Eb ** Ru ** Li ** Yim ***



Eb ** Ru ** Li ** Yim *** ile alakadarlar:

Yasmin  (Yasmini)
Yasmin (Yasmini) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Yiğit  (ts1112511870)
Yiğit (ts1112511870) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Eb ** Ru ** Li ** Yim *** hakkında ne diyorlar:


Yazan-ÇizenYorum

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
17 Kasım 2008 Pazartesi 02:26:39

Eb ** Ru ** Li ** Yim ***


sevgilim,
bu sevda da sen mavi ol
bense kırmızı..
hangi biri umut adına
umut denecek kadar mavi
sevgilerin en büyüğünü
koyulaştıracak kadar
kırmızı olur bilmiyorum...

ama ikimizin rengi hiç degişmesin
sen mavi ol
bense kan kırmızısı..

biz sevgimizle
solmaya hazır bir karanfile
beyaz bakıp,
siyah ile gerçekçi olalım...

O karanfile,
tüm duygularımızı yansıtan
ebruli adını koyalım
çünkü;
yaşadıklarımız ebruli,
hayat ebruli
çünkü;
ebruli
seni sevenin ta kendisi....!!!

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
17 Kasım 2008 Pazartesi 12:48:01

Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacağım umut dolu gözbebeklerinide almalısın yanına.
Bir ceylanı bile kıskandıracak o nefis yürüyüşünle gelmelisin bana.
Yürek titreten gülüşlerinide almalısın yanına ve akmalısın yüreğime daha ilk merhaba demek için hazırlık yaptığım anda.
Ardında bıraktığın sözcüklerin tümünü silerek hafızandan, o öpmeye kıyamadığım dudaklarınla gelmelisin.
Güneşi getirmelisin gelirken, karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz karanlığı.
Hayatla başa çıkabilecek kadar sert, en küçük kırılmada parçalanacak kadar yumuşak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.
Fesleğen kokulu saçlarınla gel gelirsen ve içinden topladığın çiçeklerini ver bana.
Yüreğinden sessizce süzülen nehirlerini getir bana, utangaçlıklarını, sokulganlıklarını, çılgınlıklarınıda yanına yoldaş yaparak.
Ama neyse sen bana aldırma.
Unut yukarıda istediklerimin tümünü.
GELİRSEN SADECE KENDİNİ GETİR BANA

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Aralık 2008 Salı 03:52:38




 

Gelirim
 Şimdi uzak bir kenttesin
Ve yağmur yağıyorsa
Düşüyorsam yüreğine tane tane

Gelirim, serilirim kıyılarına
Gelirim, karışırım çığlıklarına
Sokulurum derin (seher) uykularına
Bak işte akşam oldu
Ve suskundur tüm sokaklar

Çok uzaklarda bir kadın
Yüreğinin perdelerini sımsıkı kapatmıştı
Belki de bu perdelerden bunalmıştı
Karanlığa alışan gözleri
Yüreğinin kaynarında yanıyordu
İçinde köpekbalıklarının boğulduğu
Bir Kızıldeniz saklıyordu
Kirpiklerinin kıyısındaydı
İlk damla ayrıldı buluttan
Sonra ikincisi... Üçüncüsü
Issız sokaklardan, kırmızı kiremitlerden
Toz yükseliyordu

Hangi kaçış uğultusunu dindirebilir
İçinizdeki mavi karlı ormanın
Hangi çınar
Dallarının kırıldığı yerden inlemez
Sonunda dağalyanı olmuşsa ömrünüzün
O sağnaktan orda kalan
Sargılar sarabilir mi yaralarınızı
O liman yürekte değilse eğer
Artık nereye sığınır insan

Bir ırmağın sesini alıp
Gitmek istiyorum
Sevdiğim hoşçakal

Gelirim, serilirim kıyılarına
Gelirim, karışırım çığlıklarına
Sokulurum derin (seher) uykularına
Bak işte akşam oldu
Ve suskundur tüm sokaklar Onur Akın
 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Aralık 2008 Salı 03:55:10


 
Aşk adına işlediğim bütün günahlarımı kutsal sayarak, yağmalanmış gecelerimin hüznünü bir bohça gibi sırtıma vurarak,tutkumu ve öfkemi, tutuklandığım gözlerinin rengine boyayarak gelirim.

Hiç saklamadım duygularımı.Ama bir çoçuk var ki içimde,asırlardır uykuda..Asıl ben oyum.Asıl o uyandığında ben hayata daha çok sarılıyorum.Konuşmaya hasret o çoçuk artık uyusun istemiyorum.Onu uyandıracaksan ve büyüteceksen gelirim.

Hep seni, sana ve bütün ağırlığına rağmen taşıyacağıma, hep seni, sen kadar uzaklarda bile yaşayacağıma inan…Hiçbir zaman senin , gözlerinin güzelliğini umutmayacağıma inan.Ve benim kuşatma altındaki düşlerimi ve düşlerimdeki gülüşlerimi de senin kanatmayacağına inanayım.Seni anlatmak için kırdığım bütün kırık tümceleri onaracağına inanayım. İnandır beni gelirim.

Bakışlarımla okşayarak yüzünü, gece yarısı hasretlerinin yoldaşı olurum, bölünmüş düşlerinde ve yalnız gecelerinde bak bana, hep konuk olurum sana…Şiirlerinde hep yeni umutları, yeni sevdaları anlatan bir ozan gibi sana dair dizeler yazarım. Seni anlatmayacak her sözcüğü kullanılmaz kılarım.Salıveririm yüreğimi biz ezginin notalarına….Söyler şarkımı, gelirim.

Rotasını kaybetmiş bir gemi gibi fırtınadan fırtınaya sürüklenirken “Kara göründü “ diye bağıran bir tayfanın sesindeki mutluluğunu taşırım ben. Limanım sensin.Bir tek sana sığınırım,korku dolu dev dalgaların şiddetinden. Aç kapılarını, gelirim.

Utangaçlığımı,güçsüzlüğümü,üzerini yalanlarla örttüğüm hatalarımı bırakarak, acı ve gözyaşını unutarak, umutlarımın da ellerinden tutarak gelirim.Silinmiş kimliklerden süzüp getirdiğim sevdamı alıp büyütesin, kalbine yerleştiresin diye gelirim.

Biz seninle ölür gibi öpüşmeli,öpüşür gibi bölüşmeliyiz hayatı, hesapsız mekanlarda ve zamansızca…Ayın karanlık yüzünü düşün,güneşi kucakladığın anı düşün.Başını göğsüme yaslayıp sustuğunda, beklide ömründe ilk defa, geçmişteki hoyrat sevdalara inat sen de yum gözlerini.Sevda ile dağla yüreğini…Ben sendeyim, kazındım bir kez yüreğine.Bundan böyle ihanetin adının bile anılmayacağı bir ülkede, hayallerini azaltmadan, bir baharı ve sonraki bilmem kaç baharı benimle birlikte yaşamak istiyorsan ve maviyi, gerçek maviyi,aşkın mavisini yalancı kırmızıya inat hayatının rengi yapmak istiyorsan çağır beni.Gelirim…
 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Aralık 2008 Salı 03:59:02


 
Bazen işittiklerimiz, yeter sanırız...bildiklerimiz gerçek sanırız Ve bunlar mutlu etmez bizi..... Çünkü mutluluk ; duyamadıklarımızda, gidemediklerimizde , fark edemediklerimizdedir.... Oysa, görebildiklerimizden, daha fazlasıdır gerçekler........ Günlük döngüler içinde , Sevdiklerimizle ve kendimizle paylaşabileceğimiz şeylerden uzak kalarak yaşıyoruz hayatlarımızı maalesef..... Hayat bu olmamalı.. İşler hiç bir zaman durulmayacaktır ki, hep yoğun, hep çok olacaktır...... Ama sular bile durulur. Durulur ve durulanır o zaman su ; sedeflenir, sakinliğin, dinginliğin tatlı huzuru , derinliği aks olur kumsallarda..... Bu hayattır işte.. Hayat oradadır... Dinlerken, beklerken, izlerken, durulanırken..Hayat orada yaşanır gerçek anlamda..  Oysa bizler mekanik ve elektronik bir dünyaya hapis vaziyette şuursuz yaşıyoruz, "hayat, bu" diye..... Yaşamımızı, hayata ve kendimize endeksleyebilmeliyiz... Gerçekle, doğru arasındaki farkı görebilmeliyiz...... Hepimiz .... Gerçekten mutlu olmak, sadece yüreğin işidir... Yüreklerimize fırsat vermeliyiz..... Her yeni güne başlarken, hangi deniz kabuğuna dokunarak, bilinmedik hangi yaşama katılacağımız şansına gülümseyerek, umutla uyanmalıyız...... Var olmanın güzelliği bu olsa gerek... Acaba, bugüne kadar, yüreğinizde kaç deniz kabuğu biriktirmişsinizdir ?  Sen..., bugün hangi deniz kabuğunu dinledin, ve bugün kaç deniz kabuğu topladın? İnsanın yüreği, belki de, deniz kabuklarından örülü olmalı. Her yürek, bir kumsal olmalı belki de...... Kumsal gibi sonsuz olmalı..... Kum tanelerinin kristallerinde, nice deniz çiçekleri, sedefleri açtırmalı her gün için.. Ve, her mevsimde ebruli olmalı o  kumsal, her koşulda kumsalda olmalı varlığımız. Mesela, yazı, kumsal mevsimi biliriz sadece. Fakat, kışın da, oradayızdır.. İnsanlar nedense, kumsalları, sadece yazın fark ederler...... Ne talihsizlik.! Tıpkı , yüreklerimizi de, aynı talihsizliklerle fark edemediğimiz gibi  Belki de, MAVİ yi görmek değildir önemli olan.. Belki, bakışlarımız gökyüzüne yöneldiğinde, Önce, uçurtmayı görebilmeli gözlerimiz.. Önce uçurtmayı görebilirsek, MAVİ leri de yakalarız zaten...... Uçurtma, MAVİ dedir nihayetinde....  Eğer her gün, yeni bir var olma çiçeği açıyorsa gözlerimizde ve Yüreğimizin ebruli kumsallarından, yepyeni deniz kabukları, sedefler toplayabiliyorsak, Yokluk yok demektir, değil mi?  VE, her sabah ya da akşam üstleri , Sulanmalı mutlak o var oluş çiçeklerimiz....... Güne ya da akşama başlarken Yürek su ister......Çiy ister... Şebnem ister......Menekşeler ister……   İnsanın en yalnız olduğu zaman dilimleridir, sabahın eri ve akşamüstleri....... İnsanın en çok kendi olduğu, kendinde ve kendiyle olduğu vakitlerdir onlar.Doğrularımızdan, gerçeğe yönelik yolculuğun başladığı vakitlerdir. Sonsuza uzanan, uzanması gereken yürek yollarını çiçeklendirme ve deniz kabuklarını sevgilendirme vakitleridir.  Doğrularınıza sahip çıkın. Kendinizi yakalayın. Sonsuzluğu, kendinizden esirgemeyin.  Bakın, dinleyin, dokunun, deniz kabuklarının size söyleyecekleri var..

Yüreğinizin, ebruli kumsalından ayrılmayın....
 
 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Mart 2009 Salı 03:37:34


 

Ebru_li

yeşil ırmaktan ab-ı hayattı getirdiğim
en güzel balıklar pullarını dökmüştü içine
eksik bir şey mi vardı, sekizinci renkte aklım
oysa mahsun düşüncelerimde renkler tastamam
maviyi düşürmüşüm, denizleri düşünürken fırçamdan
hale.. hale.. oldu su ve uzaklaşan bir gemi içinde
denizler yeniden doğmuş gibi yüreğimde kabardı
kelebeğin ömründen çalınmış gözyaşlarım....
:::.................bir güzel ebru olup, aktı kağıttan..

Can Hırka



 

Eb ** Ru ** Li ** Yim *** ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın: