|
| Gönderen | Mesaj |
|
30 Ocak 2007 Salı
22:41:47
|
|
|
“Her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni,
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin,
gelişigüzel bir nesne, bir iskemle gibi,
yazla birlikte biten kısa bir tatil,
çekmecede bir kart gibi bırakıp gittin...”
-L.Aragon-
Senin için yaz,
hep aynı bulutlarla geliyor.
Gönlüne sokulan yeşiller sararıyor
ve yazgısı iklimlerin
hep daracık pencerende kalıyor...
Senin için
şu upuzun sokaklardaki daracık bahçelerde
kısacık güller oturuyor;
sahillerde takalar,
şehirlerde kışkırtıcı sevinçler dolaşıyor...
senin için yalnızlık,
kalbine kırbacıyla giriyor
eski güftelerin sözleri birden ayaklanıyor...
Senin için
odalar, sofalar utanıyor;
o saat bulvarlara serseri yağmurlar yağıyor…
Yağıyor…
Sen eskiyen bedenini kederle ovuşturuyorsun;
sen şehrin dinmez uğultusunda
geceye şarkılar söylüyorsun...
Senin için
yoksul ve mahcup evlerde fokurdayan demliklerin buğusu
gözlerine düşüyor;
anılar defter sayfalarında kurutulmuş çiçekler gibi susuyor…
Susuyor!
Senin için
terk edilmiş bir adam şimdi şiirler yazıyor;
göğsünde yerin bomboş duruyor…
Senin için
sensiz her günümü bir yüzyılla saydım,
yeni bir yangına milat var artık;
düştü tetiği yüreğimin yığıldım kaldım...
Yılmaz Odabaşı
|
|
|
3 Şubat 2007 Cumartesi
21:41:18
|
|
|
|
azına saglık
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|