kahve severler derneği
hergün en az 2 fincan kahve içmezsem ölürüm şerefsiz nasıl bağımlılık yaptıysa :p
http://www.ortanokta.com/on/groups/kahve severler derneği.aspx
Kahve ağacının ilk bulunduğu yer olan http://tr.wikipedia.org/wiki/Habe%C5%9Fistan `ın Kaffa yöresinin http://tr.wikipedia.org/wiki/Arap%C3%A7a karşılığı "qahwah " dır. Araplar bugün bilinen kahveyi henüz tanımıyorken kelime keyif veren içki, http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Earap anlamında kullanmaktaydı. Bugünkü anlamına http://tr.wikipedia.org/wiki/14._y%C3%BCzy%C4%B1l kazanmaya başlamıştır. Bu http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e `de kahve`ye dönüşmüş, buradan da http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa `da café, caffe, koffie, coffee, koffie, Kaffee şekline gelmiştir.
Çiçekleri beyaz ve hoş kokulu , kirazı andıran kırmızı meyvasının içinde iki çekirdek bulunan, dikildikten yaklaşık 3 yıl sonra meyve vermeye başlayan ve 30-40 yıl boyunca aralıksız meyve veren bir ağaç türüdür.Doğal haline bırakıldığında 8-10 metreye kadar uzayan ağaç, meyvelerin kolay toplanabilmesi için sürekli budanarak 4-5 metre uzunluğunda bir çalı boyutunda tutulur. Kahvenin defne yaprağına benzer derimsi ve kenarları dalgalı kışın dökülmeyen koyu, parlak ve sivri uçlu yaprakları vardır. Bol yağış alan, ortalama sıcaklığın 18-24° C arasında bulunduğu ve don olayının görülmediği, ekvatorun 25 Kuzey`i - 30 Güney`i arasındaki kuşakta yetişir. Soğukta ağaç ölür, ayrıca ani ısı değişiklikleri de ağaca zarar verir. Nemli ortamı sevdiğinden, kahve ağacının düzenli yağışın olduğu tropik bölgelerde yetiştirilmesi gerekir. Doğada pek çok yetişen türü olmasına rağmen yalnızca coffea arabica ve coffea robusta adındaki türlerin tarımı yapılmaktadır.
Bol yağışların ardından kahve ağacı, yılda iki ya da üç kez bembeyaz muhteşem çiçekler açar. Güçlü ve keskin kokuları kimi zaman yasemini kimi zaman portakal ağacının çiçeğini andırır. Yeni çiçek vermeye başlamış bir ağaç, dallarında bir yılda toplam 20-30 bin çiçek taşır.
Kahve çiçekleri açtıktan birkaç saat sonra solmaya başlar ve yavaşça meyve olmak için hazırlanırlar.
Kahve’nin anavatanı olan Etiyopya’nın yüksek yaylaları, yabani kahve bitkisinin doğal olarak yetiştiği bölgelerde yerli halk bu bitkinin tanelerini un haline getirip bir çeşit ekmek yapıyordu meyveleri kaynatıldıktan sonra suyu içilmek suretiyle tıbbi amaçlı kullanılıyor ve "sihirli meyve" olarak adlandırılıyordu. Kahve, ünüyle birlikte hızla http://tr.wikipedia.org/wiki/Arap_Yar%C4%B1madas%C4%B1 `na yayıldı ve 300 yıl boyunca Habeşistan`da keşfedilen yöntem ile içilmeye devam edildi. 14. yüzyılda ise yepyeni bir keşif ile ateşte kavrulan kahve çekirdekleri, ezildikten sonra kaynatılarak içime sunuldu. Kahve’yi ilk olarak işleyip içmeye başlayan Yemen`deki sufi tarikatıdır. Buradan http://tr.wikipedia.org/wiki/1470 ’li yıllarda Aden’de , http://tr.wikipedia.org/wiki/1510 ’da http://tr.wikipedia.org/wiki/Kahire ’de http://tr.wikipedia.org/wiki/1511 ’de http://tr.wikipedia.org/wiki/Mekke ‘de görülmüştür.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kanuni_Sultan_S%C3%BCleyman döneminde, http://tr.wikipedia.org/wiki/1517 `de, Yemen Valisi Özdemir Paşa, Yemen`de içtiği ve
|
|
|
|
| | Konu Başlığı | Mesaj Sayısı | Son Gelen Mesaj |
|
slm
|
4
|
5.04.2008 13:19:12
|
|
|
|
|
|
