foer your turkey > Mesaj Panosu > mrb

mrb


GönderenMesaj

İpek (natalina)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
6 Haziran 2007 Çarşamba 14:55:16
arkadaslar umarım beni aranıza alırsınz

Hasan (flore)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1237
6 Haziran 2007 Çarşamba 15:04:03
mrb ipek hos geldin

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
7 Haziran 2007 Perşembe 09:39:37
hoşgeldin ipek ne demek başımızın üstünde yerin var canım.

Hasan (flore)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1237
10 Haziran 2007 Pazar 11:32:52
mrb ipek nasılsın

İpek (natalina)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
10 Haziran 2007 Pazar 11:33:55
iyiyim hasan sen nasılsın ne yapıyorsun

Hasan (flore)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1237
10 Haziran 2007 Pazar 11:35:11

yarın bizde sınavlar var onlara calısacam

İpek (natalina)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
10 Haziran 2007 Pazar 11:35:53
ne okuyorsun acaba

Hasan (flore)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1237
10 Haziran 2007 Pazar 11:37:54
dıs ticaret okuyorum U?

İpek (natalina)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
10 Haziran 2007 Pazar 11:38:42
ben hazırlanıyorum psikoloji istiyorum

Hasan (flore)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1237
10 Haziran 2007 Pazar 11:39:26
insallah kazanırsın

İpek (natalina)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
10 Haziran 2007 Pazar 11:41:50
insallah cok istiyorumAllahın izniyle basarıcam ben kacıyorum kib by

Hasan (flore)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1237
10 Haziran 2007 Pazar 11:43:45
by by kib

Masal perisi (karaağaç)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
4940
5 Temmuz 2007 Perşembe 22:24:44
Gunlerden bir gun, evrenin bir noktasinda, kucuk bir tirtil gozlerini hayata
acmis.

Dogal icguduleri ile hemen beslenmeye baslamis. Ne bulursa yemis. Bir sure
sonra, yeterince buyudugunde, kendine guvenli bir yer bulup, bir koza ormeye
baslamis.
Bu kozanin icinde gecirdigi uzunca bir surenin sonunda da, rengarenk kanatli
bir kelebek olup cikmis. Minik kelebek, ucabiliyor olmanin da verdigi
mutlulukla ucmaya baslamis.
Daglar tepeler asmis, ormanin her yerini dolasmis.
Derken bir vadiye gelmis. Rengarenk ciceklerin bulundugu bir vadiye.
Etrafina saskin saskin bakarken, vadinin obur ucunda bir papatya gormus. Bir
anda afallamis. Ne dusunecegini, ne yapacagini bilememis. icinden "Ne
muhtesem bir cicek" diye gecirmis. Ve vakit kaybetmeden yuzlerce renkli, hos
kokulu cicegin uzerinden gecip dogruca onun yaninda almis solugu. "Merhaba"
demis papatyaya, "sizi uzaktan gordum ve yaniniza gelmek istedim.".

Nazli papatya soyle bir bakmis konuguna ve "Merhaba" demis, "ben de
yalnizliktan sIkilmistim zaten." Ve konusmaya baslamislar. Kelebek ona hayat
hikayesini, nerede dunyaya geldigini, gectigi ormani, tepeleri anlatmis.
Papatya da ona kendinden bahsetmis. Birbirlerinden gercekten hoslanmislar.
Kelebek butun zamanini papatyayla gecirmis.

Gece olunca beraber yildizlari ve ates boceklerinin danslarini seyretmisler.
Gunduz olunca kelebek, kanatlariyla papatyayi gunesin yakici isinlarindan
korumus. Minik kelebek papatyayi cok sevmis. O kadar cok sevmis ki, bir
turlu onun yanindan ayrilamamis. Papatyanin da onu sevip sevmedigini merak
ediyormus. Ama cesaret edip de bunu papatyaya soyleyememis bir turlu. Onu
kirmaktan, incitmekten, bu yuzden kaybetmekten korkmus. Papatya da kelebegi
cok sevmis ama o da bir turlu soyleyememis sevgisini.

Duygularinin karsiliginin olmayacagindan, bu yuzden kelebegi kaybedeceginden
korkmus. Boylece iki sevgili yan yana ama sevgilerini paylasmadan surekli
sohbet etmisler. Boylece saatler saatleri kovalamis. Gunler gecip de,
kelebek artik zamani kalmadigini, gucunun tukendigini anlayinca, papatyaya
donmus ve; "Uzgunum ama senden ayrilmam gerekecek" demis. Papatya buna bir
anlam verememis. "Neden" demis. "Yoksa benim yanimda mutsuz musun?". "Hayir"
demis kelebek. "Bilakis, sen benim hayatima anlam kattin. Fakat biz
kelebeklerin omru sadece uc gundur. Ve ben de omrumu tamamladim. Artik
kelebeklerin hic olmedigi bir yere gitmeliyim." Papatya bu duruma cok
uzulmus ama yapacak bir sey yokmus zaten. Kelebek artik hic gucunun
kalmadigini, daha fazla tutunamayacagi ni fark ettiginde, son bir gayretle
papatyaya "Sevi seviyorum" diyebilmis ancak. Papatya donakalmis. Sadece
"Bende..." diyebilmis kelebegin arkasindan. Ardindan da gozyaslarina
bogulmus. Icinden "Keske onun da beni sevdigini bilseydim.

Keske onu sevdigimi soyleyebilseydim. " diye gecirmis. Papatya, sevdiginin
onu sevdigini bilmeden gecirdigi gunlerin acisina dayanamamis. Bir sure
sonra yapraklari once solmus, sonra da dokulmeye baslamis. Her dusen
yaprakta papatya, "seviyormus" diye gecirmis icinden.

Iste o gunden beri, bunu bilen asIklar, sevgililerine soramadiklarini hep
papatyalara sormus: "Seviyor mu, sevmiyor mu?"..."