Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > SEN GELİNCE AKLIMA

SEN GELİNCE AKLIMA


GönderenMesaj

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Eylül 2008 Pazar 03:52:18

 
Korkmuyorum Seni Sevmekten



Kaçmaya çalıştığın gerçek,

Birgün karşına çıkacak.

Ve işte o gün

Kaçacak yerin olmayacak.

Ben senin varlığını seviyorum,

Yokluğunu seviyorum

Sana ulaşamadığım dakikalarda.

Seni duymayı

Seni özlemeyi

Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum.

Hiç korkmuyorum seni sevmekten.

Senin gülüşünü seviyorum.

Her bana bakışında

Gözlerinde okuduğum o duyguyu

Gözlerindeki gözlerimi seviyorum.

Gönlünü seviyorum

Özünü seviyorum senin

Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Ben sendeki o sıcaklığı

Sana olan uzaklığı seviyorum.

Yanaklarından akan göz yaşlarını

En çok, dağınık olduğunda saçlarını

Beni arayan ellerini seviyorum.

Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen

Ayrılığını seviyorum,

En çok yalnız kaldığımda

Beni bulan gönlünü seviyorum.

Ben en çok senin bana olan

Sevgini seviyorum.

İçimden haykırmak geliyor.

Dünyaya sığdıramadığım seni

Kalbime sığdırmak geliyor.

Ağlamak geliyor seni görmezsem

Özlemek geçiyor içimden seni

Sevmek geçiyor.

İçimden sana doğru giden

Bin bir türlü yol geçiyor.

İçimden sen mutlu olacaksan

Ölmek bile geçiyor gülüm.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Ben yalnızca seni seviyorum,

Ne o muhteşem güzelliğin

Ne kalbimdeki özelliğin

Ne de sevdiğim için değil,

Seni yalnızca sen olduğun için,

Ruhun için

Kalbin için

Aklın ve sevgin için seviyorum seni.

Ben seni en çok kendim için seviyorum

Belki de ilk defa bencil oluşumu

Sana borçlu olduğum için.

Seni her şey için seviyorum.

Ve sahip olmadığım

Hiçbir şey için.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Her dakika seninle olmayı seviyorum. Gözlerimi her açtığımda

Aklıma gelişini seviyorum.

Her gece uyumadan önce

Seni sevdiğim aklıma gelince

Sensiz uyumayı bile seviyorum

Uyumadan önce seni düşününce.

Ben seni en çok

Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Ben seni bu şehirde olduğun için değil

Benimle aynı toprağa ayak bastığın için

Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum.

Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı

Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum.

Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi

Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni.

Beş bin yaşındaki bu dünyada

Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum.

Ben seni benimle yaşadığın için

Benden hiç gitmediğin için seviyorum

Beni hiç terketmediğin için.

Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında

Kalbini seviyorum kapıları açıldığında

Ve gözlerini seviyorum

Her karşımda kapanıp açıldığında.

Bana baktığında

İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum,

Her bana baktığında

Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Her kibrit çaktığımda

Alevin içinde seni görmeyi seviyorum.

Her sigara yaktığımda

Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum.

Her bana baktığında

O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi

Yalnızca sen olduğun için hayatımda

Kendimi bile seviyorum

Sen olunca aklımda.

Kalbimi seviyorum seni seviyor diye

Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye.

Ruhumu seviyorum, senin ruhuna

Bu kadar yakın diye.

Varlığımı seviyorum,

Sırf sana borçlu olduğum için

Mutluğumu seviyorum.

Gülümsememi seviyorum seni düşününce

Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Ben sana olan sevgimi yazan

Kalemimi seviyorum.

Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum.

Sana olan sevgime benzettiğim

Her sevgiyi seviyorum.

Bana seni hatırlatan herşeyi

Sana giden yolları seviyorum.

O kadar çok seviyorum ki seni

Seni kaybetmek korkusunu bile,

İçinde yalnızca, sen olduğun için

Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için

Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Seni seviyorum. Murat Apaydın
 

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
21 Eylül 2008 Pazar 21:42:42

 

Çıksam,
Çıkıp gitsem uzaklara,
Burdan çok uzaklara,
Yine yanımdasın ya, burkulur içim..
Hani sen gider gidersin de
Evler,köyler durur ya orda,
Akşamsa kuşlar göçer,
Işıkları yanar evlerin,
Bir hüzün çöker ya hani
Karanlık iner dağlara..
Buğulanır gözlerim,burkulur içim..


Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
21 Eylül 2008 Pazar 21:45:30
selam arkadaşlar.iyi akşamlar

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
21 Eylül 2008 Pazar 21:48:59

 hımmmmmmmmmmm al demir sen de al.herkese lazım

Kaçsam,
Kaçıp bağırsam dağlara,
Feryadım yine sen olursun ya,
Burkulur içim...
Hani bağırsan da çıkmaz sesin
Uyansam bitse bu karabasan dersin,
Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin..
Uyanır bakarım yoksun,
Boğulur sesim...


Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
21 Eylül 2008 Pazar 22:52:06
Koşsam,
Koşup karışsam kalabalığa,
Gürültülü, cıvıl cıvıl,
Işıl ışıl vitrinler
Gidenler gelenler.
Telaşlı koşarak yürüsem,
Sanki bir yere yetişecekmişim,
Aceleymiş işim,
Bekleyenim varmış gibi hani...
İçim burkulur yine
Sen gelirsin aklıma.
Ayaklarım ağırlaşır gitmez...
Buluşurmuşuz seninle
Dediğimiz yer ve saatte.
Özlermişiz,
Elele yürür gülüşürmüşüz.
Çok şeyimiz olurmuş konuşacak,
Kimseyi görmezmiş gözlerimiz.
Dünya durur, seyreder
Yollarımız gül olurmuş ya hani,
Dertler tasalar biter,
Simit alır yermişiz
Dilenciye para verirmişiz hani,
İçim burkulur, burkulur içim...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
22 Eylül 2008 Pazartesi 04:01:55

 



İNSANSIN

diyelim ki sessiz gecede poyraz
sis çökmüş o heybetli dağlara
yurdun da kar altında, gözlerin gök-
yüzünde bir dolunay

diyelim ki sınamışsın uzaklığın ihanetini
seslere çarpmış sesin
ama ulaşmamış nefesin

diyelim ki şarabın dökülmüş, suların kesik
bu hayat seni bir oyuncak sanıyor

diyelim ki sana çıldırmak yasak, sana ağlamak
yasak, yarın yasak, düş yasak sana

diyelim ki üşüyorsun kısacık bir ömrün sığınağında
bir çay bile ısmarlamıyor hayat!

diyelim ki lekesiz hiçbir şey kalmamış artık
sis çökmüş güvendiğin dağlara...

kederli bir süvari ol
orda! sen orda
bırakma atını mahmuzlamaktan

bıkma bu puştlar panayırında
berrak nehirler aramaktan!

yaslı bir kışa rehin düşse de günler
kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
o tomurcuk düşlerin yağmuruyla ıslansın

(o tomurcuklar ki bahçedir bir gün insanlığa güllerden
hep ilenç mi?
sevinçler de devşirmeli bu ayaz mevsimlerden!)

çünkü her insan bir limandır baş ucunda tekneler
çünkü herkesin hüznü kocaman, aşkları dalgın

kimi kesik, kanıyor şah damarından
kimi bozgunda yetim dervişan
kimi aşklarıyla, düşleriyle perişan

(yamalı yerlerinde
kanıyor hayat
tutunduğun yerlerinden
soluyor hayat...)

bu yüzden salıver düşlerini kendi uğruna yansın
salıver düşlerini ateşlere abansın!

tutunduğun yerlerinden solarken hayat
bıkma atını mahmuzlamaktan

bıkma sendeki insan için
derin uçurumlar arşınlamaktan...

yaslı bir kışa rehin düşse de günler
bir gün rüzgar esecektir suların serinliğinden
bir gün kırlangıçlar da geçecektir göğün genişliğinden

yaslı bir kışa rehin düşse de günler kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın

çünkü senin de bir ütopyan varsa,

İ N S A N S I N...

Y.ODABAŞI



 

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
22 Eylül 2008 Pazartesi 08:48:48
Yer ayırma bana yüreğinde..
Öyle büyük olmasın ayırsan da..
Birgün bende yok olurum bilinmeze..
Ve yokluğum,
Ayırdığın yer kadar derin olur yüreğinde..
İstemem üzülmeni..
Bilirim acıların neler getirdiğini,
Ve bilirim yoksunluğun nasıl buz kestiğini..
Dedi..


Ürkek kumru gibi kaçarım senden,
Acıların ortasında kalmışım ben,
Seni de katmak istemem hüzünlerime..
Kumru olsam da,
Uçamam sevdaya..
Birgün yolumu kaybederim,
Kanadım kırılır kalırım..
İstemem üzülmeni..
Ve bilirim kırılmanın nasıl acı verdiğini...
Dedi..


Korkak bir sevdaya tutuldum...
Mecnun oldum, kör oldum,
Uğrunda herşeyden geçtim de..
Gün geldi değmediğini gördüm..
Hayallerin, kalplerin tuz oluşunu bildim
İstemem üzülmeni..
Ve bilirim kanayan yaraya tuz basmanın acısını
Dedi..


Karşı gelemem, dayanamam kalırım..
Yine severim, yine mecnun olurum,
Uğrunda herşeyden geçerim de belki..
Gün gelir değmediğini görürsem,
Yolunda ölürüm..
Ecelim olursun biterim..
İstemem üzülmeni..
Geride kalmanın acısını bilirim..
Ve bilirim acılarla yaşamanın nasıl hazin olduğunu
Dedi..
Bitti..
Çekti..
Ve gitti..
....
......
........
korkakça yaşadığı hayata,
bir şans dahi vermeden...
kapattı yüreğinin kapılarını..

Devrim (şiva)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
3030
22 Eylül 2008 Pazartesi 11:28:34

Anneciğim!
Evlatlar vardır başarılarını, zaferlerini yazarlar...
Sana yazacak bir başarım, bir ödülüm yok anne.
Keşke olsaydı da, seni sevindirebilseydim.
Keşke, benim de anneme yazacak, anlatacak başarılarım olsaydı.
Ama yok anne...

Sevdiğin, okşadığın saçlarıma aklar düştü anne.
İlk evvel saçlarım hayat mücadelesinde yenildi.
Düşmanlarım hep benden güçlü oldu anne.
Onların tahta kılıçları benim çelikten kılıcımı paramparça etti.
Onlar beni yenmek için ne senaryolar yazdı, ne iftiralar attılar.
Ben, ‘masumum’ bile diyemedim.
Düşmanlarıma hep yenildim anne.

Ve ne yazık ki, dostlarıma da... Dostlarım da beni hep yendi...
Ben onları dost bilirken onlar beni meydanlarda tuş ettiler.
Arkamda hep bir hançer yarası oldu anne.
Senin anlayacağın, dostlarım beni düşmanlarımdan daha beter etti!
Kahkahayı unuttum, tebessümle dost oldum.
Yüzümde acı bir tebessüm var şimdi.
Bahtıma yenildim anne!

Çocukluk yıllarımın özlemiyle seni aradım anne...
Senden daha şefkatlisini,
daha merhametlisini bulamayacağımı bilerek...
Her şey küçükken güzelmiş anne.
Şimdi büyüdüm ve yenilmeyi öğrendim anne.

Gülü çok sevdim, hele alını, pembesini...
Bahtıma hep beyazı düştü anne...
O çok sevdiğim güllerin, dikenlerine yenildim anne...
Açlığa-tokluğa, hastalığa-sağlığa, dosta-düşmana...
Hepsine ama hepsine yenildim...

Senin anlayacağın hayata yenildim anne...
Yenildim...

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
22 Eylül 2008 Pazartesi 21:43:31
Aşk gözlerindi
Aşk öldü
Aşk?

Artık aşka süzülmez tek satır yüreğimden
Dökülemeyen gözyaşıma yazık

Aşk nefesindi
Aşk soluksuz şimdi
Aşk?


Kalemim kırgın, paramparça
Kağıdımın boynu bükük


Aşk sendin
Aşk bedensiz şimdi
Aşk?

Aşk: Sevgilinin yarım kalmış öpüşü!

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Eylül 2008 Salı 16:45:41

Sensiz deniz bulaştı gözlerime silmedim…
Ben hep senin ülkende yargılanan bir gezgin…

 

 

 NEHİRDİ AŞKA HALLAC

sen yokken, ırmaklarım bilmezdi denizleri
su, kalbimin tahtına damlardı sade siyah
hangi duraklarından geçseydim şehirlerin
bitkin aşklar görürdüm ömrün aynalarında
pençeleri baldıran kokardı kedilerin
sen yokken, gergefinden bana bakardı kızlar
her kuş bir tüy bırakıp giderken kanadından
avcı hep yüreğime savururdu kendini
sen yokken, ne ay vardı göğümde, ne yıldızlar

başakları vahşice örselendi hayalin
aldı hıçkırıkların rengini sardunyalar
dargın bir şirazeydi aramızda melâlin
bizden önce görmüştü bu rüyayı mumyalar
zevâlinle baktığım her aynada bir diken
tahtırevan gönlüme âşiyandı, sen yokken

ellerimde umarsız soluyordu çiçekler
sükûtun, en isyankar süvariydi içimde
tenime tutunmuştu karanlığıyla korku
bakışların çehremde, tebessümün saçımda
öfken dudaklarımda yine hüzzam bir şarkı
simsiyah geceleri anardı dalda baykuş
bir ağaç köklerinden bakardı gözlerime
bir sincap o sevimli edasıyla karşımda
bir çocuk kan ağlayan fotoğrafımı bulmuş

kartal pençelerinden kaçar gibi, her seher
kaçtım en mahrem duran yüzünden meleklerin
penceremde biriken yıldızlar birer birer
kuyusuna gömüldü kanayan bileklerin
dudaklarımı verdim yuvasız kalan kuşa
kör düğümler atıldı içimde her nakışa

benmişim her incinen yürekte eriyen ah
yıkılan mağaralar bırakılmış ömrüme
rüzgâr susmuş; kuşların kanatlarında keder
tükenmeyen geceler getirirken öteden
sensiz kalan turnalar gökyüzünü terk eder
iklim çöller uğruna yakıyor perdesini
aldatılan çocuğun avuçlarında boşluk
sellere karışırken bu çaresiz sarhoşluk
can kendisi dışında arıyor kendisini
sen yokken yağmalandı yüreğimden akanlar
nerdesin? neden katran kokuyor bahtımda tuz
biz bahar vurgunları, pencereden bakanlar
sen yokken karanlıkta aşka zindan olmuşuz
nasıl da çoğaltmışız yalanın gölgesini
can kendisi dışında arıyor kendisini

yüreğim gergef gibi işledi yokluğunu
nakışlarında yüzün filizlendi her akşam
sen yokken, yangınlarda küle dönen benmişim
ayırmışım küçülen varlığımı kendimden
ayrılığı bilmeyen taşlara imrenmişim
efkârıma sunarken yüce dağlar sisini
sen yokken cinler bile ürperirdi adımdan
gökkuşağı bulurdu doğum gününde ruhum
can kendisi dışında arardı kendisini

sensizlik yağmur düşen bir yaraydı her bahar
her sonbahar ölümü tadardım kuytularda
yüzünü görmeyince kırılırdı aynalar
ruhum çılgın süvari, isyankâr ve hovarda
sen yokken uykusunda ağlardı kar tanesi
hayalinle yorgundu derdimin bahanesi

ben içmeden kurudu çeşmeler; karardı su
ben geçmeden yıkıldı köprüler; yandı nehir
ihtiras, bin bir gece masallarında bezgin
intihar, şirpençeli dağlar yıktı başıma
ben hep senin ülkende yargılanan bir gezgin
sen yokken siyah bana yoldaş olurdu kinle
yelesinden huylanan küheylandı gençliğim
ben hep senin uğrunda yürüdüm dehlizleri
sen yokken aldatıldı kaşlarım kaleminle

köy çilekeş yokluğun, şehir ayrılığınmış
kan izi var gecenin kararan gövdesinde
dilsizler, unutulmaz şarkılara sığınmış
körler, şehlâ bakıyor taşların gölgesinde
köle zincire vurmuş masum efendisini
can kendisi dışında arıyor kendisini

şimdi hangi burcundan baksam uzun bir aşkın
toplasam sokaklara dökülen nergisleri
hangi cellada mezar olsa kalbimde kader
ayaklarına özge bir sevda mı toprağım
yollar yurduna yine uçurumdan mı gider
yıllardır tutmak için çırpınır ellerini
o ıssız tapınaklar, o masum azizeler
bir gün gelirsin diye aldattığım dizeler
hala bir deniz gibi döver sahillerini

bilmedim; gelincik mi döküldü kundağına
hangi el beşiğine koydu o gün canımı
girdiğin de ölümsüz çiçeklerin çağına
yaprağınla, kokunla kuşattın her yanımı
ev masalla bezendi, efsaneyle donandı
oda, bir derviş gibi esrarınla sınandı

çaresiz bir kurt gibi hayat emdi kanımı
raksını seyre daldım kara yüzlü devlerin
sen yokken gözlerimde tipi vardı; gülmedim
kuyuya atılmadan yusuf oldu yüreğim
sensiz deniz bulaştı gözlerime; silmedim
adına Nazlı Eşna dediler; kıskandı su
başka şeyler istedi toprağından bahçıvan
rüzgar hep yanılgıyı taşıdı içimize
doğduğunu duyunca kaçtı göğün uykusu

tebessümü seninle öğrendi kum saati
sensiz nabız serseri atıyor; kan yanıyor
resmini büyütüyor samanyolunda âti
seninle kafdağının devleri uyanıyor
yaşasam da, ölsem de, avuçlarımda tüter
buhurdanlık istemem artık; saçların yeter

sensiz, göremez olur bulutlar dağ başını
efsane uykularda yağmurları tükenir
silinir gökyüzünden yıldızların izleri
şakayıklar mahzundur sokak aralarında
geceyi anlayamaz gündüzün dilsizleri
kahramanlık veriyor şimdi son nefesini
rüzgâr bir bilmecenin gözyaşıyla yıkanır
vatansız kalanların kabuslarında bitkin
can kendisi dışında arıyor kendisini

atını terk ediyor süvariler; ufuk boş
umut ağır bir rüya görüyor inleyerek
ilâcını yitirdi sayrılar; hekim sarhoş
sen yokken anlamadı hasret nedir, bir yürek
her durakta yetimler ağlıyor mor çehreli
seni gördü, köprüler yıkıldı; yollar deli

ben böyle yürümezdim eskiden, ak adımla
adımı bin bir hece yazamazdım adınla
sensizlikten bunalır tenhalarda gezerdim
batık bir gemi gibi derinlerde yüzerdim
her sabah şimdi senin bahsini açıyorum
her gün bir turna gibi göğünde uçuyorum
endamına bakarken esrarını özlerim
her gece gözlerinle kapanıyor gözlerim

sen yokken denizlerin dibine çöktü acı
köpüren dalgalara karıştı kan ve zehir
sen yokken hayat yine dare çekti Hallac’ı
yıllarca irin aktı vadiden; yandı nehir
her bah&

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
23 Eylül 2008 Salı 16:46:22

sen yokken denizlerin dibine çöktü acı
köpüren dalgalara karıştı kan ve zehir
sen yokken hayat yine dare çekti Hallac’ı
yıllarca irin aktı vadiden; yandı nehir
her bahçeden bir mezar gölgesi düştü bana
ısırganlar ağlamış, zakkum gülmüştü bana
sen yokken Azrail’i beklerdi dağda yolcu
ağlayan urbasında ölüm vardı dervişin
sen yokken kıpkızıldı kalpte mızrağın ucu
sevdalı dudakları simsiyahtı âteşin
kumrular benim için yakıyordu sesini
can kendisi dışında arardı kendisini
hep çeşmenin başında, hep susuzdum sen yokken
tende sancıydı zaman; uykusuzdum sen yokken

Nurullah Genç

 



Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
25 Eylül 2008 Perşembe 18:11:20
OY   oy  OY  NE GÜZEL NE GÜZEL EMEGİNE SAGLIK

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa