|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
12 Kasım 2008 Çarşamba
19:17:56
|
|
|
Aşk benim adım, aşk... kısacık bir kelimeyim ama anlamım ansiklopedileri aşar. Ne rengim belli, ne zamanım? Ansızın dikiliveririm karşınıza. Beklenmedik zamanlarda sinsice süzülürüm yüreklerinize.Adım aşk benim...
Bir bakmışsınız hızlı hızlı çarptırmaya başlamışımdır kalbinizi. Heyecan yüklerim benliğinize, bir anda değiştiririm renginizi. Siyahtan maviye yol alır kalpler benimle.En acılı yüreğe bile huzur verir benim adım. Benim adım aşk...
Gece gündüz demeden damarlarınızda dolanırım. Gururunuzu ve mantığınızı silerim bir anda... Size aynı anda korkuyu ve cesareti verip, hayatınızı en tatlı oyuna dahil ederim. Ben ruhunuza güneş gibi doğduğum gibi, bazen geceleri getiririm.Benim adım aşk...
Ben bir karmaşayım.Size şiirler, mektuplar ve güzel sözleri yazdırtan duyguyumdur ben. Bir gülde değişir bazen adım ve sevgiliye yol açarım kalpten kalbine. Ben size en aptal şeyleri yaptıran şeyim aslında. Aşk benim adım, aşk...
Bazen ruhunuzu sıkıştırıp, sizi kendinizle başbaşa bırakırım ve benim sayemde birleşir sevdiğinizle elleriniz. Ben öyle bir şeyim ki sizi hem hayata bağlarım, hem hayattan soyutlarım. Ben yaralarım ve yaralarınızı saranım. Benim adım aşktır...
Ben çözümü en zor vakayım.Aşk benim adım, aşk... Anlamım ve yaşatacaklarım sınırsızdır aslında ama ne gerek var hepsini şimdi anlatmaya. Benim adım aşk...
Beni yaşadıkça tanıyın. Bir gün elbet sizin yüreğinize de uğrarIm. Benim adım aşk... Ben bambaşkayım.
|
|
|
12 Kasım 2008 Çarşamba
21:31:15
|
|
|
Bekliyorum efendim
|
|
|
12 Kasım 2008 Çarşamba
21:42:01
|
|
|
|
|
|
12 Kasım 2008 Çarşamba
22:24:35
|
|
|
Var mı beni içinizde tanıyan? Yaşanmadan çözülmeyen sır benim! Kalmasa da şöhretimi duymayan, Kimliğimi tarif etmek zor benim.
Kimsesizim hısmım da yok hasmım da... Görünmezim cismim de yok resmim de.. Dil üzmezim tek hece var ismimde, Barınağım gönül denen yer benim.
Bülbül benim lisanımla ötüştü, Bir gül için can evinden tutuştu, Yüreğine toroslardan çığ düştü, Yangınımı söndürmedi kar benim.
Niceler sultandı, kraldı, şahtı; Benimle değişti talihi bahtı; Yerle bir eyledim tâc ile tahtı; Akıl almaz hünerlerim var benim.
Kamil iken cahil ettim alimi, Vahşi iken yahşi ettim zalimi, Yavuz iken zebun ettim Selim’i, Her oyunu bozan gizli zor benim.
İlahimle Mevlana`yı döndürdüm, Yunusumla öfkeleri dindirdim, Günahımla çok ocaklar söndürdüm, Mevla’danım; hayır benim, şer benim.
Sebep bazı Leyla, bazı Şirin`di; Hatrım için yüce dağlar delindi; Bilek gücüm Ferhat ile bilindi; Kuvvet benim, kudret benim, şer benim,
Yeryüzünde ben ürettim veremi; Lokman hekim bulamadı çaremi; Aslı için kül eyledim Keremi; İbrahimin atıldığı kor benim. Benim adım AŞK!
CEMAL SAFI
|
|
|
13 Kasım 2008 Perşembe
15:09:12
|
|
|
Aşksın SenTut ellerimi aşk Sokul kokunla Sarılayım bırak Sarayım sımsıcak Aşksın sen aşk Senin adın aşk
Tut düşlerimi Sarıp sarmala beni Gir rüyalarıma gizlice Sarıl bana Aşksın sen aşk Senin adın aşk
|
|
|
14 Kasım 2008 Cuma
14:55:48
|
|
|
NE OLMAK İÇİN DOĞDUNSA, ONU OL!
Hey dostum sana söylüyorum; gülümse ! Tatlı bir kahkaha ile kalk yatağından. Aynada gördüğün yüze, bir öpücük at. Aç perdelerini sonuna kadar ... Çek içine uyanan günü. Çıplak ayak ile dolaş bir kere. Belki de bilmediğin bir evdesin, belki de ‘evim’ dediğin yerde, sadece ‘misafirsin!’ Dokun sana ait olan her ne varsa, bırakma hiçbir düşü yarınlara... Yıkarken yüzünü , suya iyi bak; unutma, okyanuslar gizlidir o bir tek damlada. Yeter ki yüreğinde tutuşsun bulutlar...
Hiçbir ölü , ödeyemedi borcunu. Hiçbir ölü doğurmadı, bir çocuğu; hiçbir çölde yetişmedi düşen bir tohum. Yaşamın içindeysen içinde ol! ‘O dedi’, ‘ bu demiş’ gibi değil; el için değil, alem için değil... Kendin için doya doya...
Hey dostum, sana söylüyorum, gülümse! Bak Güneş ve Ay, hiç beklemedi seni. Her gün ne olacaksa oluyor ve her gün, ya senle ya da sensiz doğuyor. O zaman , doldur ciğerini ve haykır ‘Ben diriyim’ diye! Yaşam benim ve bana ait, özgürüm diye! Bırak ‘mışlar’ ve ‘mişler’, korkular ve endişeler kaybolsun. Sen yeter ki , yeşert düşlerini... İsterse saksıda bir tek ot olsun , senin olsun! Ama dostum , yeter ki istediğin olsun...
Pişmanlıklara değil, umutlara aç seni dimdik tutan kalbini! Kullanılmadık hiçbir eşyanı bırakma! Söylenmemiş bir sözde. Seninle yürüyenler olacaktır, önünde dikilenler olduğu kadar. Onlara sıkı sarıl,çünkü hiçbir el boşlukta asılıp kalmamalıdır!
Bir hayatı kucaklamak ne güzel! Ne güzel, bir hayale sahip olmak... Hey dostum, sana söylüyorum; Kafesinin içinde çırpınan ,serçe değil; Küllerinden dirilen ‘Zümrüt-ü Anka’ ol, yaşamın kıyısında dolanma! Taa içinde ol! Hadi dostum , gülümse! Ne olmak için doğdunsa onu ol!
|
|
|
14 Kasım 2008 Cuma
18:13:40
|
|
|
Karlar ülkesinin Granit kayaların sıcak yüzlü çocuğu, Senin adın aşk; susma, haykır Kal Güneş`in çehresinde gitme Isın, ısıt, gülümse soğutmadan kendini Gir sevgilinin yüreğine, kor alevi ol yak içini Çiz yaşamın resmini yeniden Boz suskunluğunu, kucakla ufkunu Yakışmaz gidiş, Yakışmaz ölüm karanlığı sana...
|
|
|
17 Kasım 2008 Pazartesi
14:52:31
|
|
|
Unutulmuş Yaralarıma Tuzdur Adın.. Kavgadır Kalbimin Gözündeki Fer.... Bir Devrimin Eskimiş Yüzüyüm... Derinimde Puslu İhtilaller Yanmış Süt Kokulu Sabahların Eşiğinde Bekleyen Gece! Bana Göz Kırpıyor Kalabalık Yalnızlığım Şimdi Arsızca... Fütursuzca Kimi Nerde Arayacağımı Sordum Mavi Gözlü Hüzne Dedi“Geç! Aşkı Geç!...” Geçemedim....
Yedi Geceyi Geçtim. Yedi Güvercin Vurdum. Yedi Yıldız Biçtim. Yedi Nehir İçtim. Yedi Dağ Ezdim. Yedi Yemin Verdim. Yedi Gül Derdim. Ve Yedi Kez Titredim Bakışlarının Sırtında. Bir Eren Geçiverdi İçimden O Vakit. Dedim “Kimi, Nerde Arayayım?!” Dedi “Vur! Aşkı Vur!..” Vuramadım...
Bir Tutam Hayat Buldum. Kokmuştu. Çekilmişti Bütün Suları. Unutulmuştu Bütün Sözler. Ve Sanki Görmek İçin Kapanmıştı Gözlerin Ayağına Ölüm. Ölüm Kör Müydü? Bir Cebinde Birikmiş Kan Buldum Kullanılmış Hayatın. Alıp Bağrıma Bastım. Sonra Biraz Daha Yokladım Ve Bir and Buldum Sol Dikişte. Dedim” Kimi, Nerde Arayayım?!” Dedi “Sök! Aşkı Sök!..” Sökemedim...
Bir Şiir Yazdım Kalbine. İçinde Kalbin Hiç Geçmedi. Bir Çığlık Çığırdım Utancın Yüzüne. Karanlık Çatladı. Kalbin Issızlığına Yağmur Gibi Düşürdüm Şimşekleri. Ve Gözlerime Çark Ettim Karabasanları. Bir Elimi Sana Verdim Ötekini Aramadım Bile. Bir Yangın Geçiverdi Yamacımdan. Dedim “ Kimi, Nerde Arayayım?!..” Dedi “ Kır! Aşkı Kır!..” Kıramadım...
Eşkıya Bir Kahır Biçti Ömrümü Sonrasında Canhıraş Kavgalar..Küskün Ölümler... Aynı Yollardan Geçtim..Farklı Sehpalarda İdam Edildim Ve Unutmanın En Deli Yükünü Taşıdım Ben, Sözlerinin Kahpe Yüzünde!!! Yalanın Ve İhanetin İnsafsızlığı Bendeydi... Benden Soruldu Uykusuzluğun Yük Olduğu Gecelerin Hesabı! Aşkı Geçemedim, Vuramadım, Sökemedim, Kıramadım!!!
Kendime Kaldım... Kendimi Topladım. Tuttum Elimden. Bağladım Gözlerimi “Aşk!” Dedim Attım İçime Seni...
Sonrası Kimsenin Kalbini Meşgul Etmeyecek Kadar Basit: İçimde Bir Sen Aşk İçinde... İçimde Bir Ben Bir Sen İçinde İçimde Bir Biz Bin Hiç İçinde...
Sırrın Kalemine Perde İndirdim Ve Ben Bir Kez Daha Ye-Nil-Dim!!!
alıntı
|
|
|
18 Kasım 2008 Salı
20:07:57
|
|
|
Yıllar sürsede senin gelişin Seni bekleyeceğim aşk Belki sağanak bir yağmurda Belki de ılık bir yaz sabahın da Şehrin en kuytu köşesinde Belki puslu bir gecede Belki de sabahın tan vaktinde Seni bekleyeceğim aşk
Yıllar sürsede senin gelişin Mutluluğu, sevgiyi, huzuru Sende bulmak için bekleyeceğim Zamanın acımasızlığın da Seni bekleyeceğim aşk
Belki bir oyunun içinde Kör bir ebe olacağım Ve seni arayacağım Yıllar sürsede senin gelişin Seni bekleyeceğim aşk
Biliyorum zamansız olacak gelişin Ama bu sefer Gitmeni istemiyorum Zor değildi belki seni bulmak Ama seni yaşamak Kolay değil be aşk
Yıllar sürsede senin gelişin Bekleyeceğim işte Kör bir ebe dahi olsam Seni bulacağım Zor değildi belki seni bulmak Ama seni yaşamak Mutluluğu sende bulmak Kolay değil be aşk
|
|
|
19 Kasım 2008 Çarşamba
14:28:05
|
|
|
Dört nala koşan yağız atlıların yeleleri peşi sıra rüzgarla yarışan gördünmü soluklarını onların buharda kaybolmuş zerrecikler misali toynaklarında ezilmiş taze bitmiş otlar kokusunda ve henüz terleri soğumamışken mor dağların sırtlarında batan güneşi yakalayamayan mücrim koş sende o kısraklar misali ve bil ki deva ancak derdi verende..... Sorma aşkı evcil kapı eşiklerinde o vahşi dağ koyaklarında bir münzeviyinin heybesinde ağudur... o kartalların beklediği dağlar doruklarında bir ankaa... Ey mücrim aşkın ateşiyle yıkanki aksın günahların engin denizlerin tayfunlarını aşmalısın ve de doruklarını dağların işte aşk o vakit yanan ciğerini şerbetiyle tadlandırır ummanlar bir adım dağlar ayaklarında ova aşk ateşi dudaklarında şerbet...
m.
|
|
|
24 Kasım 2008 Pazartesi
19:07:31
|
|
|
İşvesi hoş tebessümü rüya
İstemeden takıldığımızdır
Gözleri ela saçları boyunca
Rüzgârına kapıldığımızdır
Ah aşk ah seni anlamak zor
Esiverişine aldandığımızdır
Yakaladığında gururda olur
O bir çift söze kandığımızdır
Çözümsüz gölge oyunu olur
Âşık takılan belki lakabımızdır
|
|
|
21 Aralık 2008 Pazar
13:14:37
|
|
|
gölerime gizlisin belliki kalbmde bir ben daha olmuş varlığın yanlızlığım kapris olmuş çoğu kez acıtmış canımızı şimdi daha iyi anlıyorum hayatmdaki yokluğunu ve bir gün geliceğini bilerek beklemenin ne kadar zor olduğunu biliyorum benmsin biliyorum ama yinede zor geliyo km in girmesi aramıza ama bir gün biticek bitecek ve..küçk sevglin sennle olucak canımniçi seni herşeye rağmen çok seviyorm çokk özledm
e b
|
|
|
18 Mart 2009 Çarşamba
00:06:23
|
|
|
Aşk adın dilimde sesin kulaklarımda kokun tenimde hapsolmuşken içimde kelebekler kanat çırparken..... ben son gücümle özgürlük çığlıkları atmak isterken meğer bir esarete silahsız / savaşsız teslim olmuşum haberim yok !
|
|
benim adım AŞŞŞKK
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|