_SoN ŞaNs_ > Mesaj Panosu > >>>>YaŞAnmıŞ HikaYelER AğLıCaKsInIzz:(:(:(<<<<

>>>>YaŞAnmıŞ HikaYelER AğLıCaKsInIzz:(:(:(<<<<


GönderenMesaj

Derya (_şekeyimm_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1251
8 Ocak 2008 Salı 13:27:50
Daha henüz 18 yaşındaydı,ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan kanser hastalığına yakalanmıştı.
Kahır içinde kendini eve kapatmıştı. Sokağa bile çıkmıyordu. Annesi,birde kendisi. Bunlardan ibaretti hayat onun için.
Bir gün çok sıkıldı. Sokaklara attı kendini.. Bir yığın vitrinin önünden geçti. CD satan bir dükkanı geçerken aniden durdu, geriye dönüp kapıdan içeri bakarak hayal meyal gördüğü tezgahtar kıza bir kez daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı. Gözleri ve yüreği takılı kalmıştı. Bir süre düşündükten sonra CD dükkanına girdi. Kız gülümseyerek koştu ona doğru "Size nasıl yardımcı olabilirim" diye... Öyle bir gülümseyişti ki genç şaşırdı, geveledi, bocaladı sonra "Evet" diyebildi.. Rasgele bir plağı işaret ederek "Evet,bu CD yi almak istiyorum" dedi. Genç kız plağı aldı, içeri gitti.
Az sonra paketlemiş bir şekilde geri geldi. Genç paketi aldı evine geldi ve hiç açmadan paketi dolabına attı...

Ertesi sabah yine aynı dükkana gitti. Yine bir CD sardırdı kıza, yine eve gelip açmadan paketi dolaba attı. Günler hep sardırılıp açılmayan CD alımları ile geçti gitti. Bir türlü genç kıza açılmaya cesaret edemiyordu. Annesine açıldı sonunda... Annesi "Git konuş oğlum, ne var bunda" dedi.Ertesi sabah cesaretini toplayıp aynı dükkana gitti, ve yine bir plak seçti. Kız plağı sarmak üzere arka kısma gidince genç "sizinle bir gece çıkabilir miyiz ?" diye yazarak altında telefonunu ekleyip gizlice kasanın üstüne koydu.Sonra genç kızdan plağı alarak kaçarcasına uzaklaştı dükkandan.
İki gün sonra evin telefonu çaldı. Anne açtı telefonu. CD dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan. Delikanlıyı istedi. Gizlenen notu daha yeni bulmuş, ve görür görmez aramıştı. Ama delikanlının annesi ağlıyordu... "Duymadınız mı ? " dedi, "Dün kaybettik oğlumu" Cenazeden birkaç gün sonra anne oğlunun odasındaki eşyaları düzenlerken gözüne dolabındaki paketler ilişti. Paketleri aldı oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı. İçinde bir CD ve birde not vardı. "Merhaba,sizi öyle tatlı buldum ki, bir akşam birlikte çıkalım mı ? Ezgi !... Bir başka paketi açtı. Yine başka bir not vardı. "Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece için davet edin artık... Sevgiler...
Ezgi !...
 

Derya (_şekeyimm_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1251
8 Ocak 2008 Salı 13:29:36
_istanbulda yalnız melek ve aglayan cocuk_
Evrenin 5. boyutunda İstanbul melekler şehriymiş
bir gün çok kotu bişey olmuş ve boyutlar ayrılarak kıtaları oluşturmuşlar.
tabıkı melekler ölmüş devir artık insanlarınmıs ama
meleklerden biri yasamayı basarmış ve kılık degıstırerek insan olmuş esmer bir kız,
o gülmeden güneş açmazmış ağlarsa İstanbul u sel alırmış mutsuz olursa kara bulutlar
sararmış İstanbul u onun ıcın gozyası doken bırde genc varmıs hep aglamıs onun ıcın,
ona kavusamayacagını dusundukce kahrolmus onun goz yasları denız olmus denız mavıymıs
cunku cocuk mavı gozluymus cocuk okadar aglamıskı melek ona acımıs ve kendını ona gostermıs
sımdı melekle cocuk cok mutlu melek kımmı ıste bu kız melek, benmı bende aglayan cocuk..

Derya (_şekeyimm_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1251
8 Ocak 2008 Salı 13:33:50
Genç adam, hergün işe giderken, yolunun
üzerindeki, güllerle dolu bahçeye bakmadan
geçemezdi. Her sabah o rengarenk güller, içini
neşeyle, sevinçle dolduruyordu.
Günler geçtikçe güllere bakan gözleri, bahçedeki
eve takılmaya başladı. Çünkü, son günlerde o
evde, tül perdenin gerisinde bir genç kızın
silüetini görüyordu. Her geçişinde güllere ve
pencerede belli-belirsiz görünüp kaybolan genç
kıza bakmadan edemiyordu.
Bir sabah her zamankinden daha erken yola çıktı.
Bahçenin önüne geldiğinde yüreğinin titrediğini,
içinin ürperdiğini hissetti; her gün tül
perdenin arkasında gördüğü kız, bahçede gülleri
suluyordu.
Güzel kız, genç adamı görünce yüzü kızararak
içeri kaçtı. Adam, genç kızın hayali gözlerinden
kaybolmasın diye gayret eder gibi, gözlerini bir
güle dikerek öylece kalakaldı. Gördüğü
güzelliğin etkisinde kalmış sevdalandığını
düşünüyordu.
Genç adam, artık hergün bir öncesine göre biraz
daha erken geçiyordu, kızı tekrar görürüm,
umuduyla. Fakat tüllerin gerisinde görünüp kaçan
bir silüetten başka şey göremiyor, kahroluyordu.

Genç kız da her sabah heyacanla tüller arkasına
geçiyor, genç adamın gelmesini bekliyordu.
* * * *
Bir gün, genç adam bahçenin önünden geçmedi.
Genç kız gün boyunca boşuna bekledi. Ertesi gün,
daha ertesi gün yine boşuna bekledi, genç adam
gelmedi. Genç kızın yüreğine hüzün doluyordu.
* * * *
Başka bir gün, yine umutsuz gözlerle yola
bakarken, bir grup insanın omuzlarında tabutla
geçtiklerini gördü genç kız. Aklından geçen
korkunç düşünceden tüm vücudunun titrediğini
hissetti, yüreği sıkıştı; yoksa genç adam ölmüş
müydü !. .
Genç kız yine hergün tüllerin arkasına geçiyor,
boş gözlerle dışarı bakıyordu. Yüzü de, artık
bakmadığı, sulamadığı gülleri gibi soluyordu.
* * * *
Genç adam bir gün yine geçti bahçenin önünden.
Kaza geçirip, aylardır yattığı hastaneden
sonunda çıkmış, ilk iş olarak ta, güllü bahçenin
önüne gelmişti. Ama ümit içinde geldiği bahçenin
önünde, gülen yüzü asıldı; bahçedeki güller
solmuş, pencere kara perdelerle sımsıkı
kapatılmıştı.
Genç adam yolda oynayan çocuklara sordu; "-Bu
evde kimse yaşamıyor mu? ". Bir çocuk; "-İhtiyar
bir kadın yaşıyor. " dedi. Genç adam cevabını
duymaktan korkarcasına, başka bir soru sordu; "
-Burda yaşayan genç kız ne oldu? " Çocuklardan
biri atıldı; "-o öldü. " dedi, genç adamın yana
düşen kollarını, yaşaran gözlerini görmeden
başka bir çocuk atıldı; "-Verem olmuş, dün öldü.
"
* * * *
Yıllar sonraydı, küçük bir çocuk heyacanla
annesiyle babasının yanına koştu, güller
arasında, sallanan sandalyede oturan ihtiyar
adamı göstererek bağırdı; "-Dedem gülüyor, dedem
gülüyor baba !. . " Koşarak ihtiyarın yanına
gittiler, gülerken hiç görmedikleri yüzüne
baktılar. Elinde bir gül olan ihtiyar adamın
yüzüne, gerçekten bir gülümseme yayılmıştı;
biten bir hasrete seviniyormuş gibi, yıllardır
görmediği birine kavuşuyormuş gibi mutlu bir
gülümseyişti bu. Fakat gözleri kapalıydı. . .
****************

Derya (_şekeyimm_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1251
8 Ocak 2008 Salı 13:46:24

Lütfen Sadece Gözlerime Iyi Bak!!!!

Bır zamanlar bır yerde kör bır genc yasıyordu ve kendınden nefret edıyordu. cunku kör bır yasamı vardı. Göremedıgı ıcın herkesten ve herseyden nefret edıyordu. Ama kız arkadası harıc... sevdıgı tek sey kız arkadasıydı...
Bırgun kız arkadasına eger dunyayı gorseydı onunla evlenmeyı kabul edecegını soyledı. Kız arkadası cok mutlu oldugunu soyledı bunları duyunca. Gunlerden bırgun sans gencın yuzune guldu ve bırısı ona bır cıft göz bagısladı. Sonra genc herseyı gormeye basladı, kız arkadasını bıle...
Kız arkadası sordu: ```sımdı herseyı göruyorsun, artık benımle evlenecekmısın`` dedı. Genc adam şoktaydı!! kız arkadasını gordugunde, donakalmıstı çunku kız arkadası kördü!! Çok özur dılerım dedı genc. ``Senınle evlenemem cunku sen körsun``. Kız cok uzuldu. ve yaşlı gözlerle oradan uzaklaşmaya basladı. Bıraz ılerı gıdınce durdu ve dönüp gence şunu söyledı.. ```LÜTFEN SADECE GÖZLERİME İYİ BAK```ufffff yaaa

Burcu (dilek_s)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1260
8 Ocak 2008 Salı 13:51:27
çok güzeller deryaaa yaaaaaaa

Derya (_şekeyimm_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1251
8 Ocak 2008 Salı 13:56:00
ewt canımmm öleee

Derya (_şekeyimm_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1251
8 Ocak 2008 Salı 14:06:03

                                                                                 

                      Aşk KapIyI ÇAlDıĞıNdA

Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.

       Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde... Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği...

       O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi. Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti.

       Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim. Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım.

       Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı. Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim. Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek.

Derya (_şekeyimm_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1251
8 Ocak 2008 Salı 14:16:20

                                  YALANCI VE SAHTEKAR

Soğuk bir kış günüydü ve yerler bembeyazdı.Birbirimizi görünce yüreğimizi öyle bir sıcaklık kapladı ki ikimiz de aşk ateşiyle yanıyorduk artık.Günler birbirini kovalıyor ,saatler öylesine güzel geçiyordu ki zamanın farkına bile varmıyorduk.Bu güzellik onun benden sakladığı o kocaman yalanı öğrenene kadar devam etti.

        Evet,o evliydi...Ve de çocuğu vardı. Benden bunu saklamıştı.Öğrendiğim o an dünya başıma yıkıldı.Kalbimdeki sızıyı tarif edemiyordum.Göz yaşlarım sel olmuş akıyordu.Gittim ,ondan uzaklaştım.Arkama bile bakmadım. Yüreğimdeki o büyük aşkla beraber ben de yok olmuştum.Bana yapılanları,söylenen yalanları kendime yakıştıramıyordum.Ama o benden vazgeçmemişti.Çok savaştı yeniden birlikte olmak için .Aileme kabul ettirmeyi başardım ve yeniden başladık.O eşinden ayrılmıştı.

        Daha da kenetlenmiştik.İleriye yönelik planlar yapıyorduk.Hayaller kuruyorduk.Evlilik fikrini aileme de anlatmıştım.’Mutlu olacağına inanıyorsan sen istediğini yap dediler.Mutluydum.O küçücük yüreğim ’pıt pıt’ atıyordu.Ama yine ters giden bir şeyler vardı.O yine değişmişti ve benden uzaklaşıyordu.Buna dayanamayıp bitmesi gerektiğini söyledim ona.Tereddütsüz kabuk etti.Telefonlara yanıt vermiyor,beni aramıyordu. Doğum gününde onu aradım. Ama telefona çıkan bir kadındı. Yine yıkıldım. Öğrendim ki benden ayrıldığı süre içinde ikinci kez evlenmişti. Üstelik de ondan da kısa süre içinde ayrılmış sekreteri ile çıkmaya başlamıştı. Yaşadıklarıma inanamıyordum. Bu durumu birde aileme anlatmak vardı. Neyse ki onlar çok olgun davrandılar. Ama ben hala o yalancı insanı düşünüyordum. Aradan altı ay geçti kendimi zar zor toparlamıştım. Bir gün beni aradı.

        Beni sevdiğini unutamadığı her şeyi unutup yeniden başlayabileceğimizi söyledi. O anda içimdeki büyük sevgi nefrete dönüştü. Ve onu reddettim. Şimdi ayrılığımızın yedinci ayındayız onu unutmadım. Hayatıma kimseyi sokmadım. Erkeklerden hep korktum. Yine aynı şeyleri yaşamak, yine aynı acıları çekmekten korktum. Biliyorum ki hayatımda kimse olmayacak. Çünkü o beni bu genç yaşımda hayata küstürdü, toprağa gömdü. Ona son sözüm şu: Bana bunları yaşattığın için hayatın boyunca sende mutlu olma.


Derya (_şekeyimm_)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1251
8 Ocak 2008 Salı 14:35:14

          ....GÜL KOKULU AŞKKK....

Enez’ in güzel yaz günlerinden biriydi. Her sabah ki gibi ormana koşmaya gittim. En yakın arkadaşımda yanımda denize girdik eğlendik. Akşamüzeri can sıkıntısı 3 kişi bulduk. Okeye dördüncü aranıyor. Ya ben yanlış görüyorum yada karşıdan maviş gözlü, kumral, şirin mi şirin güler yüzlü bir masal perisi geliyor. O an sanki büyülenmiştim. Okey oynamayı bir yana bir yana bırakın iki de bir taşları düşürür, ıstakayı devirir olmuştum. Ama galiba ben onun pek ilgisini çekememiştim. Okey bitti arkasına bakmadan gitti.

        Sonradan öğrendim ki arkadaşımın yeğeniymiş ve uzun süreli bir beraberliği varmış .
        " E be kardeşim dedim içimden...

        Yine bir yaz akşamı top oynamaktan geliyoruz. Kan ter içinde kalmışız, saç baş toz toprak içinde... Az ileriden birisi seslenir gibi oldu. Baktım aman Allahım yine o güzel gözlü kız. Tabii hemen havaya girdim bana "iyi aksamlar" dedi. Arkadaşım mavi gözü periye nasıl baktığımı görmüştü.

        Yaz bitiyordu ve biz İstanbul`a dönnüyorduk. Mavi gözlü perim aklımdan çıkmıyordu. Fakat sonunda kafamdan atmayı zor da olsa başarmıştım.

        Bir gün arkadaşımın ablası bizim bir yeğen var birbirinize çok yakışırsınız diye öyle bir söyledi. Ben pek önemsemedim meğerse abla arada aracılık ediyormuş. Tabiki bunlar sonradan su yüzüne çıktı. Bu arada bir detayı atladım. Uzun süre beraber olduğu gençten problemler dolayısıyla ayrılmış.

        Arkadaşımda oturduğum günlerden birinde aablası "Haydi gel kahve içmeye misafirliğe gidiyoruz dedi." Bende "Gidelim bakalım dedim" Aslında biz ne bilelim her şey daha önceden planlanmış. Maviş gözlü perimin evine gittik. Ben onu görünce elim ayağım dolaşmaya başladı. Hatta kahve fincanını elimde unuttu benim güzelim. Gece eve gelince bu konuyu ayrıntılarıyla düşündüm. Sanki içime doğdu. İlk başından beri tahmin ediyordum uzun bir beraberliğe, hatta ölümüne beraberliğe adım atacağımı. İçimden bir ses "Neden olmasın be Serhat diyordu." Ertesi gün yine onlarınn evinde bir tesadüf yapıldı. Beraberliğimizin ilk cümlelerini kurdum sonunda. Eh zor da olsa, kan ter içinde kalsam bile şu an üç yıllık güzel bir beraberliğim var. Dile kolay üç uzun yıl. Aman Allah bozmasın tahtaya vuralım. Biz yıldızlara astık yüreğimizi... Bizim aşkımız gül soylu bir aşk. Allah` tan herkesin kaderine benimki gibi güzel, temiz ve gül kokan bir aşk yazmasını dilerim.