|
| Gönderen | Mesaj |
|
1 Aralık 2007 Cumartesi
00:22:47
|
|
|
buaraya dostluga dair hersey paylasabilirsiniz`
|
|
|
1 Aralık 2007 Cumartesi
14:44:02
|
|
|
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür;bir orman gibi kardeşçesinee.....
hepinizi seviyorumm....
|
|
|
2 Aralık 2007 Pazar
02:49:40
|
|
|
http://groups.imeem.com/d8Vsglul/photo/flO5kDp1cH/
BiR DOST
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın... "Nereden çıktın bu vakitte" dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; "Gözünün dilini" bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı... Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kolları, ...dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı... En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz... Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, "hak ettim" diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi... Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş... Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş...
* * *
Böyle bir dostum var benim. Pek sık görmesem de hep yanımda olduğunu bildiğim, yalansız riyasız dertleşebildiğim. Kuşağımın en iyisiydi hilafsız... Beraber okuduk, birlikte koştuk son 20 yılın amansız parkurunu... Katılasıya ağladık, doyasıya güldük yol boyu... Ekmeğimizi ve acılarımızı bölüştük. Çocuklar doğurduk, büyükler gömdük. Sonunda yara bere içinde oraya buraya savrulduk. Buluştuk geçenlerde... Bitaptı; kayan bir yıldız kadar ışıltılı, bir o kadar yorgun: "- N`apıyorsun" diye sordum. "- Seyrediyorum" dedi; "çaresizce, öfkeyle, şaşkınlıkla ama sadece seyrediyorum".Seyrettiği; kuşağımızın en kötülerinin, pespayelik yarışında ipi ilk göğüsleyenlerin zirveye hak kazanmalarındaki akıl almaz gariplikti. İyiliğin ve ustalığın bu kadar eziyet gördüğü, kötülüğün ve yeteneksizliğin bunca ödüllendirildiği bir başka coğrafya var mıydı acaba? Okuldaki ideallerimizden, gençlik coşkumuzdan söz ettik bir süre; tozlu raftaki bir kitabı yıllar sonra merakla karıştırır gibi... Ülkemizin kaderini değiştirmeye azimliydik mezun olurken; lakin karanlığını boğmaya yemin ettiğimiz ülke, karanlığına boğmuştu bizi... Pazarda görsek tezgahından meyve almayacağımız adamların cenderesinde bir ömür geçirmiş, tünelden çıkış sandığımız ışığın, üstümüze gelen kamyonun farı olduğunu çok geç fark etmiştik. Velhasılı ne sevebilmiş, ne terk edebilmiştik. Krizde geçmişti bütün gençliğimiz; ve şimdi çocuklarımıza tek devredebildiğimiz, çok daha ağırlaşmış bir kriz... "- İşte" diye iç geçirdi kadim dostum, "...bunları seyrediyorum bir kenardan sessizce..."
* * *
İşte en çok da böyle zamanlarda bir dostu olmalı insanın... Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri... "Parkurun bütün zorluğuna rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız" diyebilmeli... Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa, ama ümitvar bir yazıyı, yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz: "Bunu da aşacağız! İmza: Bir dost!.."
___ALINTIDIR_____
|
|
|
2 Aralık 2007 Pazar
19:13:25
|
|
|
SELAM ARKADASLAR
|
|
|
2 Aralık 2007 Pazar
22:53:20
|
|
|
|
a.s hg
|
|
|
2 Aralık 2007 Pazar
22:56:54
|
|
|
abdulalh gicigim emegine saglik cok gusel anlatmisin iyiki varsin iyiki tanidim seni
|
|
|
2 Aralık 2007 Pazar
23:03:27
|
|
|
http://www.ortanokta.com/on/bolumler.php?op=goster&id=2342
başımı kaldırıpta gökyüzüne baktığımda iki tane çizginin belirdiğini görüyorum birinin adı dostluk,diğerinin ki ise sevgi.Sonra araya uzaklık giriyor;sevgi yavaş yavaş siliniyor dostluğun bir önemi kalmıyor o an.İnatla sevgimi gökyüzüne çiziyorum uzak diyarlarda da olsan ,başınıkaldırıp ta gökyüzüne baktığında göresin diye...
|
|
|
3 Aralık 2007 Pazartesi
00:19:57
|
|
|
İyi ki ben de seni tanıdım gıcığım
|
|
|
3 Aralık 2007 Pazartesi
13:39:41
|
|
|
Dostluk
Hiç haber alamasan da. Hiç Görmesen de. Hiç yaptığını bilmesen de. Adını duydugumda. İçine sevginin hücum ettiğini fark edip. Bu insanı seviyorum`` Dediğin andır...
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|