|
| Gönderen | Mesaj |
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
01:49:09
|
|
|
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
01:50:22
|
|
|
Ayağınız yoktur ama yine de ağrıdığını hissedersiniz. > > Ne olduğunu anlamak için baktığınızda ise parçalanmış pantolonunuzun ve kopmuş ayağınızın farkına varırsınız. İşte her şey o anda başlar. > > Avazınız çıktığı kadar bağırırsınız. Sonra, nefesiniz biter. Sonra, > > yeniden nefes alırsınız ve yeniden bağırmaya başlarsınız. Sonra yine nefesiniz biter ve yeniden, yeniden ve yine... > > > Yanınıza ilk gelen arkadaşınız size, `fazla bir şey yok, sadece küçük bir yara` gibi telkinlerde bulunur. Ama siz arkadaşınız konuşurken de, helikopterle hastaneye götürülürken de artık bir ayağınızın olmadığını biliyorsunuzdur. Hep bir soru çınlar kafanızın içinde `neden ben, neden ben, neden ben ?` > > Hastanede geçen aylar, tedavi ve terapilerde geçen yıllar sonunda,diz kapağınızın on iki santim altından takılı olan ve her akşam yatarken veya banyoya girerken çıkarıp kenara koyduğunuz takma bacak artık bir uzvunuz olmuştur. > Ama bunun önemi yoktur çünkü bu fedakârlığınız sayesinde vatan var olacaktır. Sizin bir bacağınızın ne önemi vardır ki! > > > > Artık koşamayacak olmanızın, yazın herkes gibi havuza, denize giremeyecek olmanızın da hiç önemi yoktur. Vatan sağ olsun yeter. > > Sonra birilerinin, sizin ödediğiniz vergilerle Fransız televizyonlarında, uğruna yarım kaldığınız vatan hudutlarını hiçe sayan programlara finans sağladığını okursunuz. Aynı dillerin bundan pişmanlık duymadıklarını söylediklerini de okursunuz. > > Pamuk`ları, Dink`leri, okursunuz, Bizans çocuğuyum diyenleri duyar, Ali Kemallere tanık olursunuz, `koçlar gibi satanları `görürsünüz. . > > Türk Bayraklarının yakıldığını, görürsünüz. Başlarına çuvallar geçirilip aşağılanarak elleri arkalarından bağlanan Türk askerlerini görürsünüz. > > Bu aşağılanmaya cevap verecek tankların motor seslerini, helikopterlerin kanat seslerini, piyadelerin intikam yeminlerini duymayı beklersiniz ama duyamazsınız. > Onun yerine hainlerin cesetlerinin üstüne örtülen çaputlara bayrak` diyenleri görürsünüz, `uçaklarını çek`, `valiyi çek` diyen başkanları ve karşılarında kekeleyen riyaseti görürsünüz. > > Bu da yetmez Türk askerlerinin kendi mahkemeleriniz tarafından,`çete` diye suçlandığını, yargılandığını görürsünüz. > > Yok, yok bu da yetmez. Askere, polise, öğretmene ateş eden, yol kesip soygun yapan, köy yakan, okul yıkan, mayın döşeyen teröristlerin sadece `ben bir şey yapmadım` demelerinin esas kabul edilip, `suçsuz` sıfatıyla serbest bırakıldığını görürsünüz. > > Susanları, konuşması gerektiği halde susanları görürsünüz, konuşanlar her konuştuğunda, kekeleyenler her kekelediğinde ve susanlar her sustuğunda siz yeniden vurulursunuz, yeniden ölürsünüz her defasında. > > Gövdenizden o toprağa akan kan, bu defa içinize akar, inandıklarınıza,uğrunda savaşarak kendi kanınızı akıtmak pahasına tertemiz tuttuğunuz değerlerinize akar. > > Sizin kaya arkalarında, çalı diplerinde aradığınız ihanet gelir aklınıza, o mayınları yerleştiren eller gelir. Sorgulamaya başlarsınız: `Biz bu ihaneti doğru yerde mi aradık, kuyruğunda dolaştığımız yılanın başı, hep gözümüzün önünde miydi yoksa?`diye sorarsınız kendinize. > > Onlara verilen maaş`ın sizin vergilerinizden ödendiğini, içinize sindiremezsiniz, uykularınız kaçar, neden bu vatanı sizin kadar sevmediklerini düşünürsünüz. > > Bu vatan onların da vatanı değil mi? Onlar da, tıpkı benim gibi namusun ve şerefin üstüne yemin etmedi mi? diye sorarsınız kendi kendinize. > > Sinirlenirsiniz, üzülürsünüz, on beş yaşında bir askeri okul öğrencisi iken her adımda söylediğiniz, beyninize ve yüreğinize nakşettiğiniz sözler gelir aklınıza`: VATAN, SANA CANIM FEDA` > Geri kalan tüm hayatınızın ilk beş dakikası, böyle başlayacak işte ve hayatınız böyle devam edecektir. Son nefesinize kadar savaşacaksınız ihanetle, her şeye ve herkese rağmen, bu yolda ölene ya da bu ihaneti bitirene kadar. Siz diyorum, çünkü bu vatan için bedel ödeyen insanların neler yaşadığını, neler hissettiğini, size rağmen ve sizin için neler yaptıklarını, neler yapabileceklerini bilin istiyorum. okuduğunuz ya da televizyonda duyduğunuzdan daha fazladır yaşananlar. > > Yani aslında gazetelerin iç sayfalarındaki, minicik karelerde okuduğunuz; `...ili kırsalında teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu, bir güvenlik görevlisi yaralandı!` haberi aslında o kadar da kısa değildir. > > Sizin, daha okuduğunuz gazetenin arka sayfasına geçerken unuttuğunuz, falanca mankenin otel odası maceralarına, ya da uyuşturucu komasından ölen oğluna `şehit` deyip Türk bayrağı `örten kadının haberine ayırdığınızdan daha uzun zaman ayırmadığınız bu küçük haber, birileri için bir ömür boyu sürecek ve asla unutulmayacaktır. > > Ve siz unuttuktan sonra da başka birileri, `ne için?` dendiğinde `vatan için` diyecekleri fedakârlıklarını size rağmen yapmaya devam edeceklerdir. > Sizin uyuşmuşluğunuza, duyarsızlığınıza rağmen, sizin rahatlığınıza, sizin vicdanlarınıza rağmen bu kahramanca fedakârlıklar ve bu ilk beş dakikalar yaşanmaya
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
01:52:31
|
|
|
> > Asla unutmayınız başınızın üstündeki egemenlik örtüsünün payandası kopan bacaklar, bedeli ise size rağmen bu vatan için akan kanlar, feda edilen canlar, sıcak yuvalarını, babalarının yüzlerini unutan küçücük çocuklarını düşünmeden vakfedilen hayatlardır. > > Ne kadarını anlayabilirsiniz veya anlamak sizin umurunuzda mı bilmiyorum, ama birileri bunları yaşadı, birileri hala yaşıyor ve emin olun yaşlı dünya döndükçe, Türk vatanı ve Türk Bayrağı için birileri daha tüm bunları yaşayacak. > > Gördüğünüz gibi size bir hayli uzak bir yaşam biçimi bu. Masalarda oturup `aydınca` sohbetler etmeye hiç benzemiyor değil mi? > > Bir an için bile olsa kendinizi onların yerine koyasınız diye `siz` diyerek yazdım, sizin onlardan biri olamayacağınızı biliyorum. > > `Siz` kim misiniz? Siz kendinizi çok iyi biliyorsunuz! Biz de, biz de sizi çok iyi biliyoruz. `Siz` de bilin ki biz asla unutmayacağız. > > `VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN` > > Oktay Yıldırım / Emekli Astsubay
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
01:54:12
|
|
|
resimlerini gönderdiklerim de ölmediler mi bu topraklarlarda
belki amaçlar bir avuç toprak değillerdi(o nedenle biz bu şehitleri anarken bu toprakları seven diye hitaba başlamıyoruz)
onlarda öldüler halkın kurtuluşu mücadelesinde
onlar birer kahramandır; dünyadaki ezilen tüm uluslara ışık olan
ama hepsi mayınlarda, kalleş pusularda, yada çatışarak ölmediler
kimisi darağaçlarında siper yoldaşlarının gözü önünde asıldılar
kimisi işkencehanelerde ser verip sır vermediler
kimileri acımasıca vücutlarına uygulanan işkencelerden hastalanarak hegün öldüler(ki onların kalpleri yoldaşlarının yanında siperlerde atardı hep)
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
15:06:52
|
|
|
mrb arkadaşlar nasılsınız
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
18:15:23
|
|
|
|
slm millet nasılsınız
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
19:45:34
|
|
|
arkadaşlar kimse kimseye hakaret etmesin lütfen burada dost ca sohbet edelim artık gurubu nergiz le beraber yönetecegiz CHP Lİ OLMAYANLARDA GURUBU LÜTFEN TERK ETSİNLER !
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
20:59:02
|
|
|
|
bütün arkadaşlarımın kadir gecesi mübarek olsun...
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:23:50
|
|
|
CHP Genel Başkanı http://www.ortanokta.com/deniz-baykal/ , "Bu iktidarın maalesef terörle mücadele konusunda siyasi iradesi yok. Olabileceği konusunda da benim kanaatim yok" dedi.
Baykal, NTV`nin canlı yayınına katılarak, soruları yanıtladı. Baykal, Şırnak`ta meydana gelen hain saldırının ardından Başbakan http://www.ortanokta.com/recep-tayyip-erdogan/ `ın "terörle mücadelenin çok daha farklı bir şekilde sürdürüleceğine" ilişkin açıklaması hatırlatılarak, bunun bir "sınır ötesi operasyon sinyali" olup olmadığının sorulması üzerine, Türkiye`nin terörle mücadele konusunda izlediği politikanın yetersiz olduğunu söyledi.
Türkiye`nin terörle mücadele doğrultusunda diplomatik, siyasal, birbiriyle bütünleşmiş, ciddi bir kavrama dayalı politikasının olmadığını belirten Baykal, yapılması gerekenin; soğuk, kanlı bir şekilde terörü besleyen kaynakları, o kaynakları himaye edenleri açık bir biçimde tahlil ederek, bunlara yönelik uyumlu, tutarlı bir politikanın ortaya konulması olduğunu ifade etti.
Terörle mücadele sürecinde özel temsilcilik mekanizmasının oluşturulması, Irak`la antlaşma imzalanması gibi adımları da eleştiren Baykal, şöyle konuştu:
"Şu anda Başbakan yeni bir şey koyuyor Türkiye`nin önüne... `Ben 1 ay sonra Amerika`ya gideceğim, Başkan Bush`la konuşacağım, durumu anlatacağım ve birlikte bir şey kararlaştıracağız` diyor. Çok acınacak bir tablo. Başbakan 10 gün önce Amerika`daydı, bir temas dahi kuramadı. İlla 13 kişinin dün ölmesi mi gerekiyordu? "
Türkiye`nin bir kararlılık içine girmesi gerektiğini savunan Baykal, "Bunların hepsi ipe un serme. Bu iktidarın maalesef terörle mücadele konusunda siyasi iradesi yok. Olabileceği konusunda da benim kanaatim yok. Çünkü kuşatılmıştır bu iktidar" diye konuştu. Baykal, iktidarın sınır ötesi operasyon kararı alabileceğine inancı olmadığını da vurgulayarak, İran`ın ise benzer terör olayları karşısında kararlılık gösterdiğini ve gerekli önlemleri aldığını söyledi.
Baykal, bazı çevrelerce "http://www.ortanokta.com/dtp/ `nin http://www.ortanokta.com/tbmm/ `de olmasının bir şans" olarak nitelendirildiği de belirtilerek, "Sizce http://www.ortanokta.com/dtp/ son olaylardan sonra üzerine düşeni yapabilir mi?" sorusu üzerine, şunları kaydetti:
"Maalesef http://www.ortanokta.com/dtp/ , http://www.ortanokta.com/pkk/ ve terör faaliyeti karşısında teslimiyetçi bir çizgidedir. Tam tersine onları meşrulaştırmaya çalışan, onların düşüncelerini yansıtmaya çalışan ve hükümeti onlarla müzakere zeminine çekmeye çalışan bir uğraş içindedir."
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:24:52
|
|
|
|
arkadaslar sizce de dtp ve pkk aynı değilmidir
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:37:10
|
|
|
dtp ve pkk kesinlikle aynıdır...
dtp t.b.m.m` de pkk yı yasallaştırmaya çalışan ve pkk nın bir terör örgütü olmadığını savunan bir partidir...türkiye`yi bölerek ayrı bir kürdistan devleti kurmayı hedef edinmiş partidir, tıpkı pkk gibi...
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:42:11
|
|
|
|
evet akadasım bende bunu savunuyorum fikrıme yorum klediğin için ve hem fikir oldugumuz için yılmaz
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:49:19
|
|
|
amin tşk seninde
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:50:09
|
|
|
|
sağol
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:54:32
|
|
|
|
h.g
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:55:44
|
|
|
sanada hayırlı kandiller özlem hşg
|
|
|
8 Ekim 2007 Pazartesi
23:59:52
|
|
|
wallai bende iyiyim özlem sen nasılsın
|
|
|
9 Ekim 2007 Salı
00:04:24
|
|
|
|
özlem sen ne diyorsun dtp ile ilgili yorumumuza sende bizzle aynı fikirdemisin
|
|
|
9 Ekim 2007 Salı
00:05:31
|
|
|
allah iyilik versin ve daim etsin
|
|
|
9 Ekim 2007 Salı
00:35:57
|
|
|
|
onlar zaten hem kırsalda hem şehirlerde merak etme
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|