40+ve sonbahar > Mesaj Panosu > SENİ ÖZLEMENİN KİTABINI YAZABİLİRİM...

SENİ ÖZLEMENİN KİTABINI YAZABİLİRİM...


GönderenMesaj

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
15 Ocak 2009 Perşembe 23:41:16

Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
Yokluğunda yıllardır
Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı
Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa,

Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.

Ama hiç kimse / kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp
Sarmaş dolaş aktığı
yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana ,anlatamam.
Çünkü seninle ben,
Ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız
İşte onun için
İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum.


Sen bana /yalnızca
Ve sadece
Kahpe sensizliği sor
Rezil beklemeyi , özlemeyi sor.
Tanrı şahidimdir
Kurda kuşa
Dağa taşa bile anlatabilirim.


Demem o ki uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,

Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim...

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
15 Ocak 2009 Perşembe 23:54:10

Özledim Seni

Özledim seni
Özlemek buysa

Baktığım her yerde, seni görüyorsam
Özledim seni

Yokluğunu her an hissediyorsam
Özledim seni

Adın bir ateş olmuş da, yanıyorsam
Özledim seni

Maviler ölümsüzleşiyor dizelerimde
Farketmedin mi?

Davetsiz bir misafir gibi bitiversem kapında

Özledim seni
Özlemek buysa

Alıversen içeri...

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
15 Ocak 2009 Perşembe 23:56:24
Al Sinene

Aşk denilen bu yolda bin paraya satıldım,
Kedere maya olup hicranlara katıldım
Seni sevdiğim için Fizan’lara atıldım
Ceylan gözlüm sor beni, al sinene sar beni..

Güneş ol doğ dünyama, gönül yolu nurlansın
Hasretinle yanan can, aşkın ile korlansın
Sensiz közlenen tenim kaynar suda harlansın
Ceylan gözlüm sor beni, al sinene kar beni..

Sağda solda arama, öz suyunda gör beni
Ben sende çağlar iken, aşk seline sor beni
Geceler bir hançerdir, al hançere sar beni
Ceylan gözlüm sor beni, al sinene yâr beni...

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
15 Ocak 2009 Perşembe 23:57:36

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
15 Ocak 2009 Perşembe 23:57:53

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
15 Ocak 2009 Perşembe 23:58:48

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
16 Ocak 2009 Cuma 00:02:26










__________________
Aşikar bir zavallılık var üstümde
Devrilip düşüyorum mecalsiz bekleyişlere
elim göğsümü işaret ediyor;

Beni bulanlar bilsinler; ayrılığa
d
ü
ş
m
e
k
böyle oluyor...!

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
17 Ocak 2009 Cumartesi 22:26:00
İNANDIM SADECE İNANDIM........



Yarın bir başka gün dediler...inandım
Her şey güzel olacak dediler...dayandım
Çok güzel olduğumu söylediler...kandım
Beni sevdiklerini tekrarladılar...her defasında yanıldım

Kara yazgımın karasal ikliminde yürüyorum
Halbuki ben de biliyordum kırmızı kirazın tadının kırmızı olabileceğini
Yeşil eriğin yemyeşil kokusunu...biliyordum
Tıpkı seninle de biteceğimi bile bile gidiyorum

Neden yağmur yağar bu depresif anlarımda
Koca şehir ıslanıyordu gözyaşlarımla
Herkes derin uykuda
Bense boğazımda çözülemeyen düğümlerle başbaşa
Ve seni düşünüyorum yine kendimden daha fazla

Nasıl da acıtıyor kemancı
Gözlerimin içine bakıyor da görüyor darağacımı
Bakma!Bakma gözlerimdeki sislere Üsküdarlı!
Onlar ki yetim…onlar o kadar acı
Şimdi bırak bırak!okşasınlar yanağımı


Sabah rüzgarı da süpüremedi gözyaşımı…
Üstüme üstüme geliyor sabah yıldızı
Hani üşüsem diyorum üşüsem be!
Soğuktan değil kollarının beni
Ellerinin saçlarımı unutmayışından ürpersem!

Uyan yedi tepeli şehir!uyanın sokaklar
Size bir çift sözüm var
Size uyumak yakışmaz…kaldı ki beni siz uyandırdınız
Aşk ın ateşini yaktınız
Yaşa gör deyip beni bir kenara fırlattınız
Çıkmaz sokaklarıma yollar çıkarttınız
Yüreğimi sızlattınız be!

Kelimelerden başka gidecek yerim olmadı
Gelseydin eğer gitmeseydin koysaydın başını
Kollarımın tekilliğini yaşatmasaydın
Aşk ağacında sallanmazdım ...keşke ağlatmasaydın!

Yarın bir başka gün dediler...inandım
Her şey güzel olacak dediler...dayandım
Ya gereğinden fazla salaktım
Ya da ben bu aşk kitabını hiç anlayamadım

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
18 Ocak 2009 Pazar 20:11:01

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
19 Ocak 2009 Pazartesi 17:21:09

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
20 Ocak 2009 Salı 22:34:43
HAYATA DAİR DERSLER
Kapat Değerlendirmeniz başarıyla eklendi.
Kapat Üzgünüz, değerlendirmeniz eklenirken bir hata oluştu.
İlgi Odağı Değiştir Sil Paylaş 3 gün önce 14:55 saatinde

birinci ders

Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en
iyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve
orada
çakıldım kaldım. Son soru söyleydi :
'Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır ?'
Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri sılerken, hemen
hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde
falan
olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu yanıtsız
bırakıp kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun
test sonuclarına
dahil olup olmadığını sordu.
'Tabii, dahil' dedi, Hocamız...
'İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden
farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden
insanlar bunlar.
Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz gerekse bile...'
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını da...
Dorothy idi.


İkinci Ders :

Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran
bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen,
bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu.
geçen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir
beyazın bir
zenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden
değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım.
Ayrılırken
ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra, kapım çalındı.
Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi,
armağanda...
'Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç
yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti.
Kendime güvenimi
yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan
kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşma yı başardım. Biraz sonra
son nefesini
verdi.



Üçüncü Ders :

Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın...

Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk
pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu... Çocuk sordu:
'Çikolatalı pasta kaç para ?'
'50 Cent.'

Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
'Peki, Dondurma Ne Kadar ?'
'35 Cent.' dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri
vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne
kadar vakit
geçirebilirdi ki...
Çocuk parasını bir daha saydı ve
'Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?' dedi.
Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya
koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson
kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayı
sanki akan gözyaşları temizleyecekti.

Boş don durma tabağının yanında çocuğun bıraktığı
15 Cent'lik bahşiş duruyordu..


Dördüncü Ders :

Yolumuzdaki Engeller...

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya
koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye
gözlüyor... Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray
görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın
etrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı yüksek sesle
eleştirdi.Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz
tutamıyordu.
Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu.
Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına
sıkına itmeye
başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına
çekti.Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski
yerinde bir
kesenin durduğunu gördü .
Açtı... Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde...
'Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.' diyordu kral.Köylü,
bü gün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.
'Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.'


Beşinci Ders :

Önemli Olan Vermektir..

Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam
şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı
hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın
mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş
yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu.
Küçük çocuk bir an
duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve 'Eğer kurtulacaksa, veririm
kanımı' dedi.
Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve
gülümsüyordu.Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamış tı, ama
küçük çocuğun yüzü de
giderek soluyordu...
Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
'Hemen mi öleceğim ?'
Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı
verip, öleceğini düşünüyordu.


Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
21 Ocak 2009 Çarşamba 22:14:35

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
23 Ocak 2009 Cuma 11:50:02
Uçurum keskinliğinde bu sevdamla
Umut mevsiminde yaşıyorum sensiz.
Koklasam solacak,
Ağlasam üşüyeceksin sanki.
Uzansam...
Dokunamayacağım bilirim.
Bu yürek ki param parça
Dokunsan bana yaşayacağım belki
Ama!
Ellerin yok ki.

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
23 Ocak 2009 Cuma 11:51:51




SEVDIM DEMEK DILE MAHSUS...

Sevdim demek dile mahsus,
Seven olmak yurek ister.
Cicek vermek ele mahsus,
Gulsuz gelmek yurek ister.

Her can sevilme pesinde,
Her goz cennetin dusunde,
Su omrun genclik yasinda,
Akli celmek yurek ister.

Gonlu bastan sona acip,
En kahirli yolu secip,
Dost elinden zehir icip,
Candan gulmek yurek ister.

Bir gun kibire uymadan,
Yaptigin hayri saymadan,
Her kotu sozu duymadan,
Gonul almak yurek ister.

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
23 Ocak 2009 Cuma 21:39:44



Uzaklığın ne kadarda müşkülmüş
Sinenin kuyusunda suya ne hacet
Ey tenim zindanın güneşine sabret
Bir gün sana da gülecektir aşk elbet

Arınmak istiyorum varlığın özlemiyle
Gönlüme uhde olarak bıraktığın sevginle
Sana olan yakınlığımda çektiğim özlemle
Her yerde bahar varken ben hazanlaşırım

Beklemek usanmadan sana umutla gelmek
Senin dirliğinde nefeslenerek aşka ermek
Çınarların altında gölgenle terennüm etmek
Seninle dünyanın safhalarında göğe erişmek

Neyleyim ki artık hayalim bile kuraklık yaşar
Arzın seyrinde seni anar zahire hüzünle bakar
Kalbim yanar, gözlerden durmayan yaşlar akar
Her yerde seni arar sende bulduğu aşkı koklar

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
25 Ocak 2009 Pazar 20:13:50


Sırat`tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden.
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden...



Gönüldeki birlik kalkandir dışa
Aldırma ayaza, yele, yağısa
Giden ilkbahara, gelecek kışa
Beraber göçelim tut ellerimden...



Birleşmek üzredir şafakla gurûp
Korku beklenilmez kapıda durup
Ister zehir olsun, isterse şurup
Beraber içelim tut ellerimden...



Çağır hayâllerin en ötesini
Yakindan duyarsin aşkın sesini
Sonsuz mutluluğun penceresini
Beraber açalim tut ellerimden...



Hatırla kaybolan hatiralari
Elmastan ışıklı, altundan sarı
Zaman tortusundan işte onlari
Beraber seçelim tut ellerimden...



Şüphe başlangıçtır, karar nihayet
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden...

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
25 Ocak 2009 Pazar 23:06:03

....Diye biri

Özlem denen bir sevdanın peşinde,
Özlem, ömür boyu koşu gibidir.
Özlem, ölsem bile yanı başımda
Özlem mezarımın taşı gibidir.

Özlem, hem özlenir, hemi hasrettir,
Özlem’le yaşamak tatlı bir derttir.
Özlem fırtınadır, soğuktur, serttir,
Özlem, gözlerimin yaşı gibidir.

Özlem, yeterlidir üşümek için,
Özlem, hoş bir yüktür taşımak için,
Özlem, benim gıdam yaşamak için,
Özlem, garibanın aşı gibidir.

Özlem, kaderiyle bile baş eder,
Özlem, şeytanları dahi tuş eder,
Özlem, pembe hayalleri kuş eder,
Özlem, çaresizin düşü gibidir.

Özlem, daim ateşlere yandırır,
Özlem, susuz değirmenler döndürür,
Özlem ağustosta bile dondurur,
Özlem zemherinin kışı gibidir.

Özlem isyan etmez, Özlem çıldırmaz,
Özlem cehenneme bile aldırmaz,
Özlem süründürür ama öldürmez,
Özlem zalimlerin başı gibidir.

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
25 Ocak 2009 Pazar 23:53:15

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
26 Ocak 2009 Pazartesi 02:13:35

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
26 Ocak 2009 Pazartesi 22:04:13
Sanal aşk dedikleri
Ne ismi, ne adresi belli
İş, okul, sorma sakın mesleğini
Kesinkes üniversiteli

Atar bir isim, der ismim Ali
Yaşını da doğru sözlemez ki
Yirmi beşindedir her dem, olsa da elli
Acaba bekar mıdır, evli mi
Bekarım diyecek tabi ki
Olsa da torun sahibi

Dostça başlar herşey önceleri, sizli bizli
Başbaşa kalınca kaçınılmaz sevda sözleri
Canısı, aşkısı,göz görmez başka kimseleri
Aşık olursun sözlerine, o birtanesi
En güzelidir şaşı da olsa gözleri

Belki de kaba saba biri, bilemezsin ki
Görmek istersin şeklini, şemalini
Gönderir katalogtan bir mankenin resmini
Ateş düşer yüreğe bir kere, neylemeli

O'da sever ALLAH için, dört eder iki kere iki
Gün gelir kesilir ses soluk, acaba nerdedir ki
Her gece yanındayken, yoktur artık eseri
O şimdi, yepyeni nik'li

Tümüyle değiştirmiş kimliğini
Sen günlerce bekle gelir belki
Uğrar arada sana da canı istedimi
Atar bir sürü geçersiz bahaneleri

Bilirsin, yalandır her kelimesi
Yine anlatır bir sürü aşk hikayeleri
Seninleyken bile başka masada aklı fikri
Ya mesaj yazar ya, açmıştır msn'i

Sakın ha sakın sitem etmemeli
Anında vurur en iğneli sözleri
Ah sanal alem ah, sana ne demeli
Seninle yaşanıyor aşk'ların en güzeli

Acılar senden gelir bal kaymak misali
Her tatlı söz bozduruyor tüm tövbeleri
Kimin eli kimin cebinde belli değil ki
Bu gün sen, yarın gelecek başka birileri
Senin de ondan farkın ne ki

Aşk böyle değildi, kim icat etti ekranda sevmeleri
Ah sanal alem ah, sana ne demeli
Kabul eyle sitemlerimizi. slm meraba nasılsınız tanışabilirmiyiz [email protected]

--------------------------------------------------------------------------------

Sayfa:1 - 2İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa