40+ve sonbahar > Mesaj Panosu > yaparmısın...benim için??

yaparmısın...benim için??


GönderenMesaj

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
16 Ocak 2009 Cuma 00:09:35


hiçbir sey sorma, hiçbir sey konusma,
sadece gel…
gelir misin?





hiç birsey sormadan yine benimle yürür müsün sonu belirsiz?



bakmasan, görmesen, duymasan beni






yine beni sever misin?


derler ya...


yanimda olup uzak olmaktansa,


uzakta olup içimde olmayi becerebilir misin?



“seni sevdim… senden gelen iyi-kötü herseyi sevdim ve hep sevecegim…"


diyebilir misin?





yanimda otururken bile zaman zaman beni deli gibi özleyebilir misin?
her ayrilisimizda sabaha, bir daha görmeme korkusuyla delirir misin?
her gelen telefonda `ben` diye irkilir misin sebepsiz?
beni her dakikana tasiyip yasamayi becerebilir misin?



delirsem bigün… "Canim" diye sarilabilir misin?
kapris yapmak istesem…

yapsam hatta simarip,
kalabaliklarda elimi hiç utanmadan tutabilir misin?








maskeleri yirtip her yerimde yine beni görebilir misin?
ne sart ne konum olursa olsun, gözbebeklerimin hep ayni bakacagini bilebilir misin?



nefesimden bikip ölsem bigün,
yasadigin her gün için benimle, `bir saniye için bile pisman degilim` diyebilir misin?





Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
16 Ocak 2009 Cuma 00:14:53

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
16 Ocak 2009 Cuma 02:13:46

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
16 Ocak 2009 Cuma 14:57:10

Sana Senli Sevdalarimi Anlatabilsem Çikip Gelir misin...

Sana Senli Sevdalarimi Anlatabilsem
Çikip Gelir misin...

Tüm engelleri benim için aş desem...
Yüregim sana sevdali desem...
Güneşim sen oldun gündüzümde,
Gecemde yildizim gözlerin desem...
Senli sevdalarim var benim,
Sensiz sevdami kaldi yeryüzünde desem...
Derya deniz heryerde seni aradi bu yürek desem...
Çikip Gelir misin.....

Tertemizdi bu yürek hiç sevda yaşamamişti,
ilk ve son sevdasi sensin desem....
Bu sevdasi onun cani,
Dünyasi, özlemi, mabedi, siginagi, desem...
Umudunu yitirmeden koş yetiş,
Kani ol can ver ona yeniden desem...
Ruhundaki firtinalari senli sevdalarda dindirdi desem...
Çikip Gelir misin...

Senli sevdalarim var benim taptigim desem...
Ugruna canimi bile verecegim desem...
Ümidi olmasada hep seni bekledi desem...
Seni beklemekten yorulmadi ama,
Baskaşinin olmana dayanamadi desem...
Elini uzat tut ellerimden, tut yüregimden,
Kiyma bana ellere gitmeme izin verme desem...
Çikip Gelir misin...

Gözlerim yorgun uykusuzluktan desem...
Rüyalarinda seni görememekten korkuyor,
Sensiz uyumaya cesareti yok desem...
Ya sensizlik kabusunu görürse,
Ya uyuyupta uyanamazsa,
Ya uyandiginda seni bulamazsa başucunda,
Dünyamin yikilmasina yüregimin parçalanmasina izin verme desem...
Çikip Gelir misin...


Senli sevdalarim var benim sen bilmesende
Gururlu, onurlu, magrur, başi dik, anli ak sevdalarim
Senli sevdalarim var benim sen anlamasanda
Yüregimi dolduran deli sevdalarim var
Zaman zaman daglardan çaglayan şelaleler gibi coşkun
Zaman zaman yüregimde kanayan bir yara misali engin
Denizleri taşiracak kadar yüregime sigmayan sevdalarim var desem...
Çikip Gelir misin...

Sana Senli Sevdalarimi Anlatabilsem
Çikip Gelir misin...

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
16 Ocak 2009 Cuma 21:46:45

 
http://s274.photobucket.com/albums/jj268/esteezu/?action=view&current=untitlegftydbgrty.jpg
 
İnsanları ne kadar düşünürsen düşün, Onların seni o kadar düşünmediklerini öğrendim. Güven elde edebilmek için yılların gerektiğini, Ama yok etmek için saniyelerin bile yettiğini öğrendim. Önemli olanın hayatındaki eşyaların değil, Hayattaki kişilerin olduğunu öğrendim. İnsanın ancak 15 dakika çekici olabildiğini, ondan sonra alışıldığını öğrendim. Kendimi karşılaştırmak için, başkalarının en iyi yaptıklarını değil, Kendimin en iyi yaptıklarını kıstas almam gerektiğini öğrendim. İnsanlar için olayların değil, onların daha önemli olduklarını öğrendim. Her ne kadar ince kesersen kes, Kestiğinin her zaman iki yüzü olacağını öğrendim. Sevdiğin kişilere sevgi dolu sözler söylemen gerektiğini, Belki bu son defa, son görüşün olabileceğini öğrendim. Her ne kadar onu çok düşünsen de, Yine de gidebileceğini öğrendim. Kahramanların, yapılması gerekenleri ne pahasına olursa olsun, Yapanlar olduğunu öğrendim. İnsanların seni hep hesapsız sevdiğini, Ama bunu nasıl göstereceklerini bilemediklerini öğrendim. Sinirlendiğimde gerçekten buna değse bile, asla acımasız olmamam gerektiğini öğrendim. Gerçek dostluğun ve gerçek aşkın, aramızda uzak mesafeler olsa bile, büyüdüğünü öğrendim. Birisinin seni istediğin gibi sevmemesi, onun seni tüm benliğiyle sevmediği anlamına gelmediğini öğrendim. Bir arkadaşın ne kadar iyi olursa olsun seni üzeceğini ve senin yine de onu affetmen gerektiğini öğrendim. Bazen başkaları tarafından affedilmenin yetmediğini öğrendim. Kendini de affetmeyi öğrenmelisin. Kalbin ne kadar kırılmış olursa olsun, Dünyanın senin acılarından dolayı durmayacağını öğrendim. Geçmişimiz ve durumumuzun olduğumuz kişiliği etkilediğini, Ama olmamız gerekene karşı sorumlu olduğumuzu öğrendim. İki kişinin tartışmasının, birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediğini öğrendim. Ve tartışmadıkları zaman da sevdikleri anlamına gelmediğini. Bazen kişiliğini eylemlerinin önüne koyman gerektiğini öğrendim. İki kişinin tamamen aynı olan bir şeye baktıklarında bile farklı şeyler görebildiklerini öğrendim. Hayatlarında her zaman dürüst bir şekilde daha ileriye gitmek isteyen kişilerin, Sonuçları önemsemediklerini öğrendim. Seni doğru dürüst tanımayan kişilerin, Hayatını, birkaç saat içinde değiştirebileceklerini öğrendim. Verebileceğin bir şey kalmadığında bile bir arkadaşın ağladığında, Ona yardım edebilecek gücü bulabileceğini öğrendim. Yazmanın, konuşmak kadar duygusal gayret gerektirdiğini öğrendim. En fazla önemsediğim kişilerin, benden hep uzaklaştırıldığını öğrendim. İnsanları üzmeden ve duyarlı olarak kendi fikirlerini söylemenin çok zor olduğunu öğrendim. Sevmeyi, vE sevilmeyi öğrendim...

VE KALBİMİ ASIL ACITAN YİNE KENDİM OLDUĞUNU ÖĞRENDİM!...

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
16 Ocak 2009 Cuma 23:13:16
Dahra hanım az ve öz geliyorsun.Saygılar..

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
16 Ocak 2009 Cuma 23:15:36

Sahra hanım.( d çıkmış özür)

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
17 Ocak 2009 Cumartesi 21:47:45
apo bey çıksam yine gelirim şimdiki gibi  özleminiz ağır basıyor iyiki varsınız

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
17 Ocak 2009 Cumartesi 21:48:08
İKİ KUM TANESİ.
Günün birinde bir çölde iki kum tanesi karşılaşmış ve birbirlerini çok
sevmişler uzun bir süre çok yakın olmuşlar. Birbirlerini yanlarında,
canlarında olarak sevmeyi öğrenmişler. Derken bir rüzgar çıkmış kum tanelerinden biri yerinde kalırken diğeri biraz uzağa savrulmuş.

Çok uzak değillermiş ama yinede göremiyorlarmış birbirlerini. Sevgileri hiç azalmamış yine sevmeye devam etmişler. Birbirlerine ulaştırabildikleri sesleriyle, haberleriyle yaşıyorlarmış ve artık görmeden seslerinde sevmeyi öğrenmişler.

Bir gün biri diğerine "sevdamız sonsuza erişmesi için aynı anda bir
dilek dileyelim" demiş. İkisi de aynı anda bir dilekte bulunmuşlar ve
tam o sırada bir fırtına çıkmış. Bu kavuşmamız, sevdamızın sonsuza dek sürmesi olabilir diye ikisi de kendilerini fırtınaya bırakmışlar.
Gözlerini kapayıp fırtına dindiğinde sevdalarının yanı başında olmuş
olmayı arzulamışlar. Fırtına o kadar kuvvetliymiş ki o güne kadar
yıllarca yerlerinden kıpırdamayan kumlar bile başka yerlere
savruluyorlarmış.

Fırtına günlerce sürmüş kum taneleri de oradan oraya savrulup durmuşlar.
İkisini de bir sabırsızlık sarmış. Fırtına durmuyor aksine artıyormuş.
Fırtına dinmek bilmedikçe onlarda sabırla sevmeği öğrenmişler. Günler geçmiş sonunda fırtına durmuş gözlerini açtıklarında ikisi de başka alemlerde bulmuşlar kendilerini. Bu fırtınanın onları birleştireceğine o kadar inanmışlar ki birbirlerini yanlarında bulamayınca yüreklerinde derin bir acı hissetmişler ve acıyla sevmeği öğrenmişler. Kendilerine birazcık geldiklerinde ikisi de bu fırtınayla başka başka yerlere savrulduklarını anlamışlar. Biran ölmek istemişler ama sonra birbirlerini hiç görmeden,mesafelere, engellere rağmen sevmeyi öğrenmişler. "Eskisi gibi bağırsakta sesimiz ulaşmaz ki birbirimize" demişler. İkisi de yeni yerlerinde kimseyle konuşmamışlar ve yıllarca hep susmuşlar. Hep yeni bir fırtına ümidiyle birbirlerine ihanet etmeden beklemişler. Böylece umutla sevmeği öğrenmişler.

Yıllar geçmiş ama sevgileri hiç geçmemiş. Birbirlerinden hep umutlu olarak yaşamışlar.
Bir gün ikisi de birbirlerinden habersiz aynı anda gözlerini kapamışlar ve kavuşmak için yeniden fırtına çıkmasını dilemişler. Beklemişler beklemişler ama fırtına bir türlü çıkmamış.
Kendilerini tüm benlikleriyle fırtınaya bırakmak için oldukları yerde dönmüş durmuşlar ama hepsi nafile küçük bir rüzgar bile çıkmamış. Sonunda durmuşlar ve gözlerini açmışlar.
Sevdiklerinin, sevdalarının, yıllarca beklediklerinin tam karşısında durduklarını görmüşler ve hemen ikisi de yıllar önce diledikleri dileği anımsamışlar.

Dilek şöyleymiş "Allah`ım bizi birbirimize her şeyiyle sevmeyi
öğrendiğimizde kavuştur. Öğle kavuştur ki sevdamız sonsuza erişsin."
Sonunda anlamışlar ki birbirlerinden çok uzaklarda geçirdiklerini
sandıkları yılları aslında birbirlerinin yanı başlarında geçirmişler.
Dileklerinin kabul olması için yılların geçmesi gerektiğini öğrenmişler
çünkü onlar sevmeyi her şeyiyle öğrenmeyi dilemişler.

Dilekleri kabul olmuş umutla, sabırla, acıyla, yakında, uzakta...her
şeyiyle sevmeyi öğrenip birbirlerine kavuşmuşlar.

Sevmeyi bildikten sonra mesafeler, acılar, yıllar, aylar...asla sevdayı
söndürmez ama sevmeyi bilmedikten sonra yanı başında ki sevdiğini bile yıllarca göremeyebilir insan.