Gün olur anlatılamaz duygular



Gün olur anlatılamaz duygular ile alakadarlar:

Abdullah  (candaş)
Abdullah (candaş) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Emre  (NAVIGABLE)
Emre (NAVIGABLE) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Coşkun  (cococum)
Coşkun (cococum) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Sercio  (sercio18)
Sercio (sercio18) Bu kişi şu an çevrim dışı.
Mesaj Gönder

Gün olur anlatılamaz duygular hakkında ne diyorlar:


Yazan-ÇizenYorum

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Haziran 2007 Cumartesi 22:46:10


! ! ! ! ! -Hüzün Yaprağı-! ! ! ! ! ! !
İlkbahar olunca, dalda yeşilsin
Sen ki bu bahçede, yeni değilsin
Öyle bir bak ki, ruhum gerilsin
Gözlerde yaş durmaz, hüzün yaprağı

O Dalda yapraklar, durur mu sandın
Düşer de toprakta, kalır mı sandın
Acılar gün gelir,bitermi sandın
Gönüller kin tutmaz, hüzün yaprağı

Hep seni fısıldar, dışarda rüzgar
Ömür mevsimimden, düşen yapraklar
Bunun ne mekanı, nede zamanı var
Ömüre sur durmaz, hüzün yaprağı

Sevgine muhtaçtım, kısacık yolda
Çalıştım didindim, hayat yolunda
Çatlayan ellerim, nasır tutsa da
Tenimde ter durmaz, hüzün yaprağı

Su olup akarım, kurak çöllerde
Bir Anız fidanı, dağın böğründe
Sevgine muhtacım, gurbet elinde
Ele duçar olmaz, hüzün yaprağı

Sonbahara döndü, gönül defterim
Sayfalarında bil ki, seni gizlerim
Hep adını yazıp, resmin çizerim
Sayfa yazı sunmaz, hüzün yaprağı

Kalemim kırılmış, mürekkep bitmiş
Azrail bu canı, almaya gelmiş
Diz toprağa dayanmış, fer’i kesilmiş
Nefes sona gelmiş, kadim kesilmiş
Yürekler set çekmez, hüzün yaprağı.

Kısık iniltinin, kulakta sesi
Yaprağın duyulan, en son nefesi
Çağırdı bilmem ki, beni neresi
Mekanlar sır bilmez, hüzün yaprağı

Gün olur bedenim, makbere düşer
Sorguya, suale, gelmiş melekler
Bir yanımda nekir, bir yanda münker
Dile emir olmaz, hüzün yaprağı

Dünyada hiç sonu, yoktur emelin
Hasat’ı cennettir, güzel amelin,
Huzuru-mevlâda, bomboşsa elin
Ele hisâb olmaz, hüzün yaprağı

 
 

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Haziran 2007 Cumartesi 22:46:39

! ! ! *İpekböceğiyim; Bir Kelebek Olabilsem*! ! !! ! ! *İpekböceğiyim; Bir Kelebek Olabilsem*! ! !

Ben bir ipekböceğiyim sevgilim
Meskenim bir kozadır, benim en şirin evim
Ne olur.! ..bu ufacık kozayı, alda koynuna….
Sıcakla ısıttığın sinende, gözlerimi açayım

Ben bir ipekböceğiyim sevgilim
Tasımda aşım, bir tutam dut..yaprağım
Kendi içimde büyütüp te beslediğim
Sana sevgi ilmeği ören, bir kelebek böceğiyim

Ben bir ipekböceğiyim sevgilim
Şimdi en olgun çağlarına gelmiş…SENSİZİM
Öyle ipekler ördüm ki kozamda bir görsen?
Ya içinde kalıp seni, yada kendimi öldüreceğim….

Ben bir ipekböceğiyim sevgilim
Şimdi iki seçenekten birini seçeceğim
Ya sevgini göster ki bana, kendime geleceğim
Ya da göstermeyip, kaynar sularda eriyeceğim

Ben bir ipekböceğiyim sevgilim
Sevgi kozalarımı örerken, hayli zaman geçmiştir
Kabuğumdan çıkamazken, mevsimlerde geçmiştir,
Ve ipeğimden ayrılırken; kelebek anımda gitmiştir


Ben bir ipekböceğiyim sevgilim
Bir kelebek olmayı, oysa..oysa ne çok istedim
Bir fırsat tanınsa bana, onu şu an isterdim
Kısa bir AN’da olsa, bu AN yeterdi derdim…..

…. Ve sunuldu o AN… Ben şimdi kelebektim
Karanlık kozadan uçan, bir ipek böceğiydim
Uçmak güzelmiş meğer, o güzel anlar benim
En güzel yaşanılan an, tabi ki bu an derim

An’lık bir kelebekte olsam…. Sevgilim
Nefes alabilmek ve kanatlarımın beni
Taşıdığı yere kadar uçabilmektir…ÖZGÜRCE…
Ve..İnsanoğlunun ömrü de anlıktır…DÜŞÜNÜNCE…
Ve kuytu bir köşede kendi eceliyle ölmektir..SENSİZCE….

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Haziran 2007 Cumartesi 22:47:31

* Gani *Küçücük bir çocukdum, henüz yedi yaşında
Fakirdik otururduk, muhabbetle bir handa

Bir konak bulunurdu, hemen sokak başında
Dışardan bakar idik, bu saray yavrusuna

Bu konakta yaşardı, zengin mi zengin biri
İriyarı pos bıyık, kibirli esmer biri

Lakabına derlerdi, Kul yedilerin Gani
Yağız bir delikanlı, selam vermez bir fani

Korkardım bu halinden, ürkerdim ceylan gibi
Pusup ta bir köşeye, çabucak geçse bari

Ganiden duymamışlar, bugüne kadar selam
Varlıklı ya bu insan, herkes çekinir ondan

Görmedim bu konakta, kırk tane oda varmış
Ağır misafirler ise, burada konaklarmış

Bahçesini görmüştüm, her türlü güzel çiçek
O bahçeye girmekse, yürek isterdi yürek

İmrenirdim görünce, bizimde olsun derdim
İçinde top oynayıp, salınırdım ben her gün

Babam memurdu benim, tayini çıkıp gittik
Bir anı kaldı bende, onu bırakıp gittik

Yıllar ne çabuk geçti, babam emekli oldu,
Bu hayat yolum ise, yolun yarısı oldu

Yıllardan sonra bir gün, gittim o memlekete
Eski hatıralarım, canlandı gözlerimde

Küçük ildi o zaman, şimdi büyük bir şehir
Gezdim sokaklarında, bazen ki bad-ı seyir

Vardım çay ocağına, oturdum bir köşeye
Gözüm birden ilişti, tablayı boşaltan yüze

Saç sakala karışmış, üst başı per-perişan
Yakada bir karış kir, haliyse darmadağan

Seslendim Emmi dedim, hele otur iç bir çay
Kahveci olmaz dedi, o cezalı içmez çay

Cezası ne ki sordum, bu çayı ben söyledim
Sen ki buralı değilsin, anlaşıldı hemşerim

Yıllar önce bulundum, tanır mısın bunu sen
Ne tanırım kahveci, kimin nesi bu acem

Oturduğum çevreyi, kahveciye söyledim
Kahveci bu adam mı, sen tanırsın hemşerim

Bu adam gençken beni, öyle bir dövmüştü ki
Çok varlıklı aileydi, büyük bir mirasyedi

Allah kelamı etmez, ne oldum delisiydi
Çalışmaz çaka atan, Kul yedilerin Gani

Birden duyduklarıma, donup ta öyle kaldım
Bu cüce adam mı ha, tanımadım şaşırdım

Ne oldum dememek lazım, ne olacam demeli
Ol büyük yaratana, şükrü daim etmeli

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Haziran 2007 Cumartesi 22:52:51

Birden BireBeklenmedik bir anda bastırdı yağmur
Sağanak halinde geldi
Bereketinden yeşerdi her yer
Güneş ışıdı aydınlattı evreni
Açıldı tüm çiçekler
Kuşlar kanat çırpar oldu sevgiye
Mutluluğa döndü kederler

Hiç hesapta yoktu yeniden sevmek
Kırık dökük yüreğim kapatmıştı kapılarını
Bir daha üzülmemek adına
Sen
Kırdın zincirlerimi
Özgür kıldın alabildiğine
İçimdeki ikinci beni

Aşk mı
Sevgi mi
Adı her neyse
Yaşamak istiyorum bu güzelliği
Seninle elele
Yürek yüreğe

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Haziran 2007 Cumartesi 22:55:54


Güneş açıyor...

Üzerimdeki elbise paramparça,
Karanlık bir dünya,
Yenisini alıp giyebilecek miyim.
Kalp kapakçığım kapalı,
Rüzgar nereden esiyor bilmiyorum,
Hep korku umutsuz bekleyiş,
Bir damla yağmur suyu,
Yeşertir mi yeni dünyamı,
İğne deliğinden girecek ışık,
Dünyamı bedenimi ısıtır mı,
Biri elimden tutup,
Bilmediğim aşk iksirini içirir mi,
Açar mı kalp kapakçığı mı,
Rüzgar götürür mü beni ona,
Yağmur suyu yıkar mı bedeni mi,
Serap misali gökkuşağı tacın,

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Haziran 2007 Cumartesi 23:08:38


Ayrildik ama ayrilamadik Ben seninleyim, sen benimilesin
her an ugruna mucadele verdigimsin
Aldigim nefessin
Sen benimsin

Ictigin sigaradayim
Yurudugun yolda
verdigin kavgada
geceleri sevistigin benim
Baskasi sanipta

Gozlerim gozlerini guldurur
Dudaklarimizda ask
unutamam, unutamazsin
Kendini avutma
Geceleri sevistigin benim
Baskasi sanipta


Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
16 Haziran 2007 Cumartesi 23:13:32

AGLADIM BEN

Firtinalardan kopup
gelen,

Asklar,sevdalar,ihanetler

Kandirdi aldatti
bizleri

Aldandik çocuksu
yuzlere

Oyleki; sevgilim
diyebildik

Serefsiz
ruhlara,serefsiz duygulara

Acindirdilar; Acidik
belkide çalinti sevdalara,

Ama aciyi sevmedim
oldum olasi,

Titrek mum alevinde
oldu hersey,

Belkide alnima vuran
gunes Bulutlarin ardindaydi,

Belkide hep bu yuzden
hep golgede yasadik,,

Bu yuzden ezildik
hirpalandik,

Ama herseye ragmen
dusup yokolmadik,

Hayat acimasizca tokat
atar,

Uçurumlarin esigine
getirir insani ve iter,

Aglar kimileri belkide
sen.

Uzulme,aglama

CUNKU HEPIMIZIN YERINE
AGLADIM BEN

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
17 Haziran 2007 Pazar 00:09:14

Ellerine yüreğine sağlık Emine.Bir duygu fırtınası yaşattın bana.

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
17 Haziran 2007 Pazar 00:11:56


Sevmiyorum Sevmeleri
Sorma ne haldeyim arkadaş
Acılarla dolmuş şu yüreğim
Sevda acısıdır gönlümü yakan
Yakıpta kor gibi kavuran
Çok sevdim onu taparcasına
San ki karşılıkmı buldum aşkıma
Sevmiyorum artık sevmeleri
Sevmeye korkar olmuşum
Onunla güzeldi hayat
Mutlulukla ömür boyu yaşamak
Gülmeyi unuttu artık gözlerim
Hep uzak olur sevdalar yüreğime
Hakkım yoktur benim sevmeye
Boşuna haykırmışım sevgimi ona
Biz arkadaşmışız sevemezmişim
Sevmiyorum artık sevmeleri
Boşuna ümitlenmiş sevmişim
Ne haddime onu sevmek
......................Hayaller kurmak
Sevmiyorum artık sevmeleri
Dön be koçum kendi dünyana
Sevmek kim sen kimsin
Sen sevgilerden aşk,lardan
......................Uzak yetişmişsin
Hep uzak olur sevdalar yüreğine
Sevmiyorum artık sevmeleri... 
Mustafa Yavaş

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
17 Haziran 2007 Pazar 02:21:19


Sormadan
Günler geçiyor gülüm bize sormadan
Hayat bitiyor bizi bizi bulmadan
Sana bana oynanan bu oyunları
Unutalım mı bizi bizi yormadan

Sevgi çiçeği gülüm daha solmadan
Aşk rüzgarları yine yine durmadan
Seni beni sevmeyen şu insanları
Yok edelim sevgilim bizi vurmadan

Aşkımızın güneşi daha batmadan
Ayrılık ateşleri böyle yanmadan
Sevgi sözü etmeyen o dudakları
Kapatalım kimseler bunu duymadan

Kader söylüyor bize atla korkmadan
Birlikte gideriz biz geri bakmadan
Doya doya sevmeyen kör gönülleri
Kurtaralım idama mahkum olmadan 
Özgür Sirius

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
17 Haziran 2007 Pazar 02:39:57

Kendimi Seveceğim...!Önce;
Bir örs ile Çekiç verin bana
Kendimi döveceğim……….

Bir de;
orak ile tırpan verin bana
Kendimi biçeceğim…………

Sonra:
Bir aşk ile sevda verin bana
Kendimi seveceğim…………..

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
17 Haziran 2007 Pazar 20:21:34

teşekkür ederim arkadaşlar. Bütün şiirleri burada toplamak istiyorum.

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
17 Haziran 2007 Pazar 20:41:42


Babamm

Taaa... içimde şuramda
bi hasret var,bi yangın ölesiye
beni sensiz bıraktın,kimsesiz
sen benim sırtımı korkusuzca
döndüğüm ilk ve son erkek!

Şimdi çokkk...uzaklardasın
ne haykırsam sesim gelir sana
ne aglasam gözyaşım

Kimse benzemiyor sana
sesin sesine,sevgisi sevgine
senin gibi kimse bakmıyor bana
elimi senin gibi kimse ısıtmıyor

Özledim seni anlıyomusun....
hemde çokkkkkkkkk
bir gün kavuşucam sana
belki erken belki geç

en güzel hayallerimi senle süsledim
en masum duygularımı
senle besledim
bırakıp gittin ya! yiye sana küsmedim

seni çokkk özledim
biliyorum nafile duymıcaksın
ne çok istesemde bana gelmiceksin
bir kez öldün bidaha ölmiceksin

seni çokk özledim mekanın cennet olsun(canım babam)


Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
17 Haziran 2007 Pazar 20:42:34


Babam Canım Babam

Sesinle uykumdan uyandım
Sevmedim gördüğüm bu rüyayı
Gitmeden görüşelim dedin
Elimden tutup bir yola girdin..
Nereye gideceksin ki
Neden sonra görüşelim ki....
Hatırlarsın dedin unutmazsın
İşte o an seni
Reşadiyedeki halinle hatırladım
Ne kadar büyüktün,
Ne kadar sevgilimdin
Büyüsemde ATATÜRK paltonu
Tek başıma tutabilsem
İki kardeş zor tutardık
Giyindiğinde havalara uçardık
Öyle bir kucaklardınki
Kollarında güvenle gülüşürdük
Eski halinle gördüm rüyamda
Sarıldım sarıldım canım babam dedim
Gideceğim üzülme dedin
Gözyaşları içinde uyandım
Yatagım dar geldi sığamadım
Gece yarısı oldu telefon açıp
Sesini duyamadım
Kardeşimi aradım teseli aradım
Hayırlar olsun dendi, gözyaşlarım dinmedi..
Sesini bir duysam sakınleşeceğim o an..
Canım babam
Gitmeden görüşelim dedin ya
Ben bu rüyayı hiç sevmedim
Yine güleceksin bana
Rüyaların tersi olur
Gitmiyorum diyeceksin
Kıyamıyorum canım babam
Kıyamıyorum her zaman gelemesemde
Sesini duymak istiyorum
Yarın
Yarın sesini duyana kadar
Yatağım dar diken gelir bana
Sığamam hiç bir yere
Sakın gitme ha
Büyümüş görünsemde
Bu çocugun çok ihtiyacı
Var sana
Can
Canım babam
Beni sakın bırakma...


Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
17 Haziran 2007 Pazar 20:55:16


Baba Kalk Baba Uyan

baba kalk baba uyan
Hıdırellez değil
gençliğimdir böyle yanan

baba kalk baba uyan

otuzüç yılım talan
otuzüç yılım ziyan

yeşiline gözlerinin
istesem de bakamam..

sarı girdiğinde
yeşilin koynuna
mantarlar kabardığında
yerin bağrında
olacaktınya hani
dönüş yolunda
baba bak gerçek oldu işte
uyanıkken bile gördüğün her rüya.

baba kalk baba uyan

telaşını sesinin
istesemde duyamam.

dört damla
biri toprağa biri bileğime nazır
ve ikisi kurumaya gebe kavruk yüzümde
toplanıyor bir bir kelimeler
yutkunamadığım kursağımda

ah! gerçekleşesi hayaller kuran adam
bir keşkem bile yok dilimde
diyemiyorum getirebilmek olsaydı
seni elimde

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
17 Haziran 2007 Pazar 23:43:42

teşekkür ederim arkadaşlar

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
18 Haziran 2007 Pazartesi 00:26:39


Sevdaşık

Aydınlıktır sevgi: yarınlara çizilen yoldur sırat gibi. Aşk ise bu yollar üzerinde uyulması gereken kurallardır. Sevgide temel ilke özgüven, sonuç saadet; aşkta temel ilke doyumsuzluk ve fedakarlık sonuçta ya ölüme eş azaptır ya da sefakarlık.
Umuttur sevgi.....
Seven insan yalnızlığı kaldıramaz ve sevilmeyi bekler. Eğer seviyor ve seviliyorsa sevgi kıvamına gelmiştir ama seviyor buna rağmen sevilmiyorsa bu sevgiden aşka dönüşme yoluna girmiştir. Ama seven insan vazgeçmez. Aşığın ise iki pragmatiği vardır. Ya canını feda eder yada yiğitliğinden vazgeçip doğruluğu terk eder. Seven bunu yapmaz. Aşık kolay vazgeçebilir yada kolay aşık olabilir bir başkasına fakat sevgide hürriyeti ve sadakati ilke edinir insan; en küçük bir desise de bile bir hançer saplanır bağrına.
Nebatat ve kainat çerçevesinde insanın fark edemediği şey sevgi ile aşk arasında çok uzun hudutlar olduğudur. Aşk evrenseldir. Aşık olan her şeyi düşünüp ister. Ama seven insan kendini belli kalıplara sokmuştur. Sevdiğinden ve sevdiği ile beraber olmaktan başka bir şey düşünemez. Sevgi rasyonalizme eş değer yargıdadır, doğrularla kendini var eder. Aşkta ise DOĞRU manasını yitirmiştir ve aşk hakikati bitirmiştir.
Seven insan planlıdır ama aşık olan insan yapacaklarının sonucunu düşünmez. Körü körüne bağlanmıştır; aşık olduğu kişinin kusurlarını görmez. Aşkta cinsellikte vardır. Bir aşık karşısındakini hep çıplak hayal edip onunla renkli fanteziler kurar. Seven ise bu düşleri belli bir gaye ile muhafaza etmesini bilmiştir. Seven için sevgili minik bir serçe gibidir kıyamaz.
Sevgide ciddiyet vardır aşkta cinsiyet. İkisinin ortak noktaları elbette vardır ve zaten bu ortak noktalar sirayetinde AŞK ve SEVGİ her zaman birbirini tamamlar. İşte en ulvi lezzet budur. Her insan bu iki kaideyi beraber yaşayamaz. Hem sevip hem aşık olan insan sayısı az ve... Sevgiyi ve aşkı tek kalıba sokup yürek verdiği insanı bu iki duyguyla yücelten bir insanın ne ölmekten korkusu vardır ne... Hem uzun yıllar yani ömür denen zamanda sevgili ile yaşamanın hayaline kurar hem de her an sevgiliye can vermek için tetikte bekler.
O sevdiğini koklamak ister, hiç susmadan konuşmak ister hiç durmadan öpüşmek. Seks te kutsaldır sevişmekte. YAŞAMAK; o demektir. O olmadan ölümde olmaz yaşamak ta. Fanilik ruhtadır. Beden sadece yüreğin sıcaklığını taşır. İlişkiler farazidir. En ileri boyutta güdümlenen cinsel bir ilişki bile “SENİ SEVİYORUM ” demek ve bunu duymak kadar lezzetli olamaz.. Susarken haykırır, ağlarken güler, gecelerce uyumaz rüyayı düşle böler.,
Sevmek yürek işidir ve sevmek yiğitlik ister.


<< can olan ne varsa cana
ne varsa adına YAŞAM denen
sonra bir yiğitten bahsetse yıldızlar
bir ozanı anlatsa sazlar
ve bir sevdayı okusa sözler
gayrı durmam boynu bükük
atılırım gümbür, gümbür meydanlara
o yiğit benem.
Doyamaz işte yar yüzüne
Her bakışta erir kirpik ve kaşlar
Sevmek yürek işidir her canım
Sevmek ölmekle başlar. >>

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
18 Haziran 2007 Pazartesi 09:22:12

Kanayan .a.

beni bu kiyida birakan yaren
sukuneti aglayik düsürdügümde
gülümseyen bir sen kaldin geceden
bir sen kaldin hep sicak
kanayan bir siir oku sen bana
nefesimden söküp götürsün beni

yüzüm aksamci çocuklara sürünür
en hummali yerinden sinanir hüzün
terkimde telafidir düslerim
benligim daracik sokaklarda avare

mürekkebi silinmis yaldizli kagit
parmak izlerimde kayip mi sende
dikenler zümrüde bananip çikar
damlayan çehreler susuz kalir hep
ve dokunur karanfillere ölüm


b.

kanayanim ey kanayan
siirim ceplerime sikistirilmis
kaçamam kapilardan
her kafiyem ele veriyor beni
müteessir bir sanci geriliyor ufkumda
sogudukça kayniyor / yaniyor içim
kanayan bir siir ezberlet bana

söz kendiyle meczup oluyor simdi
nefesimde salincak kuramiyor çocuklar
aglamam / ki konusamam
siir
har bölerek çikti agriyan yanimizdan
çigligi sukutu kadar derin
bugusu muamma bir ask gibi
muhacir duygularin kronik ifadesi


c.

bitecek bir yerde hayat nakisi
intihar edecek sancilar dudagimda

avucumda çirpinmasana kalem
tükenme hiç savasimi yazmaktan
sülüs bir hat çiz aska
kanasin
aglasin nesvemi raksindan koparan endam

gölgenin nabzindan bir siirle düs
aglayan sevinçle geldiyse hayat
kanayan bir siir olacak ölüm


d.

günesine veda ettigim yaren
hesap disi kaç yara var kanayan
kaç bilinmeyenle çözülür vehim
ya sehrin son duragindan kaç yolcu var öteye

yandigima bakmayin semazenlere
ellerim yine senâsinda sözlerin
              ellerim yine mübtelasinda
                            sizisinda gözlerin

hecesine gemi yürüttügüm ey
al beni kelimelerin izdüsümünde

bir yani eksik kalmasin sözlerimin
azadedir aynalarda suretim
bir deli mansettir sözümü kesen
tanigim ve yarinim olur musun
günesine veda ettigim yaren


e.

son sözümde tekfinim bayramlar yapadursun
bir kitap sayfasindan kaldirilsin cenazem
misralarin yarim kalmislarina
henüz bir miad koymadik ya ask üzre
sertaç için çalinmiyor kapilar
acisini bulmus ayik ihanet

anladim sukunete gebe kalacak ruhum
soru sorma be yaren
kanayan bir siirle ört beni
delismen sevdalarim yok benim. .

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
19 Haziran 2007 Salı 21:09:34


GÜN OLUR ANLATILAMAZ DUYGULAR

Gün olur anlatılamaz duygular

İçine bir hüzün çöker nedeni bilinmez

Bilmiyorum dersin soranlara

Bilinir aslında kendine bile itiraf edemezsin
 
Hayata küstürür bazı olaylar

Neden dersin neden böyle?

Bulamazsın cevabını kimse bulamaz

Bulduğunu sanıp çözmeye çalışırlar sorunu
 
Ben bugün o duygular içindeyim

Nedenini bilmiyorum gerçekten

Size sorsam bilir misiniz?

Neden ben bugün böyleyim?
 
Masal perisi – 19/06/2007- 15:58

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
21 Haziran 2007 Perşembe 09:10:36

Tramvayda Birisine .
 

Efendi! Yan gözle hor bakma bana,
Senin baban kadar benim yasim var
Belki tuhaf gelir su halim sana:
Geçinmek ugrunda çok savasim var.

Halimden hosnudum; düskün degilim.
Süste senden elbet üstün degilim! ..
Bahtima magrurum, küskün degilim.
Ne korkum, ne hirsim, ne telâsim var.

Elimde kuvvet var; eldivenim yok.
Yakamda gülüm yok, yâsemenim yok.
Zengince bir dayim, bir yegenim yok,
Benden daha fakir bir kardesim var.

Esirci degilim, esir degilim.
Sizin kumpanyada müdir degilim.
Üç tuglu, bes tuglu vezir degilim,
Basimda sorguç yok, fakat basim var!

Her neyse muradim, ben ona yettim:
Degersiz ömrümü hayra sarfettim.
Kâbe-i maksûde dosdogru gittim,
Benim “namus” gibi bir yoldasim var.

Su açik alnimda kara istemem;
Izzetinefsimde yara istemem! ..
Zillete mukabil para istemem,
Evimde yiyecek bulgur asim var! ..

Zâhire bakanlar belki yanilir;
Kisbinden sorulup kisi tanilir.
Feylesof Riza`yim adim anilir,
Dünyada malim yok..Mezar tasim var! ..
.Riza Tevfik Bölükbasi .

Sayfa:1 - 2İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa
Gün olur anlatılamaz duygular ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın: