40+ve sonbahar > Mesaj Panosu > SENİ ÖZLEDİM...

SENİ ÖZLEDİM...


GönderenMesaj

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
26 Şubat 2009 Perşembe 21:14:13


Şimdi senin özlemine dair tüm duygular.

Hayatın içinde binlerce sürpriz var, olumsuzluk var, güzellik var, kirlilik var, acı, sevinç, mutluluk her şey ve bize hitaben tüm duygular, olgular.
Bunlara rağmen birde özlemek var, damarların büyüdüğünü hissetmek ya da gözlerin nemlendiğini, düşüncelerin hep akıp gittiği bir pınar misali,
bir yerlerde olmak ya da bir yerlerden kurtulamamak, ÖZLEMEK

Genzimin yanması, saatimin hüzünlere vurması ama yüreğimin sıcacık olması.
Ellerim koparcasına uzanıp tutamaması buna karşılık bedenim içinde bir beden daha varcasına kıvranması.
Tüm bu çelişkilerin koynunda, uykusuz gecelerde sonu gelmeyen sigaralarla güneşin beklenişi. Hayallere dalıp, iç çekişlerimin yaktığı bu beden ile özlemek, dünü özlemek, seni özlemek.
Seninle olan her anı yeniden ama yeniden gözden geçirmek, SENİ ÖZLEMEK.

Seni özlemek;
Bazen uzanıp gitmesi düşüncelerimin, ay ışığının pencereme vurması, özleme ya da sana dair bir şarkının kulaklarımda çınlaması, bana rüzgarım dersin ya o rüzgarın yüzümde savrulması
yani;
bendeki çoğu şeyde senin izinin olması; SENİ ÖZLEMEK.

Bazen ise ezberlediğim bu şiirin dudaklarımda can bulması,




“Geceleri uykumu bölmedin sen...
Bu bir itiraftır.
Ben böldüm seninkini istemeden.
Ansızın uyandığımda, kendiliğimden..
Gözlerinden öptüm seni.
Bilerek değdirdim gözyaşlarımı yanaklarına.
Açtın gözlerini, göremedin beni.
O bomboş odada hissettiysen eğer,
Sakın yanlış anlama beni....
Kötü bir niyetim yok benim..
Sadece gözlerini özledim...

Şarkı söyledim bağıra bağıra...
Duyup da sesimi katıl diye bana.
Nasıl kıydım bilmem uykusuzluğuna..
Ama kötü bir niyetim yoktu benim
Sadece sesini özledim.

Kalp atışlarını dinledim elimle...
Saçlarını sevdim...
Öptüm ellerinden...
Ama kötü bir niyetim yoktu ki benim,
Sadece tenini özledim..

Bazı gecelerde konuştum kendi kendime..
Eskilerden söz ettim..
Soru sordum, cevap verdim.
Kızma ama seninle kavga da ettim...
Kötü bir niyetim yoktu ki benim
İnan ilgini.... Inan sevgini....
Sadece seni, seni olduğu gibi özledim”

İşte öylesine dalıp gitmek, seni özlemek.

Özlemekte aynı sonradan pişman olmak gibi hiçbir şeyi değiştirmiyor diyorlar belki doğru söylüyorlar ama bunu kalbe anlatamıyorlar, anlatamıyorum yar.

Bazen bu duygu,
Yani özlemek acıdır canı,
Eminim çok acıdır.

Ama seni özlemek;
Yıldızlar kadar uzak olsan bile SENİ İÇİMDE HİSSETMEK..

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
26 Şubat 2009 Perşembe 22:22:57


 
 

 

 

Gözlerindeki sevda ile gel bana...
umudun ile gel,
Kucak dolusu yıldızlarla...
Kazandığın kavgalarla gel bana,
öyle ezik, narin, kırılmış görmüyüm seni...
Tuttuğunda adam gibi sık elimi,
Değişme, hiç birşeye candan kucaklaşmayı...

Bana gelirken; yüreğinle gel...
Senin sakladıklarını o söylesin bana...
Sarsın beni bütün kolların...

Bana gelirken; hayalerinle gel..
İnanmazsa kimse; ben inanırım onlara,


Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
26 Şubat 2009 Perşembe 22:55:18

İçimde bir acı fırtına kopar
Bulutlarda şimşek çakar giderim
Bitmeyen arzular yolumu kapar
Çılgın bir sel gibi yıkar giderim

Anlarım eşitten farkını farkın
Yıllar süren ömrü biter merakın
Keder uzak olur; mutluluk yakın
Yorgun kafesimden çıkar giderim

O an, zaman durur, mekan silinir
Sonsuzluğa doğru nefes alınır
Ruhum bir damla su, göğe salınır
Süzüle süzüle akar giderim

Çile denizinin görünür dibi
Alır beni yüreğimin sahibi
Geceyi süsleyen yıldızlar gibi
Ben de, bir meş`ale yakar giderim

Birgün utku için, hicran yerine
Dalmak için hülya bahçelerine
Dostların ıslanmış çehrelerine
Son defa, hasretle bakar giderim

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
27 Şubat 2009 Cuma 23:11:40

Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
1 Mart 2009 Pazar 13:56:42
İyi bakın gönüllerinize yara izi mi var, ayak izi mi? (Süreyya Berfe)


Koca bir öğleden sonrayı nasıl doldurur nasıl dolduracağını bilemeyen bir insan? Sanki bir yeri açıyormuş gibi, sanki bir şeyi unutmuş gibi, sanki birilerini beklerken yorulmuş gibi, sanki çok iyi bildiği bir sorunun yanıtı uçup gitmiş gibi, sanki söyleyeceği dilinin uçundayken kaçıp gitmiş gibi...

Kaldırım ortasında, telefon defterini de evde unutmuş, yoksa arayacak birilerini ama yok işte defter, numaralar, isimler bile yok aklında...

Nasıl unutur insan, nasıl unutur, nasıl unutur?

Onca heyecanı, terlemeyi, beklemeyi, istemeyi, küsmeyi, sevmeyi...

Nasıl unutur?...

Turuncu espadrili güneşte kurutup, kotun üstüne penye giyip, vişne suyu içerek heyecanlanmayı, kucağına bastırdığı harita metod defterlerinin arkasına saklanmayı, sakladığı bedenden utanmayı, kış çiçeklerini, yaz çiçeklerini, son otobüsleri, yağmurda bitmesin yol diye gidip gelmeleri, hayret nasıl unutur?...

"Aramadı, aramadı, aramayacak
Sevmiyor aslında, sevmedi beni, sevmeyecek...
Arasam mı, aramayacağım, aramasam bilemeyeceğim..."

Nasıl unutur insan 17 yaşının bütün dertlerini? "Aramadı", "sevmedi", "arasam mı" demeyi...

Yeşil gözleri, uzun saçlan, kenan kıvrık sayfaları, yıpranmış romanları, elele izlenen filmleri...

Beyazlamış mıdır saçları? Yormuş mudur hayat onu da? Çocukları var mıdır? Düşlediği yerde midir acaba yaşamı? Unutmuş mudur o da, hiç unutmam dediklerini, verdiği sözleri... Dürüst müdür, sahtekar mı? Nasıldır evi? Nerededir? Sarkılan ezberlemeyi bırakmış mıdır? Kimi okur, kime inanır, nasıldır? Mutlu mudur?...

Koca bir öğleden sonra Ankara'da...

Ya da belki de Mersin'de, Kütahya'da, Sivas'da, Trabzon'da...

Bir yerler de...

Şehrin en kalabalık meydanında... İlk gençliğin geçtiği yollarda, tepede yakan kavuran bir güneş varken, gelip gidene bakarken...

insanlar yürürken "ben şimdi ne yapacağım?" diye sordunuz mu hiç kalbinize?

Şimdi ne yapacağım ben?

Nasıl geçecek bu öğleden sonra... ve de sonrasında?

Kalpte bunca ayak izi varken...

Her ayak geçerken, geçtiği yollarda kalbin duvarına bir çizik atmışken...

O çiziklerin ve o ayak izlerinin ağrısı bile unutulmuşken...

Donmuş topraklara çeviriyor hayat kalplerimizi...

Güneşe bırakmak bu yüzden gerekli...

Bir küçük karınca, bir minik çiğ tanesi... Bir şey hatırlatmalı geçen ayakların bıraktığı tatil sesleri...




ICLAL AYDIN

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
1 Mart 2009 Pazar 18:08:07

Keskeleri Çikardim Hayatimdan
Keskeleri çikardim hayatimdan
eyvallahlar bana göre degil artik
bana göre degil pismanliklar
keskeleri çikardim hayatimdan.
ben seni unuturum sevdigim
ela gözlerini bir bardak rakiya gömerim
anilari içime
yillar önce bir temmuz gecesinde
zamansiz bir yagmur altinda baslayan
o zamansiz askimizi unuturum
ben seni unuturum sevdigim
zaten hayat bir yalan.
gece agir agir sirtini vermekte sabaha
üzerimde eskiden kalma bir sevdanin yorgunlugu
yüregimin kara kapli defterinde
sararmis sayfalarin arasinda
bir adamin yillar arkasinda kalmis
suskunlugu var
ve küskünlügü hayata
o ki kapanmis bir kapi umutlarima
çaresizlige bir geçit
durma hadi gözlerimden de çekip git
çek git gecelerimden
bir daha girme düslerime
kanima girme artik
yeter git.
kimseler bilmez geceden baska yine yalnizim
sokaklar dolusu insan içinde
bir ben bir ben yalnizim.
gece agir agir sirtini vermekte sabaha
ne firtinalar kopar yine içimde
bu sevda yakar yüregimi
yikar derinden
susar içimdeki agitlar
geceler inadina susar
ben susarim.
an gelir
zamanlar dolusu aglarim
aglarim çocuk gibi
ihanet karasi gecelerde
kivrandirir bir sanci
kahpe bir kursun gibi
arkadan vurur yalnizlik
sabahlara kadar aglarim
aglarim ölesiye.
neden içi karanlikti bu kadar gecelerin
neden geceler umut tasimaz sabaha
ve neden aglatir beni bu uzun yolculuklar
yeter artik yeter
buraya kadar
keskeleri çikardim hayatimdan
eyvallahlar bana göre degil
bana göre degil yerli yersiz aglamak
madem ki bir kez yasaniyor bu hayat
kilicimi çektim kinindan
kusandim cesareti
ve bitirdim esareti
gömdüm denizlere.
keskeleri çikardim hayatimdan
eyvallahlar bana göre degil artik
anladim ki insan her an sevebilir
mevsimsiz açan bir çiçek gibi
dirilir yeniden
keskeleri çikardim hayatimdan.
geleceksen bugün gel
yarin çok geç olabilir.


 Sebnem Kisaparmak 

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
6 Mart 2009 Cuma 22:52:49

Âb-ı Hayat

Süzülüyor ufukta günün son ışıkları,
Gurubun sükûneti sarıyor âşıkları.

Bir martı ıslığıyla donmuş zaman akıyor,
Eller kelepçelenmiş, yürek volkan, yakıyor.

Kıyıya çarpıp duran dalgalar köpürmekte,
Meltem esintisiyle kâküller öpülmekte.

Sokulmuş birbirine fısıldaşır tekneler,
Hayat okyanusundan anlatır neler neler.

Kumsaldaki izlerde sevgililer sır arar,
Hülyalı gelecekte derin düşlere dalar.

Bir çift güvercin kalbi heyecanla gerilir,
Aşktaki musikiyi besteleyenler bilir.

Saçlarını rüzgara salıveren serinlik,
Bulut dolu gözlerde sevgideki derinlik.

Dudaklardan dökülür sevgi soluklu sözler,
Tüllenen ufuklarda gönüller Ay’ı gözler.

Mehtap yıldızlarıyla açılır perde perde,
Bu büyülü güzellik söyleyin başka nerde?

Karanlığın koynunda tenlere çiğ yağacak,
Şafağın ışıkları âşıkları boğacak.

Ey sevgili! Sevgili, hayatın sırrı budur,
Âb-ı hayat dediğin sırlı, sihirli, sudur.

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
11 Mart 2009 Çarşamba 12:02:45

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
13 Mart 2009 Cuma 16:44:18
Unutmayın;
Mutlu gibi görünsekte bazen, her insanın içinde kanayan yaraları vardır.

Unutmayın;
Mutluluk hep bir yerlerde gizlidir. Mutluluğu elde edebilen nadir insanlardır.

Unutmayın;
Sevgi ne kadar güzelse, sevgisizlik de bir o kadar kötüdür.

Unutmayın;
Geçmişin güzellikleri geleceğin bir parçasıdır.

Unutmayın;
Kişilik kazanılmaz, biz kendimiz yaratırız kişiliğimizi.

Unutmayın;
Büyümek acılardan ibarettir. Acı çektikçe olgunlaşmaktır "hayatın anlamı".

Unutmayın;
İnsanlar her şeye hasrettir. Hiç bir şeye doymazlar. Hep daha fazlası, daha da fazlası derken
Dünyaya bile doymadan göçüp giderler.

Unutmayın;
Yaşadığınız iyi ve ya kötü hiçbir şeyi unutmayın. İlerleyen günlerde karşınıza çıkacaktır
Bunlar.

Unutmayın;
Unutulmak acıdır…

Ve unutmayın;
Hayatınıza anlam veren insanları…!!!

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
13 Mart 2009 Cuma 23:37:57

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
20 Mart 2009 Cuma 19:39:04

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
24 Mart 2009 Salı 19:30:54

ÖZLEDİM SENİ...

 özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
`git artık` demek
`beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa`
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....

 

  can yücel

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
26 Mart 2009 Perşembe 17:30:35
Senden Vazgecebilirmiyim Hic
Beni bazen arayip sormasanda
Sana arada bir kizsamda
Söyle sana küs kalabilirmiyim hic

Aramizda mesafeler olsada
Yollar bizi ayirsada
Söyle seni unutabilirmiyim hic

Gözlerine bakip “Seni Seviyorum” diyemesemde
Sana sarilip öpemesemde
Baskasina gönül verebilirmiyim hic

Günlerim sensiz gecsede
Hasretinden ölsemde
Söyle senden vaz gecebilirmiyim hic?!

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
6 Nisan 2009 Pazartesi 22:58:00

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
11 Nisan 2009 Cumartesi 00:44:54

ARARIM SENİ
Akşam erken çöker yalnızlığıma
Sokak sokak gezer ararım seni
Hasretin gönlümün yangınlarında
Alev alev yanar ararım seni

Gözyaşlarım kurur yanaklarımda
Hüzünlü bir ıslık dudaklarımda
Sigaram sabahlar parmaklarımda
Nefes nefes çeker ararım seni

Gölgen düşer sanki hep yollarıma
Adım adım yürür izlerim seni
Bir çılgın özleyiş girer kanıma
Yudum yudum içer ararım seni...

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
18 Nisan 2009 Cumartesi 16:40:01
NASIL OLDUĞUNU ANLAMADIĞIM ŞEKİLDE SEVİYORUM SENİ
Hala nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde seviyorum seni… Bu durumda senin yapabilecek bişeyin olmadığı gibi, benimde elimden bişey gelmiyor… Elimden geleni yaptığımı düşünüyorum, hatta belki daha fazlasını…


Oysa o kadar istemiştim ki kalan yaşamımın yalnızca seninle dolu olmasını..Yalnızca sen olsaydın kalbimde…
Şimdi sen yoksun ya, bilmiyorsun ya ne halde olduğumu… Aslında ben bütün kalbimde seni büyüttüm..Kalbimde o kadar büyük bir sevgi var ki sana ait,,bu kalp bomboş kalacak..Ben bomboş bi kalple, boş boş bakacağım insanların gözlerine…Gözler kalbin aynasıdır diye boşuna söylememişler. Önce inanmazdım bu cümlenin doğru olduğuna, çok boş gelirdi… Oysa asıl boşluk senin yokluğunmuş meğer…
Bütün benliğim seninle doluyken, insanlar gözlerimde seni görecek diye öyle korkuyorum ki… Ama sen gidince bomboş kalacak bu gözler, seninle dolup taşmayacak bu bakışlar… Dedim ya, sen gidince bu boşluğu nasıl dolduracağımı bilmiyorum, düşünüyorum ama bi çıkış yolu bulamıyorum… Ve bu beni mahvediyor…

Benim için çok iyi bi dosttun sen, bende senin için öyleydim diye düşünüyorum. Bilmiyorum ne kadar mantıklı bi düşünce bu… Ama zaten hatırlarsan eğer, “mantık ve ben, ne kadar uyumsuz bi ikili” derdim hep sana… Seninle daha neler konuştuk, hepsini adım gibi tutuyorum aklımda… Sen gidince onlar kalsın en azından senden bana….

Meğer seni ne çok seviyormuşum ben, inan bana bunu yeni fark ettim… Hep severdim zaten ama benim bahsettiğim bu sevginin bu kadar büyük olması… Oysa benim için Sana karşı bu kadar büyük bi sevgi büyüttüğümü bilmiyordum…

Ben nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde seviyorum seni… Bu sevginin büyüklüğünü şimdiye kadar anlatmaya çalıştım, ama bu buz dağının görünen kısmı yalnızca.. Hepsini göstermeye kelimeler yetmez