| Gönderen | Mesaj |
|
19 Ocak 2009 Pazartesi
00:28:40
|
|
|
Buraya bakarsak gerginliğimiz gidiyor,daha bol veriyoruz notu
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
19 Ocak 2009 Pazartesi
00:30:19
|
|
|
aman öyle olsun
|
|
|
19 Ocak 2009 Pazartesi
00:31:41
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
19 Ocak 2009 Pazartesi
00:34:20
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
19 Ocak 2009 Pazartesi
00:44:00
|
|
|
|
|
|
20 Ocak 2009 Salı
12:58:21
|
|
|
Öyle Sev Ki Benihttp://imageshack.us/
Öyle Sev Ki Beni
Öyle sev ki beni Baharlar açsın gönlümde Tebessümüm çevrilsin gülüşlere Hayat anlam bulsun Dokunsun yüreğime Gözlerimden yaşlar mutluluktan aksın Yağmurlar hüzünleri silmek için yağsın Uyanınca bir gece yarısı Korkularım kaybolsun Her şey senin yüzün olsun
Öyle sev ki beni Yeşil daha yeşil Mavi gökyüzü daha mavi Ömrüm bir gökkuşağı Ve yüreğim Ebruli bir sevda yaşasın
Öyle sev ki beni Düşlerimin içinde mutluluk olsun Hayallerim seninle anlam bulsun Aldığım nefes sen olsun
Öyle sev ki beni Dokunduğum her şeye sevgi bulaşsın Senin sevgin olsun… Gülümsemeler sende hayat bulsun
Öyle sev ki beni Sol yanım sızlasın Ve bu beden ellerinde can bulsun
28 EYLÜL 2008
http://imageshack.us/
|
|
|
Sweety love (sweetylove)
1
|
|
20 Ocak 2009 Salı
14:34:03
|
|
|
GÖZLERİN GÖRMEDİĞİ SEVDAYA TUTSAK sensizlik....
Ne zor bunu kelimelerle sana anlatabilmek. Çaresizliğin yakama yapışıpda kırılası boynumu bükmesi.. her gece hayalinle avunmak zorunda olmak. Ne zor sevgili.. kelimelerim ağlıyor. gözlerim ağlıyor. yüreğim ağlıyor. ruhum ağlıyor. Gökyüzü ağlıyor... Yer gök ağlıyor.. ben ağlıyorum. İçimden bin ağaç sökülüyor kökünden.. Ne zor seni sensiz yaşamak..
Sensizliğinde seni var ediyorum olmaz zamanlarda.. seninle dertleşiyorum gecenin kör karanlığında.. yokluğunla savaşıyorum sanrılarımda var ederek seni. Bir zaman geliyor ki hayaller artık avutmuyor, gözler gerçekliği görmek istiyor. Eller sıcaklığı hissetmek istiyor. İmkansızlığını bile bile... Kalbim kalbini seviyor yar.
Geç kalmış bir aşk görmeyen gözlerin içinde mavi bir ölümü bekliyor
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
21 Ocak 2009 Çarşamba
22:15:58
|
|
|
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
22 Ocak 2009 Perşembe
23:16:59
|
|
|
yemlihada ne var selam veren olduda almadıkmı herkeze tek tek merhabamı dememiz lazım barak kim oluyoda ondan izin istiyecem o kaçkuruşluk adamki o benden izin istesin benim kimseyle bi alıp veremediğim yok herkeze aynı mesafedeyim nazikane paylaşımımı yapar çıkarım kimseyi kırmadan vede üzmeden kardeşlik öyle olur karşılıklı sevgi ve saygılı olarak
herkez herkezi tanıyo 
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
23 Ocak 2009 Cuma
00:07:06
|
|
|
Bir Hint masalına göre, kedi korkusu ile devamlı endişe içinde yasayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür. Ve der ki, `Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim edemem.`
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor : `İnsanların çoğu Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için.. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için...`
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
23 Ocak 2009 Cuma
00:09:20
|
|
|
yemliha volkiii merhabaa nasılsınız siz online olanlar
offline olanlar apo bey sibel elvannn sizler de iyisinzidir umarımm
her kese güzel ve iyilik dolu günlerrrrrrrr temennisiyle
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
23 Ocak 2009 Cuma
00:50:04
|
|
|
|
merhaba sahra hanım şükür kendi adıma iyiyim umarım sizde iyisinizdir
|
|
|
23 Ocak 2009 Cuma
11:45:37
|
|
|

Herşey morun gizeminde saklı Siyahın küstahlığında Siyahın karanlığında Bir asilik bir isyan gizli Benliğimi saran siyahta Belki ürkekliğimi gizliyor Korkaklığımı yada Pişmanlıklarım saklı siyahın derinliğinde Sen morun gizemide Hep bir belirsizlik Hep bir bilinmezlik saklı buğulu gözlerinin içinde Nasıl inanmalı sana Nasıl güvenmeli gizemine Bu yüzdendir senden kaçışım Bu yüzdendir gözlerinin içine bakamıyışım İşte bu yüzdendir bin kez niyetlenipte Bir kez söyleyemeyişim Ya herşey kabus olursa Nasıl toparlarım kendimi siyahın avuçlarında Nasıl çıkarım sabahlara kara batak,zindan sonbahar gecelerinden. İşte bu yüzden sen mora sevdalısın Ben mecburen siyaha Ama yinede mavi umutlar biriktiriyorum yokluğunda Masmavi düşler kuruyorum Uykusuz sabahlarımda Herşey morun gizeminde saklı Siyahın küstağlığında,siyahın karanlığında Ve herşey Mavinin umudunda.....
|
|
|
22 Şubat 2009 Pazar
23:35:14
|
|
|
Ölmeyince unutulmuyor gözlerin Her aynada gülüşlerin Her nefeste yeminlerin... Kolay mı unutmak Her şeyim sen olunca.... Sensiz bu alemde tek başına yaşamak Ölmeyince unutulmuyor gözlerin
Ölmeyince silinmiyor sevgin Her sabah sensizliğe uyanmak Her gece karanlığında seni aramak Kolay mı sensiz yaşamak Her şeyim sen olunca... Sensiz bu hayatta nefes almak Ölmeyince silinmiyor hasretin
Ölmeyince unutulmuyor yüreğin Her sokakta sesini aramak Her rüyada ismini anmak Kolay mı sensiz nefes almak Her şeyim sen olunca... Sensiz her rüyadan kabusla uyanmak
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
23 Şubat 2009 Pazartesi
00:09:57
|
|
|
Bir El Mesafesindeki Dost
Bir dostum var bu uçsuz bucaksız şehirde
Bir el mesafesi kadar yakın bir yerde
Günler günleri kovalar, haftalar bilmez dur durak.
Nasıl da geçti bir yıl, daha hiç anlamadan bak
Eski dostların yüzü şimdi ne kadar da uzak
Hayat denilen şey hızlı ve acımasız bir tuzak
Dostluğumuz bitmedi, hala sımsıcak kalpler
Kapımı çaldığı ve kapısını çaldığım günler
Daha dün gibi. O vakitler tabii genciz
Şimdilerde ne vaktimiz var ne de halimiz
Bıktık artık boş işlerle oyalanmaktan
Bıktık artık ünvan peşinde koşmaktan
Tamam söz! yarın dostu görmeye gideceğim
Aslında onu ihmal etmediğimi göstereceğim.
Yarınların da sonu yok ki biri gelip biri gidiyor.
Aramızdaki dostluk an be an eriyip bitiyor.
Bir el mesafesi kadar yakın, bir ömür kadar ırak
Geldi işte acı haber, “Dostu yanına almış Hak”.
Beklemekle hak ettiğimiz işte bu en nihayet.
Bir el mesafesindeki dostumuz gitti ilelebet
|
|
|
1 Mart 2009 Pazar
19:59:09
|
|
|
|
|
|
4 Mart 2009 Çarşamba
17:30:19
|
|
|
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
4 Mart 2009 Çarşamba
22:18:25
|
|
|
hayata ve iliskilere bakis aciniz degisecek.!!! Ileri derecede hasta iki adam ayni hastane odasindaydilar. Adamlardan birinin her ogleden sonra 1 saatligine oturmasina izin veriliyordu, cigerlerindeki suyun suzulmesi icin. Bu hastanin yatagi odadaki tek pencerenin tam yanindaydi.Diger hasta ise hep sirtustu yatmak zorundaydi. Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konusur, eslerini, ailelerini, evlerini,islerini, askerlik anilarini, tatilde gittikleri yerleri anlatirlardi birbirlerine. Pencerenin yanindaki hasta, her ogleden sonra oturmasina izin verdikleri saati diger hastaya pencereden gorebildiklerini anlatarak geciriyordu. diger hasta hep bir sonraki gunu iple cekmeye basladi, disaridaki renkli ve hareketli dunyayi dinlemek icin. Pencere, icinde cok guzel bir göl olan parka bakiyordu.Ördekler ve kugular gölde yuzerken çocuklar model bot`larini suda yuzduruyorlardi. Genc asiklar, gokkusaginin tum renklerindeki ciceklerin arasinda kol kola dolasiyorlardi.Ulu agaclar etrafi susluyor, uzaktan sehrin silueti gorunebiliyordu. Pencere kenarindaki adam bunlari muhtesem bir detayla anlatirken, odanin diger ucunda yatan adam gozlerini kapar ve bu muhtesem manzarayi hayalinde canlandirirdi. Sicak bir ogleden sonra, pencerenin yanindaki adam gecmekte olan bir senlik alayini tarif etti.Diger adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandirabiliyordu, pencere kenarindaki adamin tasviriyle. Gunler ve haftalar gecti. Bir sabah banyo yaptirmak icin su getiren gunduzcu hemsire pencere kenarinda yatan hastanin cansiz bedeniniyle karsilasti: uykusunda, huzur icinde ölmü?tü. Huzunlendi, hastane gorevlilerini cesedi disari tasimalari icin cagirdi. Uygun zaman gectigine kanaat getirir getirmez,diger hasta pencerenin kenarindaki yataga tasinmasinin mumkun olup olamayacagini sordu.Hemsire Memnuniyetle istegini yerine getirdi, hastanin rahat oldugundan emin Olduktan sonra onu yalniz birakti. Yavasca, duydugu aciya aldirmadan, bir dirsegine yaslanarak disaridaki dunyaya bakmak uzere yatagindan dogruldu adam. Sonunda, disariyi kendi gozleriyle gorme zevkini yasayabilecekti. Pencereden disari bakabilmek icin yavasca donmeye zorladi kendisini. Pencere, bos bir duvara bakiyordu. Adam hemsireye, vefat eden oda arkadasinin pencerenin disinda gorunen Harika seylerden bahsetmesine sebep olan seyin ne olabilecegini sordu. Hemsirenin cevabi, olen adamin kor oldugu ve pencerenin onundeki duvari gormedigiydi. `Sanirim seni cesaretlendirmek istedi` dedi. Epilog: Diger insanlari mutlu etmek çok buyuk mutluluk getirir, Kendi durumunuz ne olursa olsun. Paylasilan dertler yarisi kadar uzuntu verir, paylasilan mutluluklar ise ?ki kati artar. Kendinizi zengin hissetmek istiyorsaniz, sahip oldugunuz ve paranin satin alamayacagi her seyi paylasin. Bu gun bize bir hediyedir.
Mutluluk hep sizinle olsun,,,,
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
6 Mart 2009 Cuma
22:51:35
|
|
|
Sitem etmeyin Sizlerden ayrı durmaz yüreğim, Ben her gece sabaha dek sizleyim. Her gece sizlere, güller veririm. Sizi unuttuğumu sanıp,sitem etmeyin.
Uyur uyanık arası, başlar sohbetler, Çaylar gider ardından, gelir kahveler. Her dostu kapalı tanır bu gözler, Sizi görmüyorum sanıp,sitem etmeyin.
Düğünlerdeyiz davet,edilme sekte, Kimimiz çalar kimimiz, oynar mezdeke. Gülüş cümbüş kaldırırız cenaze, Görüşmüyoruz diye,sitem etmeyin.
Ne ulaşım derdi var,ne bahaneler, Bize bakıp,kıskanıyor geceler. Her şey beleş doganadek Güneşler, Ben her gece sizinleyim,sitem etmeyin.
Akla hayale gelmez işler yaparız, Tren yolun da sizle ava çıkarız. Şeytan avlar,boş dönmez cin yakalarız, Her gece bir macera,sitem etmeyin.
|
|
|
29 Mart 2009 Pazar
12:43:48
|
|
|
|
|