|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
7 Ekim 2008 Salı
04:29:15
|
|
|
Kalabalık çoğunluğumdur ama yalnızlığım yaşantımdır...
Asaletli sorguyu sevmem, sorgu asilce olmamalı...
Toz duman atarım yeri geldiğinde, sakat yanım sadakati sevmemdir, sağımda solumda iz bırakanım,iz bırakılmasını istesem de...yakarmayı da bilirim, yakmayı da, kararlılığı da bilirim kararsızlığı da, sekerek ilerlemem, koşarım...
Tad almayı sevenim tad aldıkça, aldıkça verenim, verdikçe alan olmayı isteyenim.
Sabıkam var benim kelimelerimden yana, kullanışımdaki anlamı hissedenleri sevenim...
Sevmeyi bilenim sevildiğimde, kırbaç gibi şaklarım sevdiğim benliğimde, ardilim yoktur benim, ben sarılmayı sevenim.
Ben, rüzgârı yağmurla birleştirip kokusunu hissedenim, sılayı sevmem, etimle kemiğimle yerleşik düzenim...
Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim.
Charles Bukowski
|
|
|
7 Ekim 2008 Salı
10:49:38
|
|
|
DESEM Kİ
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
CAHİT SITKI TARANCI
|
|
|
12 Şubat 2009 Perşembe
03:08:27
|
|
|
Bir Büyük Sır Söyleyeceğim Sana
Bir büyük sır söyleyeceğim sana Zaman sensin Kadındır zaman sevilmek özlemi duyar Aşıklar eteğinde otursun ister Bozulacak bir entaridir zaman Perçemdir sonsuz Taranmış Bir aynadır buğulanan buğuları dağılan soluklarla Zaman sensin uyuyan uyandığım şafakta Sensin bıçak gibi geçen boynumu Geçmek bilmeyen zamanın işkencesi oy Mavi damarlardaki kan gibi durmuş zamanın işkencesi oy Hep doyumsuz arzudan daha da beterdir bu Daha da beterdir bu Sen odada yürürken gözlerin susuzluğundan Korkarım hep bozulur diye büyü Daha da beterdir bu senle yabancılaşmaktan Başın Kaçak dışarda ve yüreğin başka bir çağda oluşu Sözcükler ne ağır Tanrım anlatırken bunları Arzunun ötesinde erişilmez yerlerde bugün aşkım Sen şakağımda vuran duvar saatisin Sen solumazsan eğer ben boğulurum Duraksar ve tenime konar adımın
Bir büyük sır söyleyeceğim sana Dudağımdaki Her söz dilenen bir yoksulluktur Bir yoksulluktur ellerin için bakışında kararan bir şeydir Bundandır sana sık sık seni seviyorum demem Boynuna takacağın bir tümcenin saydam kristalinden yoksunum Şu sıradan sözlerimi hor görme Onlar sade bir sudur ateşte o sevimsiz gürültüleri yapan
Bir büyük sır söyleceğim sana Beceremem ben Sana benzer zamandan sözetmeyi Senden sözetmeyi beceremem ben İnsanlar vardır hani istasyonlarda El sallayan tren kalktıktan sonra Yani ağırlığıyla göz yaşlarının Kolları yana düşer onlara benzerim ben. Bir büyük sır söyleyeceğim sana Korkuyorum senden Korkuyorum ikindilerde seni pencerelere götüren şeyden Korkuyorum davranışlarından söylenmedik sözcüklerden Hızlı ve usul geçen zamandan korkuyorum senden Bir büyük sır söyleyeceğim sana kapıları ört Ölmek sevmekten daha kolaydır Bundandır yaşamanın sancılarına yönelmem Sevgilim.
Louis Aragon
|
|
Kalabalık çoğunluğumdur ama yalnızlığım yaşantımdır...
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|