|
| Gönderen | Mesaj |
|
23 Nisan 2008 Çarşamba
17:00:01
|
|
|
O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa, ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa... dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar... her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa... bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa... iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa... eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız... O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse... gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine... uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa... dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız... kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa... Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla... ...o halde bugün sizin gününüz!.. "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.
|
|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba
17:02:03
|
|
|
|
kendim olmak istediğim ,her an yabancı bir bakış titretir yüreğimi ,sendeler içindeki aşk tanrıları, korkutur tutunamam düşerim belki gözyaşlarımdan hızlı ,hayatın akışına inat sevmeli bilirim ama neyi ,aynadaki kendi mi mi ,cesur değilim biliyorum savunamam duygularımı,platonik belki ama bir yabancı bakışın içinde olmak bile ısıtıyor yüreğimi
|
|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba
17:03:23
|
|
|
aşk yağmurda ıslanmaya benzer sırılsıklam aşık olursun üşümekten titrersin ama hep yalnızsın ve tek başınasın hiç düşünmezsin,derdi tasayı hiç umrunda olmaz dünya....
işte aşk böyle birşey sevdiğim sırılsıklam aşık olursun yeri gelir ağlamaktan gözlerin kızarır ama sonunda bir tek sen varsındır bu yolda hiç düşünmezsin ondan başkasını
sadece koşarsın ve ıslanırsın birde yanımda o olsa dersin ama o hiçbir zaman senin olduğun kadar cesaretli olamaz o yağmurda ıslanmaktan kaçar tıpkı aşktan kaçtığı gibi
sevmeyi bilemez yalnızdır yeni ayrılmıştır sevgilisinden hep sevilmiştir,birileri tarafından hiç sevmemiştir,sadece sevilen olmuştur sevmeyi bilemez çünkü o hiç yağmurlar altında ıslanmamıştır....
|
|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba
17:04:23
|
|
|
|
|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba
17:04:47
|
|
|
|
BIR AVUCTU ARADIGIM, YUREGIMI KOYACAGIM, BIR CIFT GOZDU, GOZUMDEN SAKINACAGIM BAKMAYA KIYAMAYACAGIM. NE SAIRLEIN MISRALARINDA NEDE.......................
|
|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba
19:43:37
|
|
|
|
|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba
19:44:31
|
|
|
|
|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba
20:26:54
|
|
|
harikasın ... tek kelimeyle...
aynen Nazım`ın dediği gibi, hoşgeldin..
HOŞGELDİN...
Hoş geldin! Kesilmiş bir kol gibi omuz başımızdaydı boşluğun... Hoş geldin! Ayrılık uzun sürdü. Özledik. Gözledik... Hoş geldin! Biz bıraktığın gibiyiz. Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta... Hoş geldin. Yerin hazır. Hoş geldin. Dinleyip diyecek çok. Fakat uzun söze vaktimiz yok. YÜRÜYELİM.....
Nazım Hikmet Ran

|
|
|
24 Nisan 2008 Perşembe
22:01:59
|
|
|
|
|
|
28 Nisan 2008 Pazartesi
18:52:45
|
|
|
Sevmek nedir peki? İnsanin bir ömür boyu peşinden koştuğu sevmek nedir peki? Yüreğin bir başkası için çarpması mı? Suyun yüzünde, yapraklarını ağır ağır açan bir nilüfer mi yoksa? Göç mevsimi, yaralı eşini kanatlarıyla örterek ölümü bekleyen yaban kazlarının vefası mı? Ya da kayayı delen tomurcuğun direnci mi sevmek? Kan ve gözyaşından oluşmuş bir dünyanın ortasında bile, insanı insanla kucaklaştıran duygu mu?
Önce kendini tanımakla başlar sevgi. Kendini onarmakla başlar... İnsanın, insan olma bilincini, aklıyla, yüreğiyle duymasıyla başlar... Doğanın ve yaşamın bir parçası olduğunu anlamasıyla...
Yaşam benim için var. Su benim temizliğim. Ben suyu en uzak dallara taşımalıyım... Sonra insan var... Doğanın en güzel ürünü... Üç bin yılda ayağa kalkmayı öğrenen ve beni bugüne hazırlayan insan... İlmek ilmek örülen kültürümün ilk halkası... Bir insana duyulan sevgiyle başlayan yaşam...
Peki nedir sevgi? Birlikte bir gülüşü uzatmak, acıyı paylaşıp azaltmak belki de. Aynı duaya el kaldırmak. Dokunmak biraz. Kanın, damarlardan akışını hızlandırarak duymak insanın sıcaklığını... Aynı anda görebilmek bir şimsek çakımını... Ocağı birlikte üflemek ısınmak için... İnsan olmanın o eksikliğini güzelliğini sezebilmek karşılıklı. Tamamlayabilmek birbirini...
Bir türlü önleyemediğimiz o ses: "benim onurlanacağım kadar önemli ama benden bir adım geri..." diyorsa eğer, o sesi susturabilmek...
Koltuklara, halılara, kristallere, markalara gösterdiğin özenin çok fazlasını gösterebilmek bir insana... Duygularını, düşüncelerini anlamaya çalışmak. Özlemlerini aramak birlikte...
Benim ol ama benden bağımsız bireyliğini de koru. Olduğun gibi kal ama çoğalsın, zenginleşsin içinin erdemi... Seni ilk sevdiğim gün gibi sürdür kişiliğini ama durmadan gelişelim birlikte... Birlikteliktir sevgi... Kimsenin kimseyi kullanmadığı... Kimsenin kimseye hükmetmediği... Kimsenin kimseyi mülkiyetine geçirmediği...
Önce beni bekle duraklarda, sonra bekleyeni olmayan bütün yolcuları... Önce benim için bir şarkı söyle, sonra bütün sağırlar duysun sesini...
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı
18:43:53
|
|
|
sansar tutamadıgım verdıgım sozlerı Susmalıydı bugün herkes yakalandık bir kez
Ölümse çok yakındı kandırıldık son kez
Önüne gelen herkesi ez olmadı mı kes
Felsefeniz çok gariP insanlar ayrı bi tiP
KoPucaksa koPsun iP bitecekse bitsin
Beni sevmeyen varsa SİKTİR oluP gitsin
Sensin ve senin sesin
Yeter artık kesin
Rüzgar gibi dert eser bugün burada kesin
KolPa olan dostlarım bu sözleri yesin
Gözlerini kaçırmadan kulak veriP dinlesin
İnlemeler fazla sürmez bu raP bitmez
Duygusala bağlamışız tek bir çiftte yetmez
Yemez mi gözün acaba evet fersah kaba
Ama kimsenin kalbini isteyerek kırmaz
Biraz umursamaz ama duygu var az biraz
Yaramaz çocuklar gibi gözyaşım akmaz
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
Derdime derman olabilecek yolu bilecek, hatta yolabilecek, kovabilecek
Olasılıklardan beni uzak tutun
Bağlamaz ağlamaz gözlerim artık ruhum beni terk etti (ah) yalnızım
Alın yazımı kim yazdıysa kim koyduysa beni bu dünyaya
Alayına lanet bir bira uğruna can yakabilirim
Boş kadehlerde düşmanım
Bir sigara için katilim adiyim acımayın
Tutamadım sözlerimi affet
Yak bakalım mahvet katlet bedenimi jiletlerle bedenim toPrak olsun
Seninde çiçeğin solsun dolsun gözler tutamadığım eller ellerin oldu
ŞaraP benim mekan emniyet haraP benim dikkat et veled
İster lanet oku ister çek vur dertler bitecekse beni durdur kendimi vurdur
Namusuma bedenim surdur.
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
Hangi sözü tuttu kaderim hangisi
Çile varya bendeki harbici
Çekinmeden yazar dedim ben kalkamaz ama düşer dedim ben
GÖTVEREN ler mi beni sevecek
Beklemem bir gün geri gelecek
Hiç bir laf etmeyiPte gidecek
Kim derdi bir gün geri gelecek
Dönmeseydin keşke geri git
Hangi cehennemden geldiysen
Sevmiştin tabi bir aralar İT
Git bu şarkıyı dinlediysen
Sevgim değil kinim yazdı
Dengim değildi zati böcek
Bak bu örümcek ağı örücek
TakılıP kalıcak sinek ölücek
Vede başka kimseyi sevemeyecek
Benim onu artık sevmediğim gibi
Başka kimseyi göremeyecek
Benim onu görmek istemediğim gibi
Görmediğim gibi anlamadın
Sevmediğim gibi sallamadım
Yalanlamadım ki tamam doğru
Bu gece gelmedi yine benim uykum
Yine seni duydum yazıklar olsun
Yine beni buldun affetmedim
Yalan söyledin katletmedim
Kimsenin içindeki duyguları
Duymak istemem alkışları
Temmuz ayında yaşar kışları
İşkencelerimi sende çek
Kimse duymayacak haykışları
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
İçten yazdım sözler yetmez hastalık bitmez çevremde
Yanında yanan ve sonuna kadar seninleyim anne
Öl de öleyim ,gülde güleyim, sev de seveyim senin için (ah)
Sensiz ben bir hiçim kan ağlar heP gözlerim
Sevmek zordu ben sevdim tek sevgilim sensin
Bitmedi dertler dostlar namertler hepsi sertler
Tuttuğum dal kalmadı istedim ama olmadı
YaPamadım anne affet İstanbul bu lanet
Hayallerim yine olmadı izleri gözükür ölümün
Hatıralar beni sarmadı isterim bir umut günümün
Gün batımı ben ayyaşım bir köşe başında kaymışım
Almış kafamı gitmişim (bak) düşler Peşimden sürükler
Terse gider düşler gümüşler benim için sahte gözyaşlarıysa
Bedelimi ödedim Pervuatse kahPe
Gün batar bense karanlıkta yelken açtım
Yeni bir darbe kaPanır Perde beni yere serde bitsin artık bu işkence
Söylediklerimi aklından çıkar geçerli değil çünkü onlar
Sizinle olsun sıcak kucaklar şimdi çek git göründü yollar
Bu sokak bu gece çok karanlık kim Peki dostum arkamı kollar
Aşkımız markalara endeksli Peki bir yürek kaç dolar
Böyle olmaması lazımdı Planlar böyle kurulmadı
Mahkememdesin sanık sensin tahmin ettiğin gibi yargıcın
Mümkünse arama bir daha çek git midemdeki sanki gastirit
Yani senle bi alakası yok
Son bir lafım var HASTİRİT
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
Susmalıydı bugün herkes yakalandık bir kez
Ölümse çok yakındı kandırıldık son kez
Önüne gelen herkesi ez olmadı mı kes
Felsefeniz çok gariP insanlar ayrı bi tiP
KoPucaksa koPsun iP bitecekse bitsin
Beni sevmeyen varsa SİKTİR oluP gitsin
Sensin ve senin sesin
Yeter artık kesin
Rüzgar gibi dert eser bugün burada kesin
KolPa olan dostlarım bu sözleri yesin
Gözlerini kaçırmadan kulak veriP dinlesin
İnlemeler fazla sürmez bu raP bitmez
Duygusala bağlamışız tek bir çiftte yetmez
Yemez mi gözün acaba evet fersah kaba
Ama kimsenin kalbini isteyerek kırmaz
Biraz umursamaz ama duygu var az biraz
Yaramaz çocuklar gibi gözyaşım akmaz
Tutamadım verdiğim sözlerimi
Silemedim yaşlı gözlerini
Ölüm yakın görüyorum izlerini
Haydi son bir defa tutayım ellerini
Tutama
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|