Ebruli Saatler > Mesaj Panosu > Niçin susar insan?

Niçin susar insan?


GönderenMesaj

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
15 Temmuz 2008 Salı 13:18:21

Tutsağın Olmazsam



-Özgürlük için-

Tutsağın olmazsam senin
bu gece de tüm geceler gibi
kıyısız okyanuslara düşerim
dalgasız denizlere.

tutsağın olmazsam senin
kanayan kanatlarımla
enlemsiz boylamsız gezerim
ülkesiz atlaslarda.

Tutsağın olmazsam senin
yaşadığım uçlar arasında
çılgınlığı ararım
sığamam küçük kalıplara.

Tutsağın olmazsam senin
çıktığım yazılarda
ismini ve ismimi kazırım
duvarlara yanyana.

Tutsağın olmazsam senin
yaşayamam
tutsak et beni
yoksa savaşamam.

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
18 Temmuz 2008 Cuma 12:24:17
 
Susmalıydı bugün herkes yakalandık bir kez

Ölümse çok yakındı kandırıldık son kez

Önüne gelen herkesi ez olmadı mı kes

Felsefeniz çok gariP insanlar ayrı bi tiP

KoPucaksa koPsun iP bitecekse bitsin

Beni sevmeyen varsa SİKTİR oluP gitsin

Sensin ve senin sesin

Yeter artık kesin

Rüzgar gibi dert eser bugün burada kesin

KolPa olan dostlarım bu sözleri yesin

Gözlerini kaçırmadan kulak veriP dinlesin

İnlemeler fazla sürmez bu raP bitmez

Duygusala bağlamışız tek bir çiftte yetmez

Yemez mi gözün acaba evet fersah kaba

Ama kimsenin kalbini isteyerek kırmaz

Biraz umursamaz ama duygu var az biraz

Yaramaz çocuklar gibi gözyaşım akmaz

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

Derdime derman olabilecek yolu bilecek, hatta yolabilecek, kovabilecek

Olasılıklardan beni uzak tutun

Bağlamaz ağlamaz gözlerim artık ruhum beni terk etti (ah) yalnızım

Alın yazımı kim yazdıysa kim koyduysa beni bu dünyaya

Alayına lanet bir bira uğruna can yakabilirim

Boş kadehlerde düşmanım

Bir sigara için katilim adiyim acımayın

Tutamadım sözlerimi affet

Yak bakalım mahvet katlet bedenimi jiletlerle bedenim toPrak olsun

Seninde çiçeğin solsun dolsun gözler tutamadığım eller ellerin oldu

ŞaraP benim mekan emniyet haraP benim dikkat et veled

İster lanet oku ister çek vur dertler bitecekse beni durdur kendimi vurdur

Namusuma bedenim surdur.

 

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

Hangi sözü tuttu kaderim hangisi

Çile varya bendeki harbici

Çekinmeden yazar dedim ben kalkamaz ama düşer dedim ben

GÖTVEREN ler mi beni sevecek

Beklemem bir gün geri gelecek

Hiç bir laf etmeyiPte gidecek

Kim derdi bir gün geri gelecek

Dönmeseydin keşke geri git

Hangi cehennemden geldiysen

Sevmiştin tabi bir aralar İT

Git bu şarkıyı dinlediysen

Sevgim değil kinim yazdı

Dengim değildi zati böcek

Bak bu örümcek ağı örücek

TakılıP kalıcak sinek ölücek

Vede başka kimseyi sevemeyecek

Benim onu artık sevmediğim gibi

Başka kimseyi göremeyecek

Benim onu görmek istemediğim gibi

Görmediğim gibi anlamadın

Sevmediğim gibi sallamadım

Yalanlamadım ki tamam doğru

Bu gece gelmedi yine benim uykum

Yine seni duydum yazıklar olsun

Yine beni buldun affetmedim

Yalan söyledin katletmedim

Kimsenin içindeki duyguları

Duymak istemem alkışları

Temmuz ayında yaşar kışları

İşkencelerimi sende çek

Kimse duymayacak haykışları

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

İçten yazdım sözler yetmez hastalık bitmez çevremde

Yanında yanan ve sonuna kadar seninleyim anne

Öl de öleyim ,gülde güleyim, sev de seveyim senin için (ah)

Sensiz ben bir hiçim kan ağlar heP gözlerim

Sevmek zordu ben sevdim tek sevgilim sensin

Bitmedi dertler dostlar namertler hepsi sertler

Tuttuğum dal kalmadı istedim ama olmadı

YaPamadım anne affet İstanbul bu lanet

Hayallerim yine olmadı izleri gözükür ölümün

Hatıralar beni sarmadı isterim bir umut günümün

Gün batımı ben ayyaşım bir köşe başında kaymışım

Almış kafamı gitmişim (bak) düşler Peşimden sürükler

Terse gider düşler gümüşler benim için sahte gözyaşlarıysa

Bedelimi ödedim Pervuatse kahPe

Gün batar bense karanlıkta yelken açtım

Yeni bir darbe kaPanır Perde beni yere serde bitsin artık bu işkence

Söylediklerimi aklından çıkar geçerli değil çünkü onlar

Sizinle olsun sıcak kucaklar şimdi çek git göründü yollar

Bu sokak bu gece çok karanlık kim Peki dostum arkamı kollar

Aşkımız markalara endeksli Peki bir yürek kaç dolar

Böyle olmaması lazımdı Planlar böyle kurulmadı

Mahkememdesin sanık sensin tahmin ettiğin gibi yargıcın

Mümkünse arama bir daha çek git midemdeki sanki gastirit

Yani senle bi alakası yok

Son bir lafım var HASTİRİT

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

 

 

Susmalıydı bugün herkes yakalandık bir kez

Ölümse çok yakındı kandırıldık son kez

Önüne gelen herkesi ez olmadı mı kes

Felsefeniz çok gariP insanlar ayrı bi tiP

KoPucaksa koPsun iP bitecekse bitsin

Beni sevmeyen varsa SİKTİR oluP gitsin

Sensin ve senin sesin

Yeter artık kesin

Rüzgar gibi dert eser bugün burada kesin

KolPa olan dostlarım bu sözleri yesin

Gözlerini kaçırmadan kulak veriP dinlesin

İnlemeler fazla sürmez bu raP bitmez

Duygusala bağlamışız tek bir çiftte yetmez

Yemez mi gözün acaba evet fersah kaba

Ama kimsenin kalbini isteyerek kırmaz

Biraz umursamaz ama duygu var az biraz

Yaramaz çocuklar gibi gözyaşım akmaz

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Silemedim yaşlı gözlerini

Ölüm yakın görüyorum izlerini

Haydi son bir defa tutayım ellerini

 

Tutamadım verdiğim sözlerimi

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
6 Ağustos 2008 Çarşamba 03:23:59
Yüzümü suskunlukla yıkadığım bir zamandı yüreğimi pusuya düşüren yalnızlık. Bir mermi vızıltısı gibi gün biterdi, başlamadan tükenip giderdi aşk’a zamansızlık. Yağmurlu bir sabahın ağırlığında kurgu teorilerine saplanan masum uyanışlar kaplardı havayı. Ve özlem ne anlaşılmaz kalırdı bakamadığım aynaların avuçlarında.

Kendimden habersiz bir sevda türküsü sarardı duygularımı. Yalnızlık hep böyle acıtırmı be sevdiğim, kanatırmı içten içe suskunluklarımı. Seher yelinde hayal kovalardım,şiirlerden tutardım ellerini. Ya o gözlerin yokmu,kömür karası,benliğimin hiç durmadan kanayan yarası. Nasıl vazgeçebilirim senden. Nasıl terkedilirim sevdaya düşüren sözlerinden..
Yazarsın ama söyleyemezsin bilirim.

Ağıt yakılan diyarlarda sana hasret büyütür yüreğim. Asmışım kendimi bembeyaz bir bulutun sessizliğine. Gökyüzü gecelerime hançerli sevdiğim. Nasılda özlerim seni bir bilsen,nasılda ağlamak gelir şimdi içimden.
Yıldızlar çizerim bomboş kağıtlara,belki bir hüzün tadında yağmurlara karışırım. Alışırım belki sevdiğim,belkide toprak olur renginde sonbahara seni getiren mevsimlerle yarışırım. Alışırım dedim ya sensizliğe,inan ki çok zor.
Her masala bir kahraman gerekir diye düşünürüm. Aşk’ın kahramanı olur mu sevdiğim.

Yerde gökyüzü,dolunayda çığlık atan bir geceydi kendime ezberlettiğim. Olmayınca olan,hiçbirşeyde neye yarar,kendime kalan herşey. Anlamsız değilmi..Hayat gibi,sanki bir anda doğupta sevdaya bir anda çekip gidecek gibi kanadı kırık kuşların çektiği acılarıyla.
Sesimi duyan olmaz ki,yalnızlığı okuyan her şiir kendi sessizliğinde dün kalıyor. Kesif bir zaman bırakılıyor içime aşkın tılsımı. Bazen seni seviyorum demek bile bana yetmiyor.

Bu coğrafyada tutunduğum her geceyi suskunluk sayacağım,ben şair değilim belki,belkide ben hiç adam olmayacağım. Yazmayacağım,okumayacağım belkide,ama sevdiğim,zamanı keman tınısında anlatan bir aşk var yüreğimde.
Sensiz yapamayacağım.
Nehirleri izliyorum,ne ben uyuyabiliyorum artık ,nede düşlerime çentik atan saatler. Geçip gidiyorum karabasanlar baskısı gecelerimin tam orta yerinden. Bir ömürde tüketiyorum siyahın anlamını. Gözlerinin gözlerime her bakışında donup kalıyorum. Bu benmiyim diyorum kendime.
Aynalar cevap vermiyor sevdiğim. Ben her gün daha çok sendeki aşk oluyorum.
Beni düşündüğünü biliyorum. Bende düşünüyorum. Düşündükçe gerçek bir aşkı yaşıyorum. Daha ne olsun sevdiğim.
Rengarenk kitapları diziyorum odamın geometrik desenli halısının üzerine.

Kapıları kapatıyorum. Pencereleri açıyorum gökyüzüme. Seni çağırıyorum. Ben yaşadığım her zamana senin için parmak izi bırakıyorum.Bu sevda kendi çıplaklığından türevini alıyor yalnızlığımın. Uzatıyorum ellerimi.Sen tuttuğun anda ben yalnızlığımda kayboluyorum.

Gülüyorum,güldükçe bir bilsen nasılda çocuklar gibi seviniyorum.
Düşün diyorsun ya bana,düşünüyorum,bir sessizliği kalıyor geriye caddelerimin, ağaçların yaprakları Eylül.Nedensiz bir heyecan kaplıyor içimi. Sabaha bulutlarla yanına geliyorum.

BİRKAN ASKAN

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
6 Ağustos 2008 Çarşamba 15:20:07
Çilek
Kapına güller koyan
Telefonda dinleyip susan
Gölgen gibi peşinde koşan
Bendim ben, bendim ben
Camına taş atıp kaçan
İçip içip ağlayan
Yoluna sevdiğim yazan
Bendim ben, bendim ben
Çilek dudaklarına yapışıp kalıcam
Gözlerinden kalbine akıcam
Yar senin için bu şehri yakıcam
Senin aklını, aklını alıcam

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
7 Ağustos 2008 Perşembe 02:36:05

BİR DAMLACIK 


Duru bir yeşildi ortalık 
 
Akşam güneşi kırılmış bir mızrak boyu 
 
Ve çocuk sesleriyle iniyordu ışık, 
 
Ağlarda sanki dargın bir kılınç balığı 
 
Pullarını döküyor üstüme 
 
Bir sessizliği anlatmak için yazıldı bu şiir 
 
Belki de anmak için 

Bi damlacık bir sessizliği   


CAN YÜCEL

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
7 Ağustos 2008 Perşembe 15:27:12
Unutmamı isteme benden. Gelişini, gidişini aniden ve yokluğunu. Yağan yağmur bile dokunur oldu sensiz. Yağmurda sallanan yapraklar en çok da. Sen yoksun ya

Sen yoksun diye böyle bu ev, bu masa. Masamdaki saat durmuş gidişinde, ilerlemiyor akrebim yelkovanım.. Çok uzaklardan bir iki ses geliyor seni hatırlatan. Camlarım hep buğulu. Boynu bükük kitaplığımın. Kitaplarım bana küs. Kalemlerim yok olmuş. Defterlerim kilitli sen gittin diye.

Odamdaki ışık fersiz. Simitçi çocuk bile eskisi gibi bağırmıyor artık. Gittin gideli dumanı yok ekmeğimin. Tuzu yok aşımın. Gecem zehir, gündüzüm zemberek. Dili bağlı sözcüklerin. Zihnim yetim. Geçmiş, kocaman ve senden ibaret bir imge. Mavilerim lila, beyazlarım gri…

Şehrin tüm parkları yoksul. Darmadağın sokaklar, sokaklar çıkmaz, caddeler karanlık. Otobüs şoförleri dargın yolcularına. Boyacı çocuklar ağlıyor.. Falcılar şaşkın, duraklar boş.

Yoksun diye böyle bu hava. Tüm insanlar birbiri ile kavgalı, kediler sevimsiz, kuşlar lâl. İşgal altında her zerrem. Yaşadıklarımız hala kor, ertelenenler düğüm düğüm içimde. Yakamozu da fark etmiyorum artık dolunayı da. Bir med-cezir istiyorum gelsin gitmesin, bir rüya da olsa başlasın bitmesin hiç. Bir an için tanışmadığımızı düşünüp çıldırıyorum olmasan da yanımda. Var olduğunu bilip yokluğuna şükretmek ne acı. Ne kadar aciz yokluğunla yetinmek!

Her şeye rağmen emret yine emrindeyim. Bin kırbaç vur, az bana. Yağmala beni, at. Bir tacire sat beni, uçurumlardan at. Ama dön artık. Sen yokken yanımda içimde çöreklenen bir yılan zaman. Sen yokken korunaksız bir liman zaman.



Sen yokken yetim, sen yokken öksüz, sen yokken kimsesizim ben. Gece var sen yokken, gündüz yok. Siyah var, beyaz yok. Sen yokken umut yok, hayat yok, ben yokum. Sen yokken anı var, hüzün var, dün var, bir de yokluğun… Ama sen yoksun.


alıntı

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
8 Ağustos 2008 Cuma 03:12:44
Hani,diyorum da,insanin gercekten mükemmel bir dostu olsa...
“Ona”,söyle,içine sindire-sindire,kocaman bir sarilsa...
Yüreklilikle soylediginiz...”Canim benim!..dediginiz...Telefonda
bile
saatlerce konuştuğunuz,sıcacık biri...
Cesur,sempatik,azimli,kararlı...
Arayan,soran,”Seni özlüyorum”diyen biri.
Böyle bir canli ile her şeyi konuşabilir,paylaşabilirsiniz.
Yanıltmaz!
Anlayişla karşilar her şeyi...
Hatalari,günahlari-sevaplari,her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla...
bir arayiş içinde olmanıza gerek yoktur.
O kendiliğinden çıka gelir zaten.Bir gun bakarsınız,kapınızda...
Bir da bakmışsınız sımsıcak sohbetler,derin
konular,sırlar,paylaşımlar...
Kimseye söyleyemediğinizi,en yakınınıza anlatamadığınızı,geçmişteki
İzleri,geleceğe dairlerinizi,sadece ona anlatır olursunuz.
Kadin,erkek farketmez.
Bir dost bulun!Ama gerçek olsun.
Aradığınızda işinizi degil,sizi soran...
Kötü gününüzde ev sahibi,iyi gününüzde kiracınız olsun.
Anlatsın,konuşsun,açık-seçik,korkmadan yaşasin.Güvensin!
Cinsiyeti olmasın!Bir kartal kadar haşin,bir maymun kadar şaklaban,
bir ceylan kadar narin olsun.Doğrulari söylesin.Gözleriyle ve kalpten konuşsun.
Yaşasin!Doya doya yaşasin,doya doya yaşatsın.
Beyninden değil,yüreğinden versin.”Olsun varsın!paylasırım.”desin.
Bir dostunuz olsun.
Sizi ve benliğinizdekileri paylassin...Dost olsun!Ama...Gercek bir
dost..

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
8 Ağustos 2008 Cuma 03:26:36

 

güzel yazı ve neredeyse bu yazıyı ezbere bilirim,

epeyce yıllar infomda yer etmiş bir yazıdır..

Yüreğine sağlık Yemliha..

 

Yemliha (ts836668986)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
1305
9 Ağustos 2008 Cumartesi 02:24:19
Gelsin

Dost dostuna nimettir
Dost kıymetin bilmektir
Dost şaraptır içmektir
İçmesini bilen gelsin

Dost var dilde söylenir
Dost var cana bezenir
Dost var her dem özlenir
Pahasını veren gelsin

Dost olur gören gözün
Dost olur dilde sözün
Dost olur canda özün
Saklamasın bilen gelsin

Çimen söyledin derdin
Nedir söyle bu halin
Musallada bedenin
Göz yaşıyla yuyan gelsin

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
9 Ağustos 2008 Cumartesi 03:18:30

 

Niçin susar insan ?

yorgundur ve sadece susmak isteyebilir

ya da

hava çok sıcaktır ve uzun süre su içmemiştir

olabilirmi? olabilir..

 

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
11 Ağustos 2008 Pazartesi 05:06:52

 

Yalnızlık Dişlerini Geçirdiğinde Ruhumda Çağlıyor Hüznün Mel
Atilla Güler


 
deli ormanların çığlıklarındaki yeşile vurgun gönlümün sesi bu…dinle
uluyan bir kurdun soğuk nefesinde titredi yalnızlığım
üşüme ey gökyüzü…
rastık çekilmiş gözlerin ölgünlüğünü çekti içine güneş/hüzünle…batıyor
usumda bir çocukluk masalı
Hansel mi yedi yoksa ekmeği/ yerdeki Gretel’in çikolatası mı
bıkkın bir silahşorun son mermisinin gideceği istikamette gözüm
iz bırakır mı yüreğime saplanan hançer…
“yıkıl bre namert yalancı”
rayihalar yükselmişken semalara hiç tadım yok bugün yine
sığırcıkların ötüşünde kaldı düşlerim
…artık tek bir ses duyamıyorum
usta bir kalemden bir söz dilendim de ne aldım
nişangahı benim artık tüm evrenin
günümü sahiplenmek için sarıldıkça yağlı urgan sıktı boynumu
çırpınışlarım…deli atışlarım

i s t e m i y o r u m…bırakın beni
bırakın öleyim şiirlerin içinde…bulurum darağacımı birinin içinde
ikincil bir şans yok…ilkel dürtülerime yenik düşmüşken birincil olan
…deli çobanın kavalından çıkan notalardayım

kızılca kıyamet kopmalı artık dünyamda
ucuz bir şarabın kırmızı kekreliği genzimi yakarken
y a l a n saltanatın yılan sarhoşluğu dolanma ayağıma…aldanmam
turkuvaz rengi okyanusun en derinine göç halindeyim
u y k u m v a r…don öncesi rüyalarda savruluyor minik kelebeklerim
seslerin kaybolduğu uçuruma atılan bedenim paramparça
umut yok…kayıplarda dileklerim…dualar beni terk etmiş…nerede kiminleyim
nü tablonun arkasında saklı tüm gerçek…gören kim?
diri bir ejderhanın ağzından fışkıran bir ateş ıssızlığım
a ğ l a y a m a m…kalabalık sokaklarda yitti göz yaşlarım

yarın kısa bir şarkı söyleyecek…kısa bir şiir okuyacağım
ıhlamur ağaçlarından düşen bir çiçeği koyacağım çayımın içine
melekler beni dinler mi
aşk kendini siper eder mi benim için
şaire söz verir mi yalnızlık bir daha dönmemek için
kış bitince gelen baharla çiçeklenir mi yeniden düşlerim
ırakların yakın olduğu hangi masalda anlatılır
/ve/
n i y e dönmez giden sevgililer

duru bir su gibi kuytusu aşkın…yalnızlık delirtiyor! sessizlik ölüm!

 

 

 

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
11 Ağustos 2008 Pazartesi 18:19:54

insan niçin susar suçlu ise yahut karşısındaki insanı kırmamk için yok sa hiç bir şekilde bizim insanlarımız susmaz

 

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
11 Ağustos 2008 Pazartesi 18:24:44
ya saygıdan ya ssevgiden yada suçluluktan

Menekse (aziashop)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
232
11 Ağustos 2008 Pazartesi 18:30:49

bizim insanımız ya diyoruz elvan içinden çıkamdıgı zman yatar çamura yada gözü suludur başlar aglamaya

 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
11 Ağustos 2008 Pazartesi 20:22:51

vallla beni söylüyor  menekşe hanım içinden çıkamdıgımda yatarım çamura yırtarın üstümü başımı

heheheee

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
15 Ağustos 2008 Cuma 18:15:31
Ayaklarımı yola düşürdüm boğucu filmi ileri saramadım
Daraldığım yerde kalamadım başına buyrukluksa öyle olsun
Kötüye iyi demem ben ezelden beridir böyleyim
Oltayı gırtlaktan yemem ..
Bir kere de fikrin olsun bir kere de bu iş boş
Bir iş boşsa bil ki dost o iş gönlü etmez hoş
Yaş tene susanır kurulur dünya döner yaş durur
Kim birine kusur bulur asıl huzursuz odur
Bekleme sakinim , sakiniz , sakin ol
Biliyor olsam derdim sana son sefanı sürmüş ol
Hep parlayana koşuyorsan ,
Ne farkın kaldı dört ayaklı olandan koklaşıp anlaşandan
Halden hale sokmuş iblisi kibir Kolera’dan dinle nükteyi
Burası bi değersiz görsen en üstlerde
Sen esen poyraz olma sen meltem olda es
Vakti gelmiş olsa artmaz tek nefes

İki can mı taşıyorsun?
Biri olmazsa öbürüne güveniyorsun ..
Bir verip bin almak istiyorsan
Verdiğini bişey mi sanıyorsun?

Kötünün yerini biliyorsun
Leyleğin ömrü iki lak lak bilmiyorsun
Sır yok bakıpta görebilene giz yok
Ama sen bi türlü göremiyorsun

Nakarat ;
Ağaçların tadı olmaz yaprak olmasa
Sabrın dostu sükut olur gıybet olmasa
Hayret yine sustun ha gayret e be dostum
Dikten boyut saçma bana derine dalmadan
Kimler geldi geçti kimliklerini bulmadan
Varsın ve de yoksun hayret yine sustun

Çok geç oldu sanma dahi Faruk Ömer dahi hata etti
OLsun gel ya olduğun ya göründüğün gibi geL
Yenip kendini bulduysan zafer kendini artık affa ser
Doğru sözden gaile yapmaz dil sefer
Anlatsanda anlamam sanırım sen şehirli ben köylüyüm
Ölmeden girdim toprağa ölüyüm ibretlik bir öyküyüm
Gözümü deldi nur körüm bu dünyaya bil bu dünya kaynana
İyilik etmez hayrına ..
Ezilip kırılmadınsa hamur gibi yoğrulmadınsa
Nasıl olgunlaştım dersin sen ki ..
Hata etmedinse sonra siniri yenmedinse
Nasıl ehlileştim dersin sen ki ..
Kelimeler iflas etti inat eden öyle merkep ki ..
İpe götürür dost denen o insanın lanetlisi
Kahramanlık biter masallarımı dinler bir peri
İnsanları düzeltmektense kendini eğit daha iyi

Nakarat ;

Ağaçların tadı olmaz yaprak olmasa
Sabrın dostu sükut olur gıybet olmasa
Hayret yine sustun ha gayret e be dostum
Dikten boyut saçma bana derine dalmadan
Kimler geldi geçti kimliklerini bulmadan
Varsın ve de yoksun hayret yine sustun

Abdullah (candaş)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
2062
16 Ağustos 2008 Cumartesi 13:35:00
ya da karşısındaki anlamıyorsa susar....

Yasmin (Yasmini)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
247
25 Eylül 2008 Perşembe 13:11:56

 

 
Belki Büyüdük... Emin Değilim...
...külahlı dondurma özleminde avuturken yalnızlığını, sen aslında hep uzaklara gitmek isterdin....






kim bilir kaç tren garı geçti gözlerinin önünden desem, sen sadece İzmit garında unuttuğunu söylerdin belki de hüzünlerini…garlarda unutulan hüzünlere sahip çıkan olur mu bilmem ama sen en çok sahip çıkılmayana sarıldın belki de… eski gazete kupürlerinde tozlanmış bir haber olabilir hayat, emin değilim… öyleyse dağılmadan, dağıtmadan gece senfonisi yalnızlıkları, başka bir işin yoksa yani, gel seninle sahil boyunca maviye yürüyelim…




uzakları anlat bana… kaç kilometre taşı sürer uzanamadıkların?...ya da dur, sessizliği anlat bana…nasıl konuşur bağıra çağıra, dudak dahi oynatmadan?... anlatırken susturdukları için mi, cevapsız kalır sorular yok yere?... biliyorum, yok bilmiyorum aslında, benim de cevapsız sorularım var, tıpkı gözlerinde barınan uçurum çiçekleri gibi… seni anladım dersem, anla…




güz çiçekleri gibi gülümseyişin… aslında en güzeli…herkesler kaçarken hüzün yağan gecelerden, sarı yaprakların müziğinden, ıslanmamak için çatak altı ararken gözleri, en güzeli sahiplenmek sonbahar kavuşmalarını… sen açmazsın şemsiyeni, rüzgar yüzünü okşarsa diğer yanağını çevirirsin, bata çıka yürürsün çamurda, dağda, bayırda değil mi?... güz çiçekleri gibi gülümseyişin, duyabiliyorum… aslında en güzeli…




kim bilir kaç ayrılık yürüdü gözlerinden desem, sen sadece birini unutamadığını söylerdin belki de bu gidişlerden… ayrılıklara sahip çıkan olur mu bilmem ama sen en çok sahip çıkılmayanı sevdin belki de…yaşlı bir ağıt olabilir mi hayat, emin değilim… öyleyse yaşlanmadan, yaşartmadan tozu alınan anıları, verilmiş başka sözün yoksa yani, gel seninle gece boyunca yıldızlara yürüyelim…




bağlamanın tellerinde yuva kuran türküleri anlat bana… kaç nefeslik tadı var aşkların?... ya da dur, ölmeyen, kurşun işlemeyen sarılmaları anlat bana… nasıl kavuşur kollar, el yordam bilmeden?... kavuşurken yüreklerine dokundukları için mi?... biliyorum… yok bilmiyorum aslında, benimde cevapsız dokunuşlarım var, tıpkı sesinde bağdaş kuran ardıç kuşu gibi… seni anladım dersem, anla…




ne yöne gideceğini bilemeyen rüzgar gibi özlemlerin… aslında en güzeli… herkes inadına biliyorum derken nereye gideceğini ama gidemezken ama adım dahi atamazken, bilmeden adım atmak, sanırım en güzeli… dilinde yuva yapan, sırra kadem basan kelimeler değil ki… yazdıkça dökülüyor yaşam, sen yazdıkça diniyor acılar değil mi?... rüzgar gibi özlemlerin… aslında en güzeli…




kim bilir kaç yalnızlık oturdu gözlerine desem, sen sadece sende olanı unutamadığını söylerdin belki de bu yalnızlıklardan… yalnızlığı dağıtan biri çıkar gelir mi bilmem ama sen en çok dağıtılmayanı sevdin belki de… bilmediği bir şehirde kaybolan ama başı dik bir kahkaha olabilir mi hayat, emin değilim…öyleyse kaybolmadan, kaymadan kaldırım sessizliğine, acil bir işin yoksa yani, gel seninle şarkılar boyunca dostluğa yürüyelim…




dilinin ucuna gelip de haykıramadığın cümlelerini anlat bana… kaç gecenin sabahında birikti bu kadar söyleyeceklerin?... ya da dur, umutla beklenen deniz üstü merhabaları anlat bana… nasıl yaşarır gözler durduk yere?... yaşlanırken ağlara takıldıkları için mi?... biliyorum... yok bilmiyorum aslında, benim de renksiz ıslaklığım var yanaklarda, tıpkı suskularında renk atan şaşkınlığın gibi… seni anladım dersem, anla…




demem o ki gül beyaz kahkaha, bunca yaşanmışlığa rağmen, bunca gitmelere, dönmelere rağmen, bunca sitem dolu ama içten serzenişlere rağmen, bunca gözünü kan bulamış vedalara rağmen, deli boranlara, meltem sıcaklığına, yüreği kavuran iç çekişlere rağmen, söz mü büyük sözlerimiz mi derken susmamıza rağmen, büyüdük mü sence?




…belki büyüdük… emin değilim…




pelin onay

 
 

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
25 Eylül 2008 Perşembe 18:05:04
 OY   oy  OY  NE GÜZEL NE GÜZEL EMEGİNE SAGLIK

Yiğit (ts1112511870)
Bu kişi şu an çevrim dışı.
307
6 Ekim 2008 Pazartesi 18:42:41

Bir papatya tarlası düşün..İlkbahar ayı..Ve sen,onun yanından geçen yolda yürüyorsun..Ve o papatya tarlasında bir papatya dikkatini çeker..Binlercesinden birisidir ama sen onun yanına gidersin..Onda seni çeken bir seyler vardır..O papatyayı olduğu yerden koparırsın..Sadece senin olsun istersin,sadece senin!! Öleceğini düşünmeden..Ve gidersin o tarladan..İçindeki şiddetin durduramadığı bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici..İşte bu ``TUTKU`` olsa gerek...
Yine o tarlanın kenarındaki yolda yürüyorsundur..Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni çeker.. Yaklaşırsın,yanına gidersin o papatyanın..Gözlerin başkasını görmez olur o an..Onun için herşeyi yapmak istersin..Dokunmak istersin,dokunamazsın..Orda onunla ölmek istersin..Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna..Dayanamazsın onun kokusuna..Unutturur herşeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin..O papatya orda kalmıştır..Yüreğinin bir kenarında..Paylaşılmamıştır bir çok şey..Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona..İşte bu ``AŞK`` olsa gerek...
Yine o yoldasın..Papatya tarlasının yanından geçen..Ve yine bir papatya,milyonlarcasının içinde seni çeker..Gidersin yanına..Orada kalakalırsın..O hiç ölmesin diye her şeyi yaparsın..Tüm gücünle onunla olmak istersin..Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadığına inanırsın..Ve orda onunla ölene kadar birlikte kalırsın..işte bu da ``SEVGİ`` olsa gerek...

Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8İlk sayfa « Geri · İleri » Son sayfa