40+ve sonbahar > Mesaj Panosu > Aşka Geç Kaldık

Aşka Geç Kaldık


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
26 Şubat 2009 Perşembe 09:54:40

Aşka Geç Kaldık
 Aşka geç kaldık.
Yıldızlar da terkettiler bizi,
Bir başka baharda doğmak için...
Yıllanmış bir çınar yaprağı kadardım,
Sen yokken...
Unutulmuş bir ağıttı gövdemdeki izler...
Körelmiş bir çakının ucunda,
Kaybolmuştu isimler...
İzlerinin kaybolduğu nehirde,
Titrerken sandallar,
Sönerken yakamoz suyun koynunda...



Aşka geç kaldık.
Elin elimde terlediği zamanlarda...
Kırışmış anlar gizlenirdi duaya...
Düşüyor üşüdükçe gülüşler,
Karanlıkta yanan lambalara,
Gri akşamlara,
Kaybolan zamanlara,
Sararmış hazanlara,
Gökten yıldız toplarken bakıyor hayalin...
Tenime değen yokluğunun sesi...
Tenimde yanan bakışlarındır senin...



Aşka geç kaldık.
Güneşi batmadan kovalar,
Aya ulaşmak için şiirler fırlatırdım...
Sesimde titrerken hayat,
Bir gemi dolusu hayallerim vardı...
Tende hicran güneşiydi yokluğun...
Mumda akşam gölgesi...
Alnımızdan yalnızlık kucaklardı,
Gecenin çığlığını...
Yası tutulmayan sevgiler sarardı,
Gecenin koynunda uyuyan sözcükleri...



Aşka geç kaldık.
Mavi hülyalara pembe düşler dokurken,
Eylülde dağlandı yüreğimiz...
Bulutların kenarındaydı sevda,
Sisli bir gecede yapayalnız...
İmgeleri bir sarraf gibi işlerken şiirlerde,
Sözcükler kahır yazar alnımıza...
Yıldızları kıskanırken ayazda,
Yokluğunda adaklar adanır sevgiliye,
Gelmeyeceğini bile bile...



Aşka geç kaldık.
Kumsalın ruhuna gömülüydü adın,
Dalgaların koynunda uyurken...
Sevdanın sindiği mavi akşamlar,
Ağıt yakar yıkılmış benliğe...
Şimdi gitme vakti,
Tekrar kavuşmak için belki de...


Aşka geç kaldık sevgilim,
Yağmurlar eşlik etsin gözyaşlarımıza...
Şimdi yalnızlık sür,
Sahipsiz dudağımıza...

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
26 Şubat 2009 Perşembe 19:11:32

AŞK`A GEÇ KALINMAZ

 

 

   AŞKTA YARIN YOKTUR

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz . O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski birşeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır. İnsan bir başka ışığa teslim olur. Aşkta yarın yoktur. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan`da Ganj Nehri`nin kıyısında yakılan yoksul kadının hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... İstanbul’da , bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan adamın çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de. Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan. Aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır. Belki de bu yüzden gençlikte, o yoğun aşkın olduğu yıllarda, gözlere uyku girmez, dudaklarda bir musiki bütün gece o söylenir, o karanlık odanda dolaşırsın, insanları uykularından uyandırmak istersim. Uyandırıp, içindeki derin sızıya o derin sancına acına ortak olsunlar diye... Aşk çok eski bir şeydir. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Annemiz , babamız ve sevdiklerimiz her şey geçer geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya. İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi... İşte şimdi biz de, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu. Birazdan sabah olacak...Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, planlar ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır. Birbirimizi kandırmayalım.Yeni güne hazırlan. Yaşadıklarını unutmaya çalış. Aşkın bize verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek... Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...! Aşkta yarın yoktur Arkadaşım...;

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
26 Şubat 2009 Perşembe 19:15:05

 

AŞKA GEÇ KALINMAZ 

Nice sevdalara gebedir hayaller, gerçek ise nice acılarla çıkar karşımıza. Yaşam çoğu zaman adil olmadığı gibi fırsatları, anları yakalamak için de engeller sunmaya bayılır. Bu belki de hayatın ta kendisi ama kimin umurunda. Söz dinlermi yürek, kalp, gönül... Ne yaşarsan yaşa, ne olursan ol, birgün küt diye çarpılmayacağını kim garanti edebilir. Yaşın, dilin, ırkın, inancın farketmez. Bulduğun yeni aşktır. Geç kaldığını düşünürsün, imkansızlıklar sıralanır önüne, çıkar yolların kapalı olur, kanatlanırsın ama. Uçarsın özgürce, umarsızca. İyi hissedersin kendini, firarın olur. Aşkolur, kavrulur, yanarsın. İyi gelir ruhuna. AŞKa geç kalınmıyor, erteleniyor ya da farkedilmiyor. Aşk her daim, her yerde kol geziyor. Aramakla bulunmuyor ama bulanlar arayanlar. Ben içimde taşıyorum bir tane. Siz de dikkat edin, bulabilirsiniz, ya da o sizi bulur.

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
26 Şubat 2009 Perşembe 22:27:52

Bir yaz yağmuruydu seni alıp götüren.

Söz vermiştin oysa bir sonbahar akşamı döneceğim diye…

Kalbime sonbahar geldi hazan geldi dökülüyor yapraklarım…

Sen yine gelmedin.

Sığındım; biçare sensizliğime, senin yerini tutmasa bile…

Yinede bir umut besliyorum ölümle yoğrulmuş ve sen gittin gideli dallarını

Köküne salmış ay ışığı ile beslenen yüreğimde.

Artık ne güneşin doğmasına izin veriyor

Nede yağmurun yağmasına yüreğim.

Sen gittin diye…

Çocuksu duygularımla besliyorum gitmesin,terk etmesin diye beni yüreğim.

Masal kahramanlarımda terk etti beni, suçlu benmişim gibi.

Bembeyaz aşklarda kaldı doyasıya kullanamadığım gülümsemelerim.

Sen gittin ya hasretin aryaları çağlıyor yüreğimde.

Sen yoksun ya günlüğüm sen dolu sensizlik dolu....

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
27 Şubat 2009 Cuma 21:57:42
volki hangi aşk hangi tren valla tanımam bilmem

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
27 Şubat 2009 Cuma 22:37:55



KELEBEK KANADINDA AŞK


Zamanlar
Güneş ekilip, yıldız biçilen zamanlardı.
Hatırlıyorum...


Ya önce sen vardın yürek olarak içimde
Ya da aşk vardı önce
Gelip içimde kestiğin
Hatırlamıyorum...


Ben imkânsıza dudak bükerdim
Sense halime gülerdin...
Olsun! O günlerde ben
Biraz mutlu biraz umutlu
Biraz içliydim
Doğrusu en çok da
Kelebeklerin kanadına işlediğin
Aşkından dertliydim...




Ama o zamanlar
Güneş ekilip yıldız biçilen
Zamanlardı
Aşk dediğin belki de
Geceye veda etmeyen bir ay’dı...


Türküler saklardın derinlerinde
Sazından kaçak...
Bilmezdin.
Ben görürdüm duyardım da
Sen bir kez olsun söylemezdin
Korkularını zaten
Kimselere vermezdin...



Ve böylece
Sen yağmura
Yağmur benim gözlerime hasret
Yaşardık...


Heyhat!
Hep ama hep
O imkânsıza takıldın da sen
Ve belki de bu yüzden
Aşk gelip bizi sarsınca yüreklerimizden:
Ben ağlardım gözlerim gülerdi...
Sen gülerdin gözlerin susardı...


Şimdi ben
O zamanların renklerini unuttum.
Belki mavi, belki sarı, belki aktı...
Hatırladığım tek şey
Güneşle yıldız arkadaştı...


Bilenler bilirdi
Çok sevmiştik biz
Çok!
Ben gönlümden
Sen dilinden...

Ben unutsam da şimdi
Sen hatırlarsın.
Sesinde ufacık bir hüzün olsa
Ya da acıtan bir özlem gözlerinde
Bembeyaz gecelerinde gelirdim sana bu şehrin...
Gelirdim... Gönlümden...
Ve sen
“Hoş geldin" derdin
Dilinden....
Kocaman bir çocuktum o zamanlar
Belli!
Dil nedir, gönül ne?
Anlamını bildiğim
Şüpheli!




Şimdi söyle bana!
Kaldıysa geriye ne kaldı?
Tek tarafı hesaplı bir sevda
Niyeti bozuk bir dava
Bir de
Sadece dağlara caka satan bir sema...


Ama ben bunların hepsini sevdim.
Şaşacak bir şey yok!
Dedim ya... Ben
Güneş ekilip yıldız biçilen zamanlardan geldim...


Sonraları
Belki de hiç gülmedim
Ve sen
Kelebeklerin ömrünün üç gün olduğunu
Hiç bilmedin!

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
15 Nisan 2009 Çarşamba 20:09:32

Hata Benim

Yine kanadın,
Bağrımda Gülüm
Yüreğimde açtığın yara
Kapanmıyor,
Tabipler merhem
Olmuyor,
Olmuyor sensiz
Yapamıyorum,
Unutamıyorum seni
Üzgünüm.

Şuç sende değil
Aşkı yaşamak
Benim isteğimdi
Biliyorsun
Uzak dur benden zarar veririm
Demiştim
gönlüme söz geçiremeyen bendim canım
Sensiz ve sessiz
Kahır dolu bir gece
İçimde bir volkan tetiklenen
Aşkınla kavrulan bir benden
Bitmiyor sensizlik
Bu işkence bitmiyor
Ellerin yok elimde
Saçlarına dokunamıyorum
Başın dizimde yok
Aşkın incilerini yüreğime saplayan
Okşanmıyor yayların
Gözlerine bakıp
Seni seviyorum
Diyemiyorum
İşitmiyor kulaklarım 
Aşkım  diyen sesin yok Gülüm
aaahhhhhh be Gülüm
Bir masalmış anlayamadım,
Anlayamadım kaybettim seni
Yüreğim bitti
Hayallerim paramparça
Umudum yok yarınlarda
Gözlerim kurudu
Yaş yerine lav akıyor üzgünüm

Pişmalık dolu gecelerim
Keşkeler ahhh keşkeler
Korkarım ki gelirsem
İstanbul’u yakacak bir gün
İçimdeki pişmanlık ateşi...
kendime ettiğim küfürler
Kar etmiyor
Seni bana getirmiyor

Hiç pişman olmadım
Seni tanıdığıma
Aşkların en güzelini
Yaşadım kollarında
Senin suçun yok

Beni affet canım bile diyemiyorum.

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
16 Nisan 2009 Perşembe 00:33:20
eline sağlık hocam güzel şiir

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
16 Nisan 2009 Perşembe 01:23:18
rica ederim Yemliha.Senin şiirlerini ve çiçeklerin çok daha güzel.

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
17 Nisan 2009 Cuma 10:57:52
AŞKIMSIN HÜZÜN

Tüm güzellikler sensin.
Üzgünsün bliyorum ama güçlüsünde.
Loş bir ışıkta hayal ediyorum seni bazen ...
İzin veriyorum seni beni sevmeni..
Nedensiz seviyorum BEN seni karşılıksız.

Git.
İstersen
Tek bir veda sözcüğü yeter..
Gönlünde olsam yeter bana..
Etrafında veya yanında olmasamda.
Tek kalbinde olsam yeterli bana.
İyiki varsın aşkım HÜZNÜM HERŞEYİM.
Rüyalarımda hayal olsan bile seviyorum senii... 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
17 Nisan 2009 Cuma 12:33:40

Göz Kararı

kollarımı iki yana açıp
`bu kadar seviyorum seni` demeyeceğim
ben seni
göz kararı
tarifsiz,ölçüsüz, sınırsız sevdim
sadece sevdim....

sensiz yaşayamam
hayat seninle güzel demeyeceğim
yüreğim göze taştı
ağzım kulaklarımda da demeyeceğim
ben seni
göz kararı
tarifsiz,ölçüsüz, sınırsız sevdim
sadece sevdim....

sesinin rengine kapıldım
gözünden saçtığın ışığa
ve
içinde kaybolduğum yüreğine, vurgunum demeyeceğim
ben seni
göz kararı
tarifsiz,ölçüsüz,sınırsız sevdim
sadece sevdim....
kısacası aşığım sana demeyeceğim
şımartmadan seni
sadece yüreğimle, yüreğini seveceğim....

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
18 Nisan 2009 Cumartesi 01:14:37

Sana Uğur Böceğimi Gönderiyorum, Hani ince bir hüzün duyarsın kimi zaman,
Şarkılar daha bir dokunaklıdır. Ve sanırsın ki hiç kimse yok elinden tutan
Oysa her sözün ardında ümitler gizlidir, Bulutların ardındaki güneşler gibi,



Yağmur sonrası çıkan gökkuşağı gibi Ve unutma sevgi gibi, dostluk gibi aşk gibi,
Eğer bir gün yalnızlıklar duyarsan İnceden yaşlar süzülürse yanağına
Ve unutulduğunu sanıp bir sızı başlarsa yüreğinde O zaman gökyüzüne bak.
Bulutların ardındaki güneşe, Çalıların ardındaki çiçeğe
Bırak pencerelerinden yağmur dolsun içeriye Ve aç avuçlarını Sana Uğur Böceğimi
gönderiyorum…..


Yaşamımda. Kimseyi yargılamayın.kendinizide yargılamayın…Sadece kendinizin farkına varın.Eleştirilere üzülmeyin .Orada degişim için bir firsattır. Onu yakalamaya çalışın.Aynı hatayı bir daha tekrarlamayın.kendinize ve insanlara  GÜLÜMSEYİN

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
18 Nisan 2009 Cumartesi 01:32:57

İçimde bir acı fırtına kopar
Bulutlarda şimşek çakar giderim
Bitmeyen arzular yolumu kapar
Çılgın bir sel gibi yıkar giderim

Anlarım eşitten farkını farkın
Yıllar süren ömrü biter merakın
Keder uzak olur; mutluluk yakın
Yorgun kafesimden çıkar giderim

O an, zaman durur, mekan silinir
Sonsuzluğa doğru nefes alınır
Ruhum bir damla su, göğe salınır
Süzüle süzüle akar giderim

Çile denizinin görünür dibi
Alır beni yüreğimin sahibi
Geceyi süsleyen yıldızlar gibi
Ben de, bir meş`ale yakar giderim

Birgün utku için, hicran yerine
Dalmak için hülya bahçelerine
Dostların ıslanmış çehrelerine
Son defa, hasretle bakar giderim

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
20 Nisan 2009 Pazartesi 10:07:49
Umutlar




Apansız gidişlerin, çaresiz iç çekişlerin ve solup gitmiş gülüşlerin
Ortasında , yarım , kırık ve efkârlıyım şimdi........
Aşka dair umutlarımı ve yarınlarımı kaybetmek üzereyim.......
Seni yok bilmek kadar ağır bir ceza olabilir mi ?
Yokluğunu kabullenmek kadar kahredici bir gerçek olabilir mi ?
Ne ağlamak kandırıyor beni , nede isyanımı haykırmak.........
Sessizliğin ortasında öylece duruyorum........
Bazen seni silmek istiyorum hayatımdan........
Silip çıkarmak , yaşanan ne varsa hepsinin üzerini çizmek......
Bir daha hiç hatırlamamak , hatırlanacak hiçbir şey bırakmamak.........
Sonra bunun kendi tarihime ihanet olacağını düşünüyorum....
Meğer hayatın tüm güzelliklerini seninle keşfetmişim......
Hayatımın en mutlu anlarını seninle yaşamışım........
Şimdi tüm bunları silersem , yok edersem yaşanmış ne kalır geriye ?
İşte bu yüzden onu da yapamıyorum.........
KISACASI SEVGİLİM SÜRÜNÜP GİDİYORUM.........


Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
20 Nisan 2009 Pazartesi 10:10:42
Gel Diyemem
 

 

Bu şiir senin için......
Senin gidişini yazdım dün gece ama okuyamadım
Belki bir akşam üzeri çıkıp gelirsin diye
Yağmurlu karanlık gecelerde
Avucumda senin için bir şiir büyüttüm
Parmaklarımdan dökülenler kadar cesur değil belki
Dudaklarımdan dökülen cümleler ama
Seni sevdiğimi söylemek dilimden düşmez
Söylemek istesem içimden gelmez
İçimden gelse cesaretim yetmez
Şunu biliyorum ki sensiz bir gece daha geçiremem
Gidişin kahretti beni ama gel diyemem

Yalnızlığımı sensizliğimi unutmak için
Eski fotoğraflara bakıyorum
Önceden hayatımı sığdırdığım albümlere
Şimdi yetiremiyorum senden kalanları
Bana bıraktığın hatıralar
Kimsenin tanımadığı bir şairin
Sensiz gecelerdeki gözyaşları oldu
İnan yalnızlık değil sensizlik benim canımı acıtan
Sen kokan nağmeler kulaklarımı tırmalarken
Şehirden ayrılan ilk trenle yanına gelemem
Gidişin kahretti beni ama gel diyemem

Gittiğim her yerde sensizliği gördüm
Gözlerini başkalarının yüzünde aramayı öğrenirken
Ben seninle birlikte geçen saatlerde asılı kalmışım
Şimdi yalnızlığın ibresi seni gösteriyor
Seninle gecelerim bile gündüzken
Artık gündüzlerim bile gece oldu
Hani bir kör ışığa nasıl hasretse
Ve toprak suya nasıl muhtaçsa
İşte öyle özledim seni
Ama hiçbir şeyi geriye getiremem
Gidişin kahretti beni gel diyemem

Her arkanı dönüp gidişin ayrılığa göz kırpar
Unutma her sevdalı ayrılık ölüm kokar
Beni bir mektup gibi buruşturup atsan bile
Bir gün geri döneceksin
Yağan yağmurları kurutup güneşim olacaksın
Çünkü ben varsam senin için varım
Ve sen var oldukça bende varım
Çok aradım seni yağmurun gözyaşları altında
Gittiğim adreslerin hiçbiri seni getirmedi bana
Senin yolunda attığım her adımda yalnızlığın acısını hissetsemde
Seni aramaktan vazgeçip dinlenemem
Gidişin kahretti beni........
AMA GEL DİYEMEM..................................

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
20 Nisan 2009 Pazartesi 12:34:58
Sen Sustun,Ben Kaçtım...
 


Uzuyor geceler yokluğunda,
Aklımda bilmem kaçıncı kaçışım...
Hani her çıktığımda yollarımın sonu sana çıkardı da,
Yollara düşürürdün beni yine, suskunluğunla.

Konuşsaydın,
Belki bitecekti gitmelerim,
Gitmelerim ve çilelerim.
Sen ise hep sustun,
Sen sustun, ben kaçtım...

Vuslat değildi istediğim,
Sadece sözlerini bekledim.
Belki de bir şiir yazmanı,
Ya da yazdıklarımı okumanı...
Ama sen hep sustun,
Sen sustun, ben kaçtım...

Kaderini kendimiz çizdik alnımıza,
Ayrılığı kazıdık susukunluğumuzla,
Kimseye kızma! Hakkımız yok buna,
Zaman bizden yana değildi,
Tek bahanemiz bu olsa....

Ve yine konuşmadın
Ve ben yine kaçtım...
Bu sefer senden çok uzaklara,
Çok sevdiğim o şehri de terk ettim,umutsuzca.

Korkuyorum şimdi adım atmaya,
Ya adımlarım sana doğru yol alırsa?
Ne yaparsın karşında beni bulunca?
Ya bu sefer konuşursan,
Artık çok geç olsa da....
Ya keşkelerimizi çoğaltırsak?
Ya da suskunluğumuzu?

Şimdi,
Aklımda onlarca sorular,
Bir de özlemin var.

Yokluğunda geceleri uzatıyorum,
Bir sesini,
Bir nefesini

kısacası seni,herşeyini

Çok özlüyorum.

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
21 Nisan 2009 Salı 12:32:27
Aşka Dair Hesaplaşmalar
 


Mey çalarken yüreğimin ince perdeden sızısını
Aşklar gelip diziliyor yokluğumun yamacına bir bir
Sesler çınlıyor içimde
Ey aşk
Kızgın mısın bana
Bu surat bu gül cemal ondan mı yerlerde böyle
Bilirim
Bağışlamayacaksın beni
Hem gönüllere aşk meyli verdirip hem kaçmak kimin haddine
Anla aşk
Ben çağırmadım o yürekleri böyle karşıma
Sev demedim hiçbir faniye
Gözüm yoktu yüreklerinde senden bir katre öteye
Ben gül değil
Gül bahçesini hayal ediyordum
Gül ellerimdeyken Gülşen rüyaları kuruyordum
Aşığı değil
Aşkı kucaklamayı bekliyordum
Oysa onlar aşk diyorlardı ellerime dokunduklarında,
Ben aşkı bir sende tadarım
Fani gönüller ırak bana
Beyazlara bürüdüğüm ruhum zamansız tavaflara uyanıyor kuytunda
Ben aşk diyorum
Bedenler diziliyor kapımda
Hangi göz
Hangi yüz
Hangi yürek
Senin bir zerreni verebilir bana
Milyarlarcayız
Hepimizi toplasan
Senden aciz bir nefesiz
Şimdi aşk
Kızma bana
Ben bu varlığımı kirletemem
Zamansız susuşların arifesinde patlayan
Yalancı öpüşlerin koynunda
Ben ne bir kuzuyum
Ne de hayat kurt
Ben yolunu kaybetmiş seyyahım
Dünya varlıksız bir yok oluş
Şimdi özleme beni
Sevme
Anma adımı ha bire
Bırak kaybolayım dünya da
Ben zaten kara yaslardayım
Kovulmuşum mabedimden
Yirmi iki senedir gurbetteyim
Ellerimi bulamışım dünyaya
Çırpındıkça kaybolmaktayım
Bilir misin?
Gölgeleri yoktur aslında her insanın
Kimi zaman şehveti vurur
Kimi zaman yalnızlıkları
Gölge diye duvarlara
Ben yalnızlığa emanetim
Kaybolmuşlar gülse de bana
Çevirdiğim et yığınlarına aşk diyip sarılsalar da
Çocukça bir umutla
Anladım aşk
Sen çoktan terk-i diyardasın
Ötelerden bakıp
Zulmetlerde figandasın
Ağlama
Gün gelecek düşeceğim yine
Dizlerinin dibine
Saçlarım öpecek ellerinden
Dikenleri temizleyeceksin yüreğimden
O zaman kavuşacağım Gülşenlere
Ey yar
Al beni koynuna
Sen dokun ben yok olayım
Sen sev
Ben varlığın da
Kaybolayım
Ne zamanlar gelse geçse
Yüreğim senin bin asır öten de
Şimdi kapadım gözlerimi
Zaman akacak ellerimden
Sen diye bir düş kuracağım
Uzaklar bitecek bastığım yerde
Hadi
Kapa gözlerini dursun dünya
Er geç huzura bulanacağım
Kuytunda.