|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
28 Mayıs 2008 Çarşamba
12:04:02
|
|
|
Sen gittin ya dilim yarım, uyaklarım kayıp..Gidişinle tükendi kelimeler..Kanayan düşlerimin içinden, çekip çıkarıldı kimsesiz esir hisler..
Candı, kandı.. ama hükmü yoktu.. Çaresizlik tavında demini almıştı yarınlar..
Adı olmayan bir sevda, çıkmaz sokak misali, takılıp kaldı dikenlerine imkansızlığın..
Yokluğun bıçak gibi keserken geceyi, karanlık gülümsedi bir an.. Ve ardında yeşerdi cansız seviler.. Sözler uyumsuzluğunu kusarken gecenin koynuna, sahipsiz uyaksız sevdaya dair tüm kelimeler..
Kimliksiz bir duygunun esaretinde bedeni olmayan ruhlar, ruhsuz bedenlere inat, canhıraş bir çabayla tutunmakta bugüne. Dünden bugüne.. Dünün gölgesinde yaşarken bugünü, ama sevdasız ama yarınsız.. Keşke’lerin kaygısı çöreklenmiş yorgun bedenlere..
Özgürlüğü takıp bir kuşun kanatlarına, yarınlardan uzanmak vardı sevgili sana..
Hiçbir şeyi umursamadan dikenli tellere rağmen.
Kanayan ellerimize, yüreğimize, birbirine hasret bedenlerimize, imkansızlığa rağmen..
Bana rağmen.. Sana rağmen..
Sınırlar yok etmeden bizi..
Tek bir kez.
Son kez.
Dokunsan yüreğime..
Ve ben o an ölsem
Gece gözlerinin derinliğinde...
Tek bir kez ve son kez...
“İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz biz, dokunsak kanar ellerimiz”
|
|
|
28 Mayıs 2008 Çarşamba
12:05:01
|
|
|
Bir köşe başında avuç açmak umutlara, sonra da katmer katmer yanmak acılarla.. Hasret yangınlarıyla kanka olmak.. ardından okumak gözlerinden tüm geleceği.. Sevdamın yankısıyla ruhumu acılara gark etmek... yaşamın ağırlığının çökmesi omuzlarıma... Ve yığılıp kalmak bir kaldırım taşına.. Ama her şeye rağmen umutlu olmak, gülümseyerek bakmak hayata...
Bir çocuğun ürkek bakışlarında yakalamak merakı... Kalbini bir zincirle boynuna asabilmek gösterişten uzak...Hayalimdeki sana dokunabilmek gerçekliğe inat... Parmak uçlarımdaki hislerin yansıması yüzüme
Ey içimi yakan güneşim, ne kadar yaklaşsam sana küle dönerim.. Uzaklaşırsam senden ayazda kalır yüreğim...Sevmek, çok ama çok sevmek... Alıp başımı bu şehirden gitmek ve seninle bir ömür geçirmek...
Hayal mi? Gerçek mi? Ya umut? Suskunluğum diz boyu.
Tüm bunlar ne biliyor musun? Sevmek..sadece sevmek.. Her şeyi bir kenara bırakıp, tüm acıları uçurumdan atıp, delicesine sevmek..
Bu kadar çok seviyorum demiyorum, böylesine seviyorum seni diyorum. Biraz hayat, biraz gerçeklik, biraz aşk... Ve en önemlisi vuslat arkası gelen hüzün... Ortaya çıkan ise devasa bir sen. Seni çok değil kocaman değil, böylesine seviyorum işte
Masal değil hayatımın ta kendisi... Gelecek göz kırpıyor omuzlarının üzerinden... Sen hayatsın, hayat da sen...
Uzaktan sevme beni içimden sev.. Ama alışma asla alışma.. Korkuyorum çünkü sana da tattırmaktan o acıyı Alışık olsan da acılara Bu seni öldürür Sev beni.. Çok sev Ben acılarla varoluyorum senin yüreğinde İçimde sevdaları da taşıyorum İçimde hüzünleri de barındırıyorum Ve seni sevgilim seviyorum
|
|
|
28 Mayıs 2008 Çarşamba
16:12:09
|
|
|
gitme desem; kalır mısın? benden gitme. şehrin tüm ışıklarını yakıp söndürme içimde. gerekli olduğun için degil; sevdiğim için kal. özleyeceğim için değil; özlediğim için kal.
okuma bunu… aşkdan söz ediyor bu şiir. sözcüklerin en tehlikelisinden. yalnızlıktan söz ediyor. okuma bunları… kimsesizlikten söz ediyor bu şiir. karanlıktan. ansızın çıkacak gibi durma içimde şaşırtma beni.
okuma bunu… sensizlikden söz ediyor bu şiir… okuma bunu… senden söz ediyor bu şiir… içimdeki karanlıktan ansızın geçip giden senden söz ediyor bu şiir… korkularımdan söz ediyor. okuma beni. sen beni okudukca. gelmeyen mektuplardan söz ediyor… içimdeki senle karşılaşınca neden şaşkınım… sana söylemeden kaç söz sildim yaşamımdan bilmiyorum bir sevdaya kaç şiir sığar.. okuma bunları bunlar benden söz ediyor… eksikliğimden hep bir yanımın kırık oluşundan söz ediyor… sen beni gördükçe ben karşındaki; ben gözlerine bakarkenki çaresizliğimden utanıyorum. arada gözlerini kapa. kapa ki bir anda olsa silineyim yaşamımdan… biten şarkılardan söz ediyorum sana sedefli dakikalardan meydan saatlerinin sesinden geçmeyen yazlardan susma. devrik cümlelerin yalnızlığı gibi bırakma beni. sen benim, dilimin ucunda. söyleyemediğim sözcüğümsün. en sevdiğim sözcüğü tekrarlamaksın içimde.. tüm sözlerimi rehine bıraktım görebilmek için seni.. içimin kalabalığısın içime göçmen kuşlar gibi konuyorsun bir yanın tetikte.. kendimi zamana rehinliyorum aklımdan geçip gitme.. utanıpda insanlardan GIZLI AGLAMALARIMSIN
|
|
|
29 Mayıs 2008 Perşembe
11:27:55
|
|
|
Sevinci de, huznu de icice hisettim.Vefa ile ihaneti birarada tattim. Noktayi koymam gerekirken insanlara virguller dagittim. Gulmeyi, eglenmeyi beceremedim ama agladim hickiriklarla doya doya. Bugün yapilan güzelliklerin, iyiliklerin bir anda kolayca silinip, unutulacagi,bir carkin icinde dolasmanin hicte kolay olmadigini ogrendim. Bu acilar benimdir diyerek, sahip cikip kanayan yaralarimi, gizleyerek yasamayi da ogrendim. Sevgi köprüleri, dostluk köprüleri, onlar yikti ben kurdum yenilerini yilmadan, usanmadan illa ki kurarım. Benim yalnizliklarimsa bambaska. ne kadar haksizliga ugradiysam o kadar güçlendigimi kesfettim, bilmezdim bu kadar denli güçlü, bu kadar aciya katlanabilecegimiAma yine de bir gun temelli yikilmaktan korkuyorum. Umutlarim simdi bir yanda, sonbaharlarim diger yanda, ne ileri bir adim, ne geriye bir adim atamamanin ezikligi acitip duruyor yüregimiBazen yangin yerine, bazen buzdagina dönüsuyor bedenimortasini bulamiyorum. hayat inisli, cikisli uzun bir yol. O yolda karsima ne cikacagini bilmeden yalnizligimla yuruyorum ama bu yolun basi nerede, ben neresindeyim bilemiyorum. Sevipte deger verdigimse hem bana hem vuslata uzak. Olsun nasilsa bir gün seven gönüller birbirini bulacak. Kalpler de özlenen, beklenen bayramlar bir gün bu dünyayi dolduracak. Dayanacaksin yüregim baska çaren yok.
|
|
|
1 Haziran 2008 Pazar
10:22:38
|
|
|
sen varya bir tanesin ya nerden buluyorsun bunları yapıştıryor yada yazıyorusun
|
|
“İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz biz
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|