Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > Aşk ebrulidir

Aşk ebrulidir


GönderenMesaj

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
12 Temmuz 2008 Cumartesi 20:05:35
Belkı bakarsın aksamın bir saatınde ucup gelırım
Hanı bır bakarsın masal dıyarlarından umutları alıp
yuklerım rüyalarına.
Belkı senı gorurum dıye
Suskunlugunu gıderırım aksamın celık mavılerınde..

Gorunmek ıstedıgın yuzunu gosterdın bana
bır melek edasında,
Dudaklarına sakladıgın umutla
tebessumle..

Belkılerı cıkarttım artık kelımelerımden,
Tatlı dılını dokecegım harflerımden
Senı senle anlamaya
Tanımaya çalışırken.
Binbir damla olup akacagım yüreğinden..


Hırcın da olsan bazen , gerıde cekılsen
sakın merak etme,
Oldugun gıbı kabullledım senı ben.
Unutmusken yazmayı kağıda,
hayalleri
Tatlı dilini hissetmekle
sevmeye başladım yeniden..


Bir dokunuş olacağım kimse beni görmeden,
Ansan da anmasan da yanında
bulacaksın benı dusunmeden.
Herkes kacsa bıle damlalarından,
Ben ılk merhaba deyısımdekı heyecanla
Senı bekleyecegım düşünmeden.....

Neden utandın ki
Aslında görebılsem cok yakısırdı sana,
kırmızı renk
Al al olmus yuregınden
akıyor rengarenk bir ahenk...


Sadece bir siir gibi gelebilir sana
yazdıklarım.
Almak ıstedıklerın ıcındedır bılesın.
Bekledıklerınde tatlı dilinle
Sen ıstemesende şekillenecektır,
Tualimde yüreğin..

Bir merhaba desen bile hıssedeceksın aynı heyecanı,
Sadece bir siir desen de,
Her okuyusunda bulacaksın kendini,
Her huzun dustugunda dudaklarına
dokunusumu göreceksın umutla,
Ne olur uzme kendını dıyen sesimi.

Bak geldım ıste bınbır heceyle
Sevgimi bıraktım tatlı dılıne,
Hadı ne olur küsme
aglamaaaa...
hadi....


işte en sevdıgım cevap bu
Anla işte gözlerine yakısan da bu
Hersey bıraksa da senı bır yerde
ben bırakmaycagım işte
Son sözum de bu.....

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
14 Temmuz 2008 Pazartesi 04:01:32
Sevgilim, Bir Günün...

Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor

Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi.

Günümüz ekmeğimiz, türkümüz
Çoluğumuz çocuğumuz
Binalar yan yana yükselip gidiyor
Vapurların ağzı köpük içinde
Uzaklarda ne kapılar açılıyor
Tirenin biri bir istasyona varıyor
Ordan çıkıyor biri.

Her şey biliyor her şey
Sen biliyor musun bakalım
Seni nice sevdiğimi?
Üstüne titrrediğimi?

Geldiğimi?
Gittiğimi

Hadi!

Cemal Süreya

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
14 Temmuz 2008 Pazartesi 17:31:59

Ben " Bu Kadar" Sevmeyi Senden Öğrendim



yüreğimi hüzünlerden süzer sensiz zamanlar
gölge düser günüme
gecem yıldızsız kalır
ince ince yağar içimde acı
yaşanan ne varsa aşka dair
sırılsıklam ıslanır..

ben "bu kadar" sevmeyi senden öğrendim
türkü türkü yanmayı senden..
özlemin kör bıçağı keserken yüreğimi,
senden öğrendim
ölüme bile meydan okumayı
severken...

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
23 Temmuz 2008 Çarşamba 17:42:48
Mavi Sızı


Ürktü busesinden dalgaların yosunlu kayalar
Leylakların savruldu yaprakları meltem rüzgarlarında
Kızıllığı söndü ufuklarda doğup dönerken güneşin
Üveyiklerin dal uçlarından seyri bitti mehtabı
Çakır kısık bakışlara büründü deniz ağlamaklı
Eteklerinde soldu tüm kır çiçekleri buralardaki dağların
Lüle ipli saçlarındaki naz savruldu birden avuçlarımdan
İsmin kayan yıldızı artık yitik hülyalarımdaki semanın
Kalan sadece mavi bir sızı yüreğimde
O kor bakışlarından.



Mavi’ye Küstüm




Bir zemheri soğuk vurur
Bir de rengini şaşırmış uçurum mavisi…
Yılgınlığım hüsranlarım ve yitişin
Üç merminin çemberi misali
Yan yana dalga dalga ve kararlı…

Bir zamanlar mahpus olmuştum parlaklığına
Hani öyle bir süzüşün vardı ki
Diller tutulur, ırmaklar kurur ve yeşiller sararırdı…
Neydi seni senden alan ya da benden
Denizin sonsuzluğuydun
Özgürlüğün müjdecisi
Ve sonsuzluğun piri…

Ey mavi
Öyle bir sevmiştim ki seni
Ferhat bile dağları delmekten utanır
Mecnun çölleri unutur
Karacaoğlan sazına küserdi…

Bir zaman gelir ölürüm
Ağlayanım çok olur bilirim
Tüm renkler ağıt yakıp dövünürken bana
Sen gelme mezarıma
Sen gelme ey mavi
Ben küsmüşüm sana.




Maviler Delisi Diyorum ki bir gün
sevdamı yüreğime yüklesem
alıp gölgemi yanıma
dağ deniz çekip gitsem...

dolanır ayaklaıma güz
anamın yanık ninnileri
kor beni çaresiz...
uçurumlar doldurur bakışlarımı
yönümü nereye çevirsem...

kalsam,
sığdıramam bu deli maviyi
ihanet kokan soluguna metropollerin
üşür gözlerimde yediveren tomurcuk
yedigöğün yıldızları
yüreğimde bir maral ağlar
hangi suya eğilsem...

kanayan bir yaradır özlemim
güz kıyılarında
akıp gider sancıyarak mevsimlere
her kirpiğimde bir gül ıslanır
hangi şarkıyı dinlesem...

gözlerimde bilinmiyen adresler
kulağımda uğuldayan sesler
durmadan bir ezgi sarıyor içimi
dudağımı kanatıyor şiirler
ah ben bu sevdayı kime söylesem...

tanrım
nedir bu gecelere sığdıramadığım hüzün
yüreğimi ikiye bölen sancı
nedir bu acemi sevda,
mavilere tutkun yanım
eğer ben şair değilsem...

bir rüzgar soluğu türkülerdeyim
bir güvercin kanadı göklerde
bulutlar bulutları kovalar
dalgalar dalgaları
durmadan bir deniz çalkalanır kalbimde
bir yol uzanır
ah nasıl özlem kokuyor uzaklar bir bilsen...


Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
27 Temmuz 2008 Pazar 04:53:56
Flamenko Ritminde Raks Eder Sevda
 


Ölümü çeyrek geçiyor şiir
Sana bir ömür yol var biliyorum

Katık ettim gözlerini
Yağmur da ıslanan kedi gibiyim şimdi

Rüzgar asi, savuruyor öpücükleri
Dünden kalan sevgi sözcükleri uzaklaşan

Yoksulluğu avuçlarımda
Martıların kanatlarında umudu bulamadığım birşeyler...

Aşk`ı, sevdayı hezeyana uğratan ayrılıkların
Duraklar arası sessiz yolculuğu bu şiir

Virtiyözün la minör hüznü gibi yalın
Kadın olmamın, üstelik seven kadın olmamın çığlığı

Bir ömür yol kadar uzaksın
Şiirse ölümü çeyrek geçiyor duyamazsın...

Gözlerin başucu intiharımdı birgün dediğim
Ve gölgelerin peşine düştü içimdeki ses...

Ruhlarımızın altında ezilen, melonkolik Ay
Uzakların manzarasına tül gibi sisler konduruyorum

Dünyama, benzeri bulunmayan tılsımlı yakamozlar eklendi
Herbiri haritada görülmeyen denizlerdeydi...

Adın gelir aklıma hiç hesapsızca
İsyanla susarım, itiraz ünlemleri dizilir boğazıma!

Karanfillerimi soyundum, gündoğumu gibiyim
Artakalanları biriktiriyorum göğüslerimin arasında...

Flamenko ritminde adımlıyorum hayallerimi
Mavi rebetlerde diz çöküyorum

Ölümü çeyrek geçiyor şiir
Bir ömür yol uzaksın...

Nisan Serap Muratoğlu

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
28 Temmuz 2008 Pazartesi 00:32:13

Başlangıç

nasıl baktığın önemli derin izler bırakan gözlerime
anlatman değil dokunduğunda verdiğin hisler tenimde
zaman getirir beni sana değer verdiğinde
ılıktır sevgim tapılır her dalın çiçeğine
madem geldin uzaklardan şimdi vakit geç daha gitme

Nezaman gülerken görülür bilinmez yüzler
Elini uzattığında hayır denmez yürekler
Sırf hırs uğruna geri dönülmez sebepler
Raslantı değildir bu hep bir güç vardır belirler
İkili oyunlar yasaktır buna aşk derler
Nerde olursan ol kovalar seni bu kelebekler..........

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
5 Ağustos 2008 Salı 19:23:26
bir aşkın senaryosu Yine bir 2007 yılının kıs aylarıydı.sıcak geçen yaz günlerinden sonra nihayetinde havalar soğumuştu ve okullar açılmıştı.hikayede lisenin orta sınıfında bulunan genç bir çocuk ve
Henüz liseye yeni başlamış güzel bir kız bulunmaktadır.

Lisenin ilk zamanlarıydı.henüz okul yeni açılmış ve sabırsızlıkla beklenen sınav zamanı gelmek üzereydi.okulun 10 fe sınıfında ise hiç bişeye aldırmadan kendi halinde bulunan,
Sınıfında arkadaşlık bulmaya çalışan bir genç çocuk vardı.bu genç çocuk zamanla kendini
Herkese sevdirmiş,adeta sınıfın bir parçası olmuştu.bu genç her ne kadar güleç umursuz bi insanmıs gibi görünsede aslında içinde gereğinden fasla duygu yüklü bi görünümdeydi.onun bu görünümünü annayabilmek için sanki aşık olmak gerekirdi ve birgün artık bu sıkıntıdan kurtulmak için bi arkadaşına içindekileri döker.meğer bu genç
Geçirdiği yaz ayı sonrasında çok sevdiği birini sebebsizce kaybetmiş.neseki onun acısını artık hazmedebiliyor ve görmesden gelebiliyordu.zamanlada onu tamamen unuttuğunun farkına varılabiliyordu.nese ki artık normaldi ve kendini sınavlarına adapte edebilmiş sürekli bişeyler yapma uğrasındaydı.artık karanlık günleri arkasında bırakmıs ve hergüne farklı bir umutla uyanıyordu..

Yanılmıslık ve büyük konuşma

Bu arkadaşımız hergeçen gün hislerinde daha iiye gidiyor ve düseliyordu.neseki bunun farkına vardık ve nedenini öğrenmek istedik.oda bize bunun artık eskiyi hiç düşünmediği ve sadece ileriye bakıcağından bahsetmişti.yani hislerinde bida hiç eskisi gb olmayı düşünmediğini ve istemediğini sölemişti.ve farkında olmadan bu sözünde duramadı ve yanıldı o bunun farkında dildi evet her aşık gibi oda bunun farkına varamazdı bu normal bişey.zamanla çok daha değişik bi insan olmaya başladı sürekli müzikle uğraşan müzige neredeyse tapan müzik yapan biri sanki artık ondanda vazgeçmişti.istemiyordu.ayrıca evdeki durumunda da bir değişiklik olduğu biliniyordu.bu genç sürekli yanlıs kalmak kendini dinlemek herkesden uzakta durmak istiyordu.nitekim evde yemeden içmeden kesilmişti ve ailesinin ısrarıyla içindekileri annesiyle paylaşmıstı.bu çocuk aşık olmustu Asık…evdekiler onu annayışla karşılamıs ve dikkatli olması gerektiğinden bahsetmişti derslerinin önemini hatırlatmıslardı.fakat bu onun farkında olmasına rağmen umrunda dildi.pekii ama nasıl aşık olmustuki bu kadar değişmişti…

Başlangıç…

Yine okulun soğuk günlerinde arkadaşlarıyla birlikte dışarıda otururken ilgisine çeken bir kıs görür vee sürekli oraya yoğunlaşır yanında konuşulanlara kulak asmas sadece oraya yoğunlaşırdı.zamanla sürekli onu görmek ister hep onu düşünür zamanın nasıl geçtiği konusunda bi fikri yoktur ve sınavlardan bile haberi yoktur ki bu ona pahalıya patlar. sınavlarının 3 tanesinden çakar.fakat umrunda dildir.o kıs evet o kısdı onu bu hale getiren.. bisde bunun farkına varmıstık.ve eli kolu bağlı olan bu genç. Biras mücadele etmeye başlar önce onun kim olduğunu öğrenmeye çalışır fakat başarması zor olur.çünkü ona yakın bi kaynak yoktur ve bunu kendisinin başarabilmesinede inancı yoktur.ve birgün sınıfındaki birinin onla konuştuğu görür ve onu tanıdığını sanır gider sorar en azından artık adını öğrenmişti tabiî ki içgüdüsel olarak da onunla tanışmak ister arkadası kısa söler ama kıs bunu istemes reddeder.fakat ortada yanlış annaşılan bi durum vardır.bu genç aşığın amacı sadece tanışmaktır.fakat olmamıstır vee bi süre umutsuzluğa kapılı bir şekilde bekler yapıcağı pek fasla bişi yoktur saten nababilirdiki…fakat artık aşıktı ne kadar istenmese reddedilsede sürekli yine mücadele edecekti onu görmek isticekti.gördüğünde ise gözlerinin içinde derinden gelen bi düşünce vardı bu fark edilebilir bişeydi.fakat o kıs bunu fark edemesdi.nasıl etsinki onu annayabilmek için onun gb dşünmek gerekirdi,buda çok zor bi durumdu.evet bu hikaye epey bi süre böle devam etti,artık umutsuzluğu içine yerlesmişti.nerdeyse vazgeçmek üzeredir ama buna kalbi izin vermes demekki onu bu hale getiren sebeb buymus..anlaması çok zor bir neden…...



Geçer zaman…

Aradan uzun bir zaman geçti.çocuk değişmedi hergeçen gün düşüncelerinde daha kötüde gidiyor,kişisel problemleriylede savaşıyordu.çevrede hemen hemen her konuya ön yargıyla bakıyor ve her şeye tepki gçsteriyordu.işte bunun çevredekilere göre bir tek açıklaması vardı aşk…bu konuda bise içini açmak istediğinde ise konuşmalarından sürekli umutsuz,kendinden emin dildi.ama gerçekten aşık olduğu kız ise bunların hepsine değer dünyalar güzeli bi kısdı.annatılamıcak kadar güseldi işte…ve sonunda okul bitmiş ve tatile girmişti.herşeye rağmen okulu başarıyla bitirmiş en azından o konuda iyileşmişti.yazın arkadaşları onun her şeyi unutup yeni bir başlangıç yapıcanı düşünmüşlerdi.uzun süre kimse haber alamadı çünkü tatil için eneze gitmişti biras kendini toparlama ve yeni bir başlangıç adına.nitekimde öle olmuştu yeni bir başlangıç….


Yeni bir başlangıç…

Güzel ve bi o kadar da sıcak geçen bir yaz ayının ardından sonunda bi sene daha geride kalmıştı.okulların açılmasıyla beraber eylül ayıda geride kalmıstı.artık mezun olmaya doğru ilerleyen bu çocuk sanki geçtimis seneye oranla bu sene daha iyi gibiydi sanırım tatil yaramıstı...fakat yine gözler hep o kısı aramaktaydı.napıcanı bismes bi şekilde yoluna devam ediyor ve yine söylenenlere kulak asmıyordu.bulunduğu sınıf içerisinde zamanla birçok kişiyle sorunlar yaşamıs ve yine birçok kişiyle ilişkisini koparmıstı.gerçekten onun bu hallerine görenler pek bi anlam veremiyordu.her nekadar çevrede yanlış anlaşılsada bu elinde olan bişey dildi.çünkü aşk böle bişi olsa gerek…günler aradan aylar geçti.sorduğumusda kendisinin normal olduğunu ve sıkıntısı olmadığını söylerdi.ama gerçek öle dildi.hala aynı evet duyguları hala aynıydı.ama artık bişeyler yapması gerektiğini düşünüyordu evet kendisinden emin olmasada,her nekadar çaresiz olduğunu düşünsede artık bişiler yapmalıydı..ne yapıp edip sadece konuşabilmek için bir yolunu bulup mail adresine ulaşmıstı..ilk zamanlar buna bile cesareti yok

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
21 Ağustos 2008 Perşembe 06:06:36

 



 

Yasaklım Adı Bende Saklım...Senin Adın Kavuşmak Olsun...

Tarifsiz bir sevdada kimliksiz bir sessizliktin
Haykırışlarla çağlarken yüreğim durgun limanımdın
Sen benim adını koyamadığımdın

Senin adın kavuşmak olsun

Fırtınalarda yolunu kaybeden gemi misali
Rotasız ve pusulasız kalmışken yüreğim
Ve hoyratça savrulurken bir limandan bir limana
Teslim olmuşken kaderine

Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun..

Bakmaya kıyamazken gözlerine
Tutmaya cesaret edemezken ellerini.
Ve bütün cümlelerin sustuğu o yerde
Sessiz bir haykırıştı yüreğim
Eşsiz bir mutluluktu yaşadığım
Sen benim adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun.

Son bahar yaprakları dökülürken içimden
Hazanı yasarken bahar kokulu sabahlar da
Yüreğim üşürdü gözlerimden sel olup akan yağmurda
Sırıl sıklam ıslanırken ruhum
Solmuştu bahçemde ki tüm güller
Sen o bahçemdeki açan tek güldün
Sen adını koyamadığımdın
Senin adın kavuşmak olsun.

Dağ çiçeğim yaban gülüm asi sevdam.
Saçının bir teline bir ömür adadığım
Gözündeki bir damla yaşına şehirleri yaktığım
İsyanım feryadım kavuşulmazım
Sen vazgeçemeyeceğim yasaklım
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Sen benim yanı başımdaki uzağım
Sen benim uzağımdaki en yakınım
Dokunmam yasak sevmem yasak
Sensiz bu hayatta yaşamak tuzak
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.


Sisli bir gecede ses olup da gel
Bir sonbahar gününde yağmur olup da gel
Soğuk bir kış gününde rüzgar olup da gel
Ilık bir yaz gecesinde düş olup da gel
sen bana yasaklarından sıyrılıp da gel
Sen adını koyamadığım
Senin adın kavuşmak olsun.

Bir gün gelirde tutarsam ellerini
Bakarsam gözlerine sevgi dolu
Doğarsa sende yeniden bu beden
Ve o gün verirsem şayet son nefesimi
Ölmeden haykırmak isterim son bir kez
Sen adını koyamadığım
sen yaban gülüm sen dağ çiçeğim
sen ruhu revanım sen yaşama sevincim
yasaklım adı bende saklım
senin adın kavuşmak olsun
senin adın
senin adın seviyorum olsun
seviyorum olsun ..







Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
24 Ağustos 2008 Pazar 00:29:26

şte Gidiyorsun


Aldın omuzuna hatıraları
Yükün ağır/ yolun uzun
İşte gidiyorsun.
Geçmişin
Bir yün yumağı olmuş bakışlarında,
Bir ucu bende / düğümü sende,
Veda bile etmeden
Terkediyorsun.

Gölgen burda ama
Ulu bir çınar gibi
Uzaklardan besleniyor köklerin,
Kirpiklerinde gölgelenmiş hüzünler,
Yüreğinin acısı inmiş de dizlerine,
Yaralı bir ceylân gibi yürüyorsun.

Dönüşü olan
Bir gidiş mi bu böyle?
Yoksa terkediş mi / gizliden?
Ne ben biliyorum yanıtını,
Ne de sen .
Ağzın kilitli / bağlanmış gibi dilin
Susuyorsun....

Sıkışmış avuçlarına hatıralarımız,
Benden birşeyler karışmış bedenine,
Dudaklarında sıcaklığım var,
Göğsünde yorgunluğum,
Bir parçam ellerinde,
Gözlerinde bir yanım,
Götürüyorsun sana tutsak yüreğimi,
Beni burda
Eksik bırakıyorsun.

Dalımda kuşlar sustu
Esmiyor rüzgârlarım,
Çiçeklerim gizlendi taç yapraklarına,
Çünkü sen
Güneşimi yanında götürüyorsun.

Damarlarımda alıp veriyor fırtına, tipi,
Sana giden yollar kapandı kardan,
Yüreğim soğudu gidişinle,
Suyu çekildi ağaçlarımın,
Giderken
İçimdeki baharımı da öldürüyorsun.

Gidiyorsun işte uzaklara,
Ölüme eş ayrılığa gidiyorsun.
Sesin ölgün / bakışların sönük,
Ellerin soğuk
Üşüyorsun.

Gitme
Dönüşü belli olmayan yolculuğa,
Belki açmaz uzaklarda tomurcukların,
Adın söylenmez ağızlarda
Güllerin kokmaz / ırmakların kurur,
Dilinde kırılır belki
Sevgi dolu sözcükler,
Buralara gelmez çağrıların
Biliyorsun.

Gidiyorsun işte,
Bağrını açmadığın rüzgârlarda sürükleniyorsun.
Üzerinden geçmediğin sular,
Akşamları
Üzerine bulut çöken hüzünlü dağlar
Yabancı sana,
Anlasana!
Beni burda,
Kendini
Bilmediğin dağlar ardında
Yalnız bırakmasana.

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
24 Ağustos 2008 Pazar 04:25:12

 

 

Seviyorum Seni / Nazım Hikmet Ran

Seviyorum seni
ekmeği tuza batırıp yer gibi

Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi

Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi

Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi

İstanbul`da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi

Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

 

 

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
24 Ağustos 2008 Pazar 22:26:06
Gün Batımı Gibiydi Gidişin

Islaktı bakışların, üşütüyordu
ince bir hüzündü gülüşün
suskunluğun kanayan gökyüzüydü
yüzüne baktım;
her çizgisi ayrı ayrı anlattı umutsuzluğu
şakakta soğuk namlu ucuydu bakışların..

mezar sessizliğinin korkunç yankıları
ruhuma çarparak çoğaldı
anladım ki, yapacak hiçbir şey yoktu
hiçbir şey.
yine de konuşmak istedim
sorular sormak istedim.
‘’sus!’’ dedi suskunluğun
‘’sözcük ötesi anlamalarda kal
ya da anlama..’’
ya da anlamadım. . anlayamadım....

işte tam o anda
bir martının kanadı değdi
keskin bir bıçak gibi ruhuma
sonra bıraktığın işaretler birer birer silindiler
efil efil bir esinti söndürdü kandilimi
ışık günü terketti

gün batımları gibi mağrurdu gidişin
öfkeliydin, acımasızdın da..
gururun belletiyordu rolünü sana
unuttuğun repliği anında fısıldıyordu kırılmışlığın

sonra yüreğini gördüm.
yaralıydı
hem de derin ve büyüktü yara
yiğitler yiğidi bu kalp korkuyordu
korkuyorduk, çok korkuyorduk
kayıp aşkın ışığı zar zor aydınlattı yüzümüzü
dökülen son yaprağın hüznünü gördüm
sararmış yüzünde

gün batımları gibi mağrurdu gidişin
ıslaktı bakışların, üşütüyordu
ve korkuyordun, korkuyorduk..

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
25 Ağustos 2008 Pazartesi 19:06:18

bir koy

bembeyaz düşlerini bul
bakir dalgaların oynaşmasında yiten

görüyor musun
ikilemlerinde sırıtıyor
bekleyişlerin zalimliği

ve ruhunda inleyen bir senfoni sevişlerin
durma
koy ortaya
…kendini

dön
kural tanımaz
asi sevinçlerine

ortalıkta oynaşması yağmurlarla rüzgarın
yalayıp geçiyor kıyıları
sonrasına koyduğun yalan yaşanmışlıkların

ama aldırma sen
…koy
çünkü bekliyor o koyda
içinde hapsolmuş bütün isyanın

bir koy hadi
koy seni çağırıyor bak
bir koy bak

sonrasında
dalgalar seni ç/ağlayacak
ne kumsallar
ne kayalar
ne rüzgarlar
seni sessizlik kadar yaralamayacak

bir koy/san
eğer sen
o senfoni sana yamanacak

durma
olduğunca yüreğinin
sal kendini

koy...ver gitsin
ve bitsin

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
5 Eylül 2008 Cuma 01:42:02

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
7 Eylül 2008 Pazar 00:27:48

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Eylül 2008 Pazar 03:56:54

 

Yüreğimden ayrılık şarkıları geçiyorsa ,
Gene adımlarım sana doğrudur.
Kırmızı olur akşamlarım,
Odam mum ışığı,
Denizin kokusunu özlüyorsam,
Gene dümeni sana kırmışımdır
Hüzün olur mısralarım,
Yüreğim bir kar soğuğu,
Ve gözlerim yağmur kadar ıslaksa,
Odam seni özlemiş demektir.

 

 

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
9 Eylül 2008 Salı 03:09:12

 

 

Bir güvercin ben öldüğüm zaman
Nice hüzünlerden yaprak yaprak
Bir güvercin ben öldüğüm zaman

 

 

çok güzeldiiii....

ben ölü bir martıyım daaa, ama güvercinde hoşuma gittii..

hani bazan tersin tersin eser ya karayel..

işte zamanlardan öyle bir zaman..

 

ve hoşuma gitti,

 

Bir güvercin ben öldüğüm zaman

Çünki her sigara bir kelimedir

ve

her yüz bir memleket

 



 

 

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
9 Eylül 2008 Salı 03:34:54
Ben öldüğümde..!
Gündüzden kurtulmuş bir gece  olmalı bütün gün acımı saklayabilmem için
Yıldızsız olmalı gökyüzü, ay küsmüş bulutlar kaçışmış olmalı gözlerini seçebilmem için.
Üşümeliyim içimin yangınında avuçlarımın terinde, nefesimin buğusunda seni tadabilmem için.
Ansızın düşmeli kulaklarına gidişimin ayak sesleri, hissetmelisin yaşayanların dışında kaldığımı
Kurtuldum diye sevindiğin anda
Kördüğüm olmalı ömrün, bir daha açılmamalı gönlün
Sığındığın limanlar felaketin olmalı
Bembeyaz bir gelinliği kefen diye giymelisin bedenine
Ahımla akmalı gözyaşın
Kahrın aynasına yüzün düşmeli güzelliğini çalan yılların gölgesinde
İhanetine bedel aklar karışmalı simsiyah saçlarına
Keşke’lerin boğulmalı kesik öksürüklerinde
Adımla başlamalı her sözün adım adım yürüdüğün yalnızlığında
Dar sokaklarda seni beklediğim köşeler çarpmalı omzuna
Ben öldüğümde..!
Yazdığın hayatının satır aralarında kayıp mutluluklarını aramalısın ittiğin ve yitirdiğin benliğime sığınmış sende
Aşk sevebilenindir diyordum ya sana değilmiş oysa aşk sadece sahiplenebileninmiş
Sevmek yetmiyormuş öğrendim
Şimdi nefretimi büyütüyorum sevgimi öldürdüğüm yüreğimde
İçimin sen kısmını boşaltıyorum yar dediğim yaralarımı kazıyorum
Düştüğüm her avuçta bir damla su misali göl olma arzusuyla
Düş kurmuyorum artık
Bilmelisin..!
Gidişime kendimi uğurluyorum dönüşümü benle yapabilmek umuduyla…

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
9 Eylül 2008 Salı 03:37:07

güvercin yerine bu olurmu



Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
9 Eylül 2008 Salı 04:00:11

 

 

aaa, kartal

 ve

harikaaaa

 

eline sağlık Yemlihaa..

 

 

Yemliha (gülbahçeli)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
5437
9 Eylül 2008 Salı 04:15:22

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa