|
| Gönderen | Mesaj |
|
17 Mayıs 2008 Cumartesi
16:17:26
|
|
|
Beni Aramaya Çıkarsan
Beni aramaya çıkarsa düşlerin Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim Gamsız bir gecenin karanlığında değil Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim Aklına düşerim hani olur da Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara Sevginin menfaate döndüğü yerde Bir gönül yarasının izinde ara Yıkılmış umutların enkazından geç Öksüz bir çocuğun gözünde ara Ağıtların tüttüğü evlere uğra Bir ananın boş kalmış dizinde ara Beni yıldızlarda arama boşa Yüreğini yasa boğan sızılardayım Dertlerinle bulursun beni baş başa Senin gibi karayazılardayım Sahte sevgileri tanımaz kalbim Beni seven gönüllerin ocağında ara Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim Beni gerçek dostlukların kucağında ara Mutluluğu anlatan şarkılarda değil Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara Beni menfaat ve ihanetten uzakta Yağacak sevgi bulutlarında ara Öyle senden çok uzaklarda değilim Görmesini bilen gözlerin bakışındayım Belki sana senden daha yakın bir yerde Çarpan kalbinin her atışındayım Aklına düşerim hani olur da Beni sığmadığın duyguların içinde ara O kadar da kolay bulurum sanma Beni benim seni görebileceğim biçimde ara
|
|
|
19 Mayıs 2008 Pazartesi
18:46:24
|
|
|
ihtilal oldu gönlümde devrim yaptım hemde mavisinde abloş.
aşk kırıntısıyla yaşamak istemezcesine.
|
|
|
20 Mayıs 2008 Salı
17:25:54
|
|
|
Gölgen gibidir yalnızlık Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk. Sarılırsın ararsın tutamazsın yoktur çaresi. Adı Yalnızlık Yazılmıştır bir kere Yiğit olsan da büker bileği, Cesur olsan da sızlatır yüreği. İçindedir sevgi, insanın tek dileği Ateşten gömlek misali SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ

|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
05:00:48
|
|
|
8.10 Vapuru Sesinde ne var biliyor musun Bir bahçenin ortası var Mavi ipek kış çiçeği Sigara içmek için Üst kata çıkıyorsun Sesinde ne var biliyor musun Uykusuz Türkçe var İşinden memnun değilsin Bu kenti sevmiyorsun Bir adam gazetesini katlar Sesinde ne var biliyor musun Eski öpüşler var Banyonun buzlu camı Birkaç gün görünmedin Okul şarkıları var Sesinde ne var biliyor musun Ev dağınıklığı var İkide bir elini başına götürüp Rüzgarda dağılan yalnızlığını Düzeltiyorsun. Sesinde ne var biliyor musun Söyleyemediğin sözcükler var Küçücük şeyler belki Ama günün bu saatinde Anıt gibi dururlar Sesinde ne var biliyor musun Söylenmemiş sözcükler var Cemal SÜREYA
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
05:06:30
|
|
|
Devrim oldu gözlerimde
Ben seni öyle bir sevdim ki Tatlı tatlı bakan gözlerin Baktıkça yüreğime batıyor Ben seni öyle bir sevdim ki Babilin asma bahçeleri gibi Kalbimde aşkın olgunlaşıyor Ben seni öyle bir sevdim ki Anadolu topraklarında yanık sevdalarla yüreğim Hitit aşklarıyla, selçuklu, osmanlı sevdalarıyla Kol kola dolaşıyor Ben seni öyle bir sevdim ki Devrim oldu gözlerimde
Ben seni öyle bir sevdim ki Gecenin gündüze hasret beklentisine Ayı, yakan güneşin özlemi niyetine Ben seni öyle bir sevdim ki Nehirlerin denizlere kavuşması hasretine Toprağın her baharda çiçeklerin köklerine Sıkı sıkıya sarılması misaline Ben seni öyle bir sevdim ki Devrim oldu gözlerimde
Ben seni öyle bir sevdim ki Uykuları boşadım gözlerimden senin şerefine Ben seni öyle bir sevdim ki Sinek kuşlarının metre bölü saniyedeki Kanatlarını çırpış mesafesine Ben seni öyle sevdim ki Kulaç kulaç gömdüm yüreğimin içine Ben seni öyle bir sevdim ki Devrim oldu gözlerimde
Ben seni öyle bir sevdim ki Deprem oldu sarsıldı gönlüm yerinden Ben seni öyle bir sevdim ki Alabora olup çıkamadım arşın yedi bin kat dibinden Ben seni öyle bir sevdim ki Devrim oldu gözlerimde Ben seni öyle bir sevdim ki Öyle bir sevdim Devrim oldu kalbimde
Kibar Tavasav
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
14:52:22
|
|
|
gönülde gözlerinde devrim ahhhhhhhhhhhhhhh
dedirttin ya beni abloş
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
15:54:35
|
|
|
yaaaa....
işte böyleeeeee....
bazan, zaman zaman,
devrim olur,
mahal yeri, yürekleer, gözleeerr, gönülleeerr,
bazanda şiirler dedirttiriiiirr...
Sevgiyle..
|
|
|
21 Mayıs 2008 Çarşamba
15:56:48
|
|
|
NEYLERSİN
Bazen acı dinmez, bazen de yağmur Sevgilim gülümse, her şey unutulur Suskunuz bu akşam üstü Hasrete yanmışız, neylersin
Bir gün, bu mahzun sevdadan geriye Kalırsa, sadece o hüzün kalır.. Sen de anladın ki yapa-yalnızız... Buluşmamız yasak, Görüşmemiz uzak... Devrilmiş kadehler gibi, dönüyor başımız, Neylersin...
Ah güzelim, İncinmiş bir sesi vardır yağmurun; Yanaklarına vurduğunda hissedersin. Ve bir veda sözcüğü, saçlarına, Titreyen bir öpücükle dokunduğunda; Bu anı dondurmaya yetmez nefesin. Bir film sahnesi gibi Akar gider ayrılık, Neylersin...
Biz zaten hiçbir romanda Kendi hayatımıza rastlamadık. Bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı. Ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı. Tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız. Oysa tuttuğumuz balıkları bile Yeniden denize bağışlamıştık. Biz, hayata dair Hiçbir yanlış yapmamıştık... Neylersin...
Biz bu sonucu haketmedik, Hayır, etmedik... Ömrümüz bu talana lâyık değildi.
Bazen acı vurdu, bazen de yağmur Hiç gülmedi yüzümüz, Hiç büyümedi gülümüz... Bizi yalnızca akşamlar kucakladı, Biliyorsun, Sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz...
Bir gün, bu öykünün sonuna gelince Ansızın desem ki: hoşça kal canım! Unutursun, Mecburen unutursun... Yıldızlar söner, bu aşk da biter! Bazı gün hatırlayınca, sessizce ağlarız. Neylersin...
Ah bebeğim, ah.. Kekremsi bir tadı vardır gözyaşının, Dudaklarına sızınca farkedersin. İçindeki vurgun aşklar mezarlığında, Ayrılık, ölümden üste yazılınca, Gideni durdurmaya yetişmez sesin... Bir inme gibi dolaşır bedeninde pişmanlıklar, Neylersin...
Biz zaten hiçbir sinemaya Tam vaktinde yetişemedik. Bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı. Ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı. Boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi. Ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı. Neylersin...
Biz bu aşkı sürdüremezdik, İnan, sürdüremezdik... Kalbimiz bu heyecana müsait değildi.
Bize hep acılar kaldı, bize hep yağmur... Unutmasan bile artık Unutur gibi yapacaksın. Ve buruşturup-buruşturup attığım kağıtlarda, Hiç bitiremediğim Bir şiir olarak kalacaksın...
Kaynak: Gözleri İntihar Mavi http://www.siirdefteri.com/?sayfa=sair&sair_id=255&sair=Yusuf%20Hayaloğlu
|
|
|
22 Mayıs 2008 Perşembe
18:51:03
|
|
|
Bir sır perdesi var ardımda..Yarı aydınlık yarı karanlık…Kuytu bir ormanda çaresizce güneşi arıyor gözlerim..Sahil kenarındayım bir gece yarısı..Dalgalar her vuruşunda kıyıya , sanki yüreğime koca bir kaya oturuyor..Bir kıvılcım yetecek biliyorum yüreğimdeki koru alevlendirmeye..Gözlerim her daim ağlamaklı…Bu kadar çok yüklenmemeliydim beklide kendime..Kapalı kapılar ardına atmamalıydım yüreğimi,dipsiz kuyularda bırakmamalıydım kendimi..Belki o zaman her şey daha kolay olurdu,bu kadar çok zorlanmazdım..Tek başına kalmanın ne demek olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum..Bir başına..Sessizce ve kimsesizce..Ne bir sahil ne de bir liman var artık hayallerimde..Sahilden el sallayacak bir yarenim,limandan kalkacak bir gemim yok artık..
Bir umut vardı içimde az da olsa,tamam diyordum ve ümit ediyordum her gece başımı yastığa koyarken dualarımda..Bir amacım var , biraz daha sabret diyordum kendimi avutarak.Belki de bu kadar çok avutmamalıydım kendimi..Alıştırmalıydım bu hırçın,acımasız ve yalanlarla örülmüş hayatın çaresizliğine…Belki o zaman daha kolay olurdu her şey,bu kadar çok canım yanmazdı..
Öğreniyor insan zamanla her çaresizlikle baş etmeyi..Kimi zaman düşerek kimi zaman dimdik ayakta durarak..Ama çoğu zaman yüreğinden hançerlenerek..Ne alsam ne satsam yine elde kaldı hüzün…
Geçmiş zaman olur ki hatırlanmaz beklide yaşadığım tüm bu zorluklar ve çaresizlikler..Dönüp ardıma baktığımda yüzümde kocaman hüzün dolu bir tebessüm oluşur biliyorum ve gözlerim yine dolar,tutarım kendimi utanırım ağlamaktan…Utancım ağlamak değil ağladıklarım olur biliyorum…Yoksa akan iki damla gözyaşının ardına kim sığınır..
Derin bir nefes çeksem senden ey koca şehir,ciğerlerim dolup taşar mı özlediklerimin kokusuyla… Biliyorum ne giden ne de geçen zaman geri gelir… Şehir ışıklarına boyanmış koca bir yalansın sen hayat..Koca bir yalansın ve aldatansın..Gözlerin şu dağların ardında saklı biliyorum…Sende utanıyorsun biliyorum , o sebeptendir ki saklıyorsun gözlerini dağların ardına… Bir gün elbet gelecek o zaman,sen gözlerini dağların ardından çekecek ve bakacaksın yalanlarına,yalanlarına inanmış masum gözlere...
Elde kaldı hüzün… Hüzün kaldı elimde… Ellerim bomboş sadece hüzün kaldı…
Umutlarım son yağmurlarla birlikte yıkanıp gitti yüreğimden… Şimdi bir tek ben kaldım dertlerin tam merkezinde…
Bu da geçecek biliyorum,bunlarda bitecek ve ben tüm bu yaşanan olumsuzlukları da atlatacağım biliyorum..Rabbim beni öyle bir yüreklendiriyor ki , bazen ben bile şaşıyorum kendime..Biliyorum yarı yolda bırakmayacak beni…
|
|
|
22 Mayıs 2008 Perşembe
19:21:59
|
|
|
Sevmek İstiyorum
Seni Bir kızılderilinin çevikliğiyle sarıp, Bir amazon cesaretiyle sevmek istiyorum.
Seni, Bir bebeğin masumluğuunda görüp, Bir çiçeğin güzelliğinde sevmek istiyorum.
Seni, Bir çavlanın serin sularında duyup, Bir ormanın gizeminde sevmek istiyorum.
Seni, Bir yağmur damlasının duruluğunda bulup, Bir okyanusun derinliğinde sevmek istiyorum
Seni, Bir bulutun beyazlığında yaşatıp, Bir yıldızın parkaklığında sevmek istiyorum.
Seni, Bir oğlağın inadında hissedip, Bir aslanın muhteşemliğiyle sevmek istiyorum.
Seni, Bir sevginin doyumsuz özlemiyle algılayıp, Bir deli sevdalarda sevmek istiyorum...
|
|
|
23 Mayıs 2008 Cuma
04:52:03
|
|
|
Göç Hazırlığındayım Şimdi… . Yaşamın dengesiz okları vurdu yalnızlığın zirvesinde… Bir “ah” yükselir içimde yankılanarak dağlarımda.. Duman olur, sis olur, hüzün bulutları olur ardında…. . “`Ne gün/ah etse dinmez kalpteki hicran yarası...””derken gönlüme, Bethowen’in ölüm marşı çalmaya başlar birden. sevda şarabını başıma diktiğim kadehim ikiye bölünür, ve saçılır yerlere kırık, dökük aşklarım… Eski çağlarda, yol, iz bilmez bir Leyla olurum … Sonbaharın kuruttuğu ormanlarda, ne geçmişimi, ne arta kalan zamanını, ne de yaşadığı anı önemsemeden ilerlerim bilinmezlere…. Dertlerimi; derelere dökerim, sığmaz. Dağlara yüklerim, çöker…. Denizlere atsam, mavi kararır.. Gündüze sarsam, gül sararır, gecelerse siyahıma ağlar…. . Umut ettiklerim, avuntu beklediklerim, seviyor dediklerim; gizde saklayıp, yolunu beklediklerim, ömrümü ikiye böldüler ya; gülerler halime… Aslında bilmezler ki, çingene çadırımı yıktım, göç hazırlığındayım şimdi... . Deme bana sevdiğim, deme; “her şey düzelir” deme. Sen sus lütfen, sen söyleme... . (sen söyleme-34) . 13/05/2005Nesrin Göçmen
|
|
|
23 Mayıs 2008 Cuma
09:28:36
|
|
|
Senin İçin
gökyüzünden yıldızları toplardım karanlıklarını aydınlatsın diye baharlar gelsin isterdim kalbinde sevgiler yüzünde gülücükler açsın diye pencerenden ğüneş doğsun isterdim sıcaklığıyla kalbini ısıtsın diye durup durup geçmişi düşünme isterdim yaşananları tekrarlama üzülme diye kendine en yakın kişi kendin ol isterdim aynaya bakınca kendini bul diye kalbinin yaralarını sarmanı isterdim gözlerindeki hüznü silmeni tüm iyi dileklerim ve sevgimle hayata yeniden sarılmanı isterdim
|
|
|
23 Mayıs 2008 Cuma
18:00:06
|
|
|
Mahkûmiyetim sensizlik oldu, İçimdeki gardiyan seslendi! Ziyaretçin var. Koridor uzadıkça uzadı Tel örgülerin arasından Çakmak, çakmak yanan gözleriyle duruyordu Yaklaştı! Sordum neden geldin Hiç bir şey söylemedi Sadece sustu. Dinledi sessizliği Tut ki beni kalbinde Mahkûmluğum bitsin Tut ki beni beyninde Kuruyan çölde su gibisin Tut ki beni çakmak gözlerinde Sevdam seninle gezsin Tut ki beni nefesinde Her soluk alışında Benimlesin Tut ki beni hayatında Bendeki ben sensin. Arkasını dönerken Ben bur da müebbettim Bir daha gelme Dedim ve yürüdü! Gözleri boşalırcasına ağlarken İçimden gel bir tanem Gene gel sensizliğe dayanamam Benim kadar sevdiysen gel Gel ki hayallerim yarım kalmasın Gel ki papatyalar dudaklarım gibi kurumasın Gel ki sevdamın adı yalnızlık olmasın Gel ki yağmurlar durmasın Gel ki şiirlerim susmasın ne olur gel
|
|
|
24 Mayıs 2008 Cumartesi
04:07:46
|
|
|
Bir Şiirdir Yaşamak
Bir şiirdir yaşamak... Kalbini sevgiye, mutluluğa açmak İnsanı sevmek onu anlamak Eşsiz bir şairin kaleminden Dökülen bir şiirdir yaşamak...
Bir şiirdir yaşamak... İlk kelimesini "mutluluk" yazdığı şairin Sonra ard arda sıralanacak Hüzünlerin, mutlulukların, sevincin Bitmeyen şiiridir yaşamak....
Bir şiirdir yaşamak... Gün gelip son mısrasını bulacak Sonunda dertlerle acıyla dolacak Bir şiirdir yaşamak SEN yoksan (!) O`da hiç doğmayacak....
Oktay Çamoğlu
|
|
|
24 Mayıs 2008 Cumartesi
11:06:53
|
|
|
Sensiz Sabahlar
Seninle uyanmak vardı sabahın ilk ışıklarında Seninle aynı yatakta ve aynı yastık üstünde Kokunu hissetmeliydim kollarımda seni sarmalıydı Herşey olsaydı ama bu sabahlar sensiz olmasaydı
Her sabah seni aramaktan gözlerim Seni sararcasına yastığı sıkan ellerim Her gece ismini haykırarak uyandığım bu dillerim Olmamalıydı sensiz olmamalıydı
Bazen varsın belli belirsiz düşlerimde Sana ulaşmak ölüm vede bir bilmece Seni unuttu bu gözlerim seni göremeyince Sana olan aşkım dilimdedir unutulmaz bir hece
|
|
|
24 Mayıs 2008 Cumartesi
17:07:48
|
|
|
Büyümüş olmak yetmiyor işte… Yaşamdan uzaklaştığım her gün, her an, Her şey için hala kandırılabilirim, Kimbilir, belki de saksağan kuşlarının coşkusuyla yeniden sevebilirim… Yalan da olsa bu sevda, Yalnızca bir kaç dakikalığına. Ve hatta her tür yalana kanabilirim… Sahte de olsa o sözü söyle bana. Çünkü… Bugün herşeye inanabilirim. kafam güzel terk etmişim hüznü kederi
|
|
|
26 Mayıs 2008 Pazartesi
16:09:25
|
|
|
|
|
|
21 Ağustos 2008 Perşembe
06:12:09
|
|
|

|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|