|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
1 Eylül 2007 Cumartesi
23:47:27
|
|
|
Sadece Sen Yasanilan birlikte sevgi degil, Sadece sen! Istenilen mutluluk degil bende; Sadece sen! Uykusuz gecelerim tek bir sebebi, Sadece sen! Atan bu kalbin gaye-i yeganesi belli; Sadece sen!
Ruhu; muhabbet degildir siirin, Sadece sen! Beklenen gunes degil zifir-i gecede; Sadece sen! Romantik aksamlarin bekleneni ay degil! Sadece sen! Sarkimdaki soz degil etkileyen beni Sadece sen! Varligimdan ote bir varlik var bende; Sadece sen! Goz yasi degil aglayan kalbimdeki Sadece sen! Sebeb-i isyanim kaderim degil, Sadece sen! Saltanat-i kalbimde tek bir prenses; Sadece sen! Yasayan bedenimde agir ve bitmez bir yuk; Sadece sen! Lezzet kaynagim, yasama sevincim; Sadece sen! Istenilen tek bir sey var Yaratandan; Sadece sen! Sen varsin bir tek sen ve yine sen; Sadece sen, Ben degil bendeki, biz de degil; Sadece sen Kul ettin, asIk ettin kendine beni; Sadece sen! Ben seninim ve ugruna yasadigim tek kisi; Sadece sen!
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
4 Eylül 2007 Salı
23:03:29
|
|
|
Ters Günes .günesin tersine git sol tarafindan kalkmis bir taze sabah bulunsun yaninda
Kent! gümüs kanatli melek yalanci düsler uyuyor olsun sen de uyut gülüsünü ertele
tersine git günesin ay ol anla halden tuzla karanligi aklini ufala
Melek! cinsiyetsiz köle iyilik giyindiginde siyah leke düsürüyor üstüne
git günesin tersine batidan batiya diz boyu batirarak suda suyu
Köle! kara sularinda aç akladigin dünyanin o ucu bes parmak kör gözüne .Nurduran Duman .
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
8 Eylül 2007 Cumartesi
22:09:49
|
|
|
neler yazilmaz ki sana sadece bir bir gulusune o kir cicegi gamzelerine neler yazilmazdi gulum
ama bazen gormuyor insan sanki tutulup kaliyor ne zamanki ellerinin arasindan kayip gidiyor bi ipek mendil gibi karanlik gecede bir yildiz gibi.. yada gulum senin bi daha hic tutamayacagin elin gibi o zaman akli basina geliyor insanin o zaman anliyor cok gec kaldigini
neler yazilmazki sana yillardir sadece bana bakan gozlerine affet gulum cok gec gordum cok gec anladim oysa ne cok sey anlatiyormus gozlerin ama ben cok gec kaldim biliyorum her sey icin gec kaldim sen bana o sozlere asIk oldum demedin sen bana ol dedin..
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
9 Eylül 2007 Pazar
21:41:47
|
|
|
Yuregimi kaybettim yureginde. Sensizlikte bir yanim ucsuz bucaksiz umman. Bir yanim karanlikta bogulmus kor duman. Tut ellerimden, Tutmazsan eger; Gokten kayan islak yildizlar gibi Dusecegim firtinanin cileli koynuna. Tutmayacaksan usuyen ellerimi. Ufle ; karanliga yakilmis, Yuregimin suskun kandillerini. Sacinin tellerinden or, daragacimin urganlarini. Yuregimi kaybettim yureginde. Sensizlikte bir yanim aciya yogrulmus cile. Bir yanim ayriligin sancisinda olume gebe. Tut ellerimden, Tutmazsan eger ; Ayazda bir soluk arayan nazli yapraklar gibi Dusecegim corak topragin elemli yakasina. Tutmayacaksan usuyen ellerimi; Sal uzerime, ateste sonmus yureginin ac nehirlerini. Ruzgarinla kir , baharlarimin taze dallarini. Yuregimi kaybettim yureginde. Sensizlikte bir yanim sel olur akar yalnizliga. Bir yanim ates olur parlar zifiri karanliga. Tut ellerimden Tutmazsam eger ; Gidenleri donmeyen hasret limani gibi Dusecegim zemheriye burunmus ayriligin civili tabutuna. Tutmayacaksan usuyen ellerimi; Dudaklarima sur, Sonsuzlugu mujdeleyen ayriligin zehrini. Soguk kursunlari op, kanayan dudaklarinla op ki ; Kursunlari yetim gonlum onur bilsin.
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
23 Eylül 2007 Pazar
17:02:02
|
|
|
Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var: Yasadin mi, yogunluguna yasayacaksin bir seyi Sevgilin bitkin kalmali opulmekten Sen bitkin dusmelisin koklamaktan bir cicegi Insan saatlerce bakabilir gokyuzune Denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir cocuga Yasamak yeryuzunde, onunla karismaktir Kopmaz kokler salmaktir oraya Kucakladin mi simsIki kucaklayacaksin arkadasini Kavgaya tum kaslarinla, govdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandin mi bir kez simsicak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin Insan butun guzel muzikleri dinlemeli alabildigine Hem de tum benligi seslerle, ezgilerle dolarcasina Insan baliklama dalmali icine hayatin Bir kayadan zumrut bir denize dalarcasina Uzak ulkeler cekmeli seni, tanimadigin insanlar Butun kitaplari okumak, butun hayatlari tanimak arzusuyla yanmalisin Degismemelisin hic bir seyle bir bardak su icmenin mutlulugunu Fakat ne kadar sevinc varsa yasamak ozlemiyle dolmalisin Ve kederi de yasamalisin, namusluca, butun benliginle Cunku acilar da, sevincler gibi olgunlastirir insani Kanin karismali hayatin buyuk dolasimina Dolasmali damarlarinda hayatin sonsuz taze kani Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var: Yasadin mi buyuk yasayacaksin, irmaklara,goge,butun evrene karisircasina Cunku omur dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana
Ataol Behramoglu
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
26 Eylül 2007 Çarşamba
09:53:45
|
|
|
"bu askta nereden cikti"
ne kadar da ilgiliydin benimle ne kadar da iyi bir dost
ama "bu askta nereden cikti"
cunku ask zordu sense kolay elde etmeye alismistin "sevdigin seyleri"
bocaladin ya aski anlamiyordun eskinin "mutlu etmeyen ask " tariflerinden yola cikarak
emindin seni cok sevdigimden ve dusundugumden ama asktan urkuyordun
ve diyordun ki "gerekmez ki aski anlatmaya suslu kelimeler" ama her guzel sey guzel anlatilir kulaklara fisildanarak mavi mavi bakisarak
peki ben kabuguma cekilirsem gitsem uzaklara mutlu olacak misin
peki oyle olsun yeter ki sen uzulme deli mavim
sen mutlu ol yeter bana
Hamdi Kurtulmus
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
1 Ekim 2007 Pazartesi
12:26:17
|
|
|
Insan 5 yasina gelmeden anliyor; acligin oldurdugunu, sogugun dondurdugunu, atesin yaktigini... Sevgisizligin insanin canini acittigini... Duygulari, nesneleri, kisileri, cevresini taniyor. Her sey ona cok buyuk gorunuyor: Ev, masa, anne, baba... 10´una gelmeden oyunla, sayilarla, harflerle tanisiyor. Azgin bir istahla ogreniyor. Kiz ya da erkek oldugunu fark ediyor. Dunyanin evde, okulda kendisine anlatilandan da buyuk oldugunun ayirdina variyor. 15´inde, tam da en cok kendini sevdirecegi cagda, sivilcelenen yuzunden, degisen bedeninden utanirken aski kesfediyor. Dis dunya kadar ic dunyanin da buyuk salonlari ve kendisinin bile bilmedigi odalari oldugunu, acildikca o odalardan devasa bahcelere cikildigini hissediyor, buyuleniyor. Sarkilarin icinde sevdalar gezdirdigini, siirin her turden hasreti dindirdigini anliyor. Ask acisini ogreniyor. Yine de seviyor; ille seviyor, inadina seviyor. 20´sinde putlarini yikiyor, baskaldiriyor, kanatlaniyor. Her sey ona kucuk gorunuyor: Ev, masa, anne, baba... "Dunya kucukmus; buyuk olan benim" efelenmeleri basliyor. Lakin dunya bunu bilmiyor. 25´inde ayaklar biraz yere degiyor. Okul bitiyor, is telasi basliyor. Sinifta ogrenilenlerin aki, sokaktaki gerceklerin karasina carpip grilesiyor. Yolu hizli gelenler cabuk yorularak, sevdigini bulanlarsa kalbinden vurularak evleniyor genelde... 5 yil once uzak bir ulke olan "istikbal", daha yakina geliyor. "Bir denizde yangin cikarma" hayali erteleniyor. "Dunya zor"lasiyor. 30´unda muhasebeye basliyor insan: "Dunya hâlâ beni tanimadi, ustelik galiba ben de dunyayi tam tanimiyorum" donemi... Mevcut bilgilerin sorgu yeri... Kuskunun beyligi...Tehlikeli yaslar: "Bunun nesine hayran oldum ki ben" pismanliklari, "Hakkimi yediler" sizlanmalari, sirta saplanan hancerler, celmeler, dost kaziklari, agir agir olgunlastiriyor insani... 35, yolun yarisi... Hic okul asmadan, evden kacmadan, bir terasta sevdigiyle opusup bir cadirda uyanmadan 20´sine gelenler icin gecikmis telafi caglari... Daha once hic yuz verilmemis ana-babalarin sozune yeniden kulak kabartilan yaslar... Olgunlugun karasulari... 40´inda eski kotlar dar gelmeye, saclara ak dusmeye, aile buyukleri yaslanip olmeye basladiginda bocaliyor insan... Panik, kadinlari kuafore surukluyor, erkekleri araba galerilerine; ve ikisini birden yeni sevda hayallerine... Yiten genclige, boyali saclarla, ice cekilen karinlarla, kirmizi arabalarla care araniyor. 45´inde "istikbal" denilen o uzak ulkenin topragina ayak basiyor insan... Hem olum yarinmis gibi, hem hic olmeyecekmis gibi yasamasini ogreniyor. Eski dostlar, hatiralar kiymete biniyor. Didismenin yerini sukûnet, boburlenmenin yerini nedamet, kinin yerini merhamet aliyor. "Keske"ler "iyi ki"lerle, hirslar hazlarla yer degistiriyor. Bu dunyayi silkelemekten, daha iyi bir dunya icin kavga vermekten vazgecmeseniz de, obur dunya umuduna da kulak kabartiyorsunuz, ara sira... Genellenemez tabii; bunlar benim yaslarim. Sonrasini bilmiyorum henuz; ogrendikce yazarim.
Can DUNDAR
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
4 Ekim 2007 Perşembe
09:38:27
|
|
|
Dun bir ruya gordum, her sevdigim dedigim sey ucuruma yuvarlanan bir tas gibi kayboluyordu, gorebildigim yalnizca ardindan havaya kalkan toz bulutu, gozlerimi ve genzimi yakan. Aynaya baktim gorunen sadece yasamin acimasizligi ve arkama donup uzandigimda ucarak kacan bir kus gibi oluyordu sevgi. Simdi buradayim gercek dunyada cevremizde mutlu mutsuz bir suru insan var, bazen onlarin icerisinde kaybolmaktan korkuyorum, icimde cirpinip duran sevgi dunyamin yok olup robotlasmaktan korkuyorum. Bu bir suru insanin icerisinde cesitli arayislar da var, hatta yanibasindaki insani arayanlar bile var, arayip kaybetmek var ama kaybetmemek icin ugras veren yok. Bu kadar insan etkilesimlerinin arasinda sevgi arayan biri olarak silinip gitmemek icin durup kendimi sorguluyorum, sonra hicbirseyin bir kisi tarafindan yasanmadigini goruyorum ve ben sadece bir kisiyim. Oysa benimde duygularim var, sevenin sevdigi kisi ile birlikte olmasi, gunes ve topragin birbirine yakinlasmasi gibi benimde duygularimin bir baskasini duygulariyla bulusmasina ihtiyaci var, ama ben sadece bir kisiyim. Yasam hizla akip gidiyor, kendi sokugunu dikemeyen bir terzi gibi etrafimiza sevgi ve mutluluk dagitirken kendi yaptiklarimizdan oturu birbirine uzak yasamlar bicimleniyor ve biz bu yasamlarin neresindeyiz bilemiyoruz. Bunlar baskalarina uzak dusunceler degil hep tek kisilik planlar kurulur hayatta, gerceklesip gerceklesmemesi onemli degildir ama kendi kurdugun planlarin bile neresinde oldugumuzu bilemeyen bir insan toplulugu yetisiyor. Mesela ben, canim sIkildiginda elimi uzatacagim bir sigaram yok, kullanmiyorum, cakmak ve kibrit tasimiyorum, kendimi tutusturacagim bir yasamim da yok, sadece bir sevgi var avucumda sakladigim, onunda cizgilerin arasinda kaybolup gitmemesi icin bir savas veriyorum. Ama yasamda her sey olumsuz degil, mesela doga kosulsuz bir sadakatle veriyor kendini, ruzgar sanki beni takip ediyor hep mutlu oldugumu gormek istiyor, kelebekler sanki icimdeki cocugua sesleniyor hep benimle kosmak yaramazlik yapmak istiyor. Disarida boyle bir yasam surup giderken penceremden gzolerime, yuregime suzulen gunes burada hayalde bir oyunu yasamaya, pembe kumlardan kaleler yapmaya cagiriyor beni. Icimdeki sevgi ise dogada gordugum butun her sey de ayri bir sey gibi, isimsiz mutluluklar gibi ve ben hala bir kisiyim.
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
7 Ekim 2007 Pazar
22:11:57
|
|
|
gece yorgan, kollarim yastik, desem ki sirtim kan revan, desem ki sirtim delik desIk, desem ki yilanlar coreklenmis bagrima, desem ki korkuyorum,yalnizim… desem ki ellerini istiyorum… desem ki leylim vaktini bekliyorum, gel artik!…
kirkta bir uzanirsin yanima,nazlanarak…
ve yagmurlar, ve huzunler, ve seni taslarina dizdigim yollar, ve hasret!… ebabil kuslarinin donusu gibi, durup durup kivrilirim sana… gocun sancilarini yaziyorum siirlerime oku ve anlat!…
Gokte nasil ucgen cizerse turnalar, yuregimi cizdim sana! cizgisi metrelerce kanat… geliyorum iste kapina maviliginde ucarak..
umutlari yarina erteleyip, sana cizdim yollarimi… tutup tutup, derinligine vuruyorum kendimi karanligin… yilanlar kayiyor daglardan ovalarima, ben burgaclarinda solungac!.. korkuyorum sevdicegim,elimde degil!.. daglara kaciyorum yeniden seni de yanima alarak…
ve emegim, ve ekmegim, ve bebekligim,masumlugum, ve gencligim, ve bes para etmez gecmisim, omrum… ve de yalnizligimi yasayan koyum, agliyor arkamdan el sallayarak…
sen doruklardasin ya, sen cagrisindasin ya sevdanin; iste yollardayim, iste yokuslardayim,yalinayak… iste turnalarda, iste ebabil kuslariyla bulutlarda iste yanindayim, ve ellerim koynumda,ac bak!.. simsicak…
umutlari yarina erteleyip, sana cizdim yollarimi… usulcacik, ama usulcacik sevdicegim!… hayaline daliyorum… isiniyor tas yatak..
gece yorgan, kollarim yastik, desem ki sirtim kan revan, desem ki sirtim delik desIk, desem ki yilanlar coreklenmis bagrima, desem ki korkuyorum,yalnizim… desem ki ellerini istiyorum… desem ki leylim vaktini bekliyorum, gel artik!
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
19 Ekim 2007 Cuma
20:50:09
|
|
|
Haydi! Uzat elini Hayat kısa sevgili... Vakit kaybetmeyelim... Belki bir daha fırsatımız olmaz... Haydi yola çıkalım! Ben seni sende yaşamalıyım sevgili ve sende bende beni bende yaşamalısın ... sevgiliysek eğer..!
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
4 Kasım 2007 Pazar
15:39:14
|
|
|
Nasil girdik birbirimizin aklina? Carpistik mi? Hayir.
Yildirim carpmasi miydi? Yok canim! Sen zaten paratoner gibiydin, benim firtinalarim ise cok basKa kalplerin cografyalarinda esiyordu.
Tanistik, birbirimizi tanidik mi? Tanistigimiz pek soylenemez, birbirimizi tanidigimiz ise hic soylenemez...
Yavas yavas birbirimize alistigimiz icin mi oldu butun bunlar? Hayir. Bir turlu alisamadik birbirimize.
Sen hâlâ irkiliyorsun! Ben hâlâ laflarimi karistiriyorum...
Dogrusu su ki, birbirimizin yanindan gelip gecerken, ne olduysa oldu iste, takildik, hatta yapistik sanki...
Senin sozlerin kaldi bende, benim gozlerim sende... Senin basini one egisin, gulusun, onca kalabalik icinde kendi basinaligin iz birakti bende... Benim bakislarim kaldi sende... Senin yuruyusun, benim durusum...
Iki de bir cikan bir kopca gibi, ikide bir acilan citcit gibi Bir baglandik, bir koptuk; bir takildik, bir ayrildik. Her ayrilista kimselerin anlayamadigi, isitemedigi kucuk bir "cit" sesi cikti belki. Ama o her "cit" kemiklerimiz kiriliyormus gibi aci veriyordu...
Ayrilik dedigim, oyle melodram sahneleri degil elbette. Kalpte bir sizinti, esirgen mi? bir bakis ve inatci bir suskunluktu bizim icin ayrilik... En beteri ise davranis dilimize dokulmus inkâr ve reddetmeydi... Anlayamadik gitti bunu.
Basimiza gelen bu tuhaf seyi yok saydik; Gulduk gectik bazen, baska seylere yorduk. Uzerine gitmedik. Ama uzerinden de gecemedik iste!
Birbirimizden ayri, kendi hayatlarimizin irmaginda akip durduk. Asklar, acilar yasadik; sevdik, sevildik, sevindik, uzulduk. Yine de benim aklimin kuytusunda hep sen vardin, senin aklinin kuytusunda hep ben...
Sen hep ortalarda gorunmemi istedin, ben de seni hep gorebilmeyi...
Birbirimiz icin "deniz feneri" gibiyiz artik. IsIklarin yanmadiginda kotu oluyorum. Isigimi goremediginde telasa kapiliyorsun.
Biliyorum, biliyorum. Ve kayaliklara carpmadan yol alabilmek icin, bundan boyle birbirimizin iyice uzagindan gececegimizi de biliyorum....
|
|
|
9 Şubat 2008 Cumartesi
23:20:26
|
|
|
http://www.canim.net/siirler/?op=goster&id=998 Yine akşam oluyor Güneş gözündeki son damlayı akıtıp batıyor Umutların yeni tükeniyor Bense aynı yerde seni beklemekteyim Biliyorum gelmeyeceksin Benim ki sadece bir umut Acaba gelir mi,tekrar beni sever mi? Diyorum ya benim ki sadece umut Akşam kendini gecenin kollarına bırakmaktadır Artık umutlarım tükenmiştir Kız kulesinin seslerini duyar gibiyim Yeter artık yeter git buradan Gelmeyecek gelmeyecek işte Hala ne bekliyorsun Artık İstanbul’un karanlık sokaklarına karışma vakti gelmiştir Sana ELVEDA demeyeceğim Biliyorum bir gün geleceksin Beni yine seveceksin Sensiz yapamadım diyeceksin Beni affet diyeceksin O gün gelene kadar bekleyeceğim seni…
|
|
|
Mustafa (jeomuhendis)
1239
|
|
19 Mart 2008 Çarşamba
09:05:45
|
|
|
|
Kelimeler bazı halleri ifade etmeye yetmez..o zaman insan susar ve ağlar.
|
|
|
Mustafa (jeomuhendis)
1239
|
|
19 Mart 2008 Çarşamba
09:09:30
|
|
|
MASAL PERİSİ şiirleriniz güzel bende yazıyorum..
http://www.jeomustafa.com/ sitemi ziyaretinizi beklerim.
şiirlerimde var sitemde
size özel sayfa açayım şiirlerinizi sayfanıza yükleyebilirsiniz..
|
|
|
13 Nisan 2008 Pazar
19:53:18
|
|
|
vallahi güzel itiraz istemem ablamın yadıklarına
|
|
|
13 Nisan 2008 Pazar
19:53:47
|
|
|
mustafa abi ben geldim siteye şifremide girdim açamadım,
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
24 Haziran 2008 Salı
11:52:09
|
|
|
Sana ELVEDA demeyeceğim Biliyorum bir gün geleceksin Beni yine seveceksin Sensiz yapamadım diyeceksin Beni affet diyeceksin O gün gelene kadar bekleyeceğim seni…
ama affetmeyeceğim
|
|
|
Mustafa (jeomuhendis)
1239
|
|
20 Aralık 2011 Salı
21:50:36
|
|
|
|
merhaba http://www.jeomustafa.com/ sitemde radyo yayınım başlamıştır sizide beklerim.
|
|
|
6 Nisan 2012 Cuma
04:15:49
|
|
|
Hi, I`m miss Stella,I have just got through your profile,Well according to your profile, I think I have picked interest on it. We can get to know each other better through this way, my email is ... ([email protected]) Hope to hear from you. Thanks, stella.
|
|
Gün gelir kelimeler kifayetsiz kalir!
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|