SENSİZİM YANLIZIM > Mesaj Panosu > UNUTULMUYOR

UNUTULMUYOR


GönderenMesaj

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
4 Eylül 2008 Perşembe 22:42:45
bizde seni seviyoruz elifim

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Eylül 2008 Perşembe 22:54:12

şaka şaka abloş elvan

şaka kız

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
4 Eylül 2008 Perşembe 23:00:48

iş kız dişlerin görünüyor gülme hheheheheh de kahkaha atma gülümse

 

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
13 Eylül 2008 Cumartesi 08:32:52
YİNEDE GEÇ DEĞİL
TEK BİR GÜNÜN BİLE KALSA
GÜNEŞİN DOĞUŞUNU KARŞILAMAYA
SABAHIN İLK EKMEĞİNİ ALIP
BİR DOSTUN KAPISINI ÇALMAYA
TAŞA TOPRAĞA AĞACA
DAHA BİR DİKKATLİ BAKMAYA
YİNEDE GEÇ DEĞİL
HAYIR DEMEYE
EVET DEMEYE
ÖLMEYE
YAŞAMAYA
EĞER İSTERSEN
YENİDEN BAŞLAMAYA

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
13 Eylül 2008 Cumartesi 09:49:34

OFFFFFFFFFFFFFFFF YAAAAAAAAAAAA OFFFFFFFFFFFFFFFFFF

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
15 Eylül 2008 Pazartesi 13:05:01

slmlar gül

slmlar yigit  

yigit güzel paylaşıımlar yapmışın .

güzelsin kardeşim kalbin gibi

 

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
15 Eylül 2008 Pazartesi 13:16:01
merhaba devrim hoş geldin

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
15 Eylül 2008 Pazartesi 13:30:20

tşkler canlar

nasılsın

 

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
15 Eylül 2008 Pazartesi 13:30:45

gül nasılsın

 

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
15 Eylül 2008 Pazartesi 13:33:27

teşekkür ederim devrim iyiym çalışmaya devam

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
15 Eylül 2008 Pazartesi 13:39:23

kolay gelsin

işlerinden başarılar

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
15 Eylül 2008 Pazartesi 13:48:45
teşekkür ederim senin de

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
15 Eylül 2008 Pazartesi 13:50:05

ben tatildeyim gül

iş ten sıkıldım biraz hava alayım bizim buralar yaz aylarında harika olur

gerçi siizn oralarda çoık güzel olur

,deniz mavilik enfes

 

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
15 Eylül 2008 Pazartesi 14:08:08
evet buralar güzel ama sizim oralarda güzel hakkını yememek lazım.iyi tatiller size biz tatil yapmıyoruz siz yapın. biz sürekli çalışmaya devam

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
15 Eylül 2008 Pazartesi 14:10:29



Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
15 Eylül 2008 Pazartesi 14:27:20
devrim yapmak

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
15 Eylül 2008 Pazartesi 15:22:22

evet yaşamda hayatta düşüncede devrim en güzel şeydir

can

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
15 Eylül 2008 Pazartesi 15:24:20
hicbir duygumu ertelemedim ben. yasayacagim hicbir seyi sonraya
birakmadim. sonra diye bir seyin olmadigini biliyorum cünkü. hep
yarina dair hayaller kurmak, gelmesi mümkün olmayacak zamanlari
beklemek benim isim degil.


ask zamana meydan okur ama sen karsi koyamazsın ona. orada durup
öylece bekleyemezsin gelecegi. bir adim atmalisin, bir el
uzatmalisin aska dogru. askin anahtari cesaret degil mi yar? cesur
olmak gerekmez mi bir sevdayi yasamak, bir sevdayi büyütmek icin?
kac gece yalniz gecti hesaplasana... kac gece bir sonraki günü
düsünerek gecti. neler yapabilirdik, neler yasayabilirdik
düsünsene... her sabahi birlikte karsilamak vardi seninle.
sevismekten yorgun düsmüs bedenini öpücüklerle yeni güne
hazirlayabilirdim. gözünü acar acmaz ilk gördügün sey ben olurdum ve
sen benim yüzümde mutlulugu görürdün.


bu kentin her yerinde, herkesin icinde el ele dolasabilirdik.
girmedigimiz sokak kalmazdi. bakislara aldirmadan sokagin ortasinda
sarilip öpebilirdim seni.


bir sarkiyi sözlerini bilmesek bile bagira cagira söyleyebilirdik.
sonra bir filme gider, bir kitap okur, denize bakar, bir martinin
bir lokma simit kapabilmek icin vapurlarin pesinden bikmadan ucusunu
izleyebilirdik.


paylastigimiz her an beynimize bir daha cikmamak üzere kazinirdi.


özlerdik birbirimizi delicesine. bir saati yalniz gecirsek, bir
sonraki saati iki saatlik yasardik. yasayamadigimiz o bir saatin
acisini cikarmak icin.


peki biz ne yaptik? aski bir bekleyisin sirtina yükleyip ona sadece
uzaktan bakmakla yetindik.


her an aski yasamak varken, her gün birbirimizi yeniden kesfetmek
varken, bu yolda birer kasif olmak varken, sürgünleri yasamaya
mahkum ettik birbirimizi.


bu sürgünlüge son vermenin zamani geldi artik. sana huzur vaad
etmiyorum. askta huzur arayan yanilir. ben tutkunum, en koyu, en
deli sevdanin sözcüsüyüm. onlar adina konusuyorum.


yarini olmayan zamanlarda hicbir seyi düsünmeden erimek adina
konusuyorum. gözlerinin icine bakip SENI SEVIYORUM demek istiyorum.
askin akisina kapilip hicbir kaygi duymadan gidebildigin yere kadar
gitmek istiyorum. kokunu icime cekmek, teninin sicakligiyla irkilmek
istiyorum. yasama senin adinla anlam katmak, mutlulugu bulmak ve bir
daha kaybetmemek istiyorum.


seni istiyorum! yarin, öbür gün, öbür hafta, öbür ay, öbür yil
degil, SIMDI!!!"

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
15 Eylül 2008 Pazartesi 15:25:44
BANA GÖZYAŞI BORCUN VAR !

Adam genç kadına seslendi:
- Bana gözyaşı borcun var!

Genç kadın sordu:
- Nasıl öderim?

Adam gözlerini kırptı;
- Haydi gülümse!

Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi.
Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.

Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde.
İkisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, diğeri güz.

Adam, seslendi yine;
- Bana mutluluk borcun var!

Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?

Heyecanlandı adam
- Haydi yat dizlerime!

Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca.
Adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının.
Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu.
Çaresizliğini ördü sırasıra.
Sonra saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.
Yetmedi, gizli düğüm attı... Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu.

Genç kadının gözlerinin içine baktı;
- Bana yürek borcun var!

Borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı.
- Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?

Adam kollarını uzattı
- Haydi tut ellerimi!

Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın.
Elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi.

Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var!

Kadın irkildi;
- Can mı?

Sigarasından derin bir nefes çekti adam;
- Evet... Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!

Hoşuna gitti sözler kadının
- Peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?

Adam, biraz daha yaklaştı;
- Yum gözlerini!

Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu
kadının titreyen dudaklarına.

- Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın...

Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi;
- Hayat öpücüğüydü!

Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle...

Adam, şaşırdı;
- Ya senin bu yaptığın neydi?

Genç kadın kapıya yöneldi;
- Veda öpücüğü!

Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik
ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın.

Adam koştu peşinden sümbülleri geri verdi kadına.
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasınlar...

Genç kadın sümbülleri aldı:
- Merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini!

Adam sevindi:
- Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!

Kadın gözden kaybolurken haykırdı adam,
- Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun!

Haykırışı yağmura karıştı.
Kadın, yağmuru hissetmeyen kalabalığa...

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
15 Eylül 2008 Pazartesi 15:27:50
Elleri Var Özgürlüğün



ELLERİ VAR ÖZGÜRLÜĞÜN
1
Köpürerek koşuyordu atlarımız
Durgun denize doğru.

2
Bu uçuş, güvercindeki,
Özgürlük sevinci mi ne!

3
Öpüşmek yasaktı, bilir misiniz,
Düşünmek yasak,
İşgücünü savunmak yasak!

4
Ürünü ayırmışlar ağacından,
Tutturabildiğine,
Satıyorlar pazarda;
Emeğin dalları kırılmış, yerde.

5
Işık kör edicidir, diyorlar,
Özgürlük patlayıcı.
Lambamızı bozan da,
Özgürlüğe kundak sokan da onlar.
Uzandık mı patlasın istiyorlar,
Yaktık mı tutuşalım.
Mayın tarlaları var,
Karanlıkta duruyor ekmekle su.

6
Elleri var özgürlüğün,
Gözleri, ayakları;
Silmek için kanlı teri,
Bakmak için yarınlara,
Eşitliğe doğru giden.

7
Ben kafes, sen sarmaşık;
Dolan dolanabildiğin kadar!

8
Özgürlük sevgisi bu,
İnsan kapılmayagörsün bir kez;
Bir urba ki eskimez,
Bir düş ki gerçekten daha doğru.



Oktay Rıfat

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa