|
| Yazan-Çizen | Yorum |
|
27 Kasım 2008 Perşembe
05:36:39
|
|
|
Kalem diyor ki...
Diyorum ki kaleme:
"Düzle, düzgünle, ceketini giy, kravatını tak insan içine çıkıyorsun.
Ciddi ol, düzenli görün."
"Serbest kalmak istiyorum," diyor kalem.
"Özgür düşünmek, özgür söylemek istiyorum.
Beni kendi kalıbına sokmaya zorlama."
"Özgür düşünmek de ne?" diyorum kaleme.
"Hadi özgür söylemeyi anlıyorum da."
"O," diyor kalem
"düşünceye kravat takmamaktadır. Düşünceyi cekete sokmamaktır."
"O da ne demek?" diyorum kaleme.
"İste püf noktası burda," diyor kalem.
"İnsan, insanın tekrarı değildir.
Zaman zamanın, yaşam yaşamın tekrarı değildir."
"Ne ilgisi var?" diyorum kaleme.
"Şöyle ilgisi var," diyor kalem. "Özgür düşünmek, bir bakıma özgün
düşünmektir. Özgün olmak, seni başkalarından ayırır. Yaşamda tekrar olmadığı gibi, düşünmede de olmaz."
"Özgün olup da n'olacağız?" diyorum kaleme.
"Şu insanları görüyor musun?" diyor kalem. "Hepsi mutsuz. Mutsuzluk bu halkın adeta karakteri olmuş. Yaşadıklarından zevk almayı ayıp sayar hale gelmişler. Mutsuz görünmeyi erdem sanıyorlar. Olgunluk sanıyorlar.
Ağırbaşlılık sanıyorlar. Yaşamdan haz almayan insan, başkasına da haz
veremez, heyecan veremez. Bakıyorum ve bir içi kararmış insanlar cenneti görüyorum. Bu insanlar önce kendilerini ve sonra tüm çevrelerini mutsuz etmeyi görev kabul etmişler. O zaman kafalarımızdaki yaşama dair bütün kalıpları kırmak gerekmez mi?
Onları mutsuzluğa mahkûm eden düşünceleri, özgür hale getirmek gerekmez mi?"
"Böyle bir çaba, insanı aykırı olma hevesine yöneltir, züppeleştirir,"
diyorum kaleme.
"Hayır," diyor kalem. "Küçük şeylerin önemi büyüktür. Her büyük, küçük küçük şeylerin toplamı. Yaşam dediğin büyük ırmak da, netice olarak küçük küçük damlalardan ibaret. Burayı iyi dinle. Her anını, her ayrıntıyı ayrı ayrı önemse ve yeniden üret."
"İyice karıştırıyorsun," diyorum kaleme.
"Cekete gir mi demek istiyorsun?" diyor kalem.
"Başkalarının çiğnediği sakızı, sen ağzına koyabilirsin ama ben koymam. Yeniden yeniden üretmek, yaşamı çoğaltır, zenginleştirir."
"O nasıl olacak?" diyorum kaleme.
"Şöyle," diyor kalem. "Sıkıntıyı da, korkuyu da, hazzı da üreten sensin.
Kendi kazdığın dehlize kendini hapsediyorsun. Dehlizler, tüneller, çukurlar açma kendine. Havuzlar, göller, okyanuslar aç. Bahçeler kur. Tebessümü yüzüne indiremesen de kalbini güldür. Bulunduğun her yere, yaşadığın her ana, çorbaya tuz, çaya seker koyar gibi, kendinden bir şeyler koy. Üret dediğim, işte bu. Zaten bunu koyuyorsun. Yalnız ürettiğin, koyduğun, karanlık, karışık, karmaşık ve karga şeyler. Üstelik bunları yaşadığın her ana, Bulunduğun her mekâna, kendinin koyduğunun farkında da değilsin."
"Bu, bir felsefe," diyorum kaleme.
"Hayatına öyle kolay indiremezsin."
"İste asıl sorun da bu ya," diyor kalem.
"Asil zorluk burda. Bunlar üretilecek şeyler. Her an yeniden üreteceksin. Her an kendini zorlayacaksın. Öbür türlü bir zahmete, bindir sıkıntı koyan bir yürekle yaşamak, sana da, başkalarına da, hatta yaşamın kendisine de bir eziyet."
"İyi ama nereye gidiyorsun?" diyorum kaleme.
"Bu sözümün altını çizmeye," diyor kalem.
|
|
|
27 Kasım 2008 Perşembe
05:39:09
|
|
|
|
|
|
5 Aralık 2008 Cuma
02:29:31
|
|
|
Kalemin durduğu yer...
Sözün, düşüncenin, hayalin, ihtimalin durduğu bir yer var...
İşte kalemde o yere gelince durup kalıyor.
Yazacak cümlesi kalmadığından değil, o cümleyi yazmanın anlamı kalmadığından...
Bundan endişeliyim; çünkü kendi öfkelerime artık hakim olamıyorum.
Değişiyorum, kelimelerime, yıllar yılı o kelimeler için biriktirdiğim anlamlara sahip olmakta zorlanıyorum.
Önümde yazacak pek çok konu başlığı var, notları bir köşede duruyor. Ama onları yazmak isteyecek miyim, bilemiyorum.
Burası kalemin durduğu yer, aklın, düşüncenin, hayal gücünün durduğu yer...
Buradan bir başka yere gitmek, bir başka halet-i ruhiyeye geçmek imkansız...
Burası insanlığımızın donup kaldığı, anlamlarımızın kuruduğu, sözlerimizin havada öylece asılı kaldığı yer...
Söz kırılıyor.
Anlam kırılıyor.
Galiba hayat bir daha tamir edilemeyecek biçimde kırılıyor...
|
|
Kalem diyor ki...
ile ilgili paylaşacak birşey, yapacak yorumunuz var ise buraya yazın:
|
|