SENSİZİM YANLIZIM > Mesaj Panosu > ŞİİR ŞİİR ŞİİR

ŞİİR ŞİİR ŞİİR


GönderenMesaj

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
10 Eylül 2008 Çarşamba 15:08:02
seninde yüreğinin güzel oldugunu biliyorum yiğit

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Eylül 2008 Çarşamba 15:31:54
tşkler gülüm

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
10 Eylül 2008 Çarşamba 16:41:05
RİCA EDERİM CANIM

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
17 Eylül 2008 Çarşamba 21:30:49


Kimimiz balık tutmayı birilerinden öğreniriz; kimimiz deneye yanıla kendimiz öğreniriz. Hazır bekleyenlerse, uzaktan seyrederek, neleri kaçırdığını belki de hiç bir zaman anlayamayacakalar...En büyük kaybın zaman olduğunu ve en büyük pişmanlıkların da zamanın değerlendirilememesinden olduğunu unutmamalı.Hayatımızın değişmezlerine gereken önemi vermekle başlamalı işe.Bu konuyla ilgili çok anlamlı bulduğum bir kıssa var elimde ve belki hissesini alan çıkar diye paylaşmak istiyorum:


*****KAYA,TAŞ,KUM VE SU*****

Zamanin iyi ve üretken olarak kullanımı konusunda zaman zaman kurslar duzenleniyor. İşte bu kurslardan birinde zaman kullanma uzmanı ogretmen, çoğu hızlı mesleklerde çalışan öğrencilerine:
- "Hadi, küçük bir sınav yapalım" demiş.
Masanın uzerine kocaman bir kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan irice kaya parçalari çıkarmış, dikkatle üst üste koyarak kavanozun icine yerleştirmiş. Kavanozda taş parçaları için yer kalmayınca sormuş:
- "Kavanoz doldu mu?"
Sınıftaki herkes,
- "Evet, doldu" yanıtını vermiş.
- "Demek doldu ha" demiş hoca.
Hemen eğilip bir kova küçük çakıl taşı çıkartmış, kavanozun tepesine dökmüş, kavanozu eline alıp sallamış, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşmişler...
Yeniden sormuş öğrencilerine:
- "Kavanoz doldu mu?"
Işin sanıldığı kadar basit olmadiğını sezmiş olan öğrenciler,
- "Hayir,tam da dolmuş sayılmaz" demişler.
- "Aferin" demiş zaman kullanım hocası. Masanın altından bu kez de bir kova dolusu kum çıkartmış. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar dökmüş. Ve sormuş yeniden:
- "Kavanoz doldu mu?"
- "Hayır dolmadı!" diye bağırmış öğrenciler. Yine
- "Aferin" demiş hoca.
Bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlamış.
Sormuş:
- "Bu görduklerinizden nasıl bir ders çıkarttınız?"
Atılgan bir öğrenci hemen fırlamış:
- "Şu dersi çıkarttık. Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz."
- "Hayır" demiş öğretmen. "Çıkartılması gereken asıl ders şu; Eğer büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız."
Ve tabii, herkesin kendi kendisine sormasi gereken soruyu sormuş:
- "Hayatinizdaki büyük taş parçalari hangileri? Onlari ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarda mı bırakıyorsunuz?"

Ya siz? Kaya parçalarına öncelik veriyor musunuz? -******Kaya parçalarının önceliğini kavrayabilenlerden olmak ümidiyle...Sevgilerimle

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
17 Eylül 2008 Çarşamba 21:52:45


“Yalnızım çünkü sen varsın”

“Gel”, desen gelirdim
Gittiğin uzakta bendim
Dağ gibi bir ihanetten düştüm
Bu kendime son gelişim

Ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
Kendimi suçüstü yakalıyorum
Ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz’a uyak düşüyorum
Gözlerime senden düşler sürüyorum
Islak bileklerim kan bayramına yatıyor
Bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
Sonra bir durağa yaslanıyorum
Sonra bir kente
Ve sen gidiyorsun
Ben kanıyorum
Diyorlar ki “kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun”
Oysa “gel” desen gelirdim, biliyorsun

Yorgun Haliç’e biraz inat
Biraz ihanet bırakıyorum
Ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
Aklıma düşüyorsun
Düşüyorum
Düşünce
Üşüyorum
Azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
Ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
Yalanlarımla bir hiçlikteyim
Beni içinden kaç!

Bu kentte her yağmur kendini ağlar
Aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
Ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
Nerde, kimi üşüyorsun?
Artık kendini yakan bir ateşim
Kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
Şimdi boş duraklarda yaslanıyorum
Boş kentlere
Oysa “gel” desen gelecektim

Gün düşlerime dönüşlerimde
Bakışın içiyor beni gözlerimden
Gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
Uzaklığına uzanıyorum
Sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
Ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
Yıkılıyorum şarkılara
“Kimseler biliyor”
Yalnızlık dostumdu
Şimdi korkum oluyor
Oysa “gel” desen gelecektim

Artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
Güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik
Göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
Kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
Göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
Düş satıcısı, ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
Uysal yalnızlıklar satın alıyorum
Gülüşümle ödeyerek
Ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
Yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
Cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
Kirli sözlerimi temize çekme
Oysa “gel“ desen gelecektim

Gözlerim ihanete ihbar taşıyor
Kuşkulu bir cinayete fısıldıyor kaşlarına
Sözü namluna sürmelisin şimdi
En yaralı yanımdan vurmalısın beni
Çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır

Avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
Ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
Susuşuna kan döküyor gözlerim
Sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
Oysa bilmelisin Araz’ım
Kimsenin içi görünmez
Ve hiç bulamadıklarını
Asla yitiremezsin
Bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
Söylenecek bütün sözler

Her sabah akşam oluyorsun
Alnından ellerine damlıyorsun
Yüzündeki yağmurla iniyorsun kente
İçine dert oluyorsun kentin
Dışına yağmur
Yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
Duvarların kan öksürüyor
Ve sen
Başkalarının gözlerini
Yüzümde aramamayı öğreniyorsun
Beni bir durağa yaslıyorsun
Beni bir kente
Gidiyorsun
Oysa “gel” desen gelecektim

Susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
En susmakta neydi öyle
Sen en dinlerken
Biliyorum Araz’ım
İnsan kendini bulmamalı, hep aramalı
Gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
Gece cinnetlerimi de alıp yanıma
Denize bakmayı bilmeyenler
Bir gün mutlaka boğulur
İşte bundandır gözlerinden kaçışlarım

Siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı?

Ben şimdi gurbetim
İçimde taşıyorum
Heba olsa da senlerce yılım
Oysa “gel” desen gelecektim

Ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
Ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
Şairler ölüdür derler (inanmıyorum)!
En karanlık ceketimi giyiyordum
Işığa kördüm çünkü
Şimdi ise güneşe ilerliyorum
Dirilmek için

Kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
Gecenin kör gözünden utanıyorum
Hadi bana en militan kelimelerle saldır
Batır içime cümlelerini
Beyhude bir dehşet bırak bana
Hak ediyorum

Gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
Can kaybından ölüyorum
Cenazemde namaz kılacağım
Zan altındayım
Yalanıma inanıyorum

Yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
Kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
Kinim kendime
Susuşum sana
Küsüşüm tüm dünyaya
Üstü kalsın ihanetimin
“Gel” desen gelecektim
Yine bir tren geçiyor içimden
Sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
Saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
Görmüyorum, söylemiyorsun, kırılıyorum
Hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
Sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
Süsle beni ey aşk!
Geçtiğin yerleri öpüyorum

Yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
Dişlerindeki nikotin tadı terkimde
Sirenler ve ateş hatları içip
Sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
Islak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
Ve bir asansör kapısı önünde
Aslında yüzüme tükürüyorsun da ihanetimi
Ben habersiz gülümsüyorum
Yasadışıyım
Tutukla beni gözlerimden

Kalemim bitti, yitirdi şiirini şuur
Öldü kanımdaki mürekkep balığı
Solumdaki sise intihar etti intiharlar
Bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
Yaşamak için geç bir zaman
Ölmek için ise erken

Çok davullu bir senfoni sürçüyor
Dikiş tutmaz ayrılığımda
Kirpiğinden yapılma bir darağacına
Geceyi asıyorum
Yoksun
B

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
20 Eylül 2008 Cumartesi 10:42:09
Siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı?

Ben şimdi gurbetim
İçimde taşıyorum
Heba olsa da senlerce yılım
Oysa “gel” desen gelecektim

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
22 Eylül 2008 Pazartesi 11:35:48



Sabah üzerimde gecenin siyahı
Odamda ışık olarak ise gecenin karanlığı vardı.
Sonra bi ışık düştü üzerime
Bana kalk artık at üstündeki gecenin siyahını

Söndür yüreğindeki geçmişin yangınlarını
Bir daha yakma geçmişin ateşini
Güzel bir gün seni bekliyor kalk
Sonra onu gördüm önce rüya sandım.

Sonra baktım ki rüya değil gerçekmiş
Karşımdaki gerçek bi melek ve bana gülümsüyordu.
Bana güzel sesiyle bi şiir okudu
Bana yaşamı yeniden sevdirdi.

Herşey için sağol beyaz meleğim

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
22 Eylül 2008 Pazartesi 13:25:34
merhaba devrim merhaba arkadaşlar nasılsınız hayat nasıl gidiyor.

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
22 Eylül 2008 Pazartesi 13:41:01

hayat gzüel

yaşamasını bilene nasıl bakarsan hayatı öyle görür gördügün şeyi yaşarsın

bak yigit slmd er sana yanımda

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
22 Eylül 2008 Pazartesi 13:56:37
SENDE SELAM SÖYLE YİĞİTE O NASIL NERELERDE HİÇ GÖRÜNMÜYOR

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
22 Eylül 2008 Pazartesi 14:05:47

bol bol yüzüyor uyuz

sadce dün yüzemedi

yagmur vardı

zenciler gibi

oldu uyuz

 

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
22 Eylül 2008 Pazartesi 14:09:38
OH NE GÜZEL KEYFİNE BAKSIN BİZ ÇALIŞALIM O TATİL YAPSIN OH NE ALA MEMLEKET

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
22 Eylül 2008 Pazartesi 14:16:40

can senin melekettte gzüel ya mis gibi deniz

oooooooooooo

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
22 Eylül 2008 Pazartesi 14:17:23

emir handa yara yapmış deniz

burnunda onla ugrraşıyordu gitti

yanımdaydı

jel krem falan alalı8m dedi

gitti

 

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
22 Eylül 2008 Pazartesi 14:18:10

mart ayından sonra onuda götürecegim burda bırakmayacagım

yigiti

çok zamanım ız geçti

ii yada kötü

götürecegim onu

 

Gül (akgül)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1235
22 Eylül 2008 Pazartesi 14:39:41
GEÇMİŞ OLSUN YA ÜZÜLDÜM İNŞ EN KISA ZAMANDA İYİLEŞİ EMİRHAN BEY.YİĞİT İÇİN HANGİSİ İYİ OLACAKSA ONU YAPIM GİTMEK İSTERSE GİDER

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
22 Eylül 2008 Pazartesi 15:07:04

evet ben kendine(yigite) bırakmak istemiyom.sanırım gidecegiz

 

 

Sayfa:1 - 2 - 3İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa