| Gönderen | Mesaj |
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:32:25
|
|
|
Temel İngiltere`ye gider çarşıda gezerken bir mağazaya girer. Mağazanın girişindeki papağan herkesin nereli olduğunu bilir. Temel mağazaya girince papağan Temel`e bakar ve sen aptalsın der. Temel bozulur.
Mağaza sahibine ne olur bu papağanı bana ver der. Mağaza sahibi bu papağan mağazanın maskotu sana onu veremeyiz ama yumurtalarından iki adet veririz der. Temel iki papağan yumurtası ile memlekete döner yumurtaları kuluçkaya yatırır. kuluçkadan papağan yavrusu yerine birinden civciv birinden ördek yavrusu çıkar. Temel hemen İngiltere`ye geri döner ve mağazaya girer. Papağan temele sen aptalsın der. Temel papağana eğilip benim aptal olduğumu bir sen biliyorsun bir de ben ama senin orospu olduğunu bizim bütün köy biliyor demiş.
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:34:10
|
|
|
Temel ile Dursun Amerika`da yaşarlarken paraları bitmiş ve bir banka soymayı kafalarına koymuşlar. Gece yarısı olmuş, Dursun ve Temel kapıları açıp içeride kasaları aramaya koyulmuşlar. Temel bir kasa görmüş, açmışlar ve içinden bir kase muhallebi çıkmış. E bu kadar uğraştık boşa gitmesin demişler ve bunu Temel afiyetle yemiş. Daha sonra bir kasa daha görmüşler ve onu da açmışlar bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemiş. Tabii ikisi de şaşırmış koca bankada nasıl para olmaz diye ve orayı terk etmişler. Ertesi gün gazetelerde manşet : "Dünyanın en büyük Sperm Bankası soyuldu!.."
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:34:49
|
|
|
|
SENİNŞE ANLAŞTIKMI NERGİZ
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:38:26
|
|
|
NE OK OK DA NEYİN OK U
BU ARADA THANK ABİBEN FIRINDAN YENİ ÇIKARDIM SICAK GİTSİN MUHABBET DİYE
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:39:03
|
|
|
apacı sureklı aynı seyı tekrarlamanı ıstemıyorum ben gereklı seyı kardesıne soyledım devam etme olurmu
ve fıkra saglamdı gercekten elıne saglık
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:39:18
|
|
|
Diyarbakir-da Sehmus okula gelir, tabii bizim Sehmus ilkokul talebesi, ama her tarafi yara bere icinde, hoca sorar - -Sehmus olum ne oldu sana-, Sehmus der - -Babam dovmistir-. Hoca sorar - -Niye oglum-, - -Valla bilmiyom hocam aksam evde yatiyik biraz sonra babamin sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses cikmiy Veli uyudunmi e veliden de ses cikmiy Memed uyudin mi Memedden de ses cikmiy Sehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadim diyrem oda geliy beni doviy- Bunun uzerine hoca, bak Sehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazimdir der. Sehmus kafa sallar eve gider, ertesi gun okulda sehmus daha fena dovulmus olarak gelir. Bunu goren hoca merakla gider yanina ; - -Sehmus ne oldi kim yapti- der. Sehmus der ki - -Bubam yapmistir.- - -Niye Sehmus ne oldi-, Sehmus anlatir. - -Hocam aksam evde yatiyik biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses cikmiy Veli uyudunmi e veliden de ses cikmiy Memed uyudin mi Memedden de ses cikmiy Seyhmus uyudin mi diy, ben de uyumadim ama hic ses itmedim Bunun uzerine anam ile bubam bir giprasmaya basladiler anlamadim ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim...-
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:40:09
|
|
|
ELİ BOŞVER YILDIZA DAYAN SEN
NERGİİİEEEEEZZZZZZZ NE DİYON SEN ENLAMIYOR BEN BEN KÖYDEN YARIN GELİDİM
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:43:38
|
|
|
HAAAAAAAAAA
BEN YENİ ANLADI
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:44:29
|
|
|
|
ZUZU NE DEMEK
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:50:57
|
|
|
KİRVE DESENİZE BEA
MİLLET ARGO KULLANINCA KÖTÜ BİZİM BURJUVALAR SOSYETİK TAKILINCA UP
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:51:29
|
|
|
|
YOK Bİ PORSİYON NARKOZ VERLERİK ABİ
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:52:38
|
|
|
SİZE Bİ FIKRAM DAHA VAR AMA Bİ ŞARTLA YILDIZLARI UNTUMAYIN
MASTERHACK TE KADEME BURDA YILDIZ
OK
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:53:58
|
|
|
KÜÇÜK BURJUVA MECBURİYETTİ
AMMA ESAS BURJUVA TAMAMEN YAPMADIR
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:54:27
|
|
|
|
AMA BU FIKRA DEĞİL GÖZLEMLER SONUCUNDA ÇIKARTTIK BİZ ERKEKLER
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
01:55:11
|
|
|
BANKAMATIK SIRASINDA Aradaki fark Erkek 1. Bankamatigin onune park et. 2. Karti sok. 3. Sifreyi gir, islemi yap. 4. Parayi, karti ve makbuzu al. Kadin 1. Bankamatigin onune park et. 2. Dikiz aynasinda makyajina bak. 3. Kontagi kapat. 4. Kontak anahtarini cantaya at. 5. Bankamatigin onunde cantada cuzdan ara. 6. Karti sok. 7. Cantanin icinde PIN numarasi yazan kagit parcasini ara. 8. PIN numarasini gir. 9. Ekrandaki butun yazilari oku. 10. Iptal tusuna bas. 11. PIN numarasini tekrar gir. 12. Iptal tusuna bas. 13. Cep telefonundan dogru PIN kodunu sormak icin kocayi ara. 14. Bakiye sor. 15. Zarf aran. 16. Paralari zarfin icine koy, makineye sok. 17. Butun yazilari yine oku. 18. Cash cek. 19. Arabaya don. 20. Makyaja bak. 21. Sag sinyal ver, uc santim ilerle. 22. Dur. 23. Arabadan in. 24. Bankamatikten karti ve makbuzu al. 25. Arabaya don. 26. Karti cuzdana koy. 27. Makbuzu kucuk deftere isle. 28. Makyaja bak. 29. Geri vitese tak. 30. Ileri vitese tak. 31. Bir kilometre ilerle. 32. El frenini indir!
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
02:04:50
|
|
|
|
HANİ YILDIZLARIGÖREMİYORUM
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
09:04:16
|
|
|
|
günaydın arkadaşlar
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
09:22:15
|
|
|
|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
09:25:12
|
|
|
BURSA NUTKU
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek"
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!
Mustafa Kemal Atatürk Bursa, 5 Şubat 1933

|
|
|
6 Ekim 2007 Cumartesi
09:30:15
|
|
|
|
|