sevgiyi arıyanlar > Mesaj Panosu > Martıların Hikayesi

Martıların Hikayesi


GönderenMesaj

Mehmet (maktas84)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
13 Ocak 2008 Pazar 12:38:53
Bundan yüzyillar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış.
Tabi her masalda oldugu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve
tabii ki bir de prensesi varmis. Prenses dünyalar güzeli bir

Kral ona bakılmasını yasaklamış, her gün dolaşmak için saray muhafızları
ile sarayın dışına çıkacağı ilan edildiginde halk eğilir ve gözlerini kapatır,
ya da evlerine kaçışırmış. Onu görmenin bedeli ölümle cezalanmakmış.

Günlerden bir gün yine prenses dolaşmak için çıktığında; fakir bir köylü
delikanlı herşeyi göze alarak başını kaldırmış ve prensesle göz göze
gelmişler... O an fakir delikanlı prensese inanilmaz bir aşkla tutulmuş.
Prensesin derin bakışlarının da boş olmadığını düşünmüş ve günlerce
uyuyamamış. Fakir delikanlı ölümü bile göze almak pahasına, prensesi
bir kere daha görmek için uğraşmış durmuş. Bu arada güzel prenses de
onu tutulmuş onun zarar görmemesi için günlerce kendini saraya kapatmış.
Sonunda dayanamayan fakir delikanlı her şeyi göze alarak gizlice sarayın
bahçe duvarına tırmanmış ve prenses ile bir kere daha göz göze gelmişler.
Fakir delikanlı hemen duvardan atlamış ve prensesle konuşacağı anda
saray muhafızlarına yakalanmış. Kralın karşısına çıkarılan delikanli ölümle cezalandırılacağını bildiğinden krala prensese duydugu aşkını anlatmış.

Kral ölüm emrini vereceği anda prensesin yalvarışlarına
dayanamayarak delikanlıya başka bir ceza vermeyi kabullenmiş.

Hemen bir gemi hazırlattıran kral, gidilebilecek en uzaktaki adaya bir fener yaptırmış ve fakir delikanlıyı da o adada yanlız yaşamaya mahkum etmiş...

Aradan bir kaç ay geçmesine rağmen prensesi unutamayan delikanlı
prensese olan aşkını kağıtlara dökmüş ve martılara anlatmaya başlamış...
Artık bütün martılar fakir delikanlının prensese olan aşkını anlamış
ve yazdığı mektupları prensese götürmeye başlamışlar... Zamanla
prensesin de yazmış olduğu mektupları fakir delikanlıya götüren martılar
aracılığı ile iki gencin arasındaki aşk iyice büyümüş. Ta ki... Bir sabah
sarayın bahçesinde kahvaltı yaparken prensesin odasının penceresine
ağzında bir mektupla konan martıyı kralın görmesine dek. Tabii
korkulduğu gibi olmamış... Martıların bile aracı olduğu İki gencin
arasındaki büyük aşkı anlayamadığı için kendisinden utanmış ve
ağlayarak kızına sarılan kral, hemen bir gemi göndertip fakir
delikanlıyı getirtip kendisi ile evlendireceğini söylemiş.

Buna duyunca çok mutlu olan prenses hemen delikanlıya bir mektup
yazmış ve olanları anlatmış. Bu arada mektubu götürmek için bekleyen
martıya da tüm martıların düğünlerine davetli olduğunu söylemiş.
Buna çok sevinen martı mektubu bir an önce ıssız adaya götürmek için
yola çıkmış. Tam yolu yarılamışken yanından geçen bir kaç martı
arkadaşına haber verip hepsinin düğüne davetli olduğunu söylemek
için gagasını açtığında mektubu düşürmüş. Tüm martılar hep birlikte
mektubu aramaya başlamışlar. Fakat bir türlü bulamamışlar...

Bu arada prensesten mektup alamayan aşık delikanlı, yazmış olduğu
mektupları göndermek için bir tek martı bile bulamamış... Biraz
ilerisinde uçuyorlar fakat yanına gitmiyorlar ve mektubu ariyorlarmış...

Prensesin kendisini artık unuttuğunu, istemediğini, martıların da onun için
yanına gelmediğini sanan delikanlı üzüntüsünden sonunda kendisini
fenerden kayaların üzerine atarak intihar etmiş. Olanlardan habersiz kralın
gemisi adaya vardığında fakir delikanlının soğuk bedeni ile karşılaşmışlar...

İşte o gün bugündür, martılar o mektubu ararlar. Mektubu bulup,
o inanılmaz sevgiyi geri getirebileceklerine, her şeyi
düzelteceklerine, inanarak hep denizler üzerinde uçuşup dururlar.

Gülocan (ts1073366432)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
231
22 Nisan 2008 Salı 22:55:39
vayy beee
eline sağlık arkadaşım çok güzeldi gerçekten
ama çok üzüldüm (

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
6 Eylül 2008 Cumartesi 12:03:40

Deniz Ve Mehtap - Dario Moreno
Deniz ve mehtap sordular seni neredesin? Nasıl derim terketti bırakıp beni gitti Anladılar ki aşkımız bitti.. Alay ettiler benle hep Sen oldun bunlara bak sebep Mehtap dedi gördüm ah onu Belinde erkek kolu Deniz güldü halime Bir avuç su verdi elime Biterse gözyaşın al dedi Doldur tekrar yerine... Rüzgar ve martı sordular seni neredesin? Nasıl derim terketti bırakıp beni gitti Anladılar ki aşkımız bitti Alay ettiler benle hep Sen oldun bunlara bak sebep Martı dedi gördüm ah onu Belinde erkek kolu Rüzgar güldü halime Dedi gidelim düş önüme Gidemem dinle martıları Bitmiyor alayları...

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
6 Eylül 2008 Cumartesi 15:36:08

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
7 Eylül 2008 Pazar 19:46:02
gittiniz
yıkıldı dilimin köprüsü,
konusamadım

elimi tuttugunuz gecede kaldı aklım
sesinizden dökülen nagmeler,
gözlerimden aktı
siir mi onarmıstı kırılan yüreklerimizi,
yoksa aska tutkulu iki günahkâr mıydık?

gittiniz,
içinden çıkamadıgım bir sessizlik düstü payıma

ıslandıgımız yagmur
dibini gördügümüz kadeh
kim bilir kaç intihar düstü yolumuza,
yürümeye devam ettik
siz mi yasınızı almıstınız,
yoksa yasam dolu olan ben miydim?

gittiniz,
devrik bir sızı kıvrıldı dudagıma

sevistigimiz sarkılar dogum yaparken,
yatagında nöbet tutardık çıplak kavusmaların
simdiyse bilmiyorum
kahkahanız mı ısıtırdı içimi,
yoksa kollarınızda müjdelenen bahar mı?

gittiniz,
isimsiz bir sehir oldum haritanızda

merhaba sevgilim
hosça kal yâlnızlık
daha kaç gece sürer bu heyecan diye,
düsünmeden sarıldım

nerdesiniz,
karanlıktan korktugumu nasıl bilmezsiniz?

ama gittiniz,
agır veda havası çaldı sokak ortasında