40+ve sonbahar > Mesaj Panosu > UÇSUZ BUCAKSIZ PAPATYA TARLASINDAKİ GELİNCİĞİN ÖYKÜSÜ..

UÇSUZ BUCAKSIZ PAPATYA TARLASINDAKİ GELİNCİĞİN ÖYKÜSÜ..


GönderenMesaj

İsmet yaşar (plasterer)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
1 Ağustos 2008 Cuma 13:02:39

güzel bir bahar günüydü...günün ilk ışıklarıyla uyandı papatyalar ve başlarını yukarıya kaldırıp,onlara enerji kaynağı olan güneşi selamladılar ,sonra da birbirlerini...uçsuz bucaksız papatya tarlasının ortasında,tıpkı bir gelin edasıyla salınan,küçük dağları ben yarattım dercesine,kankırmızı yapraklarının güzelliğiyle,küçük papatyalara tepeden bakan tek bir gelincik vardı...papatyalar hep bir ağızdan gelinciği de selamladılar..<günaydın güzel gelincik>...oysa bir cevap bile vermedi gelincik sevimli papatyalara...burun kıvırıp devam etti salınmaya nazlı nazlı...neşe içinde oynamaya başladı papatyalar...o kadar güzel,o kadar eğlenceliydi ki oyunları...bazen küçük karıncalar da eşlik ediyorlardı onların bu oyunlarına...

gelincik ise ,güzelliğinin büyüsüyle hayal alemine dalmış onların bu oyunlarına aldırış bile etmiyordu...derinden bir ses geldi kulağına<hey,sen de bizimle oynarmısın>gözlerini bile açmadı,uyanmak istemedi hayallerinden...ses yineledi<hey gelincik ...sende oynarmısın bizimle>aman be dercesine döndü sesin geldiği tarafa<ben sizlerle oynamam,sizin boyunuz kısa ve benim kadar güzel değilsiniz>diye bağırdı..aldırış etmedi papatyalar,oynamaya devam ederek..derken öyle bir fırtına patladı ki,sanki gök yarılmışçasına yağmaya başladı yağmur...kaşlarını çatmış bir boğanın soluması gibi esti rüzgar...fırtına şiddetini arttırdıkça papatyalar toprağa yapıştılar iyice..zavallı gelincik,kökü sökülürcesine sallanıyordu uçsuz bucaksız papatya tarlasının ortasında...artık dayanacak gücü kalmamıştı..ve birer birer dökülüp uçmaya başladı rüzgarla, o kan kırmızı çiçeğinin yaprakları...fırtına dinmiş,güneş sıcak yüzünü tekrar göstermişti..birer birer kaldırdılar topraktan küçük başlarını sevimli papatyalar..gülerek baktılar yine güneşe...oysa gelincik öyle kötü görünüyordu ki..tıpkı bir kuru dal gibi kalmıştı papatya tarlasının ortasında...neşeyle oyuna daldı papatyalar...sonra cılız bir ses duyup hep beraber döndüler sesin geldiği tarafa...gelincik`ti seslenen...<hey sevimli papatyalar,ben de sizlerle oynayabilirmiyim>....


Selçuk (gokkusagi7)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
1 Ağustos 2008 Cuma 13:11:36

ANADOLU

Beşikler vermişim Nuh`a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana`n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun ?

Utanırım,
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak...
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım...
Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu`yu,
Karayılanı,
Meçhul Askeri...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda...
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa`da kurşun atanı
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.

Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ?

AHMET ARİF

İsmet yaşar (plasterer)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
1 Ağustos 2008 Cuma 13:22:07

çok güzel bir şiir,tabi anlayana...umarım burdakilerden ziyade,memleketini tanımayanlar okur..okur da bir ders alır...

köroğlunu,pir sultanı,bedrettini bilmeyen öyle çok insan varki..sayamayız parmak ile...ama soralım bakalım hangi pop çuları tanırlar bunlar...hepsini..hemde ismi cismi duyulmamış olanlarıda..bardan,diskodan çıkmayan bir nesil yetiştirdik...vatan,millet sevdası nedir bilmez onlar...kenan doğulu,tarkan,mor ve ötesi ne sevdalılar ne yazık ki..

yine de kendi payıma,yılmıyorum..hep direniyorum..taa ki belim bükülüp,takatim kalmayana kadar...

 

eline sağlık dostum..iyi ki varsın ...sen ve senin gibiler hep var olsun...

Selçuk (gokkusagi7)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
1 Ağustos 2008 Cuma 13:41:57

arkadaşım çok teşekkür ediyorum yorumunuza ve diyorumku söyledikleriniz sistemden kaynaklı ve yine şairin dediği gibi `düşmana inat birgün fazla yaşamak` sevgilerle

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
1 Ağustos 2008 Cuma 23:11:56
aaaaaaaaaaa çok güzel tşkr

Selçuk (gokkusagi7)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
2 Ağustos 2008 Cumartesi 23:52:23

AĞLAMAK
Ağlamak
Bazi acılarda yetmez
Bazi ölümlere

Örtüsüdür bazı acıların
Örter, örtülmez
Savunur bir süre

Ağlayanlar sevinmeli
Sevin ağlayabiliyorsan
Acılar art arda dinmeli

Durur bir nöbetçi gibi
Durur bir bekçi gibi
Zamana gülmeli gülmeli.

Sevin ağlayabiliyorsan
Unutmanın kardeşidir ağlamak
Uyur uyanır yatağında duyguların
Düşüncenin kucağında hep çocuktur
Ağlamak...
Ahmet Arif

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
3 Ağustos 2008 Pazar 11:57:11
arkadaşlar  ya ben o kadar duygusal değilim yaş ilerledikçe kayalaştık ben bu yazıları gördükçe  eskiye dönerim diye korkuyorum tşkrler  paylaşımlarınız için

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
3 Ağustos 2008 Pazar 22:16:28
volkiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii   burdasın seni yakalamak zor yaaaa

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
3 Ağustos 2008 Pazar 22:56:11
http://null/Mesrur_x/blog / HZ. İBRAHİM’LE CENNET ARKADAŞIhttp://null/Mesrur_x/blog/blogid=2035835 Değerlendirmeniz başarıyla eklendi. http://null/Mesrur_x/blog/blogid=2035835 Üzgünüz, değerlendirmeniz eklenirken bir hata oluştu. http://null/Mesrur_x/abuse/extratype=blog&extraitemid=2035835 http://null/go/messages/send/item=-aHR0cDovL3RyLm5ldGxvZy5jb20vTWVzcnVyX3gvYmxvZy9ibG9naWQ9MjAzNTgzNQ__
Salı, 24 Haziran 2008 19:53

HZ. İBRAHİM’LE CENNET ARKADAŞI
Bir gün Halil’ur-Rahman olan İbrahim (a.s) Beyt’ül-Mukaddes dağında koyunlarına bir otlak yer ararken bir adamın namaz kılmakla meşgul olduğunu gördü.

İbrahim (a.s) ibadet eden adama: “Ey Allah’ın kulu! Kimin için namaz kılıyorsun?”

Abit: Göklerin Rabbi için.

İbrahim (a.s): Akrabalarından yaşayanlar var mı?

Abit: Hayır!

İbrahim (a.s): Nereden yiyecek temin ediyorsun?

Abit: Yazın bu ağacın meyvesini topluyor ve kışta ise yiyorum.

İbrahim: Evin nerededir?

Abit dağa işaret ederek: Oradadır.

İbrahim (a.s): Beni evine götürmen ve bu gece misafirin olmam mümkün mü?

Abit: Yol üzerinde bir su vardır, oradan geçmek mümkün değildir!

İbrahim (a.s): Sen nasıl geçiyorsun?

Abit: Ben suyun üzerinde yürüyorum.

İbrahim (a.s): Beni de kendinle götür; Allah sana rızk olarak verdiğini bana da verir inşaallah.

Suyun yanına vardıklarında yaşlı abit, İbrahim (a.s)’ın elinden tutarak her ikisi de sudan geçip onun evine gittiler.

Hz. İbrahim (a.s) abide: En önemli gün hangisidir?

Abit: Kıyamet günü; o öyle bir gündür ki, Allah Teala insanların amellerinin karşılığını o gün verecektir.

İbrahim (a.s): Allah Teala’nın, bizi o günün şerrinden koruması için elimizi açıp dua edelim!

Abit: Benim duamın ne etkisi vardır! Allah’a andolsun ki, otuz yıldır sürekli Allah’a dua ediyorum ama henüz duam kabul olmamıştır!

İbrahim (a.s): Duanın neden kabul olmadığını diyeyim mi?

Abit: Evet, buyurunuz!

İbrahim (a.s): Allah Teala bir kulu sevdiğinde, daha fazla dua etmesi ve ondan bir şeyler talep etmesi için duasını çabuk kabul etmiyor. Kulunun sürekli böyle istekte bulunmasını seviyor. Ama Allah’ın sevmediği bir kul O’ndan bir şey isterse, onun duasını çabuk icabet eder veya onun gönlünü o duadan çevirir ve atık bir şey istememesi için onu ümitsiz eder.

Sonra İbrahim (a.s) abide: Sen ne dua ediyordun?

Abit: Otuz yıl önce buradan bir koyun sürüsü geçiyordu, saçları uzun olan yakışıklı bir genç onları güdüyordu. Ona: Bu koyunlar kimindir? diye sordum. O genç: “Bu koyunlar İbrahim Halil’ur-Rahman’ındır” dedi. Ben o zaman şöyle dua ettim:

“Allah’ım! Eğer yeryüzünde bir halil ve dostun varsa, onu bana göster.”

İbrahim: Ey yaşlı abit! Allah Teala duanı kabul etmiştir. Ben Halil’ur-Rahman olan İbrahim’im.

Abit hemen kalkarak İbrahim (a.s)’ın boynuna sarıldı.

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
17 Ağustos 2008 Pazar 12:45:55


SEVGİ

çiçeklerin büyümesini izlemektir





mektup yazmaktır





hep O`nu düşünmektir





birlikte vakit geçirmektir





dalgaların sesidir SEVGİ





kuşların kırıntıları yiyişini izlemektir





birlikte AYNI yöne bakmaktır





eşit olmaktır





vahşi dalgalara yelken açmaktır





yağmura aldırmadan yürümektir





uçurmaktır sevdiğini





piknik yapmaktır





yanağını okşamaktır





ve küçük bir busedir

SEVDİĞİN

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
17 Ağustos 2008 Pazar 12:46:29

oh beeeee nazar deymesin resimlerde çıktı

 

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
30 Ağustos 2008 Cumartesi 00:41:19
Hayatınızda Böyle Biri Var Mı?

Sizi sizin kadar tanıyan biri; sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş,
sakin, uslu, efendi, oturmayı kalmayı bilen, sevmeden
edemediğiniz biri. Size sizi anlatmayı seven, sizi başkalarına
anlatmayı her şeyden çok seven, sizin için çok şey yapmaya
hazır biri. Bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne
söylediğini bildiğinden hep emin olduğunuzi sizi tanıdığı kadar
kendini ve hayatı da tanıyan biri. Bazen düşüncesine şiddetle
ihtiyaç duyduğunuz biri. Sabahın üçünde ayıp olur mu diye
endişelenmeden arayabildiğiniz ve üçüne beşine bakmadan size
duymanız gerekenleri söyleyen, gecenin o karanlığında kalkıp
ışığı yakan, masanın başına geçen biri; kaleminiz-kağıdınız,
aynanız, saatiniz,kravatınız olan bazen gölgeniz olan biri, ve
bazen vicdanınız, eh bazen de uykusuz bıraktığınız için, vicdan
azabınız olan biri...

Selçuk (gokkusagi7)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
30 Ağustos 2008 Cumartesi 01:25:56
 hayatın belirli evrelerinde vardır böyle  birileri hayatlarımızda var olmasında bence sorun yokta bunları uzun süreli elimizde tutabilmek dir derim ben  esenkalın

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
30 Ağustos 2008 Cumartesi 15:01:47
haklısınız öylesi çıkınca değerini bilemiyoruz

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
30 Ağustos 2008 Cumartesi 15:06:04

kır çiçeklerini anlatacağım, hani dört yapraklı yoncayı, umarsızca ezdiğin!
Sana;  meleklerden bahsedeceğim seni hiç yalnız bırakmayan!
Sana;  şükürden bahsedeceğim elhamdülillahın sırrından!
Sana;  taşlardan bahsedeceğim, bir taşın gücünü gör ve anla diye!
Sana;  yokluğu anlatacağım, varlığı anlamanın en kısa yolu diye!
Sana;  bir resim çizeceğim mutluluğun resmi olmasa da hüznü öğrenebilirsin belki!
Sana;  beni anlatamam onu sen keşfetmelisin!
Sana;  bir oyun öğreteceğim, sırf arasıra kaybetmeyi bil diye!
Sana;  dua etmeyi öğreteceğim, sohbetin en güzeli o diye!
Sana;  nefes almanın ne tür bir borç olduğunu anlatacağım, borcunu ödemeyi şimdiden düşün diye!
Sana;  ateşten söz edeceğim, gerçekleri unutma diye!
Sana;  cennetten bahsecedeğim, neyi isteyeceğini bil diye!
Sana;  rahmeti anlatacağım, ne olursa olsun umudu yitirme diye!
Sana;  sabrı öğreteceğim, en büyük erdem diye!
Sana;  aşkı öğretmeye çalışacağım, bazı şeylerin kesinlikle öğretilemeyeceğini anla diye...
Sana;  gurbetten bahsedeceğim, yüreğimdeki gurbetten...
Ama şimdi değil!
Şimdi Susuyorum.....
Çünkü sükûtu öğrenmeni istiyorum...


Ve susuyorum

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
30 Ağustos 2008 Cumartesi 21:49:57

SÖZ VER BANA

söz ver bana
ellerin hiçbir zaman yalnızlığı tutmasın
rastgele yazılmış sokak tiyatrolarında
senin asla bir rolün olmasın
pazarlanmış insanlarla el sıkışma
birde beni unutma
hadi söz ver bana....

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
30 Ağustos 2008 Cumartesi 22:08:12
IYIKI YAPMISIM.

Zaman zaman dost, zaman zaman dusman,
Nedir bu zaman, anlamak oyle zorki.
Cok mu seviyoruz nefret mi ediyoruz.
Kimi zaman yaratmak, kimi zaman da öldürmek için ugrasiyoruz.
Kimi zaman öyle degerli ki ayıramıyoruz bir anını bile, kimi
zaman da geçersiz akçe harcıyoruz deli gibi.
Gun oluyor muhtaciz, kazanmanin yollarını ariyoruz ,
Gun oluyor hoyratca kaybediyoruz.
Ama bilinen bir sey varsa o da en hizli akiskan zaman.
Ve her akiskan gibi hizi da kendine ozgu.
Gecsin istersiniz ilerlemez sıkısır iki kucuk cizgi arasina
da,
Dursun istersiniz butun marifetini sergiler size.

Özlemlerin bitmesine ramak kala, uyur kalır akrep ile
yelkovan.
Unuturlar görevlerini, istemez canları gitmeyi bir küçük çizgi
bile. Size asırlar gelen aralıklarla bakarsınız ama, onlar
hala aynı yerlerindedir.
Güneş inmez yerinden birtürlü devretmek istemez nöbetini aya.
Ay evrelerini uzatır.
Zaman geçersiz akçedir o an, harcamak istersiniz ama kimse
almak istemez.

Ya sınırlı zaman buluşmalarında.
Günlerin , saatlerin hatta dakikaların geçmemesini istediğimiz
anlarda. Her anın küçük bir çocuğun elinde sımsıkı tuttuğu
şekeri kadar değerli olduğu zamanlarda.
Bakmak gelmez içimizden korkarız ama nasıl da hızla geçmiştir
zaman.
Bütün marifetini nasıl da sergiler size akrep ile yelkovan
denen iki palyaço.
Kendilerine ayrılan oyun alanında olanca hızlarıyla koşarlar,
çizgilerin üzerinde duran yanacaktır sanki, dolap beygiri
misali kovalar durular birbirlerini.
Ne zaman katetmişlerdir onca yolu anlayamazsınız.
Yüreğimize bağlanmıştır sanki saatin kadranı, ne kadar hızlı
çarpıyorsa o kadar hızlı ilerler.
Bitmesin istersiniz an, geçmesin, dursun istersiniz ama durmaz
zaman.

Kıymetlidir zaman kimi zaman, kimseye veremeyiz ucundan
kenarından.
Sürekli dilimizdedir, vakit ayıramayız, zaman ayıramayız.
Bir telefonu, ufak bir ziyareti araya sıkıştıramadığımız
anlarda kullanırız bu sözü.
Ayıramayız bir türlü bir telefonluk zamanı da,
O ayrılamayan zaman o an neye ayrılmıştır daha hayırlı
bilinmez.
Ne yapacağımızı, nereye koyacağımızı bilemeyiz bazen de
zamanı. Zaman için en acımasız son budur işte. Nasıl
kullanacağımızı bilemediğimiz zaman, mutlaka ölür zaman.

İster hızlı geçsin, ister yavaş. İster dost, ister düşman
içiçeyiz zamanla.
Onun hayatı bizim, bizim hayatımız onun elinde.
Böylesi bağlıyken yaşamlarımız birbirine iki tarafın da
birbirini mutlu etmesi doğuracaktır en güzel beraberliği.
Her beraberlik gibi.
Kaybedilen zaman, bir şeyi kazandırmazken, harcanan vakit de
nakide çevrilemiyor.
Dünü getirmemiz imkansız olsa da, yarın henüz bizim elimizde.
Yarın ``İyiki yapmışım`` diyebilecek birşeyler yapmak için çok
zamanımız var daha.

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
30 Ağustos 2008 Cumartesi 22:08:53
selam apo bey gördüğüme sevindim umarım iyisindir

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
30 Ağustos 2008 Cumartesi 22:12:01

Selam Sahra hanım.Bende sizi gördüğüme sevindim.Gayet iyiyim.Umarım sende iyisindir.Döndüm artık,bundan sonra sık sık görüşürüz Sahra hanım.

Sahra basak (senanurr)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1468
30 Ağustos 2008 Cumartesi 22:20:05

inşallah apo bey önümüz ramazan  koşuşturma olurmu bilmem

pc yi kıza yollıyacam 2  3 gün içinde ona alacağımız pc  nin 4 çekirdekli olduğunu duyunca istan buldaki  oğlan yalvar yakar kızı razı etti evdekini almaya oda onu kırmadı  bu izmire gidecek yenisi istanbula istanbuldaki labtop bana gelecek bir trafik işte  bu sağlanana kadar pc siz kalabilirim yoko nun var ama onu çinceye ayarlamış dokunmak istemiyorum  belki kafamı dinlerim ramazanda

evet alıştık duramıyoruz ama  inşallah çok sürmez

Sayfa:1 - 2İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa