| Gönderen | Mesaj |
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
31 Temmuz 2008 Perşembe
20:28:33
|
|
|
|
yemliha haklısın boş ver ya ben sadece onun meleketine gidecem ona değil
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
31 Temmuz 2008 Perşembe
22:16:34
|
|
|
izmirin suları zehirli gittiğinizde sakın içmeyin yoksa volki suyu bol bol içip zehirlendimi yoksa
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
1 Ağustos 2008 Cuma
00:18:44
|
|
|
hayrola volkan nereye böyle gene ortalardan kaybolacanmı sahra hanım çalışmaktan beli bükülmüş baksana resmine gerçektende gidersen orda internet denen içat yokmu gene görüşürüz sende ALLAHA emanet ol kendini fazla özletme
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
1 Ağustos 2008 Cuma
12:44:23
|
|
|
|
volki gelirsem ordaysan düğüne çağıracam ama yoksan ne yapayım sana gelemem tabi sen orda yoksan izmirde olmıyan birine gidilirmi hiç sadece memleketine gidilir ifade buydu biliyorsun anadilim türkçe değil ifade zorluğu çekerim bazen ee türkçeyi sonradan öğrenmek öyle volki bizsiz duramaz yemlihaaaaa
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
1 Ağustos 2008 Cuma
12:45:57
|
|
|
|
volkiiiiiiiiiii sen adım attıkça ingiltere uzaklaşıyor ya gitme boş ver ben bile burayı yurt edindim ama kalbim orası için çarpıyor eeeeeee tüm müslümanların öyle ah kökenim ah dermişim
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
1 Ağustos 2008 Cuma
23:14:34
|
|
|
|
volkiiiiiiiiiiiii belki burdasın ya ararım seni
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
2 Ağustos 2008 Cumartesi
02:48:47
|
|
|
öyle sahra hanım volki oralarda da bissiz yapamaz gene yazmıya devam eder volki beni yalancı çıkarma bak sonra sahra hanım bana kahırlanır hani yazacaktı diye bu memleket dünyanın en iyi yeri hiçbir yere deyişmem bir söz vardır ana gibi yar badat gibi diyar bulunmaz diye bence ana gibi yar türkiye gibi diyar bulunmaz okadarrrrr itirazı olan vamı
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
2 Ağustos 2008 Cumartesi
14:52:16
|
|
|
yok itirazımız evet öyle bizde bu diyarrı seviyoruz
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
2 Ağustos 2008 Cumartesi
22:46:20
|
|
|
|
selam yemliha nasılsın volkiyi yakaladınmı bu akşam alemdir valla
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
2 Ağustos 2008 Cumartesi
22:51:00
|
|
|
selam sahra hanım volkiyi yakalamak mümkünmü o ışınlamayla gelir ışınlamayla gider kimsenin haberi bile olmaz
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
3 Ağustos 2008 Pazar
12:02:54
|
|
|
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
3 Ağustos 2008 Pazar
22:41:08
|
|
|
KÜÇÜK BİR ÇOCUK ve DUA Deniz kenarına oturmuş gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip: - Merhaba delikanlı! . dedi. Bu gün deniz çok harika değil mi? Küçük çocuk, başını çevirmeden; -Ama rüzgârlı, dedi. Topum denize düşünce sürükleyip götürdü. Adam, çocuğun yanına oturup: - Eğer biraz genç olsaydım, yüzüp onu alırdım! . dedi. Ama şimdi adım bile atamıyorum. Küçük çocuk, ona cevap vermedi. Ve kıyıdan uzaklaşan topunu daha iyi görebilmek için, hemen yanındaki tümseğe çıktı. Yaşlı adam, sakin bir ses tonuyla: - Ümidini hiçbir zaman kaybetme! . dedi. Bence dua etsen çok iyi olur. Çocuk, büyük bir sevinçle: - Dua etsem topum geri gelir mi? diye sordu. Denize düştüğü yeri bilir mi? - Allah isterse eğer, ona öğretir! . dedi ihtiyar. Topun geri gelmese de, duaların sevabı sana yeter. Küçük çocuk, yaşlı adamın sözlerini biraz düşündükten sonra, her okuduğunda dedesinden bahşiş kopardığı duaları ard arda sıraladı. Daha sonra da, topun dönmesi için Allah`tan yardım istedi. Ama üzüntüsü azalmamıştı. O topa bir sürü para harcamış, bayram parasını bile ona katmıştı. Şimdi artık tek şansı, bazen olduğu gibi, rüzgârın âniden yön değiştirmesiydi. Ama deniz çok büyüktü, topu ise küçücük. Akşam üstü hava biraz daha sertleşti. Ve güneş batmak üzereyken sandallar döndü. Çocuk, eve gitmek istemiyordu. Bu yüzden de ihtiyarla birlikte oyalandı. Yaşlı adam, hep aynı balıkçıdan alışveriş yapardı. Sonunda onu bulup: - Avınız inşallah iyi geçmiştir! . dedi Eğer varsa, birkaç kilo alabilirim. Sandaldaki adam, bir kova içindeki balıkları gösterip: - Zaten ancak o kadarcık tutmuştum, dedi. Denizde `av` diye bir şey kalmadı. - Dua etmeyi denediniz mi? diye atıldı çocuk. Ümidinizi sakın kaybetmeyin! . Balıkçı için her şey tesadüftü. Bunun için de `rasgele` derlerdi. Ama şimdi bir şey hatırlamıştı. Yıllar yılı unuttuğu bir şeyi. Çocuğun yanaklarını okşarken: - Dua ha! . diye mırıldandı. O zaman tutar mıyım? - Tutamasanız bile, duaların sevabı size yeter, dedi çocuk. Bunu yeni öğrendim. Balıkçı, böyle bir sözü ilk defa duyuyordu. Başını ağır ağır sallayarak: - Ben de yeni öğrendim! . diye gülümsedi. Üstelik de küçük bir öğretmenden. Çocuk, bu sözlerden çok hoşlanmıştı. Artık topun gitmesine üzülmüyordu. Yanındaki yaşlı adam ona bir göz kırparken, balıkçı tekrar sandala yöneldi ve ağların üzerindeki eski örtüyü açtı. Bir top vardı orada. Henüz ıslak olduğundan, ışıl ışıl parıldayan bir futbol topu. Balıkçı, onu çocuğa uzatıp: - Öğretmenlerin hakkı hiç ödenmez! . dedi. Bunu biraz önce denizde buldum! . Küçük çocuk, rüyada olmalıydı. Hiç beklenmedik şeylerin yaşandığı bir rüya. Aceleyle sağa sola bakındı. Ama her şey gerçekti. Balıkçı da, sandal da, ihtiyar da... Topu ise, işte ellerindeydi. Ona sıkıca sarılıp: - Bir daha benden izinsiz gezmek yok! . dedi. Ya dua etmeseydim ne olurdun o zaman?
SİZLERDE DUA ETMEYİ DENEDİNİZMİ SIKINTILI ANLARINIZDA? ... BELKİ DUALARINIZ HEMEN GERÇEKLEŞMEYEBİLİR AMA O DUALARIN SEVABI YETER SİZLERE...
DUA EN KIYMETLİ BİR HAZİNE BİZİM İÇİN.. BİTER DİYE KORKMAYIN İSTEDİĞİNİZ KADAR KULLANIN... ÖYLE BİR HAZİNE Kİ SINIRSIZ VE KARŞILIKSIZ VERİLMİŞ HEMDE...
|
|