| Gönderen | Mesaj |
|
Elif&ilayda (gülbebek)))
1235
|
|
21 Aralık 2006 Perşembe
16:29:26
|
|
|
HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI
Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç askerde vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat´a (Akdağmadeni) gelir.
Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için İstanbul´da hastaneye yatar, pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler.
Yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak hastanede ölür. Ailesi cenazesini Yozgat´a getiremez, İstanbul´da kalır.
Hastane Önünde İncir Agacı
Hastane Önünde İncir Ağacı
Hastane önünde incir ağacı (Annem ağacı)
Doktor bulamadı bana ilacı (Annem ilacı)
Baş tabip geliyor zehirden acı (Annem vay acı)
Garip kaldım yüreğime dert oldu
Ellerin vatanı bana yurt oldu
Mezarımı kazın bayıra düze (Annem vay düze)
Yönünü çevirin sıladan yüze (Annem vay yüze)
Benden selam söylen sevdiğinize (Sevdiğinize)
Başını koysun karalar bağlasın
Gurbet elde kaldım diye ağlasın
Kaynak Kişi Nida Tüfekçi
Kaynak nida tüfekçi
Derleyen evren seçkal
Yöre Yozgat (Akdağmadeni)
|
|
|
Elif&ilayda (gülbebek)))
1235
|
|
21 Aralık 2006 Perşembe
16:34:35
|
|
|
Kınalı Kar
Kınalı kar, kınalı kar
Sende büyük bir ahım var
Gelinlerin güveylerin
Kavuşmaz mı yüce dağlar
Ötelerde bak bir köy var
Güneşi az eksik bahar
Ayırmışlar seni beni
Unuttun mu köyünü yar?
Göğe doğru avcum kanar
Duam sana alma nazar
Sensiz geçen günlerime
Hasret ektim azar azar
Kınalı kar, kınalı kar
Sende büyük bir ahım var
Gelinlerin güveylerin
Kavuşmaz mı yüce dağlar
Nar çiçeğim, masal yüzlüm
Teni gonca kömür gözlüm
Kınam karda bitecekse
Varsın alsın beni ölüm
Göğe doğru avcum kanar
Duam sana alma nazar
Sensiz geçen günlerime
Hasret ektim azar azar
|
|
|
Elif&ilayda (gülbebek)))
1235
|
|
21 Aralık 2006 Perşembe
16:37:02
|
|
|
Ali diye bir oğlan varmış zamanında.Savaş patlak vermeden evvel gönül vermiş bir güzele, evlenmiş ve evliliğinin daha kırkı çıkmadan askere çağrılıvermiş.Ali sevdiğini anası ile bir başına bırakıvermiş ve askere gitmiş.Ali askere gitmesinden epey bir süre geçmesinden sonra savaşın bittiği haberi gelmiş köye Ali nin anası ile sevdiği mutluluk sarhoşu olmuşlar.Ali nin içinde bulunduğu grubun şehre dönüş tarihi belli olmuş bunun üzerine anası ve karısı başlamışlar hazırlığa.Ve o gün geldiğinde anası demişki:
"Kızım ben gidip tren istasyonunda bekleyeyim oğlumu sende hazırlıkları tamamla evde" deyip tren istasyonun yolunu sabahın köründe tutmuş.Anası başlamış beklemeye.Bir tren gelir biri gider ve oğlan gelmezmiş.Anası hava kararıncaya kadar beklemiş ve oğlan gelmemiş.Umudunu kesen ana evin yolunu tutmuş.
Eve geldiğinde gelinin odasında sesler geldiğini duyup kapıya yanaştığında içerde bir erkek olduğunu anlar.Bizim Anadolunun anası namusunu kirli bırakırmı içerden tüfeği kaptığı gibi odaya dalıverir ve yorgana doğru boşaltır mermileri.Ortalık kan gölüne dönmüştür.O arada yorgan sıyrılıverir yatağın üstünden.Birde ne görsün iki yıldır askerde olan oğulcuğu ile ona gözü gibi bakan gelini yatağın içersindedir.Meğersem anası istasyonda beklerken görememiştir oğlunu, oğlanda koştura koştura eve gitmiş ve sevdiceğini yalnız bulunca dayanamamıştır.Bundan sonra ana az olan aklını da yitirip yollara düşer ağzında bir türkü;
Kırmızı Gül Demet Demet .....
Kırmızı Gül Demet Demet
Kırmızı gül demet demet
Sevda değil bir alamet
Gitti gelmez o muhannet
Şol revanda balam kaldı
Kırmızı gül her dem olsa
Yaralara merhem olsa
Ol tabipten derman gelse
Şol revanda balam kaldı
Kırmızı gülün hazanı
Ağaçlar döker gazeli
Kara yağızın güzeli
Şol revanda balam kaldı
Derleyen Muharrem Akkuş
Yöre Erzurum
|
|
|
26 Aralık 2006 Salı
18:04:42
|
|
|
|
harika hastane önünde incir ağacının hikayesi gerçekten beni çok etkiler ve zaman zaman tv de canlandırmalarını izlediğimiz bu türkü gerçekten beni çok üzer
|
|
|
26 Aralık 2006 Salı
18:06:55
|
|
|
arkadaşlar ankarada olan varmı varsa gimsa TV DE hafta içi güzel bir proğram var
yerel tv ama ben çok seviyorum
amatör sanatcılar katılıyor ama çok güzel
|
|
|
26 Aralık 2006 Salı
18:07:59
|
|
|
|
ankaralı yasin bu aralar proğramı sunuyor
|
|
|
26 Aralık 2006 Salı
18:09:32
|
|
|
|
ve canlı tamamen canlı bir proğram inanılmaz türk halk müziğini okuyan amatör sanatcılar var bence kaçırmayın
|
|
|
27 Aralık 2006 Çarşamba
10:59:04
|
|
|
|
kimsecikler yooook
|
|
|
Elif&ilayda (gülbebek)))
1235
|
|
28 Aralık 2006 Perşembe
14:11:18
|
|
|
ankara da değilim malesef ama önerin için sağol belki ilgilenen birileri vardır ankara lı
|
|
|
28 Aralık 2006 Perşembe
14:12:36
|
|
|
|
elifcim bu taş banmıdı????
|
|
|
1 Ocak 2007 Pazartesi
15:59:13
|
|
|
Hararet nârdadır, sacda değildir
Keramet baştadır, tacda değildir
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değildir.
Ulu Pir – Hacı Bektaş Veli
|
|
|
1 Ocak 2007 Pazartesi
16:07:58
|
|
|
DEMEDİM Mİ !
Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Hele nenni nenni de nenni
Gülüm nenni nenni de nenni
Canin nenni nenni de nenni
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
İIçemezsin demedim mi
Pir Sultan Abdal Şahımız
Hakka ulaşır ahimiz
Dost yoludur Semahımız
Uyamazsın demedim mi
|
|
|
1 Ocak 2007 Pazartesi
17:19:59
|
|
|
Diktiğimiz fidanların
Meyvasını yiyemedik
Ne suçu vardı onların
Dur be zalim diyemedik
Der Divani senlik benlik
Bizi yıkan bu cahillik
El ele gönül gönüle
Verelim olalım birlik
|
|
|
1 Ocak 2007 Pazartesi
17:24:30
|
|
|
Derdimi duyursam dertli sazıma
Ah çeker perdeler tel isyan eder
Gözyaşım göl olur kara yazıma
Taşar dalga vurur sel isyan eder
Yazın derdim kâğıt kalem yeterse
Gösterin bir dertli benden beterse
Bülbül suskun kalır karga öterse
Elbet hicap duyar gül isyan eder
Nice yol bekledim yağmurla kardan
Hayli zaman haber gelmez o yardan
Bir yaprak koparsan koca çınardan
Irgalanır gövde dal isyan eder
Açıldı sinemde onulmaz yara
Bülbül gibi düştüm figana zara
Sitemli bir name göndersem yare
Zarfın üzerinde pul isyan eder
Çağırdım Mevlâ'yı muradım verse
Elimden ne gelir sağırsa körse
Leylâ'yı arayan Mecnun değilse
Gark olur kumlara çöl isyan eder
Başım dumanlıdır doldur ver saki
Şu fani dünyada kim kalmış baki
Mahmut Erdal dosta varmadan ta ki
Mevtanın konduğu sal isyan eder
|
|
|
1 Ocak 2007 Pazartesi
17:28:30
|
|
|
Bu gün bir güzeli gördüm
Mah cemali güle benzer
Sedasına kulak verdim
Şakıyan bülbüle benzer
Eyvah eyvah ömrüm eyvah
Soramadım kimin nesi
Turnalardan almış sesi
Ev vurmadan inlemesi
Dertli öten tele benzer
Eyvah eyvah ömrüm eyvah
Hüzün dolu bakışları
Cana hükmeder kaşları
Yağmur gibi göz yaşları
Yaz baharda sele benzer
Eyvah eyvah ömrüm eyvah
Mahmut Erdal oldum heder
Bu nasıl hal bu ne keder
Siyah zülfün tel tel eder
Dalga dalga yele benzer
Eyvah eyvah ömrüm eyvah
|
|