40+ve sonbahar > Mesaj Panosu > Sadece Sevdim Seni

Sadece Sevdim Seni


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
5 Ağustos 2009 Çarşamba 16:10:26

Sadece sevdim seni
 Sevdim seni
Seni senin içinde
Sen varsın
Diye sevdim

Seni
İmkansızlıkların
İmkanında sevdim
Yokluğunun varlığına
İnatla
Senden uzakta
Sevdim
Aşkımı var etmeye
Devam ettim

Ölümlerde doğdum
Ben
Seni sevebilmek için
Gülmeyi umarak
Ağladım hep
İçin için
Seni sevdim

Gün saymayı
Seni
Gördüğüm gün
Bıraktım
Son perdeleri
Sana yeniden
Başlatacak diye
Son durakları
Sen
Hep orada
Olacaksın
Diye sevdim

Sevdim seni
Hiç bitmedim

Aşağılık olmayı
Senin şiirinde
Nefreti
Ban olan
Kininde
Sevdim

Ben
Seni
Gerçekten sevdim

Ben
Seni
Umutlarımı kırarak
Ümit ettim

Ben
Seni hayalindeki
Sende sevdim

Sensiz gecelerimi
Senli günlerin
Şafağına çıkacak
Diye sevdim

Ben
Seni fırtınadaki
Kuşlar
Gibi sevdim
Seni korkumda
Sevdim

Ben sensizliğe
Sen bensizliğe
Katlanıyorsun
Diye katlandım
Karanlıklara
Senin gözlerin
Kara
Diye saklandım

Ve seni hep
Sevdim
Bıkmadım

Su olmayı
Yağmurda
Sen bana
Suyum
Diyorsun diye
Seni
Gülü
Kandıracak diye
Kar olmayı ise
Soğuğunu kıracak
Diye sevdim

Ben seni
Böyle sevdim

Ruhun olmayı isterdim
Olmadım
Sen
Hep yaşa diye
Gölgen oldum
Benzeyebilirim belki
Sana
Diye
Sevdim seni

Sensizliğin varlığında
Sevdim seni
Bensizlikte varsın
Diye

Senin için
Öleceğim
Diye
Yaşıyorum
Benim için
Öldü
Diyebilesin
Diye sevdim seni

Ben
Seni
Gücümün tükenmeye
Gücü yetmediği
Yerde sevdim

Sana sarıldığım
Zaman
Isınmayı tattı
Aman
İçim
Senin
İçin

Seni
Sen sıcaksın hep
Diye sevdim
Hiç soğutmayacağım
Diye sevdim
Seni

Seni görmemi
Sağlayan
İçimdeki senin
Yangınların
Işığında
Yanmalarımı
Benim için
Bana söylediğin
Tatlı yalanlarında
Kanmalarımı
Sevdim

Ben
Seni
Sevdim

Gelmediğin yerde
Beklentilerimi
Bıraktığın yerde
Kalmalarımı
Sevdim
Çok sevdim seni

Ama
Senin için
Sevdim
Sen
Sendesin
Diye sevdim

Denizi
Saçların dalgalı
Toprağı
Senin teninin
Renginde
Diye sevdim

Güneşi
Sen kalbime
Doğuyorsun diye
Uykuları
Sen rüyama
Giriyorsun
Diye sevdim

Ben
Seni
Seni
Çok ama
Çok sevdim

Yolları
Sana çıkacak
Diye
Mesafeleri
İkimizin arasındaki
Bağlantı olacak
Diye sevdim

Ben seni sevdim


Hasreti
Beni
Daha çok
Seveceksin diye
Gurbeti ise
Özleyeceksin
Diye sevdim

Sevdim seni
İnadına sevdim

Benim olmama
Olasılığını
Benim olma
Olasılığının
Bir parçası diye
Hiç bütün olamamayı
Benliğimin
Yarısı sende
Diye sevdim

Ben seni yalanların
Gerçeğinde
Gerçeksin
Diye sevdim

Ben sende
Olmayı
Sevdim
Sen de
Seni
Sana dolmayı
Bende seviyorsun
Diye sevdim

İnanmasan da bu gerçeğe
Alışamasan da beklemeye
Kartaldır desen de serçeye
Devam etsen de
Beni yermeye
Ben
Seni sevdim

Sevdim seni

Must (elinoglu)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
6 Ağustos 2009 Perşembe 01:27:40
sadece sevmek yetmiyo  sevilmeyide geride bırakma

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
6 Ağustos 2009 Perşembe 11:17:03


Eskiden kadin olmak daha kolaydi.
Kadinlar sadece evde olur, yemek yapar, cocuk bakarlardi.
Sadece esinin geliri dusukse kadincalisirdi ve calisan kadina acinirdi.
Kadin calisiyorsa, evine bakamayacagi dusunulurdu,
Zaten kadin bekarken calisiyor idiyse bile evlenince evinin kadini olurdu.
90`li yillara gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik
Calismak ekonomik olarak ozgurlesmek istiyordu.


Once universite okumaya ,sonra calismaya basladi. Bu kadinin hosuna gitmisti.
Calisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu.
Artik calisankadin evli olmak degil bekar olup gununu gun etmek istiyordu.
Yasasin ozgurluk...

Calisan kadin artik iskolik olmustu, calisiyor ve yuksekliyordu.
Zirveye ulasmisti. Bircok sirkette once orta kademe, sonra ustkademe yonetici kadin oldu.
Doksanlarin sonuna gelindiginde sirketler yalniz ve iskolik 30lu yaslarinda kadinlarla doluydu..
Bu calisan kadina yetmedi, citayi biraz daha yukseltti.

Artik hem evli ve hem de basarili calisan kadin olmaliydi.
Calisan kadin etrafina bakindi. Basarili, parali koca adaylari gozden gecirildi.

Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemenelendi.
Ince ruhlu, saraptan anlayan, 14 Subat`ta muthis surprizler
Yapabilen, kimsenin bilmedigi yerlerde basbasa tatillere goturen, yasamayi
Seven ve bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi.
Yurt disindan gelinlikler getirtildi. Otellerde muhtesem dugunler yapilip, Maldivler`e ya DA Bali`ye balayina gidildi.

Balayindan sonra calisan kadin hizla is basi yapti.
Gunduzleri toplantidan toplantiya kostururken artikaksam yemegini de dusunmeye baslamisti.
Aksam NE yenmeli, nereye gidilmeli, esinin gomlekleri, pantolanlari utulu mu, kiyafetleri kuru temizlemeciye
Gitti MI geldi MI, marketten alinacaklarin listesini cikar, is cikisi gital, eve gel, aksam yemegini hazirla....

Calisan kadin artik mutluydu. Gece yatagi sicacikti.
Uzulunce derdini paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek
Olacak bir omuza, goz yaslarini silecek sevkatli ellere sahipti. 15 saat
Kosturmak kadina viz geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev ile is
Arasi cift vardiya calisan Kadinla doluydu.

Zaman geciyordu. Calisan kadin 35 ine yaklasiyordu.
Biyolojik saati `be bek, be - bek` diye uyari vermeye basladi.
Evet calisan kadin hemen cigliklar atmaya basladi `Bebek de yaparim kariyer de ` diye..
Calisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin randevularini doldurdular.
Calisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna
Uygun zamani secip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar.
1-2 ay sonra guzel haberler sirayla gelmeye basladi,calisan kadinlar hamileydiler.

Calisan kadin hem hamile, hem guzel olmak istedi.
Hemen diyetisyenlere kosulup, ozel hamile diyetleri alindi, bol bol
Kivi yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, borek, Erik aserilmiyor,
Karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi eslerden.

Calisan kadin cocugunu eski usul buyutmeyecekti. Hemen onlarca
Hamilelik, bebek buyutme kitaplari alindi, bir cok Internet
Sitesine uye olundu, Yoga ve Anne-baba kurslarina yazilindi.

Calisan hamile kadin artik gun gun takip ediyordu bebeginin gelisimini.
Bugun 43. Gun, bebegim uzum tanesi gibi... 59. Gun, parmaklari olustu... 89.
G n, bugun ilk defa hickirdi... 210 uncu gunden sonra artik bebegin
Matematik zekasinin artmasi icin Mozart dinletilecek.
[img]http://sn103w.snt103.mail.live.com/mail/SafeRedirect.aspx?hm__tg=http://65.55.85.39/att/GetAttachment.aspx&hm__qs=file%3d158b1b6d-84ab-4b78-b69e-b75becff3cd7%26ct%3daW1hZ2UvZ2lm%26name%3dQVRUMDAwMDk_3d%26inline%3d1%26rfc%3d0%26empty%3dFals

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
6 Ağustos 2009 Perşembe 11:18:38
tşkrler arkadaşlar  sevgi herzaman makbuldur ama gördüğünüz gibi erkek kadar kadında yoğundur  sevgisi olsa bile zaman ayıramıyor  değerlendirmeye ))))tüm sevgiler sizin olsun

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
10 Ağustos 2009 Pazartesi 22:41:24
Sevgiler hepimizin olsun Sahra hanım

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
12 Ağustos 2009 Çarşamba 22:34:59
olsun apo bey ama zaman  bulursak sevgiye dermişim

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
14 Ağustos 2009 Cuma 13:26:13
Sevgiye zaman her zaman bulunur sahra hanım)Sizleri seviyorum.

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
14 Ağustos 2009 Cuma 13:27:56

Dost
 Ellerimden tutmanı isterim
Dost ellerinden tutmayı
Düştüğün yerden değil
Düştüğümüz yerden dost
Ayağa kalkmak için
Ayağa kaldırmak isterim

Yüzümü görmeni isterim
Dost yüzünü görmek
Gözyaşımı silmekten değil
Gözyaşını silmek dost
Yüzyüze verip gülmek için

Gözüme girmeni isterim
Gözüne girmek dost
Paradan puldan değil
Hal hatırla da olmaz
Işığım olmanı isterim
Işığın olmak için dost

Yan yana olmak isterim
Kol kola yürümek dost
Yalnız oluşumdan değil
Ayakta duruşum
Gücümüzdendir dost
Güç vermeni isterim

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
15 Ağustos 2009 Cumartesi 16:48:03
bende apo bey bendeeeeeeee

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
23 Ağustos 2009 Pazar 23:14:17

Seni Seviyorum
 Günaydın BİRTANEM,
Günaydın CANIMINİÇİ,
Günaydın MELEĞİM,
Günaydın SONSUZLUĞUM;
Seni Seviyorum...

Gün doğarken Seninle başlıyorum yaşama!
“Bugün” diyorum “Evet Bugün”
Bugün dünden daha çok;
Seni Seviyorum...

Yürüyorum ya caddelerde!
Seninle ama Sensiz.
Önümde gölgem misalisin;
Seni Seviyorum...

Rüzgarlar kokunu salar havaya!
Sularda dudak izlerin.
İşte bu yüzden,
Aldığım havada içtiğim suda
Yaşamımsın benim;
Seni Seviyorum...

Ördekler havalanır ya göllerden!
Bende havalanırım Sevginle birlikte.
Ve Sen uyurken geliyorum,
Saçlarını okşayıp öpüyorum,
Üşümeyesin diye üzerini örtüyorum;
Seni Seviyorum...

Bazen çınar olurum,
Bazen bir maki!
Sen suyum, Sen yaprağım,
Sen toprağım olursun;
Seni Seviyorum...

Sümbülleri, laleleri, gelincik çiçeklerini,
Boyarım rengarenk.
Bir de gülleri!
Sen de gözlerimi boyarsın;
Seni Seviyorum...

Gördüğüm her çiçekten daha güzelsin!
Evet Sen güzelsin, Sen alımlı, Sen nadide!
Toprak olurum uğruna can veren.
Seni Seviyorum...

Elmaslar, pırlantalar, yakutlar,
Hangisi Senden değerli?
Dünyada emsalin yok ki Senin!
Seni Seviyorum...

Kuş olur bahçene gelir konarım!
Bülbülümdür Sana sevgiler okuyorum.
Namelerde adın gizli şakırım;
Seni Seviyorum...

Odamda dans ederim hayalinle!
Kırmızı mumlar içinde.
Başını yaslarsın ya omuzlarıma!
Kulağına seslenirim;
Seni Seviyorum...

Rıhtıma inerim!
Dalgalar şarkılar söyler,
Martılar Seni anlatır.
Yakamozda canlanırsın;
Seni Seviyorum...

Fallar bakarım
Kendime özel fallar!
5’ler - 1’ler dolar dünyama... Bir de 7.
Tıpkı Hz. Muhammed’in doğum tarihi gibi!
Bunu da biliyorsun 571;
Seni Seviyorum...

Dünyanın en büyük şairi olmak isterdim!
Çünki, dünyanın en güzel şiirini Sana yazmak için.
Kıtalar almaz Sana olan sevgimi.
Yinede yazıyorum;
Seni Seviyorum...

Elinde bir gül olmak isterdim!
Sadece beni koklamanı, beni okşamanı,
Solacaksam eğer, Senin elinde solmayı....
Seni Seviyorum...

Rüzgar olmak isterdim!
Senin saçlarında salınmayı,
Beline sarılmayı,
Seni alıp sonsuzlukta kaybolmayı;
Seni Seviyorum...

Yalnızlığımda bulutları seyrederim!
Sonra özlemlerim artar,
Artar da tutamam kendimi.
Bulutlar ağlar.
Yağan yağmurların her damlasında;
Senin adını yazıyorum,
Ve dökülen her damlada ıslanmak istiyorum.
Seni Seviyorum...

Camların buğusuna adını yazsam,
Hemen karşısına kendim ekliyorum.
Hayat zaten paylaşmak değil mi?
Seni Seviyorum....

Kalbim her atışında sevgini sayıklar!
Ve damarlarımda kan olursun.
Bütün vücudumu saran,
Seninle yaşıyorum;
Seni Seviyorum...

En karanlık gecelerimde bile,
Güneşim oluyorsun ışık ışık!
Sıcaklığın vuruyor her yerime;
Seni Seviyorum...

Ezanlar okunur!
Namazlar kılınır.
Secdede duam olursun,
Sana kavuşmak için el açıp yalvarırım Allah’a!
Seni Seviyorum...

Gecenin kara büyüsünde yıldızlara bakarım!
Onlar sönük kalır, Sen parlarsın gözlerimde.
Benim gecemin yıldızı, anlımın yazısı;
Seni Seviyorum...

Sigaramda duman olursun zaman zaman!
İçime çekerim Seni, hasret olursun; doyamam.
Ne zaman doydum ki ben Sana?
Seni Seviyorum...

Sonra sevgimi tartarım!
Mecnunu düşünürüm; Şirin’i, Kerem’i
“Onlar benim gibi sevemezler”derim.
Dağlar yıkılır çöller geçilir,
Ve oturup bir gecede sevgimi kum tanelerine yazarım!
Tane tane, avuç avuç
Yinede kum taneleri yetmez olur;
Ben kalbime yazarım Seni...
Seni Seviyorum...

Denizlerin mavi derinliklerine,
Doğanın bütün yeşilliğine,
Gökyüzünün sessiz güzelliğine,
Dünyanın tam orta yerine;
Sevgimizi yazarım!
Seni Seviyorum...


Bazen... Bazen ağlarım sessizliğimde!
Senin sesini duyarım.
Korkarım hissedersin diye,
Ve düğümlenir hasretin kalbime;
Seni Seviyorum...

Acılar bedenimi sardığında;
“Artık... Artık kurtulamayacağım” dediğim anda,
Gelip te boynuma sarılışın var ya!
Beni bırakmayışın...
Seni Seviyorum...

Her şeyde Senin güzelliğini keşfediyorum!
Canda; Cananda...
Hani nasıl desem? “Bütün canlılarda”
Seni bir kat daha Çok Seviyorum;
Seni Seviyorum...

Ve biliyorsun!
Eşin olmak istiyorum!
Hayata yeniden başlayıp,
Bir ömür boyu,
Mutluluk dolu,
Saadet yolu,
Bir yaşamı paylaşıp ölmek...
Seni Seviyorum....

Gülleri topluyorum tek tek.
Hani o çeyiz sandığı var ya!
İçine dolduruyorum
Bir de kalbimi;
Sana çeyizimi sunuyorum;
Seni Seviyorum...

Bu akşamda uyumak istemiyorum,
Düşünmek için Seni!
Uyumam... Uyuyamam;
Korkarım Senden koparım diye;
Seni Seviyorum...

Sonra... Sonra dalar gözlerim!
Dalarda uykularıma girersin,
Bu sefer uyanmak istemem!
Seni Seviyorum...

Yine mi anlatamadım ben Seni?
Sen;
Gözlerimde ilk;
Kalbimde BİRİCİK AŞKIMSIN!
Bu yüzden;
SONSUZLUĞUM;
SENİ... SENİ... SENİ ÇOK SEVİYORUM! ! !

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
24 Ağustos 2009 Pazartesi 13:01:52
Cildinizi Korumanın 10 Altın Kuralı!Cildimiz en güzel giysimizdir. İpeksi, sağlıkla parlayan bir cilde sahip olmak için ona iyi bakmak, güzellik uygulamalarıyla koruma altına almak gerekir. Gergin, sivilcesiz, lekesiz bir ciltle makyaj yapmaya bile gerek duymayız. Cildinizi Korumanın 10 Altın Kuralı!Cildimizi korumanın yolları;1. Gülümseyin. Cildinizi güzelleştirmenin en yoludur. 2. Güneşe karşı koruyucu ürünler kullanın. 3. Sigara dumanından kendinizi sakının. 4. Rüzgârlı ve soğuk havalarda cildinizi nemlendirin. 5. Cildinizi ayda bir kez derinlemesine temizleyin. 6. Günde 8 bardak su için. 7. Cilt tipinize göre destekleyici vitamin kullanın. E Vitamini cildin en iyi dostudur. 8. Pozitif düşünün. 9. Her gün yüz kaslarınızı çalıştıracak egzersiz yapın. 10. Tüm besin gruplarından yeterli miktarda tüketin. Cildinizi sıkılaştırmak, parlaklık kazandırmak, gözaltındaki koyu halkalardan kurtulmak, yumuşak bir cilde sahip olmak doğal çözümleri deneyebilirsiniz. Çay: Sabah ve akşam yüzünüzü ılık demlenmiş çayla yıkarsanız cildiniz sıkılaştır. Bol su ile durulamayı unutmayın! Göz kapaklarındaki şişliği almak için demlenmiş bir poşet siyah ya da yeşil çayı gözlerinizin üzerinde bekletebilirsiniz. Pırasa: Kış mevsiminin en güzel sebzelerinden pırasa cildinize parlaklık kazandırıyor. İster yemeğini yiyin ister taze suyunu sıkıp yüzünüze sıkın. Muhteşem sonuçlar elde edeceksiniz. İncir: Gözaltındaki koyu halkaları gidermek için uygulayabileceğiniz en etkili güzellik yöntemi incir. Taze inciri ortadan ikiye bölüp koyu halkaların üzerine yerleştirin. 10 dakika bekleyip incirleri alın. Taze demlenmiş ıhlamur çayına bir parça pamuk batırıp cildinizi arındırın. Bal: Doğal güzelliğin en büyük destekçisi baldır. Saçlar, sivilceler, vücut için oldukça etkili doğal bir kozmetiktir. Cildinizde yumuşaklık ve parlaklık istiyorsanız 1 çorba kaşığı balı, rendelenmiş 1 adet muz ve elmayı karıştırın. Göz çevresi hassas olduğu için bu bölgeye gelmeyecek şekilde bal maskesini yüzünüze sürün. 15 dakika bekledikten sonra yüzünüzü ılık suyla durulayın.

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
28 Ağustos 2009 Cuma 17:25:22

YAŞASIN YALNIZLIK

 

 Aşk dediğin akla yakın durmalıdır. Aklın süzgecinden geçmeden, sadece kalpte esinti yapan duygu aşk olamaz. Yaşasın Yalnızlık! Aşkın içinde saklı olan gerçek sevgi, aklın ve mantığın süzgecinden geçmeden yolunu bulamaz. Akıl aşkın ayağıdır, o olmadan yol alamaz. Aşkın sebebi olmalı, nedensiz bir yürüyüşe çıkar gibi, yalnızca sıkıntıdan bulunuyorsa aşk, onun adı aşk değildir. O zaman yalnızlığını daha çok sevmelidir insan. Gerçek olmayan bir illüzyonsa aşk, yaşasın yalnızlık! Cinsel bir istekten öteye gitmeyen, içinde yalnızca seks olan, tutkuyla bağlanılmamış dokunuşlardan doğarak büyüdüğünü sanan, doyumsuz bir beden işçiliğine soyunmuş, zevkin derin karmaşasında yolunu şaşırmış, dudaktan dudağa akmayan ama bedeni terleten bir ihtiyaçsa aşk, yaşasın yalnızlık!Kendinden sıkılmışların durağı olan, biraz gönül eğlencesi için seçilmiş; dost sohbetlerine, rakı sofralarına meze olacak konu eksiliğinden kaynaklanan; biraz havası olsun diye kola takılmış, umutları hiçe sayarak, ardından konuşarak, gülünerek anılacak bir muhabbetse aşk, yaşasın yalnızlık!Başka bir canı acıtarak, sadece ihanete doğrultulmuş, biraz intikam, biraz zafer isteğiyle yoğrulmuş, kalın perdelerin ardında sırlarla saklanan, gerçeklerle yüzleşemeyecek kadar aciz, kendini anlatamayacak kadar yoksun, kalbe birkaç sevgiyi sığdıracak kadar geniş, daha önce hiç acıtılmadığı için cahil, yalanlarla üstünü örtecek kadar özgüvensiz; başkasının güvenini sırtından bıçaklayacak kadar nankörse aşk, yaşasın yalnızlık! Bir anlık hevesler için kirletilecek kadar ucuz, tüm varlığını sefilce yok etme pahasına yalancı, göz boyanarak hediyelerle kandırılacak kadar değersiz, üç kuruşa kendini satacak kadar hayasız, umutları kıracak kadar vicdansız, başka bir ömrü harcayacak kadar sevgisiz, geride anı bırakmayacak kadar boş, daha önce hiç denenmeyecek kadar beceriksiz, geleceğe bakamayacak kadar yüreksizse aşk, yaşasın yalnızlık! Aklı bile akıl bulmuşken, kalbinin sesine kanıp mantığını kenara koyacak kadar biçareyse aşk, aşk değildir. Aşk akılla beslenir. Yalnız gönlünü dinleyenler, sonunda acıdan başka bir şeyi sevemez. Aşk dediğin huzur, özveri, paylaşım, saygı, empati gibi değerlerle büyütülür. İçinde kin, kandırmaca, düzen, vicdansızlık, kıskançlık birikmiş duygu, üstüne büyük altın harfle adını yazsa bile, gerçek aşk olamaz. Akıl aşkı tanır. Saflığını bilir, fedakarlığına şahit olmuştur. Akıl sezer, değerlendirir. Kim ki, içine us koymadan, yalnız kalbini dinleyerek bir sevdanın peşinde sürüklenirse; onun ki aşk değildir. Bütün kötülüğünü örterek, renkli hediye paketinde geliyorsa aşk, kalsın! Yalnızlığım, sahtekar aşklardan daha üstündür!

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
5 Ekim 2009 Pazartesi 22:45:13

***Martı Kanadına Yazdım***



Dağlar denizler girdi aramıza
Hasret rüzgarları esiyor buralarda
Özlem kokusu gülün kokusunda
Martı kanadında yazılı sevdam sana

Rıhtımda beklerken gemileri
İnenlerde arardı gözlerim seni
Bomboş dönerken geriye gemi
Martı kanatlarına yazdım sevgimi

Vurgun yemiş gibi bedenim
Senden başkasını görmez gözlerim
Senin olan bende yaşayan yüreğim
Martı kanadında yüreğimi gönderdim

Yazda yaşasamda zemheriyi
Baharda yaşasamda kışı
Sensiz yaşasamda bu aşkı
Martı kanadına yazdım aşkımı

Bekliyorum rıhtımda gelmeni
Boynuma sarılıp döndüm demeni
Bıraktığın gibiyim seninim demeni
Martı kanadına yazdım sevdamızın adını

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
6 Ekim 2009 Salı 13:42:42

Seni kaybedersem diye ödüm kopuyor

Seni kaybedersem diye ödüm kopuyor
Sarmaşıklar misali sarmalandım sana
Hep sendeyim ben ruhum huzur buluyor
Ellerim yureğimde geziyorum...ya gidersen
Içimdeki cocuğu büyüttum ben seninle

Seni kaybedersem diye ödüm kopuyor
Nasıl seviyorum seni delice biliyorsun
Bu aşkin ötesi bu sevda ötesi bir tutku
Bendeki kalan SON can suyumsun
Hasretimsin özlemimsin buruk gecelerimsin
Seni kaybedersem diye ödüm kopuyor

Gelirken bana her gün mutluluğum geliyor
Nasıl mutlu oluyorum gamdan dertten uzak
Vedaların sa ahhhh canım gidiyor sana tutsak
Öksüz bir çocuğun hallerindeyim o zaman
Gözlerime takılıyorsun söyle diyorsun...ne oluyor
Seni kaybedersem diye ÖDÜM kopuyor