|
| Gönderen | Mesaj |
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
3 Mart 2008 Pazartesi
11:33:04
|
|
|
|
tşkr servet hanım bu gün duygusal anlar yaşıyalım umarım iyisiniz ya servetciğim bir şey istiyecem sizler gibi olanların profillerine girmediğimi daha önce söylemiştim hala devam ediyor sana bile mümkünse bana bir üyelik alırmısın ordan üyelerimizin çogu o tür üye ve iletişim yok 2ci bir üyelikten bir şey olmaz saklamamda
|
|
|
3 Mart 2008 Pazartesi
11:35:01
|
|
|
Teşekkürler servet hanım.Tam damardan bir şiir
|
|
|
3 Mart 2008 Pazartesi
11:42:05
|
|
|
Selam arkadaşlar.Hoş geldiniz ilk defa üçümüz de online.İnşallah bu defa kahvelerimizi içmek nasip olur
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
3 Mart 2008 Pazartesi
12:13:18
|
|
|
|
a.selam apo bey ya ileti yollıyamıyorum zorluyor umarım bu ileti isabet eder çünkü ok atar gibiyim
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
3 Mart 2008 Pazartesi
14:32:05
|
|
|
kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler kadar yani!
Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra.
Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır..
Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok!
Sanmayın ki gidene ağlar kadın!
Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağı bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü.
Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.
Zaman geçer sonra.
Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı...
Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...
İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.
E.. o zaman niye sarılsınlar ki! Niye sarılalım ki!
Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık.
Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!
|
|
|
3 Mart 2008 Pazartesi
15:03:32
|
|
|
Muhteşem bir yazı Sahra hanım.Kadınları bu kadar güzel anlatılabilir anca.
Yürekten ağlayan kadınlara can kurban.Birde gözyaşlarını sailah olarak kullnmasalar yada hangisi yürekten ağlıyor hangisi göstermelik ağlıyor.Biz erkeklerin sorunu da bu işte
Sağlıcakla kalın ve kendinize iyi bakın.Bu günlerde sitede sorun var ama bu güzel yazınız ulaştı bize.Tam onikiden vurdunuz yani
|
|
|
3 Mart 2008 Pazartesi
15:44:55
|
|
|
Kadınlar Tanıdım
kadınlar var,kadın olmaktan iğrenmiş kahpe geceleri mıncıklanarak geçirmiş hayatının filmı kopmuş silinmiş yirmi bin erkeği mutlu etmiş,mutsuz kadınlar
kadınlar var,plan yapmaktan yorulmuş senaryoda hep baş role soyunmuş dublörsüz her gün yalan uydurmuş bir erkeği mutsuz etmiş,mutlu kadınlar
kadınlar var,yapmacık rolde afişlerde oynayan kuaför konken masalarında figüranlık yapan namusu kendi sanıp paraya tapan erkeği mutsuz,kendi mutsuz kadınlar
kadınlar var,gülüşüyle güneşi odaya toplayan kocası yanındayken sadece nefes almakla yaşıyan erkeği,yavrusu eve gelince zıplayan erkeği mutlu,kendi mutlu kadınlar
kadınlar var,yavruları için savaşan hapishane hastane önünde ağlaşan bastırılmış duygularını yakmış ama yaşayan erkek-mutluluk ne demek,unutmuş kadınlar
kadınlar var şöhretle yanıyor kadınlar var parayla yanıyor kadınlar var plajda yanıyor kadınlar var aşkla yanıyor kadınlar var tarlada yanıyor kadınlar var yanmayı unutmuş
|
|
|
3 Mart 2008 Pazartesi
15:52:40
|
|
|
Kalmak Türküsü
Daha gidilecek yerlerimiz var Şu sohbetini dinler gideriz Coştukça şarkılar, türküler, sazlar Rakı mı, şarap mı, içer gideriz
Geçse de umudun baharı yazı Gözlerde kalıyor yaşanmış izi Kimseler kınamaz burada bizi Ne varsa hesabı öder gideriz
Söyleyecek sözü olan anlatsın İsterse içine yalan da katsın Yeter ki kendinden, bizden söz etsin Yalanı doğruyu sezer gideriz
Neler gördük neler bu güne kadar Daha gidilecek yerlerimiz var Bizi buralarda unutamazlar Kalacak bir türkü söyler gideriz
Sevgiye var olduk sevdik sevildik Kavgalara girdik öldük dirildik Bir anlam fırını icinde piştik Anlamlı güzeli sever gideriz.
|
|
|
11 Mart 2008 Salı
23:11:18
|
|
|
Şuraların haline bak yine Ortalığı toplayıp çay koyayım bari
Sen
Sen nisan yağmurları kadar bereketli Ben sahra çölü kadar kurak. Sen yeşil yapraklar gibi taze, Ben sarı yapraklar gibi solgun.
Sana sevgilerin en temizi Şiirlerin en güzeli yaraşır .
Sen doğasın, Baharsın. Sen yaprak, Ve çiçek, Ve güneşsin. Sen güzel olan her şeyden daha güzelsin. Sen benim Söylemeye bile doyamadığım Sevdiğimsin.
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
12 Mart 2008 Çarşamba
14:47:05
|
|
|
|
apo bey selam valla sizinde ekledikleriniz gayet güzel şeyler düşünüyorumki bütün güzel sözler biz hanımlara imiş ya siz erkeklerin gönlünüde alalım ozaman tşkr
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
13 Mart 2008 Perşembe
13:05:35
|
|
|
İlginç Gerçekler Yeni Zelanda’da yaşayan Kea adında bir cins papağan araba pencerlerinin etrafındaki kauçuk şeritleri yer!
Kaydedilen en uzun tavuk uçuşu 13 saniyedir
Dünyadaki beyaz karıncaların toplam ağırlığı insanlarin 10 katıdır.
Eşeklerin gözleri dört ayaklarını da görebilecek şekildedir.
Kedilerin her bir kulağında 32 adele vardır.
Kutup ayıları solaktır.
Zürafalar 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptirler.
Hayvanlar aleminde sadece domuzlar güneşten yanabilir.
Baykuş, mavi rengi görebilen tek kuştur.
İnsanları parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanımak mümkündür.
Develerin üç tane kaşı vardır.
Kirpiler suyun üzerinde batmadan kalırlar.
Istakozların kanı mavi renktedir.
Eski Mısır’da kediler kutsal hayvan sayılıyordu ve öldükleri zaman insanlar saygılarını göstermek için kaşlarını kazırlardı.
Fil yavrusu, hortumuyla annesinin kuyruğuna tutunarak dolaşır. Sürü içindeki dişiler doğumlarını birbirlerine göre ayarlayıp sırayla doğum yapıyorlar.
Kuş örümceği sırtında 300 yavrusuyla gezer.
Keseli farenin yavruları annelerinin sırtına ısırarak tutunur.
Salyangozların 25 bine yakın dişi vardır.
Yılanlar duyamaz.
Zürafalar yüzemez.
Kediler şeker tadını ayırt edemez.
Timsahlar, dillerini dışarıya çıkaramazlar.
Kangurular, geriye doğru yürüyemez.
Kelebekler, ayakları ile tat alırlar.
Atlar, bir ay ayakta kalabilirler.
Fareler kusamaz.
Deniz kobrası, dünyanın en zehirli yılanıdır.
Filler zıplamayan tek memelilerdir.
Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
2 bin 600 kurbağa cinsi vardır.
Bir sineğin, saatteki hızı 8 km’dir.
Yunuslar, gözleri açık uyurlar.
Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
İnek sütünün pH değeri 6’dir.
Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
Dalmaçyalilar gut olmayan tek köpek cinsidir.
Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.
Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
Meşe ağaçları elli yasına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
Aslanlar bir günde 50 kez çiftleşebilirler.
İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak bas parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde “başkent” anlamına gelir.
Kanada, Kızılderili dilinde “büyük köy” anlamına gelmektedir.
İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.
Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.
Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı. 1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven’da yayınlanmıştı.
Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
ABD’de, yasları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.
Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini traş olmak için harcar.
Geçen 3 bin 500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
Günümüzde, evlenenlerin yarısı boşanmaktadır.
Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.
Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.
Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır. Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.
Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.
Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın Ishigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.
Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.
Norveç’in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.
Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır.
Rusya’nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır.
Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altının 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.
Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.
Salatalığın yüzde 96’si sudur.
Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
Peru’da hiç umumi tuvalet yoktur.
Timsahlar renk körüdür. Yarim kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.
Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yasayabilirler.
Havuca rengini karoten verir.
İnciler sirkede erir.
Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|