Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > ^^v^^ GECE SESLERİ ^^v^^

^^v^^ GECE SESLERİ ^^v^^


GönderenMesaj

Kış (Düşçe)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
27 Ağustos 2008 Çarşamba 20:56:25
Güzeldir Gece   Güzeldir gece dağınık gündüzlerdentoplanır renkler ılıman bir noktadamürekkebe dönüşür parıltılı sözburuşur kâğıt, oluşur kalem Söylerim, sana söylerim o zaman sevdiğimiörülürken uzayan saçlarını çocuklarınşaşırtan bir koşudur kendi de tanıyamazuzaklaşınca yelesi benzerlerinden Diyelim ki yoldalar iki yanı da ağaçlıklıbiz çağırmadan aklımıza gelenlerbiri yolun kucağındaki ay ışığı olsun örneğingecemizin kulak misafiri birkaç yıldız diğeri Ve dallarda mırıldanan ışıltılarkimseyi mutsuz etmeyecek söyledikleriarada bir uğradığımız tenha saraydageveze bir sevinç, gör bizden köşe bucak Öcünü akarak alır ayrılıklarınaşkımız bizim, zifiri su, işçimen kederimizdoldurup karangu boşlukla kovasınıözlenen uykuyu dökünce üstümüze Güneşi gösterir bize, güzeldir gece.   
Adnan Satıcı

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
28 Ağustos 2008 Perşembe 15:01:45
DÜŞLERDE ROMANTİK YÜRÜYÜŞ
sesizlik yankı yapar gecede
söz acı şeker

nağmeler sözsüz açıkta
volkan siyah gözlerde
düşünü çoğaltır
orada görünmeyen ülkede
dolaşan sözdeydi çocukluk
küçük sözlükte gecikenlerin kokusunda
dudaklarından çıkan nazlı sözcükler gibi
andığın isteklerin söylediği
uzun ömürden sonraki anlamı gib
seni katlayan gecemde
yaydığın ateş güneşi bile aratır
sözcükler arasında
suskuluğun rapsodisi güzelleştirir
suyun ortasındaki hayalini

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
11 Eylül 2008 Perşembe 20:14:06
Sen bilir misin acının tanımını
Yaşadın mı iliklerine kadar
Yaşlar yaktı mı düştüğü yeri ?
Yağmurların paslı sesi okşadı mı kulaklarını ?
Toprak kokusu sardı mı bedeni ?

Ölüm ensene busesini kondurdu/mu ?
Gecenin karanlığında ruhun senden elini çekince
Ürkekleştiğin odu mu ?
Hesaplaşma değil bu bendeki
Yaşamın sırrı acıda gizli

Hoyratlığım benim
Asi yanım
Suskunluğumun çığlığı
Zemher yüreğim

Gitme demeyeceğim
Ayaklarına sereceğim kızıllığı
Yaşları heba etmeyeceğim uğruna
Yapraktan farkı olacak yüreğimin
Sert rüzgar savuramayacak bedenimden

Gülüşlerimi saklayacağım
Benim bile unuttuğum bir yere
Kimse bulup/ta çalmasın diye

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
11 Eylül 2008 Perşembe 20:37:53

/Sevdalıyım-Sana.../



Mutluluğum gözlerimde,
Aşkın kalbimde...
Sana akıyorum buram buram
Heycanımı yenemiyorum ve yanında iken titriyorum...
Binmişim bir sevda gemisine
İlerliyorum adım adım
Mutluluğa açılırken seninle
Uzaklaşıyorum kara/daki acılarımdan...

/Herşeyim Sen oldun.../

Artık korkmuyorum ölmekten
Senin için ölecek kadar güçlüyüm

Senin için beni
Dar ağacınamı asacaklar? assınlar
Kurşunlaramı dizecekler? dizsinler
Kara zindanlardamı tutacaklar? tutsunlar
Birtek senin için yanlız senin için,
Susar sesimi çıkartmam
O dayanılmaz acıyı çekerim...

Güneş batar ay doğar
Yıldızlar parlar sabaha söner
Benim aşkım ise
Güneş gibi batıp,ay gibi doğmaz
Yıldızlar gibide sabaha sönmez...
Her saniye aşkın bende doğuyo
Karanlık gecelerime ay misali ışık oluyo
Sürekli parlıyo ama asla yıldızlar gibi sönmüyo...

/Ben
Sevdimmi
Ölümüne
SEVERİM.../
______________$$$$$___$$$$$___________
_____________$$$$$$$_$$$$$$$__________
____________$$$$$$$$$$$$$$$$$_________
____________$$$$$$$_A_$$$$$$$_________
_____________$$$$$$_Ş_$$$$$$__________
______________$$$$$_K_$$$$$___________
_______________$$$$._I_$$$$____________
________________$$$_M_$$$_____________
_________________$$$$$$$______________
__________________$$$$$_______________
___________________$$$________________
____________________$_________________

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
11 Eylül 2008 Perşembe 20:43:28
öylece çek git
ardına bakma bile
bir şey var
sadece son bir şey
istediğim senden
ellerim
kirli olmasa
denerdim inan
ama
zor gelirse
kırılmam
yüreğin
yıkayabilir mi
yüreği mi
yarama dokunmadan

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
11 Eylül 2008 Perşembe 20:51:52

Mavi Rüya

Bugün bir başkasın gözümde
Kâh bir kalemin ucunda ayna
Kâh şeref kadehinde mavi rüya..

Hayat ağacının yaramaz bülbülü gibisin
Yaprakların ürkek orkestrasında..

Ne güllerin ranâ zarflarında
Nede baykuş bakışların saflığında
Aşk dilinde kavrulan sessizliğin
Özgür kanat çırpınışlarında..

Bugün aşiyansın nefesimde
Kâh katık sözlerin sevişmelerinde
Kâh şakıyan gülüşlerin
Mabedinde..

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
11 Eylül 2008 Perşembe 21:07:47

Yine sensizdim o günlerde
Olmayacaktın biliyorum
Her şey için `çok geç` ti...
Unutmalıydım
Yerine birini koymalıydım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Maviydi, çok güzeldi
Tıpkı sana benziyordu
Adını sen koydum!
Ona sen diyordum...
Adınla sesleniyordum
Güneşi vardı, suluyordum...
Hergün sevip öpüyordum
Hatta konuşuyordum...
Kanayan vicdanıma
Melhem oluyordu!
Çok sürmedi bu mutluluk
Günden güne sarardı soldu
Ne yaptıysam olmadı
Temmuzun kör sabahında
Ellerimde kayboldu
Ve ben mavi çiçeğimin ardından
Sadece ağladım...

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
12 Eylül 2008 Cuma 14:42:15



 

Ben gecenin en çok,
         adını seviyorum.

Bir kere asildir gece...
Sonra karanlıktır.
    Yüzlerdeki sahte tebessümler,
Yalan gülücükler,
Anlarsınız ya.
     Sonra nefes alır çiçekler.

Arka odada bir ayin vardır,
Bense bir yangını doya doya yaşıyorumdur bu gece.
Elimde bir mücevher kutusu tutuyorumdur...
Mücevher kutusundaki afyon ruhunu,
     şöminede yanan son fahişenin nefesi karışır
Ateşe gizli düşen silüete.
Süre baygın,
Kaygı sarhoş,
      giz gözlerimde sarhoş.

Bebek kucağımda
  ve
  a
  y
  r
  ı
  n
  t
  ı

ayrıntı sırtıma geçirdiğim bin yıllık paltoda,
ayrıntı usul usul hayatı adımlayan saçlarımda.
ayrıntı ne kadar yağlasan da yine gıcırdayan kapıda.

Kapıyı açık unuttum,
Bir avuç su kadar masumsun oysa.
   Zamanı yakabilir misin suyla?
Yap o zaman! Hadi ne duruyorsun!

    Umutsuzluğu demin çöpe attım.
  Biten şarap şişesiyle.
Gözlerimi mücevher kutusuna koydum.
Yatağıma girdim, mezara gömülen ceset gibi.
     Geç kalıcağım dünden belliydi Ağustos`a.
  Geceyi seviyorum dost!

Ben,
    Gecenin
              En Çok
       Adını Seviyorum.!!

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
12 Eylül 2008 Cuma 17:36:21

Bir özlem var içimde
Yaşayıpda yaşayamadığım
Bir tutki var yüreğimde
Sevipte sevemediğim
Bir özlem var içimde
Seni sensiz yaşarken
Bir tek sen varsın hayalimde
Kalbimden söküp atamadığım
Bir özlem var içimde güzel
Güzel günler yaşayamadığım
Senin için gözyaşlarımı dökemediğim
Yollarını hasretinle bekleyemediğim
Bir özlem var içimde
Seninle koşup eğlenemediğim
Çocuk parkında oynayamadığım
Çiçek bahçesinde çiçekler toplayamadığım
Bir özlem var içimde
Senin için öleceğim
Hasretinle yanıp gideceğim
Sana veda edeceğim

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
12 Eylül 2008 Cuma 17:46:21
Yazmak değil benim hünerim...
Olsa olsa acı çekmektir...
Kelimeler bile acıyor artık...
Zulam da gizli sevdam;
İçten içe köreltiyor beni...
Haznem bile daraldı...
Anlatacak da, yazacak da bir şey kalmadı...
Boş sebeplerim var gülmek için;
An`lık, yok olan...
Bu kadar da olur mu deme!
Oluyor işte...
Gün geceye yaklaşırken başlıyorum ben...
Beni bitiren gündüzler...
Gecelerimdir benim tek dostum...
Gündüzler düşman olmuş bana...
Farkına geç olmasa da; vardım sonunda...
En azından bi dostum var,
Kalemime ışık tutan...
Gece deyip geçme!
Geceler de yalnızlara gündüz oluyor işte...
Haznesi darda, zulasında gizli sevda,
Kimseye karışmadan gündüzü geceye katıp;
Yaşıyorum varsayıyorum bende...
Adı da "hayat" işte...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
12 Eylül 2008 Cuma 17:48:40

Biz üç kişiydik;
Bedirhan, nazlıcan ve ben
Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara
Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek

El tetikte kulak kirişte
Ve sırtımız toprağA emanet
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık
Deniz çok uzaktaydı
Ve dokunuyordu yalnızlık
Gece uçurum boylarında
Uzak çakal sesleri
Yüzümüze, ekmeğimize
Türkümüze çarpar geçerdi

Göğsüne kekik süredi nazlıcan
Tüterdi buram buram
Gizlice ona bakardık
Yüreğimiz göçerdi

Belki bir çoban kavalında yitirdik nazlıcan`ı
Ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza
Kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi

Oy nazlıcan vahşi bayırların maralı
Nazlıcan saçları fırtınayla taralı

Sen de gider miydin böyle yıldızlar ülkesine
Oy nazlıcan oy can evinden yaralı

Nazlıcan serin yayla çiçeği
Nazlıcan deli dolu heyecan
Göğsümde bir sevda kelebeği
Nazlıcan ah nazlıcan

Artık yenilmiş ordular kadar
Eziktik, sahipsizdik
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça

Gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik
Geçip gittik, nazlıcan boşluğu aramızda

Bedirhan`ı bir geçitte sırtından vurdular
Yarıp çıkmışken nice büyüK ablukaları
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca
Titredi ve iki yana düştü kolları.
Ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını
Devrilmiş bir ağaçtı ayışığında gölgesi
Uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine
Göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi

Sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı
Birazdan ateşi karıştırıp bir sigara saracaktı
Oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah
O da nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı

Ey bedirhan; katran gecelerin heyulası
Ey bedirhan; kancık pusuların belası
Sen de böyle düşecek adam mıydın konuşsana
Ey bedirhan ey mezarı kartal yuvası

Bedirhan mor dağların kaçağı
Bedirhan mavi gözleri şahan
Zulamda suskun gece bıçağı
Bedirhan ah bedirhan

Biz üç kişiydik
Üç intihar çiçeği
Bedirhan, nazlıcan ve ben
Suphi

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
12 Eylül 2008 Cuma 21:24:08
Saatler geçiyor
Dakikalar..
Kulaklarımda çınlıyor yelkovanın ayak sesleri
Saniyeler yürüyor sanki beynimde
Dayanamıyorum!

Zaman dursun istiyorum, batmasın güneş
Ve her adımda seni özlüyorum
İsminin her harfi
Acılarımın merhemine eş.
Hiç yılmıyor, bıkmıyor
Bir adım bir adım daha
Vakit neden durmuyor?
Neden kimse gelmiyor imdada?
Zor değildi yaşamak
Zor değildi gülmek sen varken yanımda
Hiç acı çekmezdim belki
Hiç ağlamazdım sensiz geçen her adımda

Dayanamıyorum artık anla
Zaman geçmiyor sensiz
Aklımda sen
Kalbimde sen
Her şeyimde sen
Ve birde kulaklarımda yelkovanın ayak sesleri;
Saniyeler..

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
13 Eylül 2008 Cumartesi 04:06:28
GÜN GELİR (MEÇHUL AŞIK) Gün gelir düşerim uzun yollara
Tek seni sorarım bütün kullara
Yanarım sensizlik dolu yıllara
Bulmalıyım seni eller bulmadanBu yüzden küskünüm sensiz yıllara
Geçer diye baktım tenha yollara
Gün gelir bakarım tozlu resmine
Yakarım hüzünlü türkü ismine
Sermişim çiçekler güller önüne
Gelmelisin bana güller solmadanBu yüzden güvenmem yalan sözüne
Öyle hasretim ki ceylan gözüne
Gün gelir alırım kağıt kalemi
Derdim büyük ağlatıyor alemi
Yazarım sana bu bitmez çilemi
Almalısın bir kaç güne kalmadanMektubumu tez ellerden al emi
Cevabını uçan kuşla sal emi
Gün gelir saçlarım dolar beyaz kar
Sen çalmadan ecel kağımı çalar
Son nefeste senden bir isteğim var
Duymalısın bunu vadem dolmadan
Mezarımı ellerinle kazasın
Taşına da "Meçhul Aşık" yazasın



 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
13 Eylül 2008 Cumartesi 04:07:28

 
DÜŞLERİN GÜRÜLTÜSÜ


Tenimin içinde yaşıyorum, dut yemiş bülbül olsam yine de size
şakırdım!..

Hayâl büyücüsüydüm, ilk yanlışım akarsu olmak istememle
başladı!..

Üzerimdeki şu zalim zamanı kaldırın, kendimden uzak bir yere
gitmeliyim!..

Kendime bakmaktan yoruldum, kendime yetiştim fazla
korkudan!..

Kuşlar göğe başlasın, kaybolan kaderiniz boynumuzdan
incedir!..

Herkes düşlerine sarılsın da büyüsün, hayat siyanür kokuyor!..

Şapkanın derdi başından aşkın, yazın belleğinde hayâl mahcup!..

Şair, düşünceyi geldiği yere kovalayan adamdır, böyle yazmışım
defterime!..

Çok yaşasın ütopya, senden başka kristal var mıdır?..

Kimi düşlerin ellerinden tuttum, kimi düşleri bağlasam durmaz!..

Ey saflığın zehri alınmış yalnızlığı, seni kimseye bırakmam!...

Kimsesiz bir rüyanın ellerinden havalanacak kadar cesur birisi
değilim!..

Derindir çağımın ırmağı, gövdemi taşırır düşleriniz, sizde hep
melek dansı!..

Geceyi yontuyorum, sözcüklerin de kederini gördüm!..

Yaprağın çığlığından yapılmış bir sıkıntıydım, ışığınızdan
sürgün!..

Bende ne çabuk eskiyorsunuz, kendinizde masum, başkasında
dalgın!..

Ey canı sıkılan dünya, kanlı çadırım, hayâl dükkanım, aşk
dersem yetiş!..

Kalbini şiirine göre uzat, ruhunu şımart, düşlerin açıkta kalsın!..

İmge terbiyecisiyim, ormanınıza yabancı, bahçenize tiryakiyim!..

Ateş, kimin elinde duruyorsa fazla çıplak ve düşçü değil midir?..

Sudan ve kuşkudan yapılmışız, ruhunuzun kuyusuna
inebilirsiniz!..

Sarhoş bir dünyanın dar sokağında, yanlış bir şehrin kırık
lambasıyım!..

Muammayız, sahici bir korkudayız, ne yapsak yalnızlığın
koynundayız!..

Melekler erken uyanır sabahları fakat ben annemden başka
gündüz görmedim!..

Lorca diye bir şair vardır, kalbi bir bıçak gibi keskin!..

Çocukluğumun bana baktığı yerdeyim, aşk kendine gelememek
zarafeti değil de nedir?..

Giderek hayatın konumunu alıyorsun, durmadan uçan bir ada
olmalısın?

Ah, kuytu meleğimin canı sıkılmasın, ne kadar uzaktaysan o
kadar varsın!..( e.turgut ) 
 

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
13 Eylül 2008 Cumartesi 10:27:53
 
düşler biriktirdim
bir papatya yaprağında
bir bir koptu düşler
ayaklar altında
(-di) li geçmiş zamanlarda
düşler...
düşler`di..

kırmızıya çaldım sabahı
bu sabahta hüzünlüydü güneş
ayaklarım çamur içinde
papatyam yerle bir
göğsümde bi sancı var bu gece
kime ağlamalıyım ?

kayıp gitti düşlerim
yağmurun suyuyla
fırtınaya yakalandım bu sabahta
kadere hüzünlüyüm.. yasındayım bugün..
hadi beyaza boya düşlerimi siyahı kaçırmalıyım . .

bugün kapadım gözbebeklerimi kalp hırsızlarına
çalamadılar düşlerimi
göğsümde sakladım hepsini

bugün sana doğmalıyım
yüreğine akmalıyım
hadi geç içime
otur baş köşeme


benim en çok sana ihtiyacım var
benim en çok sana sarılasım var
düşlerim
hiç düşmesin yakamdan

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
18 Eylül 2008 Perşembe 04:20:13

 

 

birde arkası var sadece benim bildiğim,
benim baktığım,
benim gördüğüm,
benim hissettiğim..
bir başka ´ben´im var bende öte
kimi zaman sızlayan,
kimi zaman çırpınan,
kimi zaman susan,
kimi zaman bir volkan misali patlayan
ama görünmeyen
bir ben var içimde benden ziyade...

Nurdan Özcan




Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Eylül 2008 Perşembe 13:15:25

 

 

BİR HİKAYEMİZ VAR DEĞİL Mİ..?

(bence var../..yoksa bu hasret neden tüter..?..)

imgelerin izdüşümünde dansa kaldır beni
uyuklayan bedenimi uyandır
yüreğimi uçuklatan satırlarına sarıldım
hadi beni yeniden kandır

hala çocuğum sevdalarda
yalpalayarak yürürsem yüreğinde,
ayağım takılıp da düştüğümde adını sayıklarsam,
mimiklerim çıldırırsa seni görünce,
beni bağışla
her şeyin sebebi hasretindendir

hangi geceydi,
her gece miydi susuzluğum sarılmalara..?
gökten üç elma düştüğünde,
biri de bana değmiş miydi..?
kaç yaşında fark ettim
unuttum
hatırladım kadın olduğumu..?
hangi şarkı kesti göbek bağımı,
bağladı beni hayata..?
beni bu soruların cevaplarından tutar mısın..?

gecenin bilmem kaçı
aklımın kaçışı
sorgu sual dinlemiyor saatler
önce hangimizin yüreğinde yıldız kaydı..?

tuttuğum dileklerde unuttum kayıplarımı
kime baksam üzgün
ağlamaklı
yaralı
haydi gel
şu uzaklığın kopçasını tek bir hareketle çıkart üzerimden
şehveti bir bıçak gibi sapladım bedenime
göğüslerim değil,
yüreğim dirileşiyor
sana öyle bakma demiştim,
beynim tahrik oluyor

zaten kandıramadım geceyi
gündüzün koynuna girmek için hızla geçiyor
geceler de benim gibi sevgilim
sabırsız
isyankar
laf dinlemez
işin ucunda sevda olunca,
saatleri bile saymıyor..
.........
......
....

ama sen../..bir hüzzam makamında uyut beni
adını sayıklayan dudaklarımı ıslat
gözlerimi güldüren renkli düşlerine sarıldım
haydi../..bana hikayemizi anlat



PELİN ONAY


 

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa