| Gönderen | Mesaj |
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
16 Mart 2008 Pazar
22:49:11
|
|
|
Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateslere yandiginin resmidir. Asik dedigin, Mecnun misali kor; Ne bilsin alemde ne mevsimidir. Dünya bir yana, o hayal bir yana; Bir mesaledir pervaneyim ona. Altinda bir ömür döne dolana Agladigim yer penceresi midir? Bir köseye mahzun çekilen için, Yemekten içmekten kesilen için, Sensiz uykuyu haram bilen için, Ayrilik ölümün diger ismidir.
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
16 Mart 2008 Pazar
22:51:21
|
|
|
Kulak ver ki havasinda bahçemizin, Gök maviliginden, dal yesilliginden Bir türkü söylenmede kendiliginden; Nasil dinlersen öyle, sen veya hazin. Kulak ver, dolasan ruhumuzu tel tel; Dallardaki tomurcuklari ürperten Bir türkü söylenmede kendiliginden; Dinlenmedikçe ömrün artar, öyle güzel
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
16 Mart 2008 Pazar
22:51:45
|
|
|
Biz askla basi dönmüs iki çocuk Bütün bir bahar o çiçek ben yaprak Ya Rabbi ne güzel sevisiyorduk Dünyayi asktan ibaret sayarak Kim ne karisti ne istedi bizden Göz mi degdi ne oldu bu sevdaya Ayirdilar bizi birbirimizden Hem de göz göre yürek parçalaya Askti bizdeki onlardaki mantik Onlardan yana çikti kahpe felek Birer kalp biraktilar bize kirik Ömrümüzce göz yasi döktürecek
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
16 Mart 2008 Pazar
22:52:09
|
|
|
Gecesi benden, mehtabi senden Bir bahçesi var ki askimizin, Mevsimlerdir dolasiriz, bitmez. Kim demis ki zamanla gül solar? Bülbül hiç yorulur mu türküden? Dilbersin iste, delikanliyim. Ne hikmettir bu Yarab, ne güzel! Herhalde yeryüzünde degiliz; Sahiden biz nerdeyiz sevgilim?
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
16 Mart 2008 Pazar
23:21:51
|
|
|
|
slm arkadaş hoş geldin
|
|
|
17 Mart 2008 Pazartesi
16:51:15
|
|
|
|
slm nhb arkadaşlar elinize sağlık
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
18 Mart 2008 Salı
01:03:02
|
|
|
Iki kalp arasinda en kisa yol: Birbirine uzanmis ve zaman zaman Ancak parmak uçlariyla degebilen Iki kol. Merdivenlerin oraya kosuyorum, Beklemek gövde kazanmasi zamanin; Çok erken gelmisim seni bulamiyorum, Bir seyin provasi yapiliyor sanki. Kuslar toplanmislar göçüyorlar Keske yalniz bunun için sevseydim seni.
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
18 Mart 2008 Salı
01:05:08
|
|
|
|
merhaba mehmet bugün sorun vardı giriş yapamadım internet yeni düzeldi
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
18 Mart 2008 Salı
01:05:43
|
|
|
Gülün tam ortasinda agliyorum Her aksam sokak ortasinda öldükçe Önümü arkami bilmiyorum Azaldigini duyup duyup karanlikta Beni ayakta tutan gözlerinin Ellerini aliyorum Ellerini beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz Ellerinin bu kadar beyaz olmasindan korkuyorum Istasyonda tiren oluyor biraz Ben bazan istasyonu bulamayan bir adamim Gülü aliyorum yüzüme sürüyorum Her nasilsa sokaga düsmüs Kolumu kana
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
18 Mart 2008 Salı
01:06:01
|
|
|
Seninle yasanacak bir askin öyküsünü Bir giz gibi derinden dün yasatti gözlerin Sundugu sevinçlerle o essiz bahar günü Yemyesil bir adakti, bir muratti gözlerin. Acilar uzaklarda, mutluluklarsa yakin Bir kaç saat içinde kaç yildi yasattigin Gözlerime sevgiyle bakarken, bana askin Ölümsüz oldugunu hatirlatti gözlerin. Içimde tek sen vardin, düsüncemde yalniz sen Birbirimizden uzak yasadigimiz o en güzel yillarimizi elemle düsünürken Hem agladi sessizce, hem aglatti gözlerin.
|
|
|
Yemliha (gülbahçeli)
5437
|
|
18 Mart 2008 Salı
01:12:34
|
|
|
Güllerin agladigi bir saat vardir hani Büyür o saatte yalnizligi bahçelerin Düser korkusu kalbe yaklasan gecelerin Bir dev uzatir gökten o çirkin ellerini Güllerin agladigi bir saat vardir hani Her sey o saatlerde merhametsiz ve soguk Gitgide uzaklasir batan günesle sesin Bir bakarim ki benden en uzak çizgidesin Baslar geceye dogru upuzun bir yolculuk Her sey o saatlerde merhametsiz ve soguk Yüzünü hatirlatir gökyüzünde ne varsa Gözlerin bu saatte kopkoyu elemlidir Dudaklarin kimbilir simdi nasil nemlidir Ellerin öyle yanar ufuk nasil yanarsa Yüzünü hatirlatir gökyüzünde ne varsa Bir çingirak sesidir uzaklarda kaybolan Umulmadik bir anda bitiverir sarkilar Kapanir yüzümüze o mermer kapilar Özlemler ates simdi anilar duman duman Bir çingirak sesidir uzaklarda kaybolan Ak köpükler kararir deniz görünmez olur Çagirir yasamaya bizi tek-tük isiklar Böylece üstümüze çöker de karanliklar Camlar, bir bir kapanir, odalar, evler uyur Ak köpükler kararir deniz görünmez olur Güllerin agladigi bir saat vardir hani Civil civil bahçelerden el-ayak çekilir Yapraklar düsünceli, dallar hüzün kesilir Her aksam uzaklara alir götürür seni Güllerin agladigi bir saat vardir hani.
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
09:44:43
|
|
|
Saati Yok Eremi Yok
Aşktan yana söz duyunca Ben hep seni düşünürüm Uçsuz hayaller boyunca Ben hep seni düşünürüm
Yıldızlar kayar yüceden Renkler sıyrılır geceden Yüreğim sızlar inceden Ben hep seni düşünürüm
Aklın ucu değer hiçe Yol ararım içten içe Kainat uyur sessizce Ben hep seni düşünürüm
Korkunun bittiği yerde Haz duyarım perde perde Bir mezar görsem bir yerde Ben hep seni düşünürüm
Zaman hep sonsuza akar; Meyve dökülür, dal kalkar Çiçeklere bakar bakar Ben hep seni düşünürüm
Rüzgar eser ilden İl`e Sağlıkta bitmez bu çile "Var"dan öte, "Yok"ta bile Ben hep seni düşünürüm
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
09:45:01
|
|
|
Beşinci Mevsim
Düştü can evime dördüncü cemre Dünyayı üçüncü gözümle gördüm. Dörtyüz seksenbeş gün çekti bir sene Onaltıncı aya takvimsiz girdim.
Aynalara baktım korku gösterdi Saatler her sabah kırkı gösterdi Namlular, nişanlar Türk`ü gösterdi Hayatım boyunca hedefte durdum.
Gül sundum yediler, koklamadılar Armağan can verdim saklamadılar Gittim... gelir diye beklemediler Kaybolan gölgemi yollara sordum.
Getirdim yanıma ay`ı bir karış Ölçtüm ki dağların boyu bir karış Şehiri bir adım, köyü bir karış Damlada denizdir en küçük derdim.
Savurdum, eledim, seçtim zamanı Yaprak yaprak tel tel açtım zamanı Haftada üç asır geçtim zamanı Nereye gittimse zamansız vardım.
Yırtıldı ruhlara çizdiğim resim Yazık, kulaklara sığmadı sesim Yaşadığım şimdi beşinci mevsim Çağın çilesini sırtıma sardım.
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
09:45:24
|
|
|
Ben
Ben: Karlı dağların deli rüzgarı Ben: Tozlu yolların demirbaşıyım Ben: Suyu kurumuş sevgi pınarı.. Ben: Toprak bekçisi mezar taşıyım
Ben: Hep yıllar yılı kanayan çıban... Ben: Fikir sürüsün yitiren çoban Ben: Hayal peşinde çarıksız taban... Ben: Gurbet ağzında bulgur aşıyım
Ben: Çürük bir gemi aşk denizinde.. Ben: Yağmur damlası dostun izinde Ben: Yanıp kül oldum aşkın közünde... Ben: Kara sevdanın dert yoldaşıyım.
Ben: Koyu düşmanım yersiz gülüşe.. Ben: Düşüvermişim bitmez bir düşe Ben: Bıldır ağlarım bu yıl ölmüşe.. Ben: Bensiz duygunun ilk savaşıyım
Ben: Gönlü aklına uymayan deli.. Ben: Az düşünceden doymayan deli Ben: Beni ben diye saymayan delin. Bırakın ben benden uzaklaşayım.
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
09:46:07
|
|
|
Bir Aşk Bulsam
Bir aşk bulsam, yağmurunda ıslansam Bir dost bulsam, irfanında beslensem Bir dağ bulsam, sinesine yaslansam Yalnızlığım bitermola, bilmem ki?
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
15:07:47
|
|
|
Hasret yüklü gemilerim yollarini bulamadi. Ben Leyla’nin cisminde tasidigim mecnun kalbi ile bir basina kaliverdi m ask diyarinda . Ne gemilerim i indireceg im sahilleri m oldu, ne de karadan yüzdürebilecek cesaretim . Ask bitti. Toprak oldu bakislari mda ki umut.
Kalmak, gitmekten vazgeçmektir derdi atam. Be ne gitmeyi becerebil iyorum topraklar indan ne de yasamayi senin kurallari na göre.
Isyanlari m var, eylemsiz, sessiz isyanlari m. Bir gök düslüyorum, mavisi adam gibi mavi , siyahi adam gibi siyah.. Ama gündüzleri gri bulutlar kapliyor gökyüzümü, geceleri sehrin isigi. Mavisi griye çaliyor hüzünle gökyüzümün, yildizlar i gam yansitiyo r puslu bakislarl a.
Her sey bir tebessümünde gizli kaliyor bazen. Züleyha’ nin gülümsemesi kadar sicak, Yusuf’un durusu kadar soguk. Ask sana da bana da ne uzak sevgili.
Simdi sukut limanlari na demirledi m gemilerim i. Sadece bekliyoru m. Günesin dogusunu nasil beklerse yüce daglar, yagmurun yagisini nasil beklerse çiçekler, öylece hasret gemilerim i ask denizine indireceg in ani bekliyoru m.
“Beklemek sabretmek tir”. Dedi ustam, “kalbim üstüne ” dedim...
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
15:12:28
|
|
|
yanlızlıgına dayanmak vardı; en kara gecelerde ... iç çekmeden sensizliği yasamak cok zor olmasa gerek..
bir gardiyan gibi dikilmiş kapıma hasretin, acını yasatmak için nöbet bekliyor. .her an..her saniye... her lahza...
peki sen, hiç dusundunm u benii üç-beş saniye bile olsa, oyle birden aklına dustugum oldumu.. benim aklımdan cıktıgın olmadı hiç...
yanlızlıgına dayanmak vardı, en soguk ayazlarda ... titremede n sensizliğe alısmak cok zor olmasa gerek...
bir yürek yangını bekliyorm us beni, kavurmak kül etmek için dayanamay acagım dertler vermek için..yine..tekrar..bidaha..
yanlızlıgına katlanmak vardı, günleri saymadan, aglayıp, sızlamadan.. izlemek vardı gidişini doyasıya seyretmek ...
birde yasanmamıslıkları gömmek vardı, peşinden acımasızca.. gözlerini atmak denizlere, bogmak hayalini ellerimle .....
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
15:13:24
|
|
|
Seni özlemenin Ne demek olduğunu sor bana, Yetmiş iki dilde anlatabil irim Kitabını yazabilir im sayfalarc a. Yalnızlığın rezilliğini Kokuşmuşluğunu Ve çıplaklığını da. Ama hiç kimse Kavuşmanın güzelliğini Sormasın bana anlatamam .
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
15:13:50
|
|
|
Bilmiyoru m Dudakların nasıldır. Sıcak mı ateş topu kadar, Yoksa soğuk mu Buza kesmiş bir bardak su gibi? Kıvrımlarına, Kırmızı karanfill er mi tutunmuş, Küle gizlenmiş kor mu var? Tenime değdiğinde dudakların Cemre mi düşer bedenime, Mızrap değen bir saz teli gibi Titrer mi yüreğim bilmiyoru m.
|
|
|
18 Mart 2008 Salı
15:14:19
|
|
|
Bir erkeği sardığında kolların, Ürkek ceylânlar Nasıl kurtulur tuzağından? Dolu yemiş yaprak gibi Nasıl titrer bir yürek? Ellerin nasıl okşar bir bedeni, Goncalar Nasıl güle döner sıcaklığınla bilmiyoru m.
|
|