|
| Gönderen | Mesaj |
|
29 Haziran 2008 Pazar
02:17:23
|
|
|
Sevgi Ateş Değil ki
Sevgiyle.. Hadi çıkarın maskeleri...
Bende tanık olayım... ‘’keşke’’siz ve ‘’maske’’siz anların...günlerin...olsun..
Kuşu yükselten kanat, İnsanı yükselten sevgi... Değil mi..?
Gerçekler gizliden memnun olsun. AMA KİMSE BİLMESİN...KİMSE DUYMASIN.. Dünya bilsin...
Sadece dünya ki ... Kelimeler tartsın sevgiyi.. Yüreklerde..
Hiç uğraşma... Gözyaşlarınla söndüremezsin... Sevgi ateş değil...değil ki...
|
|
|
1 Temmuz 2008 Salı
15:06:34
|
|
|
Aşk Yıldızmış Geceye Gözlerinin karasına baktıkça Gökte yıldız gibi dağılırım oraya buraya Tam parlamaya başlarım ki yağmur tutar Sorma nereye sığınır nerede sabah olurum Sorma aşk ne Gözlerinin karasına baktıkça Bir çocuk almış gibi sevinirim kucağıma Usanmam bakmaktan o sonsuz pırıltılı nura Sorma nerede öksüz kalır neyle teselli bulurum Sorma sevdamı Korkarım kirpiklerimi kırpıştırmaya Sanki kapanacakmış gibi hayatımın kapısı O güçlü duyguyu yudum yudum içerken Sorma neyle nasıl vurulur ne zaman ölürüm..... Aşk gözlerine baktıkça Gökte yıdız gibi dağılmakmış geceye Derin Öger
|
|
|
1 Temmuz 2008 Salı
18:56:06
|
|
|
Koştum... Delicesine,yetişircesine, Dişimi tırnağıma takıp,tüm engelleri aşıp,sana gelircesine Sana koştum... Oysa taşlar bile durup durup önüme çıkıyordu.Her köşede biri ket vurmak için beni bekliyordu. İnanırmısın...rüzgar bile esmiyordu!
Koştum... Sonuç?...yok Sebep?...hiç bilinmedi Zaten aşk delilik değil miydi?
Bunca sene yanlış mı öğretildim? Gözünü karartıp saçma bi cesaret katmaktı hayata,durup dururken gülmekti,ağlamaktı,sabahlara kadar uyur-uyanır dolanmak evin içinde,her şarkıdan satırlar ezberlemek,uygun sözleri benimsemek...ve bitmez sanmak herşeyi,gitmez sanmak sevdiğini...
Yine de koştum... Dur desem ne farkederdi? Gitmezmiydi? Gözleri birdaha bedenimin herhangi ücra bir köşesine değmezmiydi? Peki bu gidiş,onca gözyaşıma değer miydi?
Ardınsıra takılıkaldı gözlerim Çekemedim önce.. Alışık değildim vedasız gidişlere Dağıldım,parçalandım hücrelerime Yaş döktüm,kan döktüm gözlerimden...içimden! Neye,kime hiç düşünmeden Belki ben sana hiç koşmadım Belki ben sana hiç ağlamadım Ne bileyim... Belki sen bana hiç aşık olmadın Sen giderken bir elvedaya razıyken Artık tüm gelişlerine yabancıyım
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
16:06:42
|
|
|
Davet
Bekliyorum, Öyle bir havada gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın!
Orhan Veli Kanık
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
18:21:41
|
|
|
Haziran bulutları olsun yatağın, Aşka düşsün yolun düşünde
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
21:18:23
|
|
|
Aklım başımda iken gönlümün sefası yok,Mest olduğum zaman da aklımın vefası yok. Sarhoşlukla ayıklık arasında bir hal var ki,O hal olmasa hayatın manası yok... Omer Hayyam
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
21:21:50
|
|
|
Suskunluk Vurgundur Gün Batımında
suskunluk vurgundur günbatımına önce bir çığlık karışır bozkırlara suya iner ceylanlar ve ışık ve ses gömülür suya böyle her akşam günbatımına offf derim öbür ucundaki ırmaklarına dünyanın öbür ucundaki şarkılarına ve gülmek o saat çığlık çığlığa bir ezgidir dudaklarımda Yılmaz Odabaşı
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
21:39:32
|
|
|
çığlık çığlığa bir ezgidir
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
21:48:44
|
|
|
eyvallah güzel paylaşımlar için
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
21:53:12
|
|
|
|
kızıl saçlı kız hım
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
21:55:34
|
|
|
en güzel dostluklar ekmek bigi su gibi lazım olanıdır .
yoklugunda boşluga düşer gibi olmaktır
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
22:00:36
|
|
|
Keşke... Teypte eski bir Cohen şarkısı: “Yolumu gözleyen bir kadını terk ettim / karşılaştık bir süre sonra / ‘Gözlerinin feri sönmüş’ dedi bana: / ‘Aşkım, ne oldu sana?’/ Böyle gerçeği söyleyince / ben de doğru söylemeye çalıştım ona / ‘Senin güzelliğine ne olduysa’ dedim,/ ‘benim gözlerime de o oldu’. * * * 8-10 dizeye sıkışmış hazin bir aşk hikayesi… Buruk; kırılmış oyuncaklar kadar… Ve yenik; “keşke”li cümleler gibi… Bu sözcüğü kaç konuşmanızın başına eklemişseniz onca ıskalamışsınızdır hayatı… Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, “keşke”, onun güzüne denk gelir.Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç… Mağlubiyetin takısıdır “keşke”... Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır. Çarpılıp çıkılmış bir kapıda, yazılıp yollanmamış bir mektupta, gözyumulmuş bir haksızlıkta, vakit varken öpülmemiş bir elde, dilin ucuna gelip ertelenmiş bir sözdedir. Feri sönmüş bir çift gözde ya da yitip gitmiş bir güzelliğin ardından iç çekişte… “Yolunu gözlemeseydim”, “öyle demeseydim”, “terk edip gitmeseydim”, “en güzel yıllarımı vermeseydim” diye diye sızlanır gider. “Keşke”nin panzehiri “İyi ki”dir. İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir. “Keşke”, çoğunlukla bir “ahh”la kopup gelir ciğerden… esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden… “İyi ki” ise, muzaffer bir “ohh”la büyür; cüretiyle öğünür. “Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar. Okulu hiç kırmamışsınızdır, sinemada öpüşmemişsinizdir; dokundurtmamışsınızdır kendinize, bir kez olsun gemileri yakmamışsınızdır. Konuşmanız gerektiğinde susmuş, koşacağınız zaman durmuş, sarılacağınız yerde kopmuşsunuzdur. Bir insana, bir işe, bir davaya ömrünüzü adamışsınızdır. O insanın, o işin, o davanın, bunu hak etmediğini sezmenin hayal kırıklığındadır “keşke”... “Şimdiki aklım olsaydı” dövünmesindedir. Geriye dönüp baktığınızda, ayıplara, yasaklara, korkulara, tabulara feda edilmiş, “Ne derler” e kurban verilmiş, son kullanma tarihi geçmiş bir yığın haz, bilinçaltından el sallar. “Keşke” cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır. “İyi ki” öyle mi ya…! Onda, yara bere içinde de olsa, yana yana, ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır. “İyi ki”lerinizi toplayın bugün ve “keşke”lerinizden çıkartın. Fazlaysa kardasınız demektir. Aldırmayın yüreğinizdeki kramplara, mahzun hatıralara… Rüzgarlarla koştunuz ya… “Keşke”leriniz, “İyi ki”lerden çoksa… Telafi için elinizi çabuk tutun. Tutun ki, yolunuzu gözlerken terk ettiğinizle bir gün yeniden karşılaştığınızda siz susarken, feri sönen gözleriniz “keşke” diye nemlenmesin...
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
22:00:54
|
|
|
güzel paylaşım.
harikasınız bu akşam kelimelerin yetersiz kalacagı paylaşımlar yapmaktasınız yasmin abloş
elvan hanımlar
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
22:01:15
|
|
|
serserı bır,yuregım var.. Hayal olan asktır dostum gercek olan sensin... Gerçek olan sensin dostum... hayal olan resim... Gerçek olan resim dostum hayal olan sensin.... Gercek olan asktır dostum hayal olan benim....
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
22:04:41
|
|
|
eyvallah elvan hanımlar sizler abloşum yasmin yazarda kör olsam bile okumazmıyım.aaaaaaaaaaaaa
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
22:07:12
|
|
|
Söndüm
Bakışlarındaki kıvılcımla alev aldı
O dev gibi çınarları bile tutuşturan
Uykusundan uyandırdığın yorgun sevdam
Talihsizlikler haritasında iklimsiz üşüyen yemyeşil çayırlarım
Cayır cayır solarken,
Nerden bilirdim sahte gözlerinde yanarak kanayacağımı.
Seni toprağıma düşecek son damla sanıp
Güneşe küstüğümden beri, kapkara bir dünya çıktı karşıma.
Şimdi ne zaman bir itfaiye sireni duysam
İçinde atasözlerinin kül olduğu,
Yanmış ve yanlış zamanların felaketzedesi yüreğimle
Hep sevgilere sönüyorum.
|
|
|
7 Temmuz 2008 Pazartesi
22:29:23
|
|
|
Herbirinizin paylaşımları harika arkadaşlar,
bir tane bile kaçırmak istemiyorum kendi adıma..
güzel sözlerine teşekkürler Yiğit kardeşim..
|
|
|
10 Temmuz 2008 Perşembe
03:09:26
|
|
|
|
|
|
10 Temmuz 2008 Perşembe
19:27:07
|
|
|

Ninni yaptım bir avuc sessizlikten... Yüreğimde bir çocuk,yüreğim de bir çocuk
|
|
|
12 Temmuz 2008 Cumartesi
20:00:31
|
|
|
Bazen gitmek ister yürek bilmediği karanlıklara Bazen sessizlik en büyük silah olur yalnızlığın koyusunda Koyu bir gece yaşadığım sessizlik Yüreği sevda kokan sevdiğim Yüreği çocuk mutluluğunda Ellerin yüreğime gitme kal der Yüreğim gözlerinden alır ateş parçasını Ateş sana hasret,hasret çıkmaz adın Oyuncaklarımı dökerim önüne beraber yaşayalım Sevdaların en derini gözlerinde yaşanan Gözlerimi bilirsin her daim dolu bakan Çocuk yüreklim derdin hep haylazlığım tutunca Oyuncaklarımı çaldılar hep sen yokken yanımda.... Özlediğim beklediğim geçmişim çocuk gözlüm Hoşgeldin sana kalbimi ikram edeyim
|
|
Mesaja cevap yazmak için gruba üye olmanız gerekmektedir.
|
|