|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
16 Haziran 2007 Cumartesi
22:46:10
|
|
|
! ! ! ! ! -Hüzün Yaprağı-! ! ! ! ! ! ! İlkbahar olunca, dalda yeşilsin Sen ki bu bahçede, yeni değilsin Öyle bir bak ki, ruhum gerilsin Gözlerde yaş durmaz, hüzün yaprağı
O Dalda yapraklar, durur mu sandın Düşer de toprakta, kalır mı sandın Acılar gün gelir,bitermi sandın Gönüller kin tutmaz, hüzün yaprağı
Hep seni fısıldar, dışarda rüzgar Ömür mevsimimden, düşen yapraklar Bunun ne mekanı, nede zamanı var Ömüre sur durmaz, hüzün yaprağı
Sevgine muhtaçtım, kısacık yolda Çalıştım didindim, hayat yolunda Çatlayan ellerim, nasır tutsa da Tenimde ter durmaz, hüzün yaprağı
Su olup akarım, kurak çöllerde Bir Anız fidanı, dağın böğründe Sevgine muhtacım, gurbet elinde Ele duçar olmaz, hüzün yaprağı
Sonbahara döndü, gönül defterim Sayfalarında bil ki, seni gizlerim Hep adını yazıp, resmin çizerim Sayfa yazı sunmaz, hüzün yaprağı
Kalemim kırılmış, mürekkep bitmiş Azrail bu canı, almaya gelmiş Diz toprağa dayanmış, fer’i kesilmiş Nefes sona gelmiş, kadim kesilmiş Yürekler set çekmez, hüzün yaprağı.
Kısık iniltinin, kulakta sesi Yaprağın duyulan, en son nefesi Çağırdı bilmem ki, beni neresi Mekanlar sır bilmez, hüzün yaprağı
Gün olur bedenim, makbere düşer Sorguya, suale, gelmiş melekler Bir yanımda nekir, bir yanda münker Dile emir olmaz, hüzün yaprağı
Dünyada hiç sonu, yoktur emelin Hasat’ı cennettir, güzel amelin, Huzuru-mevlâda, bomboşsa elin Ele hisâb olmaz, hüzün yaprağı
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
16 Haziran 2007 Cumartesi
22:46:39
|
|
|
! ! ! *İpekböceğiyim; Bir Kelebek Olabilsem*! ! !! ! ! *İpekböceğiyim; Bir Kelebek Olabilsem*! ! !
Ben bir ipekböceğiyim sevgilim Meskenim bir kozadır, benim en şirin evim Ne olur.! ..bu ufacık kozayı, alda koynuna…. Sıcakla ısıttığın sinende, gözlerimi açayım
Ben bir ipekböceğiyim sevgilim Tasımda aşım, bir tutam dut..yaprağım Kendi içimde büyütüp te beslediğim Sana sevgi ilmeği ören, bir kelebek böceğiyim
Ben bir ipekböceğiyim sevgilim Şimdi en olgun çağlarına gelmiş…SENSİZİM Öyle ipekler ördüm ki kozamda bir görsen? Ya içinde kalıp seni, yada kendimi öldüreceğim….
Ben bir ipekböceğiyim sevgilim Şimdi iki seçenekten birini seçeceğim Ya sevgini göster ki bana, kendime geleceğim Ya da göstermeyip, kaynar sularda eriyeceğim
Ben bir ipekböceğiyim sevgilim Sevgi kozalarımı örerken, hayli zaman geçmiştir Kabuğumdan çıkamazken, mevsimlerde geçmiştir, Ve ipeğimden ayrılırken; kelebek anımda gitmiştir
Ben bir ipekböceğiyim sevgilim Bir kelebek olmayı, oysa..oysa ne çok istedim Bir fırsat tanınsa bana, onu şu an isterdim Kısa bir AN’da olsa, bu AN yeterdi derdim…..
…. Ve sunuldu o AN… Ben şimdi kelebektim Karanlık kozadan uçan, bir ipek böceğiydim Uçmak güzelmiş meğer, o güzel anlar benim En güzel yaşanılan an, tabi ki bu an derim
An’lık bir kelebekte olsam…. Sevgilim Nefes alabilmek ve kanatlarımın beni Taşıdığı yere kadar uçabilmektir…ÖZGÜRCE… Ve..İnsanoğlunun ömrü de anlıktır…DÜŞÜNÜNCE… Ve kuytu bir köşede kendi eceliyle ölmektir..SENSİZCE….
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
16 Haziran 2007 Cumartesi
22:47:31
|
|
|
* Gani *Küçücük bir çocukdum, henüz yedi yaşında Fakirdik otururduk, muhabbetle bir handa
Bir konak bulunurdu, hemen sokak başında Dışardan bakar idik, bu saray yavrusuna
Bu konakta yaşardı, zengin mi zengin biri İriyarı pos bıyık, kibirli esmer biri
Lakabına derlerdi, Kul yedilerin Gani Yağız bir delikanlı, selam vermez bir fani
Korkardım bu halinden, ürkerdim ceylan gibi Pusup ta bir köşeye, çabucak geçse bari
Ganiden duymamışlar, bugüne kadar selam Varlıklı ya bu insan, herkes çekinir ondan
Görmedim bu konakta, kırk tane oda varmış Ağır misafirler ise, burada konaklarmış
Bahçesini görmüştüm, her türlü güzel çiçek O bahçeye girmekse, yürek isterdi yürek
İmrenirdim görünce, bizimde olsun derdim İçinde top oynayıp, salınırdım ben her gün
Babam memurdu benim, tayini çıkıp gittik Bir anı kaldı bende, onu bırakıp gittik
Yıllar ne çabuk geçti, babam emekli oldu, Bu hayat yolum ise, yolun yarısı oldu
Yıllardan sonra bir gün, gittim o memlekete Eski hatıralarım, canlandı gözlerimde
Küçük ildi o zaman, şimdi büyük bir şehir Gezdim sokaklarında, bazen ki bad-ı seyir
Vardım çay ocağına, oturdum bir köşeye Gözüm birden ilişti, tablayı boşaltan yüze
Saç sakala karışmış, üst başı per-perişan Yakada bir karış kir, haliyse darmadağan
Seslendim Emmi dedim, hele otur iç bir çay Kahveci olmaz dedi, o cezalı içmez çay
Cezası ne ki sordum, bu çayı ben söyledim Sen ki buralı değilsin, anlaşıldı hemşerim
Yıllar önce bulundum, tanır mısın bunu sen Ne tanırım kahveci, kimin nesi bu acem
Oturduğum çevreyi, kahveciye söyledim Kahveci bu adam mı, sen tanırsın hemşerim
Bu adam gençken beni, öyle bir dövmüştü ki Çok varlıklı aileydi, büyük bir mirasyedi
Allah kelamı etmez, ne oldum delisiydi Çalışmaz çaka atan, Kul yedilerin Gani
Birden duyduklarıma, donup ta öyle kaldım Bu cüce adam mı ha, tanımadım şaşırdım
Ne oldum dememek lazım, ne olacam demeli Ol büyük yaratana, şükrü daim etmeli
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
16 Haziran 2007 Cumartesi
22:52:51
|
|
|
Birden BireBeklenmedik bir anda bastırdı yağmur Sağanak halinde geldi Bereketinden yeşerdi her yer Güneş ışıdı aydınlattı evreni Açıldı tüm çiçekler Kuşlar kanat çırpar oldu sevgiye Mutluluğa döndü kederler
Hiç hesapta yoktu yeniden sevmek Kırık dökük yüreğim kapatmıştı kapılarını Bir daha üzülmemek adına Sen Kırdın zincirlerimi Özgür kıldın alabildiğine İçimdeki ikinci beni
Aşk mı Sevgi mi Adı her neyse Yaşamak istiyorum bu güzelliği Seninle elele Yürek yüreğe
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
16 Haziran 2007 Cumartesi
22:55:54
|
|
|
Güneş açıyor...
Üzerimdeki elbise paramparça, Karanlık bir dünya, Yenisini alıp giyebilecek miyim. Kalp kapakçığım kapalı, Rüzgar nereden esiyor bilmiyorum, Hep korku umutsuz bekleyiş, Bir damla yağmur suyu, Yeşertir mi yeni dünyamı, İğne deliğinden girecek ışık, Dünyamı bedenimi ısıtır mı, Biri elimden tutup, Bilmediğim aşk iksirini içirir mi, Açar mı kalp kapakçığı mı, Rüzgar götürür mü beni ona, Yağmur suyu yıkar mı bedeni mi, Serap misali gökkuşağı tacın,
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
16 Haziran 2007 Cumartesi
23:08:38
|
|
|
Ayrildik ama ayrilamadik Ben seninleyim, sen benimilesin her an ugruna mucadele verdigimsin Aldigim nefessin Sen benimsin
Ictigin sigaradayim Yurudugun yolda verdigin kavgada geceleri sevistigin benim Baskasi sanipta
Gozlerim gozlerini guldurur Dudaklarimizda ask unutamam, unutamazsin Kendini avutma Geceleri sevistigin benim Baskasi sanipta
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
16 Haziran 2007 Cumartesi
23:13:32
|
|
|
AGLADIM BEN
Firtinalardan kopup gelen,
Asklar,sevdalar,ihanetler
Kandirdi aldatti bizleri
Aldandik çocuksu yuzlere
Oyleki; sevgilim diyebildik
Serefsiz ruhlara,serefsiz duygulara
Acindirdilar; Acidik belkide çalinti sevdalara,
Ama aciyi sevmedim oldum olasi,
Titrek mum alevinde oldu hersey,
Belkide alnima vuran gunes Bulutlarin ardindaydi,
Belkide hep bu yuzden hep golgede yasadik,,
Bu yuzden ezildik hirpalandik,
Ama herseye ragmen dusup yokolmadik,
Hayat acimasizca tokat atar,
Uçurumlarin esigine getirir insani ve iter,
Aglar kimileri belkide sen.
Uzulme,aglama
CUNKU HEPIMIZIN YERINE AGLADIM BEN
|
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
00:09:14
|
|
|
|
Ellerine yüreğine sağlık Emine.Bir duygu fırtınası yaşattın bana.
|
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
00:11:56
|
|
|
Sevmiyorum Sevmeleri Sorma ne haldeyim arkadaş Acılarla dolmuş şu yüreğim Sevda acısıdır gönlümü yakan Yakıpta kor gibi kavuran Çok sevdim onu taparcasına San ki karşılıkmı buldum aşkıma Sevmiyorum artık sevmeleri Sevmeye korkar olmuşum Onunla güzeldi hayat Mutlulukla ömür boyu yaşamak Gülmeyi unuttu artık gözlerim Hep uzak olur sevdalar yüreğime Hakkım yoktur benim sevmeye Boşuna haykırmışım sevgimi ona Biz arkadaşmışız sevemezmişim Sevmiyorum artık sevmeleri Boşuna ümitlenmiş sevmişim Ne haddime onu sevmek ......................Hayaller kurmak Sevmiyorum artık sevmeleri Dön be koçum kendi dünyana Sevmek kim sen kimsin Sen sevgilerden aşk,lardan ......................Uzak yetişmişsin Hep uzak olur sevdalar yüreğine Sevmiyorum artık sevmeleri... Mustafa Yavaş
|
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
02:21:19
|
|
|
Sormadan Günler geçiyor gülüm bize sormadan Hayat bitiyor bizi bizi bulmadan Sana bana oynanan bu oyunları Unutalım mı bizi bizi yormadan
Sevgi çiçeği gülüm daha solmadan Aşk rüzgarları yine yine durmadan Seni beni sevmeyen şu insanları Yok edelim sevgilim bizi vurmadan
Aşkımızın güneşi daha batmadan Ayrılık ateşleri böyle yanmadan Sevgi sözü etmeyen o dudakları Kapatalım kimseler bunu duymadan
Kader söylüyor bize atla korkmadan Birlikte gideriz biz geri bakmadan Doya doya sevmeyen kör gönülleri Kurtaralım idama mahkum olmadan Özgür Sirius
|
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
02:39:57
|
|
|
Kendimi Seveceğim...!Önce; Bir örs ile Çekiç verin bana Kendimi döveceğim……….
Bir de; orak ile tırpan verin bana Kendimi biçeceğim…………
Sonra: Bir aşk ile sevda verin bana Kendimi seveceğim…………..
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
20:21:34
|
|
|
teşekkür ederim arkadaşlar. Bütün şiirleri burada toplamak istiyorum.
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
20:41:42
|
|
|
Babamm
Taaa... içimde şuramda bi hasret var,bi yangın ölesiye beni sensiz bıraktın,kimsesiz sen benim sırtımı korkusuzca döndüğüm ilk ve son erkek!
Şimdi çokkk...uzaklardasın ne haykırsam sesim gelir sana ne aglasam gözyaşım
Kimse benzemiyor sana sesin sesine,sevgisi sevgine senin gibi kimse bakmıyor bana elimi senin gibi kimse ısıtmıyor
Özledim seni anlıyomusun.... hemde çokkkkkkkkk bir gün kavuşucam sana belki erken belki geç
en güzel hayallerimi senle süsledim en masum duygularımı senle besledim bırakıp gittin ya! yiye sana küsmedim
seni çokkk özledim biliyorum nafile duymıcaksın ne çok istesemde bana gelmiceksin bir kez öldün bidaha ölmiceksin
seni çokk özledim mekanın cennet olsun(canım babam)
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
20:42:34
|
|
|
Babam Canım Babam
Sesinle uykumdan uyandım Sevmedim gördüğüm bu rüyayı Gitmeden görüşelim dedin Elimden tutup bir yola girdin.. Nereye gideceksin ki Neden sonra görüşelim ki.... Hatırlarsın dedin unutmazsın İşte o an seni Reşadiyedeki halinle hatırladım Ne kadar büyüktün, Ne kadar sevgilimdin Büyüsemde ATATÜRK paltonu Tek başıma tutabilsem İki kardeş zor tutardık Giyindiğinde havalara uçardık Öyle bir kucaklardınki Kollarında güvenle gülüşürdük Eski halinle gördüm rüyamda Sarıldım sarıldım canım babam dedim Gideceğim üzülme dedin Gözyaşları içinde uyandım Yatagım dar geldi sığamadım Gece yarısı oldu telefon açıp Sesini duyamadım Kardeşimi aradım teseli aradım Hayırlar olsun dendi, gözyaşlarım dinmedi.. Sesini bir duysam sakınleşeceğim o an.. Canım babam Gitmeden görüşelim dedin ya Ben bu rüyayı hiç sevmedim Yine güleceksin bana Rüyaların tersi olur Gitmiyorum diyeceksin Kıyamıyorum canım babam Kıyamıyorum her zaman gelemesemde Sesini duymak istiyorum Yarın Yarın sesini duyana kadar Yatağım dar diken gelir bana Sığamam hiç bir yere Sakın gitme ha Büyümüş görünsemde Bu çocugun çok ihtiyacı Var sana Can Canım babam Beni sakın bırakma...
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
20:55:16
|
|
|
Baba Kalk Baba Uyan
baba kalk baba uyan Hıdırellez değil gençliğimdir böyle yanan
baba kalk baba uyan
otuzüç yılım talan otuzüç yılım ziyan
yeşiline gözlerinin istesem de bakamam..
sarı girdiğinde yeşilin koynuna mantarlar kabardığında yerin bağrında olacaktınya hani dönüş yolunda baba bak gerçek oldu işte uyanıkken bile gördüğün her rüya.
baba kalk baba uyan
telaşını sesinin istesemde duyamam.
dört damla biri toprağa biri bileğime nazır ve ikisi kurumaya gebe kavruk yüzümde toplanıyor bir bir kelimeler yutkunamadığım kursağımda
ah! gerçekleşesi hayaller kuran adam bir keşkem bile yok dilimde diyemiyorum getirebilmek olsaydı seni elimde
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
17 Haziran 2007 Pazar
23:43:42
|
|
|
teşekkür ederim arkadaşlar
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
18 Haziran 2007 Pazartesi
00:26:39
|
|
|
Sevdaşık
Aydınlıktır sevgi: yarınlara çizilen yoldur sırat gibi. Aşk ise bu yollar üzerinde uyulması gereken kurallardır. Sevgide temel ilke özgüven, sonuç saadet; aşkta temel ilke doyumsuzluk ve fedakarlık sonuçta ya ölüme eş azaptır ya da sefakarlık. Umuttur sevgi..... Seven insan yalnızlığı kaldıramaz ve sevilmeyi bekler. Eğer seviyor ve seviliyorsa sevgi kıvamına gelmiştir ama seviyor buna rağmen sevilmiyorsa bu sevgiden aşka dönüşme yoluna girmiştir. Ama seven insan vazgeçmez. Aşığın ise iki pragmatiği vardır. Ya canını feda eder yada yiğitliğinden vazgeçip doğruluğu terk eder. Seven bunu yapmaz. Aşık kolay vazgeçebilir yada kolay aşık olabilir bir başkasına fakat sevgide hürriyeti ve sadakati ilke edinir insan; en küçük bir desise de bile bir hançer saplanır bağrına. Nebatat ve kainat çerçevesinde insanın fark edemediği şey sevgi ile aşk arasında çok uzun hudutlar olduğudur. Aşk evrenseldir. Aşık olan her şeyi düşünüp ister. Ama seven insan kendini belli kalıplara sokmuştur. Sevdiğinden ve sevdiği ile beraber olmaktan başka bir şey düşünemez. Sevgi rasyonalizme eş değer yargıdadır, doğrularla kendini var eder. Aşkta ise DOĞRU manasını yitirmiştir ve aşk hakikati bitirmiştir. Seven insan planlıdır ama aşık olan insan yapacaklarının sonucunu düşünmez. Körü körüne bağlanmıştır; aşık olduğu kişinin kusurlarını görmez. Aşkta cinsellikte vardır. Bir aşık karşısındakini hep çıplak hayal edip onunla renkli fanteziler kurar. Seven ise bu düşleri belli bir gaye ile muhafaza etmesini bilmiştir. Seven için sevgili minik bir serçe gibidir kıyamaz. Sevgide ciddiyet vardır aşkta cinsiyet. İkisinin ortak noktaları elbette vardır ve zaten bu ortak noktalar sirayetinde AŞK ve SEVGİ her zaman birbirini tamamlar. İşte en ulvi lezzet budur. Her insan bu iki kaideyi beraber yaşayamaz. Hem sevip hem aşık olan insan sayısı az ve... Sevgiyi ve aşkı tek kalıba sokup yürek verdiği insanı bu iki duyguyla yücelten bir insanın ne ölmekten korkusu vardır ne... Hem uzun yıllar yani ömür denen zamanda sevgili ile yaşamanın hayaline kurar hem de her an sevgiliye can vermek için tetikte bekler. O sevdiğini koklamak ister, hiç susmadan konuşmak ister hiç durmadan öpüşmek. Seks te kutsaldır sevişmekte. YAŞAMAK; o demektir. O olmadan ölümde olmaz yaşamak ta. Fanilik ruhtadır. Beden sadece yüreğin sıcaklığını taşır. İlişkiler farazidir. En ileri boyutta güdümlenen cinsel bir ilişki bile “SENİ SEVİYORUM ” demek ve bunu duymak kadar lezzetli olamaz.. Susarken haykırır, ağlarken güler, gecelerce uyumaz rüyayı düşle böler., Sevmek yürek işidir ve sevmek yiğitlik ister.
<< can olan ne varsa cana ne varsa adına YAŞAM denen sonra bir yiğitten bahsetse yıldızlar bir ozanı anlatsa sazlar ve bir sevdayı okusa sözler gayrı durmam boynu bükük atılırım gümbür, gümbür meydanlara o yiğit benem. Doyamaz işte yar yüzüne Her bakışta erir kirpik ve kaşlar Sevmek yürek işidir her canım Sevmek ölmekle başlar. >>
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
18 Haziran 2007 Pazartesi
09:22:12
|
|
|
Kanayan .a.
beni bu kiyida birakan yaren sukuneti aglayik düsürdügümde gülümseyen bir sen kaldin geceden bir sen kaldin hep sicak kanayan bir siir oku sen bana nefesimden söküp götürsün beni
yüzüm aksamci çocuklara sürünür en hummali yerinden sinanir hüzün terkimde telafidir düslerim benligim daracik sokaklarda avare
mürekkebi silinmis yaldizli kagit parmak izlerimde kayip mi sende dikenler zümrüde bananip çikar damlayan çehreler susuz kalir hep ve dokunur karanfillere ölüm
b.
kanayanim ey kanayan siirim ceplerime sikistirilmis kaçamam kapilardan her kafiyem ele veriyor beni müteessir bir sanci geriliyor ufkumda sogudukça kayniyor / yaniyor içim kanayan bir siir ezberlet bana
söz kendiyle meczup oluyor simdi nefesimde salincak kuramiyor çocuklar aglamam / ki konusamam siir har bölerek çikti agriyan yanimizdan çigligi sukutu kadar derin bugusu muamma bir ask gibi muhacir duygularin kronik ifadesi
c.
bitecek bir yerde hayat nakisi intihar edecek sancilar dudagimda
avucumda çirpinmasana kalem tükenme hiç savasimi yazmaktan sülüs bir hat çiz aska kanasin aglasin nesvemi raksindan koparan endam
gölgenin nabzindan bir siirle düs aglayan sevinçle geldiyse hayat kanayan bir siir olacak ölüm
d.
günesine veda ettigim yaren hesap disi kaç yara var kanayan kaç bilinmeyenle çözülür vehim ya sehrin son duragindan kaç yolcu var öteye
yandigima bakmayin semazenlere ellerim yine senâsinda sözlerin ellerim yine mübtelasinda sizisinda gözlerin
hecesine gemi yürüttügüm ey al beni kelimelerin izdüsümünde
bir yani eksik kalmasin sözlerimin azadedir aynalarda suretim bir deli mansettir sözümü kesen tanigim ve yarinim olur musun günesine veda ettigim yaren
e.
son sözümde tekfinim bayramlar yapadursun bir kitap sayfasindan kaldirilsin cenazem misralarin yarim kalmislarina henüz bir miad koymadik ya ask üzre sertaç için çalinmiyor kapilar acisini bulmus ayik ihanet
anladim sukunete gebe kalacak ruhum soru sorma be yaren kanayan bir siirle ört beni delismen sevdalarim yok benim. .
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
19 Haziran 2007 Salı
21:09:34
|
|
|
GÜN OLUR ANLATILAMAZ DUYGULAR
Gün olur anlatılamaz duygular
İçine bir hüzün çöker nedeni bilinmez
Bilmiyorum dersin soranlara
Bilinir aslında kendine bile itiraf edemezsin Hayata küstürür bazı olaylar
Neden dersin neden böyle?
Bulamazsın cevabını kimse bulamaz
Bulduğunu sanıp çözmeye çalışırlar sorunu Ben bugün o duygular içindeyim
Nedenini bilmiyorum gerçekten
Size sorsam bilir misiniz?
Neden ben bugün böyleyim? Masal perisi – 19/06/2007- 15:58
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
21 Haziran 2007 Perşembe
09:10:36
|
|
|
Tramvayda Birisine .
Efendi! Yan gözle hor bakma bana, Senin baban kadar benim yasim var Belki tuhaf gelir su halim sana: Geçinmek ugrunda çok savasim var.
Halimden hosnudum; düskün degilim. Süste senden elbet üstün degilim! .. Bahtima magrurum, küskün degilim. Ne korkum, ne hirsim, ne telâsim var.
Elimde kuvvet var; eldivenim yok. Yakamda gülüm yok, yâsemenim yok. Zengince bir dayim, bir yegenim yok, Benden daha fakir bir kardesim var.
Esirci degilim, esir degilim. Sizin kumpanyada müdir degilim. Üç tuglu, bes tuglu vezir degilim, Basimda sorguç yok, fakat basim var!
Her neyse muradim, ben ona yettim: Degersiz ömrümü hayra sarfettim. Kâbe-i maksûde dosdogru gittim, Benim “namus” gibi bir yoldasim var.
Su açik alnimda kara istemem; Izzetinefsimde yara istemem! .. Zillete mukabil para istemem, Evimde yiyecek bulgur asim var! ..
Zâhire bakanlar belki yanilir; Kisbinden sorulup kisi tanilir. Feylesof Riza`yim adim anilir, Dünyada malim yok..Mezar tasim var! .. .Riza Tevfik Bölükbasi .
|
|
Gün olur anlatılamaz duygular
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|