40+ve sonbahar > Mesaj Panosu > Anneler günününüz Kutlu Olsun

Anneler günününüz Kutlu Olsun


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
10 Mayıs 2009 Pazar 11:09:07
Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler gününü kutlar,esenlikler dilerim.

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
10 Mayıs 2009 Pazar 17:48:01
bu güller harika   anneler bunu aldığında çok sevinir bende sevindim

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
10 Mayıs 2009 Pazar 22:50:49

Merhaba arkadaşlar.Beğendiğinize sevindim.Pek takılamıyorum artık bazı sebeblerden dolayı.Ama sizleri dostluğumuzu unutmadım.

Sevgilerimi gönderiyorum..

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
11 Mayıs 2009 Pazartesi 08:49:04
Bir Kadının Kaç Sevgilisi Olmalı?
Bir arkadaşım şöyle demişti: “ Bir kadının üç sevgilisi olmalı!” İlk duyduğumda tüylerim ürpermişti. Bunun saçma ve altı boş bir cümleden öteye gitmediğini düşünmüştüm. Sizce bir kadının kaç sevgilisi olmalı?
Bir Kadının Kaç Sevgilisi Olmalı?

Normal şartlarda herkesin vereceği cevap, elbette tek kişidir. Dinlerken ben de öyle düşündüm. Sadakati, aşkın kutsallığını ve sonuna kadar sevgiyi savunan biri olarak, tabii ki herkesin bir sevgilisi olmalıdır. Nedenini sordum. Şöyle açıkladı:
“Kadının bir sevgilisi olmalı, kulağına aşk sözleri fısıldamalı. Kültürü, birikimi, görgüsü, vizyonu ve kalitesi ile başka bir dünyaya taşımalı. Şiirden, edebiyattan, resimden anlamalı. Kadının hiç görmediği, bilmediği bir pencere açmalı. Ruhunu beslemeli, sohbet edip tartışılacak, dertlerini, sorunlarını konuşacak ve doğru çözümler üretecek bir adam olmalı. Sevgiliden çok dost olmalı. Her halinle seven, makyajsız, pembe ayılı pijamanla dolaşırken, sana yine hayran bakan bir erkek olmalı.
İkinci sevgili, maddi sorunları olmayan biri olmalı. Onunla gezip, eğlenip, sefa sürmelisin. Hediyelerle, çiçeklerle şımartılmalısın. Şık mekanlarda, şampanyalar içip, pahalı yaşamı tanımalısın. Kalite ve zevk ile tanıştırmalı. Para nasıl harcanır, nerede yenir, içilir, onunla görmelisin.
Üçüncüsü, seni geceler boyu zevkin doruklarına çıkarmalı. Dokunmaktan, öpmekten, sevişmekten anlamalı. Heyecan, adrenalin ve tutku, o adamla yaşanmalı.”
Bunları dinleyince, aldı beni bir düşünce. Acaba erkekler bu formülü daha önceden öğrenmiş olabilirler mi? Geçmişten günümüze aldatmanın ve çok eşliliğin erkekler tarafından her dönem moda olduğunu düşünürsek, sanki onlar bu işi biliyorlarmış ama bize çaktırmıyorlarmış gibi geldi.
Peki, bu özelliklerin hepsi bir adamda olamaz mı diye sordum. Zormuş! Mantıklı fakat etik değil. Eski devirlerde olsa, biraz daha kolay olabilirdi. Bu zamanda hepimizde cep telefonu, internet gibi teknolojik donanım varken; üçünü bir arada yürütmek oldukça güç geldi bana. Tilkinin kuyrukları birbirine girer vallahi!
Tam ikinci ile Paris’e uçmak üzere havalimanına gelmişiz, telefon çalıyor, birinci arıyor. Ne diyeceksin? Anonslar yüzünden arkadaşlarla toplantıdayız gibi saçma bir bahane de işe yaramaz. Ayrıca arayanı atlattın diyelim, yanındaki kim olduğunu sorduğunda ne cevap verilecek? Hepsine aynı lakap olmaz. Birinci, aşkım, sevgilim derken; senin kalkıp Bilmemne Bey diyecek halin de yok. Bu sırada, üçüncünün de mesaj atacağı tutar. Cebini kapatsan, ilk açtığın anda mesaj yağmaya başlar. Offf! Çok karıştı orası, ben işin içinden çıkamadım.
Aslında hepsini biraz tebessüm edin diye yazdım. Aşkın o koyu gururu bunları kaldırmaz. Zaten bir yürek, başka birine kaydıysa; ne bedenine, ne beynine kimse dokunsun istemez kadın. Ancak bu yazıyı yazdığım gibi, yalnız ve sevgilisiz gecelerden birinde olunca insan, şeytan dürtüyor, aklıma da gelmiyor değil hani! Bir kadının üç sevgilisi olmalı! Birisi yorgun olduğu için kendi evinde uyuduğunda, onun boşluğunu dolduracak, kollarında sizi saracak diğer sevgili yedekte durmalı.
Aman ha! Siz yine de bu yazılanlara uymayın. Ben bu gece biraz fitne fücurum. Hem benim bahanem hazır. Osmanlı geni taşıyan bir kadın olarak, harem kültürünü araştırmak istedim. Bu devirde padişah benim. Ayrıca aşk yazıyorum, acilen malzemeye ihtiyacım vardı. Kendim için bir şey istiyorsam namerdim; hepsi meslek aşkından!
[



Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
11 Mayıs 2009 Pazartesi 08:53:35

günaydın arkadaşlar  elvancığım   merhaba  bu gün erken uyandım nedense  canım sıkıldı  girdim  2 saat sonra hastane faslı başlıyacak  ve yerimden kalkmak istemiyorum

zahmetsiz rahmet olmazmış bizde rahmeti bulacaz inşallah sağlıklı ve güzel günler dileğiyle aman apo bey lütfen sağlık sorununuz   olmasında   esenkalın

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
11 Mayıs 2009 Pazartesi 10:04:47

Günaydın Sahra hanım,günaydın arkadaşlar.

Geçmiş olsun der acil şifalar dilerim Sahra hanım.Tüm arkadaşlarada sağlıklı günler dilerim.

Düşündümde fena fikir değil sahra hanımBizlerinde üç sevgilisi olsa makaledeki şartlarda hiç fena olmayacak

 

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
12 Mayıs 2009 Salı 09:11:29
Sahracım meslek aşkına hayranım.Böyle iyi fikirleri hep paylaş bizlerle tmm?? Ama üçü bi arada sadece nescafede diil ya

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
12 Mayıs 2009 Salı 19:39:46
sibelcim  ne yapayım  inan bugün tedavideydim sabahtan beri geldim  bir toparladım kendimi ve  girdim  yani benim yerimde başkası olsa yerinden kımıldıyamazdı   bir saatim diğerine uymuyor ama  zorlandığım anlar çok ama kendimi biraz iyi hissettimmi dalıyorum buralara

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
12 Mayıs 2009 Salı 19:40:07
İletişemedik!Kadın ve erkek, birbirini anlamamaya mı kurguludur? Biri ne derse karşı taraf bunu değişik anlamak zorunda mıdır? Sözüm ona aynı dili kullanıyoruz ancak aynı şeyleri anlatabildiğimizden emin değilim. İletişemedik!Şimdi aşağıdaki iki cümle, bir çifti nasıl kavgaya götürebilir lütfen düşünün: -    Sevgilim seni beklemekten yoruldum! -    Ben bekle demeden bekleme! Bu cümlelerde anlaşmazlığa sebep olacak durum nedir? Kadın, hasretini, özlemini dile getirerek ve gerçekten bitmek bilmez saatleri sayarak zamanını geçirmektedir. Her gece, ertesi güne zor devreder, içinde bir an önce sevdiğini görmek isteği ile yanıp tutuşmaktadır. O gün de adamın gelmeyeceğini öğrenince, hüsrana uğrar ve bu cümleyi söyler. Acaba erkek burada şunu mu anlatmaktadır? “Zaten geleceğimi söylemedim ki, neden bekliyorsun? Ayrıca beklemek fiilini kendin gerçekleştirip, ardından bununla ilgili bana kinayede bulunuyorsun.” Kadın bunu anlıyor elbette, adam gelememenin çaresizliğinden böyle bir cümle kullanmış olabilir. Ancak kadına yansıyan bu değil! Beklemenin kalbi ne kadar yorduğunu ancak bekleyen bilir. Tabii ki, sabah arayıp geleceğini söyleyen birini beklememektedir kadın. Zaten kötü olan da budur. Ne zaman gelecek diye beklemek. Tarihi belli olmayan bir olayı, her günü zorla devirerek, geçiştirerek oyalanmanın feryadıdır aslında bu cümle. Ben kadın kısmını anlatabiliyorum. Zaten erkeklerin dilini öğrenmiş olsaydım, bütün sorun kendiliğinden hallolmuştu. Demek istediğim, aynı dili konuşmak yetmiyor. Aynı duyguyu ve düşünce biçimini de paylaşmak lazım. Hani güzel bir laf vardır, anlattığın karşındakinin anlayabildiği kadardır diye. İşte, bu durum her iki cins açısından da bu lafa örnek teşkil eder. Kadın ve erkeğin en büyük sorunlarından biri olan iletişim, ayrılıklara, cinayetlere ve daha bir çok gereksiz olaya sebep olmuştur. İletişemiyoruz! Aslında öyle demek istememiştim diye düşündüğünüz anları hatırlayın. Gerçekten iyi niyetle söylediğiniz şeyler, dönüp dolaşıp başınıza çorap örmedi mi hiç?  Çok düşün, az konuş kavramı bu yüzden ortaya çıkmış olmalı. İlk çağlarda bu sıkıntıların hiçbiri yoktu herhalde. Kadın mağarada oturup, adamın avladığı eti getirmesini beklerdi. Ateş yakmakla geçen zamanın ardından, et parçalanarak yenir ve gece sevişerek bitirilirdi herhalde. Yazarken fark ettim ki, kadın mağara döneminde bile bekliyormuş. Kadersel bir durum olmalı! Kadınlar zor unutur. Ben balık burcuyum gerçi, hafızam da balık kadardır ama genelde unutmazlar. Üstelik tüm cümleleri cımbızla toplayıp, ileride bunları kullanmak için istiflerler.İntikam duygusu çoğunlukla bu yanlış iletişimin sonucunda ortaya çıkar. Hırsını o an alamayan insan, intikam almaya meyillidir. Sevgilisine hırslanan hikayemizdeki kadını, bir akşam eve gelip başka bir adamla yakalayan erkeğe verilecek cevap da hazır olur bu durumda: “ Sen, beni bekle demedin ki!”