümsemiyorum; ama huyum kurusun, unutmazsam olmuyor. Sebepsiz gidişlerden nasıl yorulduysam, dayanılır gelmiyor anımsamak. O kadarcık da olsun, değil mi?
Sen.. Seni unutmak istemiyorum. Senin gidişini izlemek istemiyorum. Tükeneceğimi biliyorum. İlk kez korkuyorum. Hem de çok korkuyorum. Zayıflık dersen de, ne yapayım? Sana yaranmak değil ki bunları yazarken niyetim. Şu alkolden dönen başımı durdurup 2 satır yazabiliyor olmamın sebebini ne ben biliyorum, ne bir başkası. Anlatıyorum işte. Korkuyorum, çünkü kendimi kandıracak değilim, senin gitmeni kaldıramam. Söylemekten korkmuyorum, bak. Seni seviyorum.
Sen gitme, olur mu? Hele sebepsiz, hiç gitme.

Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
15 Eylül 2009 Salı 16:36:03

İzliyorum hayatı(mı)...

Günler
gelip geçiyor
ve ben
tıpkı film izler gibi
izliyorum hayatı(mı)..
An oluyor
yanaklarımda
bir keyif kahkahası
...an oluyor
yine aynı yanaklarda
birkaç damla gözyaşı.
Bazı vakit geliyor
korkuyorum
geleceğin siyahından!
İnsanlar değişiyor,
biçilen görevler,
takılan maskeler
el değiştiryor
sanki..
- Maske(cik)ler beleş(!) ya nasıl olsa -
Ve ben
öylece
izliyorum hayatı(mı)..
Bazen üşüyorum
içtenlikten uzak
yapmacık
dost(!) tebessümlerinde.
Sonra
paylaşmak esastır(!)
hükmüne küsercesine
atıyorum
ümitlerimi
bir bir
çöpe..!
Zaman geliyor
boşa alıyorum
herşeyi
tıpkı hayatım gibi..
Saldım çayıra
Mevla`m kayıra
durumları yani..
Ve yine
ben
kenara çekilip
izliyorum hayatımı..
...bir başkasını izler gibi
........farklı birini gözler gibi
Çeyrek asırı aşan yılları(mı)n
hesabını sorgular gibi..

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
12 Ocak 2010 Salı 15:08:05

Gözden uzaklardasın, gönlüm senin yerin,
Özlenen sen olunca, hasreti severim,
Sana kavuşmak hayal, gerçeği bilirim,
Yüreğim yangınlarda, sevdam sende kaldı.

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
12 Ocak 2010 Salı 15:18:15


Gözlerinde Öleyim! ..
 Güz kalıntılı ömrümün hazan duraklarında kaldı yüreğim
Eskiyen yüzümün solgun bakışlarında aranırsın sevdiğim
Kabuksuz yaraların sancıyan yanındadır hala bakışların
Gidişinin enkazları içimin ölüme intikalinde gizlidir..
Cemre değmemiş sularda yıkanır bedenim
Bahara uzak kalan diyarlarda solar çiçeklerim
Ellerimin kan kokuşu sendendir
Gözesinde hicran akıtan bir deryadır yüreğim
İçimin sevgisizliği,yüzümün sevimsizliği sendendir
Tortulaşmış acılar yaşıyorum
Uzak diyarlarda mevsimsizim..
Delikanlı sevmelerimi ucuzlatan kahkahalarda acılarım
Dilimin lal oluşu- susta kalışım sendendir
Dağ duruşumun toza dönüşüdür bu ani rüzgar
Sevgimin yele dönüşüdür..
Küskünlüğüdür ömrümün nisan yağmurlarına
Nefesini musallaya bırakmış bir elvedadır ömrüm..
Güz kalıntılı ömrümün hazan duraklarında kaldı yüreğim
Baharsız yaşamda ölüm müjdecilerine gebedir bedenim
Gülümseyen ve direnen bir yanım kalmadı ağlamaklı gülüşlerim
Bu son çığlığımdır!
Ölüme intikal anımdır gel gözlerinde öleyim sevdiğim

NADASA ÇEKTİM YORGUN KALBİMİ!!!... ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın: