Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > Aşk ebrulidir

Aşk ebrulidir


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
9 Eylül 2008 Salı 09:04:47
KENDİNİ ÖZLETENLER GÖZDEN IRAK OLAN GÖNÜLDEN IRAK 0OLUR SÖZÜM SANA ABLOŞ

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
18 Eylül 2008 Perşembe 02:39:03

 

Sözün muhatabı bundan böyle kendini affettirmek için elinden gelen azami gayreti gösterecek, sööözzz, abloşunun kardeşii...

Sevgilerimi yolluyoruuummm

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
18 Eylül 2008 Perşembe 02:51:37



 

Bilsen ne umutlar biriktirmiştim göğüs kafesimde.
Gözlerin deldi geçti kanadım..

 

Bitirdim isyan ışıklarında biriktirdiğim mutluluklarımı.
Ellerim korkuyor ve birbirine sarılıyor yokluğunda
Ya çocukluğum?
Çocukluğumun burnu çoktan kanamaya başladı bile
Delirmek güzeldi ama benimkisi çıldırmak!
Bir masal yaz bana..
Gülüşüm biraz eğik, birazda masalsı olsun..
Kalbimin üzerinde ağlayan bulutlar.
Yüzümde ellerinin izi

 


Biraz eksik anlat beni..
Yalnızlığımın içine ruhlar kat
Sıkışık zamanlarda avutayım kendimi.
Mutsuzluklarımı boğ dehlizlerde..
Acılarımdan şatolar inşa et..
Yenilenmeye ihtiyacım var benim
Rutubet kokuyor her yanım..
Boyalarımda dökülüyor zaten
Bir saçların kalsın ellerimde
Birde gülüşlerin..
Yada dur!
Yeni bir hayat kurmalıyım kendime.
Hayallerden çocuklar yetiştirmeliyim.
Her yüzde biraz sen.

 

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
18 Eylül 2008 Perşembe 05:20:22

Yine Susuk Bu Gece

Yine sustuk bu gece
ikimizde..
Kapattık gönüllerimizi
Sevdaya..
Penceremde güneş
Dogmuyor artık..
Belki de
Hak ettik sessizliği..
Sonra sonra
Kendi kendimizi unutuk..
Hayallerimize Perde çektik...
Zindanlardan gece çalıp
Geceyide susturduk
Sonunda...
En sonSevmeyi Unutu
gönüllerimiz...
Yıldızların çalındıgı bir gecede
Şimdi hafızalarda
İki aşığın çaldıgı
Ay ışıgı var
Anlatılır yarım yamalak..

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
19 Eylül 2008 Cuma 12:45:55
gönlünde yer yoksa bana güzelim,
farketmez ben ayakta da giderim..

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
19 Eylül 2008 Cuma 13:21:42
Bir gün beni bırakıp gidersen BENDE SENİNLE GELEBİLİRMİYİM??????

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
19 Eylül 2008 Cuma 13:49:20
bizim rıza bazen hamile bazen gazi taklidi yapar.illaki oturur ayakta gitmez.aynı rıza dan bahsediyoruz dimi??

Sibel (bibik)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
233
19 Eylül 2008 Cuma 13:59:11

evet arıza olan Mona Rıza.Bak bu değilmi??



Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Eylül 2008 Perşembe 13:05:05

 

 
Gidiyorum İstanbul
Gidiyorum İstanbul. Bir demet yağmur var avuçlarımın içinde, sessizliğim bahardan kalma bir intihar, bıraktım kapısı hiç çalınmayan bir evin bahçesine. Kırgınım ve huysuzum dillenmeyen sözlere…“giden gitsin, sen şarkılar söyle içinden, boş ver”, diyemeyecek kadar şarkılıyım, birazdan yolda durduracak beni polisler, şarkı kontrolünde promili aşmış olacağım.

Gidiyorum İstanbul. Bana çok geldin, belki de az. Karıştırdım sevda sözcüklerini okey taşlarıyla. Çifte dönüyordum, yenildim. Saat sabahın üçü, saat sabahın orta şekerli hali, saat sabahın yalpalayan yürüyüşü. Galiba iğnesi kırılmış bir plak kadar bozuğum. Dağıttım kadın aklımla, yeter kavuşmalar için soyunduğum. Gidiyorum İstanbul. Benden önce çok gidenlerin anısına, bir selam daha bırakarak sokaklarına. Kaldırımların ıslak tenhalığına tükürdüm ve küfürler yağdırdım dili bozuk kavuşmaların ısırgan soğukluğuna. Kaşınıyorum, hadi susturun yine, yeniden, bir kez daha. Elbet bir zaman yorulacaksınız, kelimeleri arayacak diliniz, konuşmayacağım, konuşturamayacaksınız.

Gidiyorum İstanbul. Getirdiğim boyalı ve süslü öpüşleri sunamadım aşkın dudağına. “Üzgünüm”, diyen cevaplarda kaldı başı dik sevda yürüyüşüm. Mahcup olacak biri varsa o da benim, beni bağışla Asya ve Avrupa, şiirleri boğazınızdan geçiremedim. Yutkunduğum sitemlerde terledi ânı yaşayan bekleyiş. Hadi, bir daha söyle şarkını Vedat Sakman, ama ne olur “usulca”. Sen de biliyorsun işte, “ateşim dumansız arayışlarda.”

Gidiyorum İstanbul. Gözleri pencerede beni bekler Ege, özlemiştir, bir tas sıcak çorbayla yolumu gözlemektedir. Tez elden haber geldi, seni her kim üzdüyse yürü ve arkana bakma dedi. Boynum kıldan ince, sevdadan derindir. Bağırdım ama göz yaşlarıma söz dinletemedim. Asi ve kırılgan olur yaşını alan özlemler, isteksizce öğrendim.

Gidiyorum İstanbul, aldırma, aldırma gözü pek direnişime, hayasız tükenişime ve inatçı bekleyişime. Gülhane’den aldığım mor tokalı çanta kadar gerçektir uykusuzluğum ve Eminönü’ndeki ekmek arası balık yalnızlığım. Biliyorum İlke, Yeşilköy’den denize sitemleri indirdik, geride kaldı kırık ezgiler kuşağından geçen kekeme direnişler. Şişli’de şişe geçirdim umutları ama pişmediler. Taksim’de taktım kafama bu sefil suskunluğu. Kadıköy’de bir kadı kadar asilken, Beşiktaş’da beşik kertmesi olduğumu hatırladım mutlu anılarla, ağladım, ağlandım belki de.

Gidiyorum İstanbul... Bu ne senden ilk kaçışım ne de ilk düşüşün yüreğime. Sessizce, hiç yaşanmamış gibi adımlayarak yolları... Ne bu serden son geçişim ne de son düşüşüm kaderime. Kumdan Kaleler neden yok artık, sahile insem bulabilir miyim şarkılarını dalgalar kaçırmadan inine?

Gidiyorum İstanbul. Ağır geldi kalabalığın içinden bağıran yalnızlığım. Köpek öldüren hırçınlığım, köprü altlarında barınan çığlığımda. Ne ay anladı ışığında soyduğum çıplaklığı ne de “gece ay şahit” şahadet getirdiğim gözlere. Sus İstanbul, ne olur herkes gibi sus sen de. Bak işte gidiyorum, arkamdan su dökme, bir parça mavi yeter yollara düşmeme.

Gidiyorum İstanbul. Tuzlu damlacıklarla yıkadım yüzümü ve açıldım sabaha. Bakırköy’de delirdim dalgalara ve kulaç attım anason kokusunda istiflenen sarhoşluğa. Gelmedi beklenen gülüşler, olsun, gidiyorum gelmek istemeyenlerden ben de. Aze’m, özüm, omuzlarını açık bırak, ıslatacağım gözlerimle. Kaç damla sığar, üşüyen yorgunluğun bedelsiz uzaklığında nefes alan hüzünlere?

Gidiyorum İstanbul, gidiyorum evime. Evimin neresi olduğunu bilmediğim denize. Gülümsettiğin zamanlar çıkınımda katık olsun. El sallıyorum, dağılan saçlarımın arasına karıştı rüzgarın sesi. Yağmurunda ıslandım, kafidir bu sema gösterisi.

Gidiyorum İstanbul, bir gün dönersem diye, sakla gölgemi.


’05 İstanbul / Yeşilköy-Şişli
– çok uykum var, müsait bir denizde yatabilir miyim? -



Pelin Onay
 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Eylül 2008 Perşembe 13:06:53

 

 
Elbette    Güneş her akşam batıp hergün doğuyorsa
Çiçekler solup solup tekrar açıyorsa

En derin yaralar kapanıyorsa
En derin acılar unutuluyorsa

Neden korkulur hayatta söyleyin bana
Ben neden hep aynı kalayım söyleyin bana

Elbette bazen çiçek açıp bazen solacağım
Elbette daldan dala konup sonra uçacağım
Elbette bazen hızla dönüp bazen duracağım
Elbette bazen söyleyip bazen susacağım

İnanmadım asla inanamam
Herşeyin bir sonu olduğuna

Elbette bugün ağlıyorsam yarın güleceğim
Elbette önce çekip gidip sonra döneceğim Candan Erçetin

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Ekim 2008 Cuma 15:47:04

 

 Teşekkür ederim Demir arkadaşım seninde beğenen yüreğine sağlık..

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Ekim 2008 Cuma 15:47:22

 
Aşk tadın yalan
Bir mevsimlik baharın
Gerisi fırtına kar boran
Rüzgarının soluğuyla koşturdun ardından
Geçtim ayazının soğuğundan buzundan
Islanmadan geçemedim yağmurundan
Oysa sendin
Yanıma sokularak ısındığım masalları anlatan
Damarlarım da karanfil rengi dolaşan
Nabzımı hızlandıran
Adın büyülü
Varlığın da yokluğun da yalan ... Derin  Öger
 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
10 Ekim 2008 Cuma 15:49:09

 
Bir sebebi var
________________Yazı turalı aşklardan korkmamın
______________Ne zaman dışarı çıkmayı düşünsem
____________Odanın en karanlık köşesine kaçmamın
Bir sebebi var
__________________Gökyüzümde kül grisi bulutlar
________________Yıldızlarımı bıçaklayalı çok oldu
______________Her şafak güneş umutlarını güne serperken
____________Benim sebepsizce ağlamamın
Bir sebebi var
__________________Artık martılarım siyah uçmuyor
________________Denizlerim daha bir tuzlu
______________Her dalgada başka kıyılara vuruyorsam
____________Gemilerim dibe yol alıyorsa
Bir sebebi var
________________Kutu gibi üstüme kapanıyorsam
______________Karanlıklar artık aydınlığımsa
____________Yazı turalı aşklardan korkuyorsam
Bir sebebi var
__________Geceye uzandığımda her bir hücreme ateşten kurşunlar yağıyorsa
________________Bu kötümser eylül yağmurlarında
______________Ne zaman dışarı çıkmayı düşünsem
____________Odanın en karanlık köşesine sığınasım geliyorsa
Bir sebebi var
_______________Her şafak güneş umutlarını güne serperken
____________Benim sebepsizce ağlamamın
Bir sebebi var 
 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
10 Ekim 2008 Cuma 18:42:44
İç çekilen her yaşam biraz daha sıkıyor boyunlardaki ilmiği..
Ayak altından sandalyeler kayıyor boşluğa..
Nereden geleceğini bilmediğimiz bir zencefil kokusu Azrail.
Atının yelesinde özgürlük,mavi özlem..Aynı kapının tokmağında elimiz..
Kapının arkası "sonun başlangıcı"
Katran bir sıkıntı bekleyiş...

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
15 Ekim 2008 Çarşamba 14:36:30

 

hıımmm

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
16 Ekim 2008 Perşembe 01:53:33

 

 

merhabalaar, selamlar bizden olsun Demir,

Elvanım hoşgelmişsiiiinnn....

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
17 Ekim 2008 Cuma 00:39:14

 

Sen bu meçhulün faili olabilirsin sadece!
İçli türkülerden geçerken yollar
Hala diriyken tablada kül
İçimde bir gül gözlerinden ölür!
Gitmek dilerim turna kanı mürekkebimde donduğu vakit!
Kırmak isterim hatrını harın!…
İşte,
Derunumda kuyular sıralarken mütercim
Bir Yusuf dilerim, değilken Züleyha!
Aklımın bir ucundan geçerken kalbimin müstakil bahçelerine
Sen bu meçhulün faili olabilirsin sadece!
-bana kal de!-
 
.b
Sen bu seslenişin kalbi olabilirsin sadece!
Ellerimde bir demet okyanus vardı oysa!
Münferit güller getirdim sana pusat gölgelerinden!
Ölümü hatmettim kanarken gülbank!
Gördüm tuzlanmış yarada kanı
Ebabiller bekliyordu sırtım namluyla boğuşurken!
Gücenmiş yağmurlar getirdim sana çöl diyarından!
Telef olmuş yanlarım ağrıyor şimdi!
Kaç kalmak bana yeter ki?!
Beter kalsan da bu viranede
Sen bu vedanın şahidi olabilirsin sadece!
-bana kal de!-
 
.a leylim kül kaldım
.muradım yangınlarda!
.onikisiekimin

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
17 Ekim 2008 Cuma 09:44:29
 

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa