| Gönderen | Mesaj |
|
23 Eylül 2007 Pazar
02:42:06
|
|
|
|
resimler kadar güzel ol
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
23 Eylül 2007 Pazar
15:55:22
|
|
|
resimler gerçeği hayale dönüştürüyor gibi
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
23 Eylül 2007 Pazar
17:10:36
|
|
|
*Ask Dedi Ki; Ben Sevgiyim. Hem Aciyim, Hem Kederim. Hep Kalplerde Gezinirim, Yerim Yurdum Yoktur Benim.
Sessizce Girerim Yureklere. Once Costururum Sevgiyle. Bazen Mutluluk Olurum, Tasarim Gonullerden. Sonra Suphe Olur, Yavas Yavas Kirginliga Donusurum. Gozlerde Huzun, Gonullerde Caresizlik Diye Bilinirim. En Yakin Dostum Ayriliktir, O Da Aska Dusenlerden Gucunu Alir. Yalnizlik Kardesimdir, Benden Sonra Soz Sahibidir. Sevgiyi Boynumda, Kederi Sirtimda Tasirim. Gezdigim Yureklerde Kederi Birakir, Sevgiyi Buyutur Yanima Alirim.
Gozyasinda Sakliyim. Yanaklardan Suzulur, Dudaklara Ulasirim. Yine Yolunu Bulur, Kalplere Tasinirim. Davetsiz Misafirim, Ne Buyur Gel Derler, Ne De Defol Git... Hem Cesaretim, Hem De Korku. Anlayacaginiz, Yureklerin Dermansiz Yarasiyim, Durmadan Kanayan. *
|
|
|
25 Eylül 2007 Salı
20:43:03
|
|
|
hoş resim
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
25 Eylül 2007 Salı
20:47:07
|
|
|
evet grubumun arka planı
|
|
|
25 Eylül 2007 Salı
20:48:24
|
|
|
farkettim
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
25 Eylül 2007 Salı
21:01:25
|
|
|
demek geldin gruba
|
|
|
25 Eylül 2007 Salı
21:02:16
|
|
|
seyyahlık yapıyorum
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
25 Eylül 2007 Salı
21:11:38
|
|
|
|
oooo beni al yanına çırak olarak
|
|
|
25 Eylül 2007 Salı
21:16:50
|
|
|
CV ni bırak biz sana döneriz
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
25 Eylül 2007 Salı
21:20:23
|
|
|
ama mutlaka dönün
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
11 Ekim 2007 Perşembe
10:57:39
|
|
|
|
|
|
16 Ekim 2007 Salı
08:04:02
|
|
|
mutlu günler herkese gülücükler eksik olmasın pozitif enerjiyle dolsun gönlünüz.....
 
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
16 Ekim 2007 Salı
12:06:49
|
|
|
kadir ya sen bitanesin ablam
|
|
|
17 Ekim 2007 Çarşamba
14:00:20
|
|
|
|
nednen ki....
|
|
|
17 Ekim 2007 Çarşamba
14:03:30
|
|
|
Pusat`ımYüreğimi dinledim dun gece Her atışında sen vardın Damarlarımda dolsan kan değil İnan artık hep sen oldun
Seni ne kadar da severmişim inan Senden uzak kalınca anladım Sesini gülüşünü seni özledim Hadi çık gel Pusat`ım
Bilir misin olmaz gecelerimin sabahı Ve aksamlar gelir üstüme üstüme Yıldızlar bir mermi olur Vurur göğsüme göğsüme
Hadi çık gel Pusat`ım Yatağım bana mezar sensiz Odam hücrem olur Pencerelerim bana pranga
Hadi çık gel pusat`im Rüzgara bin de gel Bulutlarda yürü de gel Yağmur ol gel Gel ama nasıl gelirsen gel.
Sensiz sabahımın anlamı yok Sensiz gündüzüm bana haram Aldığım nefes yalan Yaşadığım hayat yalan
Hadi gel pusat`im Seninle anlam kazansın dünyam Sen yurdumdasın ben gurbette Ayrılık mı yazılacaktı hep kaderde
Daha tutmadan ellerini Ve dokunmadan saçlarına Bakamadan doyasıya gözlerine Uzak diyarlara mi uçacaktım ansızın
Hey kader hey alin yazım Neden üstüme üstüme gelirsiniz Neden ben ve acılar bana yoldaş Siz, siz sevmek nedir bilir misiniz
Hadi çabuk gel pusat`im Yırt karasını gecenin de gel Yağmur ol, bulut ol, rüzgar olda gel Hadi gel Pusat`ım Hadi gel artık ecel beni almadan gel.
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
17 Ekim 2007 Çarşamba
15:44:19
|
|
|
işte içimden geldi. insan kardeşine diyemez mi öyle
|
|
|
Masal perisi (karaağaç)
4940
|
|
4 Kasım 2007 Pazar
15:49:47
|
|
|
Nasil girdik birbirimizin aklina? Carpistik mi? Hayir.
Yildirim carpmasi miydi? Yok canim! Sen zaten paratoner gibiydin, benim firtinalarim ise cok basKa kalplerin cografyalarinda esiyordu.
Tanistik, birbirimizi tanidik mi? Tanistigimiz pek soylenemez, birbirimizi tanidigimiz ise hic soylenemez...
Yavas yavas birbirimize alistigimiz icin mi oldu butun bunlar? Hayir. Bir turlu alisamadik birbirimize.
Sen hâlâ irkiliyorsun! Ben hâlâ laflarimi karistiriyorum...
Dogrusu su ki, birbirimizin yanindan gelip gecerken, ne olduysa oldu iste, takildik, hatta yapistik sanki...
Senin sozlerin kaldi bende, benim gozlerim sende... Senin basini one egisin, gulusun, onca kalabalik icinde kendi basinaligin iz birakti bende... Benim bakislarim kaldi sende... Senin yuruyusun, benim durusum...
Iki de bir cikan bir kopca gibi, ikide bir acilan citcit gibi Bir baglandik, bir koptuk; bir takildik, bir ayrildik. Her ayrilista kimselerin anlayamadigi, isitemedigi kucuk bir "cit" sesi cikti belki. Ama o her "cit" kemiklerimiz kiriliyormus gibi aci veriyordu...
Ayrilik dedigim, oyle melodram sahneleri degil elbette. Kalpte bir sizinti, esirgen mi? bir bakis ve inatci bir suskunluktu bizim icin ayrilik... En beteri ise davranis dilimize dokulmus inkâr ve reddetmeydi... Anlayamadik gitti bunu.
Basimiza gelen bu tuhaf seyi yok saydik; Gulduk gectik bazen, baska seylere yorduk. Uzerine gitmedik. Ama uzerinden de gecemedik iste!
Birbirimizden ayri, kendi hayatlarimizin irmaginda akip durduk. Asklar, acilar yasadik; sevdik, sevildik, sevindik, uzulduk. Yine de benim aklimin kuytusunda hep sen vardin, senin aklinin kuytusunda hep ben...
Sen hep ortalarda gorunmemi istedin, ben de seni hep gorebilmeyi...
Birbirimiz icin "deniz feneri" gibiyiz artik. IsIklarin yanmadiginda kotu oluyorum. Isigimi goremediginde telasa kapiliyorsun.
Biliyorum, biliyorum. Ve kayaliklara carpmadan yol alabilmek icin, bundan boyle birbirimizin iyice uzagindan gececegimizi de biliyorum....
|
|