|
| Gönderen | Mesaj |
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
25 Ekim 2009 Pazar
22:38:19
|
|
|
|
tşkr apo bey istanbuldayım sık giremiyorum burda ablam komutan pc yide almadım umarımiyisindir
|
|
|
5 Kasım 2009 Perşembe
10:18:41
|
|
|
İsyan etme Gökyüzü benim kadar ağlayamazsın..! http://null/Default.asp 05.11.2009 03:45:15
Umurunda değilim biliyorum. Hayatında bir ayrıntı bile olamadım. Geçmişin olamamışken, geleceğin olmak istedim. "Seni özledim Gittiğim her yerde özlemin var inanmıyor kalbim sözlerime sensiz Seni özledim, sensiz her şey değersiz. Unuttuğum büyük yalan Gururumdan arta kalan Sensiz düşman geçen zaman Seni özledim..." Bırakıp gitmeyi kolay sanırdım hep, hayatımda seninle birlikte tattığım en-lerimi, mutluluklarımı ve acılarımı unutup yol almaya çalıştım. Ama her seferinde başaramayacağımı göz yaşları içinde uyandığım sabahlarda anladım. Beklerdim geleceğini, gelmeyeceğini bile bile. Öylece durup beklemek; zaman akıp giderken beraberinde umutlarım, umutsuzluklarım, öfkem, sancılarım, aşkım ve kavgalarımla sessizce durup beklemek kolay mıydı? Gitmeye gücüm yoktu evet ama ya kalmak... Korkuyordum belki de; kaldırabileceğimden fazla acılar çekmekten, geçen yılların kalbimde derin yara izleri bırakmasından.... Kalmakta çare değil farkındaydım, susuyordun çünkü. Suskunluğun boğuyordu beni. Senin için varolmaya çalışırken, zaman geçtikçe biraz daha yok oluyordum. Benim için bir tek sen varken, senin için hep başkaları oluyordu. "Gittiğin günden beri her gün ikiz sanki. Rakamlar düşüyor takvimlerden, üzerime üzerime. Bıraktığın yerde gel de bul beni. Bana bir gel desen, o yolları hiç geçilmemiş sayarım... Hafızamı kurban eder, aslalardan cayarım. Bir gel desen; sana orucumu bozar, sensizliğe doyarım. Bana bir gel desen. Seni özledim.." Ben hep cevapların peşinden gittim biliyor musun? Sen hayatımdaki tüm soruların yanıtıydın.Ya da bana öyle geliyordu. Cevabı her ıskaladığımda yanlış sorunun peşine takıldığımı düşünür, kızardım. Nedenler o kadar azken ve hiç bir sebep bulamazken seni bu kadar sevmeye; şuçlamaya da hakkım yoktu biliyorum, bu yüzden en çok kendime kızardım. Oysa tüm sorularımın cevabı belliydi... Kızmak, öfkelenmek, isyan etmek anlamsızdı. Bana sevdiğini söylerken arkana bir saniye bile bakmadan gidişin hala aklımda. O kararlığın, o döndürülemezliğin. Hani söylerdin ya "Bir insan gitmeyi kafasına koydu mu onu kimse durduramaz". Bende seni durduramadım. Hayatımda ne varsa alıp gittin. Kaldırabileceğimden çok daha fazla acıyı bana bırakıp gittin. "Unuttuğum büyük yalan Gururumdan arta kalan Sensiz düşman geçen zaman Seni özledim." - isyan etme gökyüzü, benim kadar ağlayamazsın.
Alıntı
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
15 Kasım 2009 Pazar
12:32:25
|
|
|
13.11.2009Sevgilin mi Var Derdin Var! İlişkiler, cicim aylarını geçtikten sonra gerçekle yüzleşirler. Karşınızdakinin yakışıklı bir melek olmadığını anladığınız ve sizin peri kızı olduğunuza dair inancın yıkıldığı an gelir. Sevmeye devam edersiniz ancak arada bir ortaya sorunlar çıkar.

Sevgilin mi Var Derdin Var!
Önce fikirlerinizin farklı olduğunu keşfedersiniz. İlk tanıştığınızda ne kadar çok ortak noktanız olduğunu düşünmüştünüz oysa, değil mi? Aslında buna sevinmelisiniz. Farklılıklar bu birlikteliği ayakta tutacaktır. Kimse karşında sürekli ayna görmek istemez. Her söylediğini onaylayan bir sevgili ise, ilk başlarda hoşa gitse de, vakit geçtikçe kimliksiz bir kişi imajı çizeceğinden, sıkıcı hale gelir. Hepimizin içinde biraz huzur azgınlığının da yattığını unutmayalım. Burada işin püf noktası, karşılıklı fikirlere saygı duyarak tartışabilmektir. Eğer her iki taraf da fikrini kabul ettirme savaşı içine girmez, sadece aynı görüşü paylaşmadığını belirterek sebeplerini sıralayabilirse, daha demokratik bir ilişki yaşanmasına zemin hazırlanmış olur.
Çiftlerde sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri de, arkadaş ve çevre sorunlarıdır. Kavgaların büyümesine ve kalp kırılmalarına yol açan bu konunun son derece dikkatle ele alınması gerektiğini aklınızda tutun. Sizin için de aynı şey geçerlidir. Sevgiliniz henüz hayatınızda yokken, arkadaşlarınız vardı, üstelik bir gün o büyük aşkınız bittiğinde, yine arkadaşlarınızın omuzlarında teselli bulacaksınız. Onun arkadaşları da sizinki kadar değerlidir. Birbirinize dürüstlükle arkadaşlarınızda neleri sevmediğinizi sormalısınız. İşin iyi tarafı, dışarıdan bakan bir göz, belki de göremediğiniz gerçekleri ortaya çıkarabilir. Önyargısız dinlemeye çalışın. Yeni bir çevre edinmek, her ikiniz için de iyi olabilir. Arkadaşlarından hoşlanmıyorsanız, yeni bir sosyal gruba üye olun ve onu da aynı çevrenin içine sokun.
Güven kaybı, birlikteliklerin en zor tamir edebildiği durumdur. Eğer bir kere güveniniz sarsıldıysa, bunu düzeltmek için uzun bir zaman gerekecektir. Bu durumu kendisine sakin bir zamanda açıklayın. Ona, yapmasını beklediğiniz şeyleri anlatın. Ancak bir kere güveniniz yıkıl diye, bunu ölüm kalım meselesi haline getirmeyin çünkü çok sıkıştırırsanız karşı tarafı bunaltır ve pes etmesine sebep olursunuz. Onu suçlamak yerine, yaşadığınız duyguları anlatın. Karşı tarafı suçlayarak elde edilmiş başarı yoktur. Sadece ilk başlarda vicdanı rahatsız olduğundan biraz alttan alacaktır. Her konuyu tırnaklarınızı çıkarmadan halletmenin yolunu bulun.
Biriktirmek! Bir ilişkinin altına dinamit döşemek gibidir. Aklınıza takılanları, sizi üzen olayları, kırıldığınız davranışları, sizi mutlu ettiği jestleri, ince düşündüğü zamanlarda yaşadığınız mutluluğu, en sevdiğiniz yanlarını açık yüreklilikle anlatın. Yatakta, sokakta, arkadaş ortamında veya baş başayken rahatsız olduğunuz hareketleri paylaşın. Ancak hiçbir zaman bunu kavga esnasında dile getirmeyin. Kendinize sohbet saatleri ayırıp, bu sorunları o zaman dilimi içinde konuşun. Ne yaparsanız yapın biriktirmeyin. İlişkileri en çok yıkan şey, birikimlerin patlamasıdır.
Aslında bir ilişki yaşamak ne kadar zor değil mi? Hep satranç oynar gibi, yapacağın her hamlenin karşılığını önceden düşünmelisin. Yaşamın kendisi de büyük bir ilişki değil midir? Kısacası, sevgilin mi var, derdin var!
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
25 Kasım 2009 Çarşamba
20:12:19
|
|
|
|
Bizim hayatımızda nehirler vardır, köpüklerinde umutlarımızı yüzdürdüğümüz ve bizim ömrümüzde güzel insanlar vardır, görünmeyince ölesiye özlediğimiz Bayramınız Kutlu Olsun
|
|
|
8 Aralık 2009 Salı
12:15:38
|
|
|
|
Selam Sahra hanım.Sizinde geçmiş bayramınız kutlu olsun.Buralar iyice çölleşti artık.Önceleri arkadaşlarla karşılaşmasak bile yazılarını okuyorduk.Şimdi hiç uğrayan yok artık.Umarımsiz iyisinizdir.
|
|
|
8 Aralık 2009 Salı
12:16:40
|
|
|
**Anason Kokulu Sevdalar
...........................................................................Nurten Altınok
-I-
Zehir zıkkım bir kahve içeceğim
İçeceğim ya
Korkuyorum!
Ayılır da,
Seni bulamazsam yanımda!
Sarhoşsam deli divane
Hasretinden
Sebebimsin
Yangınlardayım
Ayyaşa vurmuşsa yüreğim
Sek gecelerimde
Kadehimsin
Bulutlardayım
Tozpembe rüyasındaysam esrarın
Örüyorsam karanlıklardan nefesimi
Yüreğimsin
Yalnızlardayım
Yaşıyorsam / paslı kırık çarkımda
Başım hoşsa aşktan yana
Yaşamdan yana
Benden yana
Dokunma yalanıma!
Dokunma anason kokulu sevdalarıma
Mutluysam kendi kandırmalarımda
Dokunma!
Gücüm kalmadı ayrılığa
Zehir zıkkım bir panzehir içeceğim
Bir başka sevdanın elinden
İçeceğim de
Korkuyorum!
Ya ayılır da,
Seni bulamazsam yüreğimde!
Ya ayılır da
Yüreğimi bulamazsam yüreğimde!
Kahveler sizin olsun
En tatlısından panzehir aşklar da
Zehir zıkkım sevdalar bana
Zehir bana
Zıkkım bana
Sevdalar bana...
-II-
Hadi anlat bana
Zamanın durduğu o takvimleri anlat
Hadi anlat bana gidişini
Hiç mi sevmedin di
Hiç mi
Hiç mi beni
Neden yanıyor hala içim
İçimde gençliğim
Gençliğimde sen
Sende sevdalarım
Sevdalarımda ilklerim
İlklerimde
Söyleyemediklerim
Hadi anlat bana
Hiç mi sızlamadı için
Sevdayı sevdaya sattım kaç kere
Olmadı
Yangını yangınla söndürdüm kaç gece
Olmadı
Hep senden yana bir tarafım eksik
Hep senden yana bir tarafım öksüz kaldı
-III-
Hadi sor bana
‘’Zehir bana
Zıkkım bana
Sevdalar bana’’
Hadi sor bana
Neden?
Hangi ağaç arkasındasın
Ağaç kapmacalarda
Hani, çok küçüktü ya dünya
Hani, gidenler unutulurdu ya
Hani, yıllar yaraları kapatırdı ya
Bu kanayan ne mısralarda?
-IV-
Beni, kan tuttu yine
Susuz içtiğim anılarda / dize dize
Dize geldi şiir
Dile geliyor ayyaş kalemimde
Kıyamıyorum!
Kahveler sizin olsun
En tatlısından panzehir aşklar da
Zehir zıkkım sevdalar bana
Zehir bana
Zıkkım bana
Sevdalar bana...
|
|
|
Sahra basak (senanurr)
1468
|
|
8 Aralık 2009 Salı
14:29:44
|
|
|
|
selam apo bey umarım iyisiniz tşkrler yine siz uğradınız
|
|
|
12 Ocak 2010 Salı
14:54:06
|
|
|
Seni Seviyorumm...Sen sevdiğim, gönül verdiğim Sen yüreğimin olmazsa olmazı Yokluğunla değil Düşlerimdeki senle avunuyorum Tutsaklığın ucurtmayla avunması gibi Özleminle yasıyorum nicedir Yaşamaksa bunun adı... Seni benliğime hapsettim Yüreğimin taa derinliklerine yazdım seni Bu yüzden canımın icisin sen Sen gülen yüzüm Sen hasret gözyaslarımsın. Varlığınla değil Senin sevginle avunuyorum Gelmeyen Belki de hiç gelmiyecek Beşinci mevsimimsin ya sen Olsun... Seni böyle de seviyorumm. Bıkmadan usanmadan Bana seni getirecek mevsimi bekliyorum Tükenmişliğimle değil, Umutlarımla avunuyorum Her zerresi seninle dolu düşlerimde Güneşimde sensin ısıtan yüreğimi Yağmurumda sensin Buğulanmış gözlerimden süzülen Rüzgarımda sensin Deli deli esen basımda Kar, boran, tufan da olsan Seni bekliyorum Seni istiyorum ben... Sen ki... Bilmem hangi dağın ardında Ne çektiğimi bilir misin! Bilirmisin sensizliğin acısını Seni özlemenin dayanılmazlığını... Bilir misin caresizliğimi! Tenim tenine susamısken Bir ahhh etmenin ne olduğunu... Kapatıp gözlerimi Seni düşlerimde sevip yasatırken Geceyi gündüze kavusturmanın acısını Bilebilir misin... Seninle değil Senli sensizliğimle avunuyorum Var mısın yok musun bilmiyorum Seni özlüyorumm Seni bekliyorumm SENİ SEVİYORUMM
|
|
|
12 Ocak 2010 Salı
14:55:51
|
|
|
Selam Sahra hanım ve arkadaşlar
|
|
|
5 Mart 2010 Cuma
09:28:59
|
|
|
Öylesine Özledim ki Seni!
Sevdalıydık... Tutkuluyduk ikimizde... Gözümün içine baka baka gittin. Devam edebilirdik oysa!
Sen gitmeyi koymuştun bir kez kafana... Durdur durdurabilirsen!
Öylesine özledim ki seni! Birçok baharı sığdırdın sen, Bir demlik ömrüne. Birçok çiçeği kokladın, acımadan yüreğime. Sorgusuz sualsiz sevdim ben seni... Yargılamadan sığdırdım benliğime.
Sen gitmeyi koymuştun bir kez kafana... Yolundan caydırmakta nafile.
Yokluğunda darağacında, Sallandı duygularım... Kalbimde kocamanından bir kilit... Anahtarını aldın gittin ya... Aç açabilirsen!
Ben seni öylesine sevdim ki! Ben seni öylesine çok özledim ki!
Yolunda sere serpe amade sevgimle.. Yüzüstü koyupta gittin. Gözünü kırpmadan, Vurdun tekmeyi yüreğime.
Salkım saçak sevdam, Ayak altlarında şimdi...
Arsız sevgililerin oldu yokluğumda... Herbirini başının tacı ettin oysa. Ben seni öylesine özlerken... Beklerken kapı önlerinde... Bir taş üstünde sabahlarken... Dalarken sensizliğimde anılarıma... Anlatamadım sevgimi, Hoyrat gecelere... Adını gözyaşlarımla yazdım göklere... Bulutlar aciz kaldı acımın karşısında.
Güneş niye doğmuyor? Kuşlar niye ötmüyolar? Herbiri yokluğuna kestiler hesabı... Yine suçlanan ben oldum.
Ben seni öylesine çok özlerken... Gözlerken yollarını... Ölüme mahkum edilen yine ben oldum... Ben bekledim, sen gelmedin!
Deseler ki, kırçiçeği... Yine sever misin uğur böceğin idiye... Hiç düşünmeden son nefesimde.. Evet derdim...
Ben öylesine özledim ki seni.. Ben öylesine çok sevdim ki seni.
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|