Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > umarım sizinde böyle sevdiginiz çıkar

umarım sizinde böyle sevdiginiz çıkar


GönderenMesaj

Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
13 Kasım 2008 Perşembe 13:40:45
http://tr.netlog.com/asibela64/photo/photoid=37048535
Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz degneği ve el yordami ile otobüse binmişti.
Şöför : Soldan üçüncü sira bos hanimefendi, dedi.
Kadin 32 yasinda güzel bir bayandi ve esi oldukça yakisikli bir hava subayi idi. Bundan birkaç ay önce yanlis bir teshis sonucu gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti genç kadin ve asla göremeyecekti.
Kocasi ameliyattan sonra aci gerçegi ögrenince yikilmis ve kendi kendine bir söz vermisti. Asla karisini yalniz birakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayaklari üzerinde durana kadar cesaret verecekti.
Günler geçiyordu. Kadin her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdigi kocasina yük oldugunu düsünüyordu. Esinin bu içine kapanik,karamsar hali kocayi çok üzüyordu. Bir an önce bir seyler yapmasi gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine kapanik dünyasinda kayboluyordu.
Bütün gün düsündü koca nasil yardim edebilirim güzeller güzeli esime. Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasil söyleyecekti, çünkü artik çok kirilgan ve nesesizdi. Bütün cesaretini toplayarak aksam karisina konuyu acti.
Karisi dehsetle gözlerini acti.Ben bunu nasil yaparim ben körüm, diye bagirdi.
Kocasi ona destek olacagini her sabah ise onu kendisinin birakacagini ve aksam alacagini ve ona çok güvendigini söyledi. Çünkü esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu.
Kadin büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve onu kirmak istemiyordu.
Her sabah esini isine birakiyor ve aksamlari aliyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi karisi eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocasi daha fazlasini istiyordu , kendisine söz vermisti sonuna kadar gidecekti.
Aksam karisina: Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi,. Kadin sasirmisti. Bunu asla yapamayacagini söyledi. Kocasi israr edince onu yine kiramadi ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu.
Sabahlari kadin artik otobüs duragina kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu ..
Günler günleri kovaladi hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken, soför :
- Sizi kiskaniyorum, hanimefendi dedi.
Kadin kendisine söylenip söylenmedigini anlayamadan, neden , diye sordu.
Soför, - Çünkü her sabah sizin arkanizdan bir hava subayi genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakiyor, otobüsten indikten sonra yesil isikta yolun karsisina geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanizdan öpücük yollayip size her gün sevgiyle el salliyor , dedi

Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
13 Kasım 2008 Perşembe 13:41:12
http://tr.netlog.com/asibela64/photo/photoid=37248670
Yaban ve asi
dağlara düşen deli gibi.
ve yangın gençliğinin alazında ışıltılı bıçaklar gibi.

istanbulda yollara düşmüş leyla gibi,
çığlık çığlığa arıyoru seni.
çocuklar gibiydi gözleri.

Adı lale,
rüzgâr giyerdi geceleyin...
hayelin düşerdi yüzüne..

O, kanadı kırık bir kuştu,
beyaza vurulmuştu;
kimseler görmedi bir başka renk sevdiğini.
Kimseler…Görmedi kimseler kirlendiğini...

Adı lale,
hüzün kokar mis korkardı geceleyin...

“Kendini martılarla bir tutma” derdim;
“senin kanatların yok.
düşersin, yorulursun,
beni koyup koyup gitme ne olursun! ”

O, kanadı kırık bir kuştu,
gülümserken vurulmuştu.
Kimseler görmedi uçtuğunu.
Kimseler…Görmedi kimseler öpüştüğünü...

Adı lale,
özlem tüter ve çağlardı geceleyin.
aşk şarabi içti kimse görmeden..

“Işığın” diyordu: Kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum;
karanlık kördü ve acımasız...
Ellerimle kırdım ben de kalan kanatlarımı;
kanatlarımı kanatmaktan geliyorum...


O bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı.
kar yağardı, biz dinlemez, çıkardık!
O kentte bütün sokaklar biz yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı,
insanlar dan kaçarken kalabalığa düşerdi..

adi lale
yel durmazdı, üşüşürdü saçlarına ve hep bir şeylere ağlardı o matemli havalarda...
yüzüne çarpan hasret taneleri,
gözyaşlarının sıcaklığına çarpıp erirdi...
Erirdi...
Biz yan yana, yana yana.yrürdük..

O bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı,
ben yürüsem bütün yollar ona çıkardı...

adı lale
Gitti... Kanatları yüreğimdeydi.
Kalan, elimde minyatür bir kuş şimdi.
Yitirdim o aşkın kimliğini;
h ü k ü m s ü z d ü r...

Adı lale,
ihaneti tutuşturduk bir sabahleyin

Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
13 Kasım 2008 Perşembe 13:42:40
Mutluluk... bir kır çiçeği,
Yağmurun çiselemesi,
Bir toprağın yeşermesi,
Bir de kuşların sesi.
Mutluluk... sönmeyen bir ateş.
Gözlerindeki parıltı,
Sabah güneşin doğuşu,
Gökkuşağının renk renk oluşu.
Bir annenin okşayışı,
Bir balığın suda oynayışı.
Mutluluk... seni seviyorum demek,
Sarılıp doyasıya öpmek.
Güzel bir rüyadan uyanmamak,
Uyandığında gerçek olduğunu anlamak.
Bazen bir dondurma serinliği,
Güzel bir hayalin derinliği.
Mutluluk...bir demet kır çiçeği,
Hatta üzerinde bir uğur böceği.
Mutluluk... sensizliğin bitişi,
Kötü günlerin sessizce gidişi.
Pencereme konan kuşun camı tıklatışı,
İyi not alan öğrencinin haykırışı.
Kelebeğin kanadındaki renk,
Şiirin mısralarındaki ahenk.
karanlık caddelerde yürümek,
Tabiki sevdiğinle elele
Mutluluk... bazen bir damla gözyaşi,
Bazen kısa süren bir yaz aşkı.
Sahilde yürürken,
Dalgaların ayağına değmesi,
Hele birde,
Karşıdan beklediğin kişinin gelmesi.
Yalnız olduğunu düşündüğün bir anda,
Senin için çalan bir telefon sesi.
Mutluluk... bir papatya tarlası,
Seviyor çıkan paptya falı
Gökyüzündeki bulut,
Gözlerindeki umut.
Geceleyin yalnız kalmamak,
Hiç beklemediğin bir anda,
Sevdiklerinden haber almak.
Mutluluk... bir kuşun kanat çırpışı,
Bir kulun Allah`a yakarışı.
Bir bebeğin gülüşü,
Tombul yanaklarından öpülüşü.
Mutluluk... duru bir su,
Bir nergizin harika kokusu.
Sardunyamın çiçek açışı,
Musluğu çevirince suyun akışı.
Mutluluk... bir doğum günü pastası.
İllaki muzlu ve çikolatalısı.
Bazen komik bir fıkra.
Bazen de fıkrayı anlatanın komikliği.
Mutluluk...patlayan mısırın sesi,
Arkadaşlarla yapılan bir gezi.
Belki bir kır kahvehanesi.
Hatta bir de yorgunluk kahvesi.
Mutluluk... adınıza gelen bir mektup,
Aynaya bakınca gülen bir yüz,
Pırıl pırıl parlayan bir çift göz.
Mutluluk... beklenen otobüsün,
Vaktinde gelişi.
Yolculuğun olaysız bitişi.
Bazen sevinçten ağlamak,
Bazen de, yapılan espriyi anlamak.
Mutluluk... bir düğün davetiyesi.
Düğündeki ahalinin halay çekişi.
Bazen günbatımını seyretmek,
Bazen de doğan güneşi.
Mutluluk...hiç boş durmadan çalışmak,
Sonunda emeğinin karşılığını almak.
Herkesin çıkarları peşinde koştuğu dünyada,
Çıkarsızca yaşamak.
Mutluluk... yenilsekte sahaya gururla çıkmak,
Bir de maçı kazanmak.
Bazen hıçkırarak ağlamak,
Bazende katıla katıla gülmek.
Mutluluk... onunla buluşmak,
Geleceğe yönelik hayaller kurmak.
Seni seviyorum demek,
Sevmek ve ölesiye sevilmek.
Birisine ihtiyaç duymak,
Onunla herşeyini paylaşmak.
Mutluluk... kırmızı bir gül almak.
Tabiiki sevdiğinin elinden.
Sevgiyle boynuna sarılmak,
Yanağına bir öpücük kondurmak.
Mutluluk... gerçek bir dost.
Ağlayabileceğin bir omuz.
Eski bir müzik nağmesi,
Dinleyince güzel şeyleri anımsatan.
Mutluluk... sağlıklı olmak,

http://tr.netlog.com/asibela64/photo/photoid=37245651

Aldığımız her nefes
Besmeleyle güne başlamak,
Rabbimize şükranlar sunmak,
O`na her zaman yakın olmak.
Mutluluk...kimseye aldırmadan, doyasıya eğlenmek.
Hatta bir de Kemal Sunal filmi izlemek.
Kırlarda özgürce koşmak.
Uzun kuyruklu bir uçurtma uçurmak,
Bir çift gözün sevinçle bana bakışı,
Sevgine sahip çıkmandır ,
Mutluluk... güzel hayallere dalmak,
Rengarenk balonları gökyüzüne salmak.
Kafesten kurtulan bir kuşun özgürce uçuşu,
Çölde kalmış bir insanın suya doyuşu.
Mutluluk... herkesin mutlu olması,
Çevremde mutlu insanlar görmek.
Mutluluk... bazen kelimelerle ifade edemediğim,
Heeeerkesin tatmasını istediğim,
Elinde olanların kıymetini bilemediği,
Olmayanların yakalamaya çalıştığı,
Kaybedildikten sonra değeri anlaşılan,
En güzel duygulardan biri.
mutluluk,,,bir çift siyah göz içine bakıp.
orda kendini bulmaktır.onun ağzından çıkan her söz.
seni parçalasada.sevginden vaz geçmemektir,mutluluk,,,
(la)

Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
13 Kasım 2008 Perşembe 15:20:03
Deseler ki, üç günün var; Üçüyle de seni severdim... Ve bir gün de ben ekler, dördüncüsünde ölmeye giderdim yar!

Deseler ki üç dakikan var; Üçünde de seni düşünürdüm... Ve bir dakika da ben ekler, dört dakika daha seni beklerdim yar!

Deseler ki; üç kelimen var. Biriyle 'Sen', kalan ikisiyle de 'SENİ SEVİYORUM' derdim. Ve bir kelime daha ekleyip sonuna, 'Gel...' derdim sana yar!...

Sweety love (sweetylove)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1
13 Kasım 2008 Perşembe 15:20:23
Tutsak olduğun her yarım kalmışlığında bir damla ateş olsan,
düştüğün her yerde bir kıvılcım bırakacaksın .

Bu da seni duygusal anlamda yüz binlerce parçaya bölmeye yetecek .

Sonraları bir gün gelecek ve sen bir meşale yakmaya çalışacaksın ;
ancak elinde kalan bir tortu ateş parçası o meşaleyi yakmaya yetmeyecek .

Önemsiz diye geride bırakıp gittiğin o minik kıvılcımların önemini
sezeceksin ve ömrünün kalan yüzünü onları toplamaya adayacaksın .

Bir gün toplamış olup , elinde kocaman alevler ile gelmiş olsan da
yakabileceğin bir meşalen olmayacak; çünkü sen ateşin derdine
düşüp onu yıllar öncesinde bıraktın .

Oraya hiç gidemeyeceksin ki zaten …

Şimdi söyle bana : Ey Sen !
Sana kalan , tamamen senin olan bir duygun kaldı mı ?
Özlemin hangi söğüt ağacı altında kaldı, öfken hangi şehit cenazesin de ?

Sevgin hangi soğuk otel odasın da, inancını yaktığın kaç tütsüde bıraktın
ve cesaretin ve gücün ve hasretin ve sen, Dünya’nın neresindesin ?

Haritanın hangi köşesinde yaşamışlığın , canını yakan acıların hangi
kaldırım taşında saklı ?

Umutların hangi limandan çıkmış okyanuslara ?

Sen ! Kanatlan ve uç .
En yükseklere, ta erişilmezlere kadar süzül gökyüzünde .
Bak yeryüzüne .
Sonra anlat bana ;

Her insanın kendi derdine düştüğünü, boş bir çemberin içine dalıp gittiğini.
Sabır kelimesini defterden nasıl sildiklerini .

Anlat bana. Ey sen !
Susma .
Bazen susmak hiçbir şeyden öte, her şeydir bilirim .

Ancak . Zaman , susmak zamanı değil . Çek al benliğini bu girdaptan .
Karanlıktan korkma , gündoğumu gelecek ışığı düşün .

Yalnızlığa isyan etme , dost ol onunla , onu da yalnızlığa terk etme .
Matemler tutma içinde , çığlık at; tüm öfkeni saç örenlere .

Acımasın ciğerin her yutkunuşunda , dingin ol .
Acıyı tat, acının ne olduğunu bil, anla .
Unutma sakın neden atıyor kalbin ve ne için sana bir beden bahşedildi.

Şimdi sen. Aslında ben !

Sen üstüne alma dost. Yazdıklarım içimdeki öteki ben’edir .

Peki sen hiç içindeki diğer senle konuşabildin mi ya da senden başka
bir başka daha sen olduğunun farkında oldun mu hiç ?.

Hey sen , aslında ben !

Hadi koy artık noktayı ve oku , neler yazmış sadece yazmayı
becerebilen ancak hiç uygulayamayan öteki ben .

Oku ki :

Karanlığı , ışığın ,
Işığı , yalnızlığın ,
Yalnızlığı , dostun ,

Dostunu da bir tek içindeki sen belleyesin .

Ötesi yok …


Sana söylediğim her söz , ettiğim her öğüt , gösterdiğim her yol ve
koyduğum her soru işareti aslında kendimedir . Sen bahanesin