/ Hayat anlar mı bizi sence.../



/ Hayat anlar mı bizi sence.../ ile alakadarlar:

Yasmin  (Yasmini)
Yasmin (Yasmini) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

/ Hayat anlar mı bizi sence.../ hakkında ne diyorlar:


Yazan-ÇizenYorum

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
14 Aralık 2009 Pazartesi 06:32:34

Kelebek
Bilge der ki;
`tavşan daima öndedir ama zafer her zaman kaplumbağanındır.`

Bir kapı aralanırsa geceye,
Önce ışıklar konuşur ama karanlık sürekli zafer peşindedir.

/ Seninle adaleti sağlayabilir miyiz.../

İstersen sen ışık ol önümde,
Ben karanlığın zaferine yürüyeyim.
Öyle cesur ki omzumdaki kelebekler,
Her rengi ışığa kavuşturmaya adamışlar kendilerini.
Ve yalnız onlar bilir
Kozasından nasıl çıkması gerektiğini...

Bin kederi taşımaktansa beyhude bir sevda uğruna,
Bin kelebeği kozasında besleriz.

/ Hayat anlar mı bizi sence.../

Bu akşam kapı açıldı beklenmedik bir yüze,
İlk kez adımı söyledi kilitlere.
Oysa ben açıktım tüm denizlere,
Sandallar,
Martılar,
Yalanlar
Ve alçalan medeniyet duruyordu yüreğimde.

Ben yine kelebek olmayı seçtim bu sahnede,
Sahi kelebekler ölecek kadar cesur mudurlar..

Silaha hiç dokunmadım şimdiye dek,
Kurşunsa yabancı lügatime.
Peki bu kanama da neyin nesi...

Çocuk dağıldı paramparça,
Savaşın bittiği özgürlüğün başladığı yerde.

N`olur sen ölme bari kelebek
Bana cesur olmayı öğret...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
16 Aralık 2009 Çarşamba 05:05:59


 

 
Düş mesaisindeyim yine bu gece...

Emeğimin ağrısı,

Zavallı bir kalem,

Duygularımın altında ezilen bir kağıt parçası,

Ciğerlerime doldurduğum bir paket sigara

Ve bir kaç damla

En siyahından...

Ama sen gelme ne olur...



Düş mesaisindeyim yine bu gece...

Aldanışımın kaçıncı gündönümündeyim,

Bu kaçıncı taşırdığım duygu damlası

Ve bu kaçıncı garantisi olmayan yarınlarımın dünü...

Yapraklar vakitsiz dökülürken omuzlarıma

Bu kaçıncı mevsimin türküsüdür

Sol yanıma saplanan...

Şimdi seni çağırsa da en hüzzam melodiler,

Ama sen gelme ne olur...



Düş mesaisindeyim yine bu gece...

Hiçsizliğe teslim ettiğim yüreğimle,

Eskiyen yıllar kadar yorgunum.

Şimdi karalanan bunca harf yığını,

Sanma ki dağların görünmeyen yüzü,

Hasretin burukluğudur

En şeffaf haliyle...

Avaz avaz yırtılsa da duvarlar,

Ama sen gelme ne olur...



Düş mesaisindeyim yine bu gece...

Şehrin tenhasının orta yeri...

Zorlanan sabrım kadar sakinim

Ve kimsesizim uçurumlar kadar.

Yalancı olsa da bahar sıcaklığı,

Kaldırımları yalınayak çiğnesem de

Üşüse de bütün damarlarım,

Ama sen gelme ne olur...



Düş mesaisindeyim yine bu gece...

Zindan siyahı bulutlar kaplarken odamı,

Doğurmaktan usanmayan topraklar kadar bitkinim...

Dermansız gözbebeklerim matem tutsada aynalarda,

Kahrolası özlemin düğümlese de boğazımı,

Kördüğüm olsa da bir adım ötesi

Ve yarınları silecek kadar düşünceli olsam da ben,

Ama sen gelme ne olur...



Düş mesaisindeyim yine bu gece...

İskeleden esen fırtınaya inat,

Yelken açmış duygularım yollanırken ummanlara,

Prangaları sökmüşken ayaklarımdan,

Adımlarımı atabiliyorken mavilere,

Bambaşka renkleriyle yakalamaya yüz tutmuşken hayattan,

Adını sensizlik koydukça esen meltemlerin,

Zikrin azalabilir dudaklarımdan.

Ama sen gelme ne olur...



Düş mesaisindeyim yine bu gece...

Bölünmüş bir yol ayrımında duygularım

Gidişi zor, gelişi olmayan bir yol üzeri...

Ama sen gelme ne olur...

Gelme ki ruhumu temizleyim bu şehirden,

Gelme ki hasret kanamasın yaralarımdan.

Böyle masum gözlerle bakma arkamdan,

Tutma ellerimi,

Bırak sarılsın boşluğa...

Saçlarını al götür uzaklara,

Dayanamam savrulmasın yanağıma...

Bu kadar hasretle kucaklarken geceyi ben,

Ama sen gelme ne olur...

Ve sakın dokunma tenime,

Ağlarım avuçlarına...
 
 

Aslah (baddi)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
0
17 Aralık 2009 Perşembe 17:13:54

Ve sakın dokunma tenime,

Ağlarım avuçlarına... 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
9 Ocak 2010 Cumartesi 23:35:01


 

Özlediğim kadar sensin - Sevdiğim kadar bensin

 

Kadavradan ibaret bir gövde,
İmlası bozuk bir cümle..
Bir de aramızdaki büyüyen özlem..

Biliyorum gelmeyeceksin...
Ne sen olabileceğim gözlerinin dibinde..
Ne ben olabileceksin yüreğimin terinde..
Ama...
Bir cümle olduk biz..
Anlatım bozukluğuna meyal verdik ise de,
Sevgiye dair alıntılanmış,
En anlamlı söz olduk biz..
Bizden doğma mutluluğu var ettik
Sevda sağnağında...
Bizden olma bir fincan umudu tazeledik
Hayat çaydanlığında...


Ey kirpiklerinden sağdığım gökkuşağı yedi rengi,

Hüzünbaz hüzünleri unut..Ayak diblerine kök salmış siyah’ı da ..Koş yeni demlenmiş yürek demime..Sokul ve mevzilen gözlerinde kuruttuğum kirpiklerime..Şarkılar sustu biliyorum..Söz sırası bizde..Mutluluğumuzdan alıntı birkaç çift umudumuz var dudaklarımıza ördüğümüz..Erişmese de ellerimiz ellerimize, bir yolumuz var özleminde yürüdüğümüz..Sana kaç gel demiyorum..Biliyorum hakkım değil bu..Bırak kanlı bir savaşın içinde geçsin ömrümüz..Çilekeş bir sonbahar yaprağına özensin gözlerimiz..Aynı tende, aynı gölgede yürümese de mavi düşlerimiz, aynı sevdanın ıslak cümlelerinde büyüsün adımız..İlintilensin kokun Cennnetle, bize aidatlansın ayrılık...Ne fark eder ki..Ben sendeyim...Sen bende...Bükülse de cümlelerimiz , sökülse de alfabemiz biz bir cümleyiz..Sen ve ben...İki harf bir cümleden ibaret mutluluk...


Mutluluğuma umudumu bağışlayan,

Biliyorum özlem kör topal zamanlarında ilerliyoruz..Sen benden uzakta, ben senden ırakta yürümekteyiz..Dışı düşsüzlüğe gebe kalmış bir sabahın koynunda boyun bükmekteyiz..Bazen gözlerimiz nemlenmekte, bazen de özlem aramıza perdelenmekte..Ama bırakmak yok sevgili..Mutluluk umuda gark olmuşsa, artık dönüş yok bu yoldan..Ölüm ölümümüzü öldürmeden gitmek yok sevgili..Bırak ellerinden içmeyeyim bir bardak suyu..Bırak gözlerinde sabahlamasın yüreğim..Uzaklarda bana ait bir cümle ol yeter..Koynumda sonbaharları kurban edemesen de bırak yanımda hep umut ol yarınlara...

Sığlığıma / içimdeki yalnızlığa bir dirhem hayatı aşılayan,

Sus.Dikenli telleri dudaklarına getirip kanatma yaralarını..Kavuşmamanın ızdırabına kanıp içme hüznün şerbetini..Bak kör bir yüreğe sevgiyi öğretiyorsun..Büyüyor içimde ölen bir çocuk..Yarım değil cümlelerim..Mutluluk fiilinden umut deryası cümleler kuruyorum mavilere..Rüzgarı omuzlarıma alıp bulutlara yeni göç yolları buluyorum..Biliyorum her yol sana...Biliyorum her söz sana..Evet zor yaşadıklarımız..Zifiri bir karanlık ilerlediğimiz, bir ölüm kalım savaşı göğsümüzden sildiğimiz..


Bırak aramızdaki özleme bakıp durma..
Kefenle gözlerindeki ıslaklığı..
Gün vuslat zamanı..
Gün bizi bizde yaşatma anı..

Doldur gözlerine kız cocuğu hayallerini..
Yürü bana doğru harf harf..
Yürü bana doğru dua dua..
Bir de gelirken bana,
Bİr avuç maviyi çok görme sakın..

Unutma;
Özlediğim kadar Sen’sin..
Sevdiğim kadar Ben’sin..

“ Seni özlemin en güzel yanı;
Seninle her gün yeniden doğmak mavilere..
Hep nefes al emi..
Seninle hayatlansın bu hayatım....“

 

 

/ Hayat anlar mı bizi sence.../ ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın: