Hayatı Rüyalarına Küçük Gelenlerin Öyküsü



Hayatı Rüyalarına Küçük Gelenlerin Öyküsü ile alakadarlar:

Yasmin  (Yasmini)
Yasmin (Yasmini) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Sweety love  (sweetylove)
Sweety love (sweetylove) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Hayatı Rüyalarına Küçük Gelenlerin Öyküsü hakkında ne diyorlar:


Yazan-ÇizenYorum

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Kasım 2008 Çarşamba 13:57:05

Hayatı Rüyalarına Küçük Gelenlerin Öyküsü


Hayatı rüyalarına küçük gelenlerin çilesidir, 'yitirmek'. Her şeyi bir torbaya doldurmaya çalışırken torbası yırtılanların öyküsüdür bu.

En sevdikleri bir bir pencesinden yırtılıp kara deliklerden, geçmiş zamanlara savrulanlar öğrenirler zamanın koynunda 'gidenin' gittiğini, bir daha hiç gelmeyeceğini. Yenileri koymak üzere boşaltılan raflar tozlanmadan daha pişmanlığın hızla süratına çarpılan kapılarının artık bir daha hiç açılmayacağını.

İnsan nasıl da gözü kara cesur oluyor, hayatın rutin akışına ters yönde esen bir yel eser esmez. Nasıl da her şey çok farklı olacak, her farklılık yalnızca mutluluk getirecekmiş gibi atıyor kendini bilinmezin koynuna. İnsan nasıl da süslüyor yalanları tek tek yalancı heveslerin sarhoşluğunda. Kendisine aitmiş gibi hoyratça kullanıyor büyük bir cömertlikle ona emanet edilen yürekleri, güvenleri. İhanet yeninin koynunda kendine sonsuz sebepler üretirken, derinlerde bir yerlerde bir his acıyla baş eğiyor eskinin artık demirlerin arkasından süzülen ve gittikçe uzaklaşan güzelliğine.

Hayatının tınısını bir kez yitirmeye görsün insan, hızla kaybediyor dengesini. Yolunu, yönünü değiştiriyor sevdiklerinden, köklerinden öyle çabuk ,öyle bihaber, gökkuşağının peşinde. Cenneti o gökkuşağının ayağının dibinde bulmaya niyetli koşarken nefes nefese, bulutlar kapatınca gökyüzünü insan nasıl da soğuk gerçeğe çarpıyor hızla atan sıcacık yüreğini.

İnsan nasıl da soğuyor...

Usul usul, yavaş yavaş pişmanlığı bilgeliğe dönüştürürken, insan nasıl da büyüyor...

Hayatı esner zannedip her şeyi sığdırmaya çalışanların öyküsüdür bu. Kıymet bilmeyi, sahip çıkmayı, sevmeyi tecrübelerin en acılarıyla öğrenenlerin öyküsüdür bu. Geriye dönüp bakmak için yeterli direnci bulduğunda, geçmişe iç çekenlerin öyküsüdür bu.

O en sevdiklerime, o en sevip de yeterince söyleyemediklerime, o en çok söyleyip de yeterince sevemediklerime selam olsun...

netten.


Merhaba
Orta Nokta'nın güzel insanları..

Bu yazıyı az evel okudum, hayatımızda ne kadar çok güzelliği yoğunluk içerisinde öteliyoruz değil mi, son cümleleri okurken aklımda olan buydu işte, bazan küçücük bir kelime insanı nerelerden alıp nerelere götürüyor, mutlaka hepiniz duyumsamışsınızdır bir gün, bir an, bir yazı, bir haber,
bir konuşmanın içerisinde, o son hızla koşarken hayatın içinde hissettiğimiz yetişememe duygusu, istemiyor olsakda atladıklarımız, söylememiş olsakda karşımızdakilerin biliyor olduklarını varsaydıklarımız, oysa varsayımlar bizi hep yanıltanlar oluyor çoğu zaman, sanarak yaşamanın aldatmacası
içerisinde umarak, varsayarak yuvarlanıyoruz erteleyerek hep...
aldanıyor, aldatıyoruz farkına bile varmadan varsayımlarımızda kaybolarak, işte bu hislerle yazdım bu yazıyı farkına varmadan ötelediklerim adına, daha iyisini yapabilirdim dediklerim adına, ne biliyim güzel şeyler adına, ve yazının son cümlesini tekrarlıyorum hepiniz için kendi adıma da...

Hepinize sevgilerimi yolluyorum...


*O en sevdiklerime, o en sevip de yeterince söyleyemediklerime,
o en çok söyleyip de yeterince sevemediklerime selam olsun...*



Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Kasım 2008 Çarşamba 13:57:43




 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Kasım 2008 Çarşamba 14:13:52

Bir ninniyi kıskandıracak kadar güzel sesiyle çakıl taşları arasından sızıp gelen su, çimenler, dağ çiçekleri, ceylanlar, kuşlar, denizler, yeni doğmuş süt kokan bebekler, güller, toprak, rüzgarda nazlı nazlı devinen yapraklar, ağaçlar, kısacası her şey. Ne yana baksam her şey bana insanları anlatır. İnsanların inceliğini, duyarlılığını, insancıllığını, sevecenliğini ululuğunu, yaratıcılığını, sanatçılığını.   
Dünyada bunca yıkım, kıyım,zulüm,ihanet ve kötülükler olmasına rağmen, yine de insanlar hakkında kötü düşünemiyorum. İnsanları öylesine güzel, öylesine derin, anlamlı, zarif incelikli düşünüyorumki, onları güneş gibi sıcak, toprak kadar vefalı, su kadar temiz, çimenler gibi zarif, ceylanlar kadar güzel, kuşlar gibi özgür ve verimli bir toprak kadar ağır ve olgun düşlüyorum.
Ya güller, gülleri anlatacak kelime bulamıyorum, o üstün gururlu, minnet nedir bilmeyen, kendinden güzelliğinden emin, güller bana daima genç kızları hatırlatır. İnce, hassas, kızararak bakan, soluveren, hemencecik küsen, kırılan, tatlı bir söze gülümseyişe hemen açıveren yüreğini. Güllerki her yaprağı binbir mana binbir renk, ahenk ve ifade dolu.


Bence bu dünyada ihtiyacını duyduğumuz ve muhtaç olduğumuz en önemli şey sevgi, dostluk ve hoşgörüdür. Küçücük bir tebesüm ve tatlı dil, karşımızdakine verebileceğimiz en güzel hediyedir, unutmayalım. İnsanlar sevmeli, şartlar ne olursa olsun insanlar sevmesini bilmeli. Hayata hoşgörü ile bakılınca olaylara pek çok şey yumuşuyor. Bunu hepimizde biliyoruz mutlaka, ama yinede söylemeliyiz biribirimize, hatırlatmalıyız. Çünkü yaşamın tadı ayrıntılarda gizlidir, yaşamak sevmektir, hissetmektir, anlamaktır.

Yaşama dair.
‘’Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için yaratılmıştır…

NURİ CAN dan


 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Kasım 2008 Çarşamba 14:15:06


Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
19 Kasım 2008 Çarşamba 14:21:53


tam anlamıyla on numara paylaşım.en alt resmi tuttum gzüel resim

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
19 Kasım 2008 Çarşamba 14:25:47


 

Teşekür ederim.

 

Hayatı Rüyalarına Küçük Gelenlerin Öyküsü ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın: