|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
27 Temmuz 2007 Cuma
22:16:41
|
|
|
Telefonda Sen
Bundan daha guzel mujde mi olur? Merhaba diyorsun telefonda sen, Sen ki konusursun, derdim mi kalir? Nasilsin diyorsun telefonda sen...
Bu gece misketi caldirmaz miyim, Baskenti ayaga kaldirmaz miyim, Sesini duyup da cildirmaz miyim, Delisin, diyorsun telefonda sen...
Sagligini dusun herseyden once, Kendine iyi bak icme her gece, Seni seviyorum, hem de delice! Bilesin, diyorsun telefonda sen...
Mutluluk ne kadar kolaymis meger, Sevginin kadrini bilseydik eger, Kim ne derse desin, cekmeye deger, Cilesin diyorsun telefonda sen...
Coktan terk ederdim, bu sehri coktan, Arar diye caydim her yolculuktan, Dostlar ne âlemde, coluk cocuktan Ne haber diyorsun telefonda sen...
Sabrimi yenmese hasret nobetim, Arayip sormaya yoktu niyetim. O anda hapsirdin, "cok yasa" dedim, Beraber diyorsun telefonda sen...
Albumde gorunce aklima esti, Berbere ugradim dun aksam ustu, Resmime bakarak sacimi kesti, Severdin, diyorsun telefonda sen...
Sevgi bu, insani boyle inceltir, Aklin ermedigi yere yoneltir. Sen de siirlerde boyle yuceltir, Overdin, diyorsun telefonda sen...
Biraz da fedakâr olsaydin keske, Ne verdin destanlar yazdigin aska? Omrunden uc gece, hepsi bu baska? Ne verdin? diyorsun telefonda sen...
Hem icme diyorsun, icme de cildir! Hem de kalk su anda bir kadeh doldur, Hadi sagligina serefe kaldir, Cincinlat, diyorsun telefonda sen...
Bu yil kurak gecti, bahar da, yaz da, Erik de olmadi, dut da, kiraz da, Neler soyluyorum, lutfen biraz da, Sen anlat, diyorsun telefonda sen...
Ne soylersen soyle, sen ne dersen de! Anlat dusmanimi duste gorsen de! Bir sigara yaksam, izin versen de; Devam et, diyorsun telefonda sen...
Seni dinlemekten guzel sey mi var? Colde siril siril akan su kadar, Yeter konustugum, benden bu kadar, Merhamet, diyorsun telefonda sen...
Gelirsem gorunme, kendini gizle, Seni yagmalarim, yerim bu hizla! Yerin kulagi var, acilma fazla, Orda kal, diyorsun telefonda sen...
Canim ne istiyor su anda bilsen? Ah mumkun olsa da bulup da gelsen, Kendi ellerinle incecik dilsen, Portakal, diyorsun telefonda sen...
Afedersin bazen sapitiyorum, Boyle sacma sapan laf ediyorum, Kapi caliniyor, kapatiyorum, Hoscakal, diyorsun telefonda sen...
Cemal Safi
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
27 Temmuz 2007 Cuma
22:17:05
|
|
|
BAK SONUNDA OLANLAR OLDU
Bak Sonunda Olanlar Oldu Yuregimdeki Bitimsiz Ask Isyanlarda Sorguluyor Gonlumu Sabahlara Dek
Uykusuz Gecelerim Kabuslarla Raks Ediyor Bir Olum Sessizliginde Zaman Caresiz Bir Kivilcimin Golgesinde Yakarken Beni
Sen Ey Buruk Sevdamin Suskun Gelini Nerelerdesin Ne Hallerdesin
Askin Yuregimdeki Gozyasi Yagmurlari Akip Kara Sevda Siirlerine Donusurken Gun Asiri Matem Karasina Burunurken Gece Askimla Melankolik Sarkaclarda Salinirken Biz
Sen Ey Buruk Sevdamin Suskun Gelini Nerelerdesin Ne Hallerdesin
HAMDI KURTULMUS
|
|
|
27 Temmuz 2007 Cuma
22:43:35
|
|
|
AYRILIK
Ben, sende beni buldum
Aşkın heyecanı
Kalbin hızlı atışıydın
Mesafeler girse de araya ayrılmazdık
Biz hep buna inandık
Affederdi bu yürek sevgi uğruna her şeyi
Kabul ederdi bu beden
Değmeseydi tenine benden başka bir ten
İstemeden bu ayrılık
Elde değil bu veda
Devam edemem artık
Sonu olmayan bir yoldaT
ükettim ben çarelerimi
Sarmam gerek yaralarımı
Kahrolsam da mecbur bu ayrılık
Elveda…..
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
11:37:46
|
|
|
Size Kalsin Dedi Dünya Çulunu Aldi Gitti .
Gitti! Vakit, gece idi. Sari bir toz bulutu Ardi sira velvelede, pulunu aldi gitti! Göçe verdi, gün hasmini… Dolunca buz bulutu, “Size kalsin” dedi dünya, çulunu aldi gitti!
Kara yagiz deli ogul, dert ile doluk ogul! Gam, kasavet yürek içre bet-benzi soluk ogul! Çagil çagil çagildayan al kandan oluk ogul; Agdi gögü feryat figan, alini aldi gitti!
Bin dehlizde korca ahim sözümde karam parça Parça özden özge candan dilimde yaram parça Kanatlanip kara bahtin nazinda paramparça Gövdesini, ayagini, kolunu aldi gitti!
Gitti! Takdir, Yaratan’dan, geride saglar sahit! Gençligini zay etmeye er olan çaglar sahit! Bir gülüne bin agitla titreyen baglar sahit; Sarmas dolas murttan bozma dalini aldi gitti!
Gün görmeye hal mi vardi, görmeye gün mü vardi? Hangi zaman nefes tutar; yarin mi, dün mü vardi? Ugras üzre yönelmeye, can havli yön mü vardi? Tunç inadin atlasinda yolunu aldi gitti!
Neredeydi, kimde idi, kim bilir hangi mekân, Asabini sirretmeye bir çakim süngü mekân… Dindirmeye volkan agzi çor-çocuk mengü mekân, Koydu bir od... Bagir desen külünü aldi gitti!
Gitti! Gerçek, cümle âlem Tanri’dan han döngüsü, Hâk bilene yedi iklim, ezelden can döngüsü, Bir kuru taht damar damar ebede kan döngüsü Evdesine ar bileyip, salini aldi gitti!
Vadesinde kadir kiymet iki çift hâle nergis Kime niyet, geçen ömrü, alir mi kâle nergis? Aglasirken gönüllerde menekse, lale, nergis; Kismet midir, son tebessüm? Gülünü aldi gitti!
Ne gam! Rengi mesk baginda gaflete dalan cehle Hatiratin kiskacinda yarida kalan cehle Dagdan tastan firak olmus kemâlat çalan cehle Göz bulagi bugusundan selini aldi gitti!
Gitti! Mahal, Kurtbala’da nisyanin gemi mezar, Dost, akraba dolup tasan mihmanin cemi mezar, Doksandokuz ad sefkati, tövbenin demi mezar Ak koynuna al topragin zûlünü aldi gitti!
17 Subat 2007 // T A R S U S .Hakan Ilhan Kurt
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
11:50:10
|
|
|
Yandim .
Harabe hayallerden heyhat kivrandim, yandim Hakikati görmedim simdi utandim, yandim.
Hâlâ hakir görürüm yerde sürünen cani Yardimina kosmadim belki limandim, yandim.
Hiddetli hikâyeler bana hisse sunmadi Kendimeymis atesim ele buhrandim, yandim.
Harmanlari savurduk hasat günü yakindi Günes yakti, sam vurdu dertli ummandim, yandim.
Hasar görmüs hülyalar hezimete ugradi Alevler göge çikti isli dumandim, yandim.
Ateslerde kavruldum buz tutan yüregimle Heybetli heveslere düsen devrandim, yandim.
Hak miydi bu hadise basima çöreklendi Kendimi kurtarmadim asil kaptandim, yandim.
Hâkim dedim kendime biraz hasin davrandim Mihmanmisim dünyaya sandim sultandim, yandim. .Afet Kirat
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
11:51:32
|
|
|
Ikinin Siiri .
Bugün iki kez yagdi yagmur; iki kez eskidim sanki.
Iki ömrü kol kola yasadim ben; biri nergis bahçesi, digeri mahser yeri.
Hep iki sömine yandi yüregimde; birinde atesti, digerinde kül.
Ve iki kez âsik oldum; bundandir iki kez ölmüslügüm.
Sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü; simdi sömestrdeyim.
Ilk iki kitabimdan sonra sitmaya tutuldu coskum; daha depremlerleyim.
Ve iki kere iki, kitabimda benim,
ya çok eder ya sifir... .Yilmaz Odabasi
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
11:52:20
|
|
|
Yürürken Dinledigim
.Eskisi gibi aldirmiyorsun, basladigi gibi bitiyor gün/ ürkek kisraklar gibi kosarak karanligin içinden. Sen hala düsler topluyorsun adresleri süpheli ömrünün/ issiz ve hazan vurmus bahçesinden.
Ayni üslupla yazilmis siirlerin verdigi bikkinlik/ gibi, aksami esmerligiyle taniyorsun artik. Ne kaldi geriye coskulu siirler’den bize? Gece uzak tellerde açilmis bir yirtik...
Bak! yasli kadinlarin çikini gibi karanlik/ gizliyor her seyi, için için büyüyor. “Düz gitmek iyidir” diyor. [ bir iç ses ] Kendisi her zaman kestirmeden yürüyor.
Öcünü al kir yollarinin, avlu önlerinin/ Yak desem Neron hirsiyla bütün sehirleri. Ayni karanlik toplamayacak mi yine/ dimaglari kurutulmus bütün köleleri.
Mevsimler degisiyor ama eskimiyor günlerin/ üzerindeki esvap, canli ve parlak, bin yillik... Bozkirlar gibi kavrulup duruyor teninde/ Gözünü her kapayisinda ürperen aydinlik. .Engin Kahraman .
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
11:56:53
|
|
|
Insan Telefon Defterini Temize Çekerken Bazi Isimleri Eski Defterinde Birakir
.Onlar artik birdaha asla aranmayacaktir.Garip bir hüznü barindiran bu silik isimlere bakilir bakilir.Kimi okuldan sinif arkadasinizdir, kimi çok çabuk unutuverdiginiz bir sevgili, kimi bir cafede aylarca herseyi ama herseyi paylastiginiz birisi; yada istifa ettiginiz bir yerden bir arkadasiniz! Soyadlari sorulmamis birsürü hatirlanmayan isimde vardir defterde; ve süphesiz üstünde isim olmayan telefon numaralari korkunç bir operasyonla onlarca hayat, onlarca güzellik bir çirpida ortadan kaldirilir.
INSAN TELEFON DEFTERINI TEMIZE ÇEKERKEN BAZI ISIMLER ÜZERINDE DURUR.
Onca zaman sonra birkez arasaniz, sesini duysaniz... Ona edilebilecek bir çift sözünüz yoktur! Birlikte gittiginiz filmler, meyhaneler, evler birbirinizi yillar sonra özlemenizi saglayacak sevgiyi asilamamistir size.Yalnizca bir isImdir simdi o.Temize çekerken atlarsiniz hemen.Derhal çevirirsiniz sayfayi telasla, alalacele.Oh, isim geçmiste kalmistir.
INSAN TELEFON DEFTERINI TEMIZE ÇEKERKEN HAYATINIDA SORGULAR!
Hangisi ihanet etmistir, hangisi yalvarmistir kendisini birakmamaniz için; hangisinin birsüre sonra arkanizdan konustugunu duymussunuzdur; hangisi sizi en güzel öpmüstür; hangisi rüyalariniza girmistir, hangisinin ayak parmaklari ilginizi çekmistir, hangisine hediye alirken zorlanmissinizdir, hangisiyle en hararetli tartismalara girip kavga etmissinizdir, hangisi için sabahlara kadar içip içip aglamissinizdir? ! ...
Dogrular, yanlislar, hatalar, tutkular!
Birlikte EDIP CANSEVER okudugunuz o insanlar, solmuslardir.
INSAN TELEFON DEFTERINI TEMIZE ÇEKERKEN YALNIZLIGINIDA KANITLAR.
Bütün bu insanlar simdi nerede, ne yapmaktadirlar? Saat elbette dört`tür! Paradoks, labirent, koni, tüm bilimsel ifadeler ve mentalite tersine dönmüstür. Ters dönmüsüzdür. Bu tekbasinalik ve bu isim katliami aslinda size ters gelir... Çalan telefona bakarsiniz.Acaba? Acaba telefon defterini temize çeken bir arkadasinizin son anda kurtarma çabasi midir?
Bir iki kirik sözcük, yarim yamalak bir bulusma, belki...
Bilemezsiniz...
LÜTFEN, AMA LÜTFEN TELEFON DEFTERLERINIZI KAYBETMEYINIZ... .küçük Iskender .
|
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
20:17:31
|
|
|
ÇEVİRME BENDEN GÖZLERİNİ GÜLÜM
SESSİZ KALIŞIN CANIMI YAKIYOR
O GÜZEL GÖZLERİNDE OLMASIN NEM
AKAN GÖZYAŞLARIN YÜREĞİMİ DELİYOR
SEN BENİM GÖNLÜMDE AÇAN BİR GÜL SÜN
ASMA GÜZEL YÜZÜNÜ BİR ÖMÜR GÜLSÜN
BU BÜYÜK SEVGİMİZ SONSUZA DEK SÜRSÜN
BU SEVDALI YÜREĞİM SENİ ÇOK SEVİYOR
BAK KAŞLARIN YİNE ÇATILDI
DUDAKLAR BÜKÜLDÜ GÖZLER YAŞARDI
GARİP MUSTAFANIN DÜNYASI KARARDI
YAPMA BÖYLE GÜLÜM KALBİM ERİYOR
YALNIZ SEN
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
20:17:43
|
|
|
|
selam baran tşk ederim çok güzeller.
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
20:20:27
|
|
|
|
hoşgeldin canımcım tşk ederim.
|
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
20:24:51
|
|
|
mecnun oldum leyla nerede
yarimi ararım susuz çöllerde
beni çağırır hayallerimde
elimi uzatsam tutamam leylam
tükenmiş bedenim derbeder olmuş
leylamın bedeni çölde kaybolmuş
bir melek olup göklere uşmuş
uzat ellerini tutayım leylam
bu acı yüreği yakar kavurur
hasreti beni çöle savurur
leylamın hayali gözümde durur
bulamasamda seni ararım leylam
YALNIZ SEN
|
|
|
28 Temmuz 2007 Cumartesi
20:25:18
|
|
|
|
eyvallah saolasın
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
30 Temmuz 2007 Pazartesi
12:15:14
|
|
|
**
*MEKTUP VAR*
**
Kirli sari duvara civilenmis, gri asIk suratli posta kutusuna baktim,
Soguk metal Kutudan gokkusagi Fiskiriyordu sanki.
Los bir boslugun icinde,hem de yillardan sonra minik posta kutumda sari bir zarf... Uzerinde pul. Ozlemisim! El yazisi gormeyi ozlemisim meselâ...
Adimin, adresimin sevdigim bir dost tarafindan yazilmasini ozlemisim. Cocuk gibi sevindim. Bir sure acmaya kiyamadim zarfi, oylece bekledim.Gozlerimi el yazisindan almadim, alamadim. Seyrettim. "s" biraz yamuktu, "b" desem sanki kelimeden ayri gibi, bir basina.
Belli ki aceleyle yazilmisti. Ama her harf bir dokunustu.
Sari zarfa dost eli degmisti, dost yuregi gezinmisti uzerinde.
Istanbul`un gogu grilere teslimken,sabah kuslari taze,
yesilli yapraklarin arasinda kuru dal ararken, gun bulutlu, ruzgârli ve gitgide sessizken gelivermisti. Apartmanin girisindeki asIk suratli gri posta kutusu bana goz kirpti sanki. Konustu... Duydum! Ne zamandir; hep ince uzun, dikdortgen zarflar aliyordum.
Bankalardan, taksitli kartlarin ekstreleri.Bir de telefon ve elektrik faturalari. Mektup almayali ne cok olmus. Ne cok ozlemisim el yazisiyla yazilmis zarflari.
Her biri ayni karakterde yazilmis, puntolari bile degismeyen zarflar hayatimi ne zaman isgal ettiler? Ya, el yazili zarflar nasil minik ve celimsiz adimlarla uzagima nasil dustuler?
Ve ben buna nasil izin verdim. Baska zaman olsa kendime kizardim. Bu kez oyle olmadi. Kendimi anlamaya calistim. Affettim. Zarfi yavas, yavas actim. Sindire, sindire.
Cizgisiz kagida yazilmis, kat yerleri ozenle ayarlanmis mektubu Saskinlikla oksadim.
Sadece iki satirdi mektup: "Her gun maillesmek yetmedi birden.Ekrandan ekrana yaptigimiz yazismalar yetmedi. Yillar onceki gibi olsun istedim. Biliyor musun, sana mektup gonderirken ben aslinda kendimi tazeledim."
Yuregim pir, pir etti. Gulumsedim!
Yazari Bilinmiyor
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
26 Ağustos 2007 Pazar
23:40:21
|
|
|
|
çok güzel line. tşk ederiz.
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
30 Ağustos 2007 Perşembe
21:43:15
|
|
|
*Ay günlügü .Sunus
yildizlardir üzerimize düsen kirik ay taslari...
*
Gelmelerin ve gitmelerin arasina sikistirilmis adi hilal bir yanlizlikti gözlerin. Ay günlügünde bir adim uzaktaydik aska; belki bir adim daha yakin...
*
Yakamozlarin isiltili yollarinda içimde dört nala kosan atlar var. Nal seslerini duyuyor musun? Bakir yüzlü, tunç bilekli süvarilerin örste dövülen yürekleri midir bu tan kizilligi? Yoksa cesaret midir? Kamçisini sallayan aska teninde soluk soluga at kostururken...
*
Serin bir rüzgari getirmisti yaninda egilip usulca oksadim yelelerini... Içimde soluksuz arzulari kovalarken dört nala yanlizligim en militan yanimda intihar eden ates böcekleri...
.....
2
Kiyilari hançerlenmis aksamlar yüregine sapli deniz kaybolan gemilerin mendireginde giden uyku...
Yanlizligin güncesi kirik aynalarda param parça bir begonya gülüsü...
Tütün kokan uzaklar ay yüzlü aksamlar en keskin kiliçlariyla kininda uyuyan misralar...
3
Varlik- saflik, yalan- gerçek,göç- kus,ask- biber,umut- ölüm,mutluluk- özlem...
Açar içimizde gelin çiçekleri günahlarimizla el ele yürürüz yürürüz denize çikar tüm yollar...
Ayazda çobanlarin söndürmeyi unuttugu dag atesleri gibi bir odun atsan tutusacak düsler
çevrilir kilit açilir öbür zamana aynalar
çakar kibritini küçük kiz kanatlari gölge kuslar uçar kalbimin duvarlarinda...
4
Uyanirsin adina ask denen bir depremle gecenin geç ve tenha saatlerinde bir kaçisa ömrünün kadraninda akrep misali...
Iki göz arasi ela bir zamanda kalbinde ay depremleri
5
Gelmek ve gitmek arasi med-cezir takvimlerinde kum saatinden akan zaman. Bir yanda biriken bir yanda tükenen yazgisi kirmiziyla yazilmis mürekkebi karanfil düsler...
Hüzün atlasinda deniz koyulugunda gözlerin.
Safak sökerken kar beyazi penceremize asilmis dolunaydir umut...
müzik:gülümcan(ahu saglam-köprüler)
.Temel Kurt .
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
30 Ağustos 2007 Perşembe
21:46:55
|
|
|
Göç yollari .yasam alanlari kusatma altinda beden avlusunda tutuklu akil sesler kiliç, agizlar biçak karanligina bir isik yansa kendinden korkacak
gicirtili kapi olurum gecenin tenha yerinde uyku bölen o fotografta ben yokum gönüllü sürgünüm içtenliksiz söylesiden
susma zamanidir: içimde yitik adresler çogaliyor agzimda sessiz harflerin pasli kilidi. kapasam gözlerimi düsmek korkusu dolasir damarlarimda
kendi sularimda yorumla beni yoksa... merhaba uzak sehirler göç yollari göçmen kuslari yalnizligimin. .Asli Durak .
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
30 Ağustos 2007 Perşembe
21:59:51
|
|
|
Yar Çikagelir .Söndürmedim gönlümdeki çirayi Bakarsin bir aksam yar çikagelir Sarmak için bagrimdaki yarayi Bakarsin bir aksam yar çikagelir
Rüzgarlar atini yordugu zaman Azrail adimi sordugu zaman Bademler çiçege durdugu zaman Bakarsin bir aksam yar çikagelir
Hilallerin dolun olma vaktinde Mevsimlerin yalin olma vaktinde Gelincigin gelin olma vaktinde Bakarsin bir aksam yar çikagelir
Sevda-umut,vuslat-düs`tü diyerek Hayal-bahar,hayat-kis`ti diyerek Geçiyordum yolum düstü diyerek Bakarsin bir aksam yar çikagelir. .Yusuf Özcan
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
30 Ağustos 2007 Perşembe
23:45:02
|
|
|
ersin kise silemez sadece şiiri atan kişi silebilir. ben hiç görmeden silinmiş hem de merak ettim şimdi.
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
1 Eylül 2007 Cumartesi
11:29:16
|
|
|
OZAMAN SİLİNMEMİŞTİR. 
|
|
Gün gelir kelimeler kifayetsiz kalir!
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|