| Gönderen | Mesaj |
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
22:51:03
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
22:52:27
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
15 Ağustos 2008 Cuma
22:53:26
|
|
|
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
16 Ağustos 2008 Cumartesi
15:45:05
|
|
|
|
kandiliniz mübarek olsun bu gece açılacak olan defterin sayfalarında kara sayfaların olmaması dileğiyle hayırlara vesile olur inşallah
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
17 Ağustos 2008 Pazar
00:23:17
|
|
|
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
17 Ağustos 2008 Pazar
00:42:33
|
|
|
HAYAT BİR ÇOCUĞA NASIL ANLATILMALI?
Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, `Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum` dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım: Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı `insan yetiştirmek` olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın.Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını...
Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden `neden ben değil de o?` demeden...
Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu.
Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret. Kitaplardan keyif almasını. Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını , ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı.Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona,sıkılıp ta kendini yönlendirmeyi bulmasını.
Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla. Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar,bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine...
Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret.Alın terine saygıyı öğret ona.
Aşk acısı çekmenin hiç âşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret,başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı. ...
Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret. Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat.Hayatı sorgulamayı öğret ona...
Bilginin en büyük güç olduğunu öğret.Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret. Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını.
Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.
Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı... `İstemiyorum`,`hayır` demeyi öğret ona, istediğinde ise `istiyorum` demeyi.
Sevdiğinde ise`seni seviyorum` diyebilmeyi öğret ona. Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını...
Sorgusuz sevmeyi... El yazısı ile notlar yazmayı... Lafı dolandırmamayı ....Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona. Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını.
İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret... Ama en çok da kendini sevmesini öğret... Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini. ..Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini.. . Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını...Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona...
Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, `Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum` dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım: Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı `insan yetiştirmek` olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın.Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını...
Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden `neden ben değil de o?` demeden...
Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu.
Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret. Kitaplardan keyif almasını. Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını , ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı.Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona,sıkılıp ta kendini yönlendirmeyi bulmasını.
Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla. Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar,bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine...
Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret.Alın terine saygıyı öğret ona.
Aşk acısı çekmenin hiç âşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret,başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı. ...
Bunun başkalarını dinlemem
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
17 Ağustos 2008 Pazar
00:44:00
|
|
|
Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret. Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat.Hayatı sorgulamayı öğret ona...
Bilginin en büyük güç olduğunu öğret.Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret. Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını.
Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.
Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı... `İstemiyorum`,`hayır` demeyi öğret ona, istediğinde ise `istiyorum` demeyi.
Sevdiğinde ise`seni seviyorum` diyebilmeyi öğret ona. Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını...
Sorgusuz sevmeyi... El yazısı ile notlar yazmayı... Lafı dolandırmamayı ....Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona. Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını.
İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret... Ama en çok da kendini sevmesini öğret... Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini. ..Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini.. . Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını...Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona...
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
17 Ağustos 2008 Pazar
00:51:38
|
|
|
tşkr elvancığım bu saatte uykuda olmam lazımdı ama duramadım bakmadan sende iyisin inşallah
umarım bu geceden nasibimizi almışızdır çok uzun bir yazı yapıştırdım okumadan kalmayın ama taksitle okuyun günde 10 satır 
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
17 Ağustos 2008 Pazar
12:45:07
|
|
|
tşkr elvan güzelim Allah korusun okumak her zaman iyidir ama
bende bazen kısa aralıklarla okumak istiyorum o yüzden her şey gönlünce olsun
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
18 Ağustos 2008 Pazartesi
17:45:07
|
|
|
|
herkes nerdeeeeeee
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
19 Ağustos 2008 Salı
14:28:18
|
|
|
|
artık anlıyorum yemliha olmayınca gül bahçesi soluyor yemliha newrdesinnnnnnnnn
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
23 Ağustos 2008 Cumartesi
23:46:23
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
23 Ağustos 2008 Cumartesi
23:47:38
|
|
|
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
23 Ağustos 2008 Cumartesi
23:49:43
|
|
|
yemlihaaa hoş geldin nerelerdesin ya gülbahçesi soldu nerdeyse
umarım iyisindir
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
24 Ağustos 2008 Pazar
22:01:23
|
|
|
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
24 Ağustos 2008 Pazar
22:05:05
|
|
|
|
|
|
Yemliha (ts836668986)
1305
|
|
24 Ağustos 2008 Pazar
22:08:40
|
|
|
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
28 Ağustos 2008 Perşembe
11:55:05
|
|
|
|
tşkr elvan kendin gibi çiçekleri ekliyorsun eklemeye devam et çiçek çiçeğe bakar
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
29 Ağustos 2008 Cuma
15:17:55
|
|
|
Hayatınızda Böyle Biri Var Mı?
Sizi sizin kadar tanıyan biri; sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş, sakin, uslu, efendi, oturmayı kalmayı bilen, sevmeden edemediğiniz biri. Size sizi anlatmayı seven, sizi başkalarına anlatmayı her şeyden çok seven, sizin için çok şey yapmaya hazır biri. Bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne söylediğini bildiğinden hep emin olduğunuzi sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı da tanıyan biri. Bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri. Sabahın üçünde ayıp olur mu diye endişelenmeden arayabildiğiniz ve üçüne beşine bakmadan size duymanız gerekenleri söyleyen, gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan, masanın başına geçen biri; kaleminiz-kağıdınız, aynanız, saatiniz,kravatınız olan bazen gölgeniz olan biri, ve bazen vicdanınız, eh bazen de uykusuz bıraktığınız için, vicdan azabınız olan biri...
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
29 Ağustos 2008 Cuma
15:23:48
|
|
|
|
YEMLİHA YİNEMİ GİTTİN YOKLUĞUN HEMEN BELLİ OLUYOR ELVANDA GİTSE ÖYLE
|
|