Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > ««« erkekler »»»

««« erkekler »»»


GönderenMesaj

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Temmuz 2008 Pazartesi 22:48:05

 



 

Karmakarışık dünyalarını kendilerine bile kolay açıklayamayan, karşı cinse
karşı her zaman ve koşulda güçlü olduklarını hissettirmek zorunda kalan,
bazen çocuk, bazen yılların deneyimine sahipmişcesine bilge, bazen kaba,
bazen kendilerinden umulmayacak kadar kibar, bazen beyefendi, bazen aşırı
ısrarcı, çoğu zaman sabırlı, bir o kadar da anlayışlı, bazen hassas, zaman
zaman duygusallığını kalın ve erişilmez duvarlar ardına saklayan, seven ve
her daim sevilmeyi bekleyen erkekler...

Hiç anlayamadıklarını ısrarla savundukları kadınların vazgeçemediği sır dolu
erkekler. Hep bir şeylerin arayışı peşinde koşan, elde ettikleri ile asla
yetinmeyen hırslı, bir o kadar da rahat erkekler. Zaman zaman kendi iç
dünyalarındaki karmaşık yapıdan kaçmak isteyen, ağlamaktan ve ağlarken
görülmekten hiç haz etmeyen erkekler.

Üstlendikleri rolün en iyisini yapabilmek adına delicesine savaş veren,
yardımseverliğini ulu orta göstermekten çekinen, zaman zaman sevgilerini
göstermenin hiç de gerekli olmadığını savunan erkekler.

Kendi bildikleri doğruları ısrarla kabule uğraşan, o doğrular dışında başka
doğru olmadığına gözü kapalı inanan, kendilerine inanmayanlara tepkilerini
çeşitli yollarla gösteren erkekler.

Gözlerinin en derininde bir yerlerde, her zaman ışıltılar saklı, yürekleri
dünyayı içine sığdıracak ölçüde geniş, arkadaşları için canlarını verecek
ölçüde vefalı, sevdikleri uğruna ölümü göze alacak kadar korkusuz erkekler.

Sevgiyi, nefreti, aşkı, karasevdayı, kini kısacası tüm duyguları
yüreklerinin en derininden hisseden, yaşayan ve yaşatan erkekler.
Büründükleri sır dolu kılıfın ardında, aslında çok daha farklı kişiliklere
sahip erkekler. Kendi iç benliklerinin açığa çıkmasından korkan, duygularını
daha çok bu kılıfın ardına saklayan, yapmadıkları çoğu şeyi sahiplenerek
çevreye hava atmayı seven erkekler. Yargılanmaktan, duygularının açığa
çıkmasından korkan erkekler. Karşılarında anlayışlı ve sevecen kadınlar
gördüklerinde onlar için dağları bile deviren erkekler.

Anlaşılmadıklarını, yeterince sevilmediklerini hissettiklerinde kendi
dünyalarına saklanan, konuşmaktansa iç hesaplaşmalarla boğuşmayı tercih eden
erkekler. Çoğu zaman öfkelerine hakim olamayan, karşılarındaki hassas
varlıkların kırılıp incinebileceklerini düşünemeyen erkekler.

Siz bir verdiniz mi, karşılığında binlercesini vermeye hazır, en duygusal
anlarımızda bizi omuzlarında ağırlayacak kadar düşünceli, karamsarlığımızı
yok edecek ölçüde nüktedan erkekler.

Her zaman ve her koşulda en önde olmayı bekleyen, ikinciliklere asla
tahammül edemeyen, hırslarını hep doruklarda yaşayan, bazen de bencil
erkekler.

Gözyaşlarına asla dayanamayan, iyi niyet ve güzelliklere aynı ölçülerde
karşılık verecek şekilde duyarlı erkekler. Kendi iç dünyalarında fırtınalar
kopsa da bunu göstermekten bucak bucak kaçan erkekler. Heyecanı, adrenalini,
macerayı seven, yaşayacakları tek bir macera için her şeylerini feda
edebilen korkusuz erkekler. Kurdukları hayal dünyalarında da gerçek
hayatlarında olduğu gibi mutlu olabildiklerini iddia eden erkekler.

Hayallerini gerçekleştirmek için yaşam boyu mücadeleden yılmayan erkekler.
Hobileri ve tutkuları için her şeyi göze alan, itirazlara asla tahammül
edemeyen erkekler.

Özgür olmayı her daim isteyen, yasaklara, kıskançlıklara asla taviz vermeyen
erkekler. Kendi kıskançlıklarını sevgiye ve ilgiye, kadınların
kıskançlıklarını ise bencilliğe yorumlayan erkekler. Yaşadıkları
tartışmalardan ve kavgalardan her zaman zaferle çıktıklarına inanan, yaşları
ilerlese de çocuk dünyalarından bir türlü kurtulamayan erkekler.

Bir kuş misali sadece avuç içinizde olmayı kabul ederken istedikleri anda
uçabileceklerini bildiklerinde size sıkı sıkıya bağlı; sahiplenip
özgürlüklerini kısıtladığınızda ise kaçmak için her yolu deneyen erkekler.
Zaman zaman melek olup bize cennetin yollarını açan; kimi zaman şeytan olup
hayatımızı cehenneme çeviren erkekler.

Onların gizemli hayatları öylesine sırlarla doludur ki, derinlere daldıkça
daha neler bulunur kimbilir. Her biri o yada bu şekilde, ucundan kıyısından
bu özellikleri bünyesinde taşır. O nedenle karşısına çıkan her erkek
kadınları şaşırtmıştır ve şaşırtmaya devam edecektir yıllarca. Tıpkı
kadınların erkekleri sürekli şaşırtması gibi. Kesişen yollarınızda ruh
ikizlerinizi yakalamanız, sevmeniz ve sevilmeniz dileği ile...

 



 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Temmuz 2008 Perşembe 19:26:20
 

Sevdiğim...
Gönüllü sürgündüm yüreğine..Ve geceden daha siyahtı gözlerin
İdama hazırlanan mahkumlar gibi..Boynumda bir ip.. Ayağımda zincir
Elim kolum bağlı sevdim seni!

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
12 Ağustos 2008 Salı 16:52:06

 

 

ÇAĞDAŞ ERKEK İÇİN BAKALIM NELER YAZILMIŞ
 
Evde çubuklu pijamayla ya da kolsuz atletle dolasmayan
 
Vücut sabunu ve sampuanini sik sik tüketen,
 
Disçisini firçalamak yerine, dislerini dogru firçalayan,
 
Gittigi lokantada esiyle karsilastigi zaman yadirgamayan,
 
Biyiksiz da erkek olunabilecegine inanan,
 
Dönüslerde sinyal vermeyi unutmayan,
 
Her aksam bara gitmek yerine, evinde kendine zaman ayiran,
 
Kebapla viski içmeyen,
 
Giyiminde klasik renklerin disina çikabilen
 
Sergisine gitmedigi için bir sanatçinin resmini almayan,
 
Kadinlara karsi seçici davranabilen
 
Çocugunun altini karisiyla birlikte ayni süre içinde degistirebilen

Saunada puro içmeyen
 
Arabasini ulasim amaciyla kullanan
 
Emrinde çalisan bayanlari yemege çikmaya zorlamayan
 
Hediye ile rüsveti birbirine karistirmayan
 
Uçagin kapilari açilmadan ayaga kalkmayan
Sporla gazete ve televizyonun disinda da ilgilenebilen
Senede iki kez gittigi konserde de uyuklamayan,
 
Teknolojiyi satin alirken batili olup kullanirken dogulu olmayan,
 
Her gittigi yere kirmizi gül götürmeyen
 
Tiyatroya davetiye disinda bilet alarak da gidebilen
 
Gömlegini göbegine kadar açip, killarinin arasindan altin kolye
göstermeyen
 
Bilgisayarindan yalnizca oyun araci olarak yararlanmayan
 
Konusmalarini küfür ve argodan arindirabilen,
 
Nereye nasil park edilecegini bilen,
 
Toplulukta yüksek sesle konusup kahkaha atmayan,
 
Tuvaletlerin pisligi konusulurken, Istanbul`un fethini anlatmayan
baslamayan,
 
Apandisiti patlamadan da doktora gidebilen,
 
Yemege giderken, geceyi restoran aramakla geçirmeyen.

 

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
15 Ağustos 2008 Cuma 18:08:07
İşe Başlarken Besmele Çeker
Delikanlıdır Tespih Çeker
Sportmendir Barfiks Çeker
Tek Eliyle Şınav Çeker
Kendi Dişini Kendi Çeker
Kaçan Golde Yuh Çeker
Ağzında Sigara Halay Çeker
Dikiz Aynasından Hareket Çeker
Muazzam Kopya Çeker
Kaynanadan Çok Çeker
Genelde Babaya Çeker
Evladına Nutuk Çeker
İskenderin Üstüne Künefe Çeker
Komedi Filminin Kralını Çeker
Çuhayı Yırtmadan Pike Çeker
Kafası Bozulunca Resti Çeker
Parayı Bulan Arabayı Çeker
Gurbette Hasret Çeker
Sevdiğini Sorguya Çeker
Aldatılınca Tetiği Çeker
Memlekete Turist Çeker
Kaşı Gözü İlgi Çeker
Her Ortamda Dikkat Çeker
İtalyan Erkeklerine Beş Çeker
Güzel Gördümü iÇ Çeker .....

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Ağustos 2008 Perşembe 03:48:05

 

Ne de çok çekerlermiş meğersem..!



 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Ağustos 2008 Perşembe 03:52:05

 
Sevdikleri kadınların yalanları ile sarsılan erkeklere sesleniyorum.

Kadın ya da erkek , herkes , kendi kişiliğini ortaya koyarak, kendine en uygun hayatı yaşamalıdır. İnsan yaşadığı sürece vardır ve "Yaşamak", nefes almak değildir. Hayatımızın amacı kendimizi gerçekleştirmektir. Karşımızdaki kişinin kendisi olabilmesi, onlara bizim istediğimiz şekilde yaşamasını dayatmamakla sağlanır. İnsan kendisi olarak ````````Kabul ```````` gördüğü zaman özgürce yaşar ve yalana başvurmaz.  Kadınların sorunu , kendileri olarak ````````Kabul```````` görmemektir.  Erkek gözüyle Kadın: özgür bir birey değil yarı-hayal, yarı-nesne, kendi ihtiyacına göre biçimlendirdiği biridir; Picasso tablolarında birkaç yüz ve vücudun birarada olduğu çarpıtılmış kadınlar gibidir. Kah öyledir, kah böyle.

Saf ve masum olmalıdır bir bakire gibi; namuslu ve iffetli olmalıdır bir eş gibi; her numarayı bilmelidir bir seks işçisi gibi, falan , filan... Bildiğimiz şeyler.  Fırça erkeğin elindedir: ressamdır, istediği gibi resmini yapar, kadına düşen tablodaki yerini bilmek ve ondan bekleneni yerine getirmektir. Tablolarındaki kadınların konuşmaya ve direnmeye hakları olsaydı ve yüzlerini değiştirebilselerdi Picasso````nun hali nice olurdu ? Sanatsal yaratısını tamamlayamaz, bunalıma sürüklenirdi.

Erkek , yaşamı kurgulamaktan vazgeçmelidir. Kadından istediği gibi olmasını, kendi istediği şekilde yaşamasını talep etmekten vazgeçmelidir.  Kadın yalanları erkek kurgusuna tepkidir. Aynı zamanda çok incelikli bir davranıştır, erkek kırılganlığına gösterilmiş bir duyarlılıktır. Erkek kurgulamaktan vazgeçtiği zaman kadın yalanları bitecek, gereksiz hassasiyetler ortadan kalkacaktır.

Başkalarının bizden önce ve bizden sonraki hayatlarına ilişmediğimiz zaman, kendimizi geliştirebileceğiz ve özgür olabileceğiz.  Sevdiğimiz kişiler, bizim bir parçamız değildir.  Onlar , hayatımızın bir noktasına değmiş, gelip geçmiş ya da koluna takıp götürmüş, yaydıkları ışıkla parlayan kuyruklu yıldızlardır.  Bize benzemezler, kendi düşünceleri vardır, kendi duyguları vardır, kendi cinsel deneyimleri vardır, görmediğimiz karanlık tarafları vardır, geride bıraktıkları ya da gelecekte olabilecek bizden başka kuyruklu yıldızları vardır. Kendilerine benzedikleri için sevilmeyi hakederler. Bize benzedikleri için değil.

Sanıldığının aksine, insan gelişmemiş bir canlı.  Gücünü bir diğerini kontrol ederek, saçma sapan değer yargıları ile tutsak ederek oluşturmakta.  Namus, iffet, sadakat, bekaret, içe sinmeme, zart, zurt gibi kelimeler kadınları hizaya getirmeye, erkeğin kırılganlığını örtbas etmeye yarayan kelimeler.  Oysa, bunlara ihtiyacımız yok. Yaşamımızı bu kelimeler yönlendirmemeli.  Herşey, düşüncede başlar. Bütün dillerden bu kelimeler kaldırılmalı ve yaşamda yeri olmamalı. Yoksa, yalan söylemeye ya da anlatmamaya devam edeceğiz.
 Çünkü, sizleri kırılmanızı istemeyecek kadar çok seviyoruz.



yazarını bilmiyorum...

güzel bir yazı...